T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :2023/804 Esas
KARAR NO:2025/664
DAVA:Çek İstirdadı
DAVA TARİHİ:06/03/2023
KARAR TARİHİ:23/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka müşterileri tarafından tahsil olunmak üzere bir kısın çek ve senedin, ... kargo tarafından taşıma işi sırasında kaybedildiğini, dava konusu Keşidecisi ... Giyim ... Ticaret Limited Şirketi, lehdarı ... ... ... İnş. San ve Tic. Ltd. Şti. olan, son yetkili hamil ... ... ... İnş. San ve Tic. Ltd. Şti. tarafından Bankamıza tahsile verilen 31.01.2023 tanzim tarihli 250.000 TL bedelli düzenleme yeri ... olan çekin de aralarında olduğunu, 02/01/2023 tarihinde kaybolduğunu, müvekkili banka tarafından 06/01/2023 tarihli tutanak düzenlendiğini, çekin iptali amacıyla ... ... Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, kaybolma nedeniyle yapılan suç duyurusu sonunda ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/... soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, davaya konu çekin dosya davalısı ... tarafından ...' dan karşılığının sorgulandığı/ibraz olunduğu çek bankası beyanı ile tespit edildiğini, davalının dava konusu çekin yetkili hamili olmayıp bu çeki ne suretle ele geçirdiğinin bilinmediğini, ayrıca aynı davalı tarafından dava konusu çek haricinde, detayları dava dilekçesinde belirtilen çeklerin de ibraz edildiğini ve savcılık kararı gereği el konulduğunu, istirdat davaları açıldığını, bu çeklerin farklı şehirlerden keşide edildiğini, hayatın olağan akışında herhangi bir ticari ilişkisi olmayan farklı keşidecilerin çeklerin ilgisiz bir firma tarafından yasal bir şekilde elinde bulundurup ibraz edebilmesinin mümkün olmadığını, açıklanan tüm bu nedenlerle öncelikle mezkur kambiyo senedi dayanak yapılarak kambiyo senetlerine mahsus takip başlatılmasının engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, bu esnada bilgileri haricinde icra takibi başlatılmış olması halinde söz konusu icra takibinin durdurulması ve varsa dosyadan yapılmış olan hacizlerin kaldırılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, bu sayede haksız bir şekilde başlatılacak olan icra takibine istinaden işbu çek tahtında herhangi bir borcu söz konusu olmayan müvekkili banka müşterisinin haciz tehdidi altında borcu ödeme yükümlülüğü doğmayacağı gibi huzurdaki dava sonuçlanıncaya kadar mezkur çekin yetkili hamili olmayan bir kimseye(davalıya) haciz tehdidi altında ödeme yapılması ve bu kimsenin sebepsiz zenginleşmesi riskinin de önüne geçileceğini, ihtiyati tedbir taleplerinin kabul edilmemesi halinde icra dosyasına haciz tehdidi nedeniyle ödenmek zorunda kalınabileceğini tutarların tüm fer'ileriyle birlikte ödeme gününden başlayacak ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı, dava konusu çekin rızası dışında elinden çıktığını iddia ederek TTK 792 uyarınca çekin istirdatını talep ettiğini, çek istirdat davalarında yetkili mahkemeler genel yetki kuralı uyarınca davalının dava açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin yerleşim yeri istanbul olduğundan yetkili mahkemelerin de istanbul asliye ticaret mahkemeleri olduğunu, bu nedenle yetkisine itiraz ettiklerini ve yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, TTK'nun 792.maddesi, çek eline geçmiş bulunan yeni hamilin, çeki iktisapta kötüniyetli veya ağır kusurlu olması halinde çeki geri vermekle yükümlü olduğunun hükme bağlandığını, kötüniyetin ve ağır kusurun bulunması gereken zaman ise çekin bankaya ibraz anı değil, çekin iktisap anı olduğunu, davacı, bu maddeye göre müvekkilinin kötüniyetli olduğunu yani iktisap anında çekin çalıntı olduğunu bile bile bu çeki iktisap ettiğini somut delillerle ispat etmesi gerektiğini, davacı dava konusu çekin iptali için ... ... ticaret mahkemesi'nin ... e sayılı dosyasıyla çek iptal davası açtığını, TTK 790. maddesinde, meşru hamilin teselsül eden cirolardan anlaşılacağının belirtildiğini, dava konusu çekin ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmadığına göre müvekkili yetkili ve meşru hamili olduğunu, çekin ciro yoluyla geçmesi nedeniyle müvekkilinin çekin çalıntı olup olmadığı hususunda bir bilgisinin olmadığını, müvekkili çekte ödeme yasağı bulunduğunu bankaya ibrazdan sonra öğrendiğini, bu nedenle iyiniyetli olduğunu, davacı bir tacir olduğundan basiretli hareket etme yükümlülüğü bulunduğunu, bir banka olması sebebiyle de bu yükümlülük ağırlaştırılmış özen yükümlülüğü olduğunu, çek ve benzeri kıymetli evrakların kargo yoluyla taşınması mevzuat gereği yasak olduğunu, kargo poşetlerinin her yerinde, matbu bir şekilde çek vb kıymetli evrakların kargo yoluyla taşınmasının yasak olduğu, bunun sonuçlarından da göndericinin sorumlu olduğu açık bir şekilde yazılı olduğunu, bunu bilmeyen veya bilip de önemsemeyen davacının, bu kusurunu müvekkiline yüklemesinin beklenemeyeceğini, açıklanan nedenlerle davanın reddini, davacının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, yetkili hamilin elinden rızası hilafına çıkan çekin istirdatı, davasıdır.
Uyuşmazlık temelde, davalıların çeki ağır kusur veya kötüniyetle iktisap edip etmediği, davalının yetkili hamil olup olmadığı noktasındadır.
Davacı tarafça, çekin kaybolduğu ve davalının çeki haksız ve kötü niyetli olarak iktisap ettiğinden bahisle ve kendisinin yetkili hamil olduğu iddiasıyla çekin istirdatına karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 763. maddesine göre, elden çıkan kıymetli evrakın ortaya çıkması halinde senedi elinde bulundurana karşı iade davası açılabilir. Zayi nedeniyle iptali istenen çekin davalı tarafından İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/714 esas sayılı çek iptali dosyasına çekin ibraz edildiğinin bildirdiği anlaşılmaktadır.
TTK'nın 792. Maddesine göre, çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. TTK'nın 788/1. maddesinde, açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çekin, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebileceği, TTK'nın 790. maddesinde ise, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağı düzenlenmiştir. Ayrıca çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır.
Dava konusu çekteki ciro silsilesi görünürde düzgün olup, şeklen çeki elinde bulunduran kişinin hamil sıfatını ispat eder niteliktedir. Ciro silsilesinde bir kopukluk söz konusu olmadığından hamil senedin illetten mücerret olması ilkesinden yararlanır.
Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191).
6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise, senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesindeki “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...” ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hamil korunur. Bu tür davalarda, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hamil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delile kanıtlanabilir.
Farklı hırsızlık suçlarına konu çok sayıda çekin elinde bulundurulması nedeniyle başlatılan ceza kovuşturması bulunması, bunun yanı sıra farklı çok sayıda olayda, hırsızlık yoluyla elden çıkan çeklerin benzer cirantalardan ciro yoluyla devralıp, bir çoğunun son hamil olarak farklı kişiler/firmalar aleyhine icra takiplerine konu edilmesi durumunda kargodan çalınan ve Türkiye'nin çeşitli yerlerinde kaybolan çek veya bonoların bir şekilde son hamilin eline geçmiş olması hayatın olağan akışına aykırı olacağı ve bu durumda son hamilin basiretli bir işadamı gibi davranma yükümlülüğü gereği çekin iktisabında, gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekeceği Yargıtay 11. HD'nin 26.05.2021 tarih, 2020/5570 E. - 2021/4450 K. sayılı kararında vurgulanmıştır.
... ... Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı 19/10/2023 Tarihli kararı ile dosya yetkisizlik kararı gereği mahkememize 06/12/2023 tarihinde intikal etmiş olup Mahkememizin 2023/804 Esas sırasına kaydı yapılarak yargılamaya devam edilmiştir.
Bilirkişinin düzenlediği 22/12/2024 tarihli 13 sayfadan ibaret raporunda özetle; ... Giyim Ltd.Şti. ticari defterlerini suresi içinde ve türlerine uygun olarak tasdik ettirmiş olduğu ve defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, ... Ltd.Şti ile ... Giyim Ltd.Şti. arasında hizmet sözleşmesi yapıldığı, Sözleşmeye dayanarak ... Giyim Ltd.Şti. tarafından ... Ltd.Şti. 'ne 16.11.2022 tarihinde ; 31.1. 2023 vadeli 250.000 TL bedelli ... ... nolu çek verdiği ve ticari defterlerine kaydettiği, ... Ltd.Şti 08.07.2023 tarihli ... Giyim Ltd.Şti. fatura düzenlediği, Fatura ile ilgili her iki tarafça Ba-Bs formu düzenleyerek beyan ettikleri, Çekteki ciro silesi ... Giyim Ltd.Şti. ile ... arasında olup, aralarında gerçek bir ticari ilişki bulunduğu, 2022 yılı kapanış hesabı ve 2023 yılı açılış hesaplarında ... Ltd.Şti.'nin 1 milyon 100 bin TL alacağı bulunduğu, dava konusu çekin ticari defterlere genel kabul görmüş muhasebe ilkelerine göre kaydedildiği, ... Giyim Ltd.Şti. tarafından ... Ltd. Şti. keşide edildiği ve arada başka ciro edenin bulunmadığı, 2023 yılı kayıtlarında ... Ltd.Şti. alacağın devam ettiği ticari defter kayıtlarında tespit edildiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davaya konu çekte ciro silsilesinde şeklen bozukluk olmadığı anlaşıldığından davacının, davalı hamilin kötüniyetle çeki iktisap ettiğini kanıtlamadıkça şahsi def'ileri hamile karşı ileri süremeyeceği, davalıların çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiği, başka bir anlatımla kötüniyetli hamil olduğu kanıtlanması gerektiği, çekin son halimi olan davalı ... ...'in UYAP entegrasyon ekranında yapılan inceleme ve dosyaya arasına alınan iş bu kayıtlar uyarınca anılan davalının benzer mahiyette ve çok sayıda kambiyo senedi nedeniyle menfi tespit, istirdat ve ihtiyati haciz dosyasının bulunduğu, bu durumun hayatın olağan akışına uygun olmadığı anlaşıldığından davalı ... yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... yönünden yapılan incelemede, çekin son hamili olmadığından çekin istirdadı talep edilemeyeceği kanaatine varılarak pasif husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın kısmen kabulüne;
-Davalı ... ... aleyhine açılan davanın kabulü ile davaya konu ... Bankası ... ... ... şubesi, 31/01/2023 tarihli, keşidecisi ... Giyim ... Ticaret Limited Şirketi, ... seri nolu 250.000,00-TL bedelli çekin anılan davalıdan istirdadı ile davacıya verilmesine,
-Davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddine,
2-Karar ve ilam harcı 17.077,50-TL nin peşin alınan 4.269,38-TL den düşümü ile kalan 12.808,12-TL bakiye ilam harcının davalı ... ...'den alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 4.449,28-TL peşin ve başvuru harcının davalı ... ...'den alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 5.295,25-TL yargılama giderinin davalı ... ...'den alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 40.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ... ...'den alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı ... kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,
7-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır