T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:2023/838 Esas
KARAR NO :2025/675
DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:27/11/2014
KARAR TARİHİ:25/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; ... maliki bulunduğu taşınmaz üzerinde 17/11/1197 tarihinde 17/11/2022 tarihine kadar geçerli 25 yıllık intifa hakkı tesis edildiğini, 16/09/2010 tarihinde yapılan tapu işlemi ile intifa süresinin 18/09/2015 tarihine kısaltıldığını, taraflar ve dava dışı ... PETOL LTD. ŞTİ. arasında yapılan üçlü protokol gereğince, ... intifa hakkı bulunduğu ve ... da maliki olduğu taşınmaz üzerinde dava dışı ... LTLD,ŞTİ. tarafından akaryakıt istasyonu kurulması yönünde 18/09/2010 tarihli bayilik sözleşmesinin akdedildiğini, bayilik sözleşmesi ve protokol hükümlerine aykırılık nedeniyle .... Noterliğinin 21/03/2014 tarih ve ... sayılı ihtarname ile davacı tarafından sözleşme ve protokül feshedildiğini, söz konusu ihtarname ile dava dışı bayi 07/01/2013 tarihinden ihtarnameni keşide tarihine kadar akaryakıt almadığından bahisle protokolün 4/B hükümlerine aykırı davrandığını, bu sebeple protokolün 6. madde hükümlerine göre ödenmiş olan intifa, yatırım ve işletme yardım bedelleriniin iadesinin gerektiğini, söz konusu alacaklar davalıya 17/03/2014 tarihli 985.721,41-TL tutarında fatura tanzim edilerek talep edilmesine bu güne kadar davacıya ödeme yapılmadığını, davalının ileri sürdüğü ve halen geçerli olduğunu iddia ettiği sözleşmenin filine hiç uygulanmadığını, netice itibariyle intifa bedeli ve yatırım tutarın için şimdilik 985.721,41 TL nin davalıya ödeme tarihinden itibaren TCMB'nın kısa vadeli avanslar için uygulandığı faiz oranında faizi ve faizin KDV'si ile birlikte davacıya iadesi ile mahkeme masrafları, faiz ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; tarafların arasındaki ilişkinin başka yönlerinin de bulunduğunu, dava dışı şirket ... ile yapılan sözleşme kapsamındaki istasyon bayiliğinin ruhsat işlerinin uzamış olduğunu, bu uzamanın ... da bilgisi dâhilinde olduğunu, dava dışı şirketin istasyonu terk ettiğinden feshedilen sözleşmenin yerine davalıların maliki olduğu aynı adresteki dava dışı ... PETROL LTD. ŞTİ. ile 29.04.2013 tarihli yeni bir bayilik sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşmenin başlangıç tarihinin ilk akaryakıt alım tarihine bağlı olarak uzayacağının kararlaştırıldığını, davacı tarafından göndenilen protokol gereğince iş bu dava konuş bedelinin ... firması ile imzalanan bayilik sözleşmesine ilişkin olduğunu, netice olarak ... halen yürüklükte olan ve taraflar arasında uygulanan bir sözleşmenin intifa bedelini temerrüt - muaccel şartları oluşmadan talep etmesinin hukuka aykırı olduğundan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; davalı malik adına kayıtlı ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 13208 ada, 5 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde davacı lehine tesis olunan intifa hakkının; dava dışı bayinin sözleşme şartlarına uymaması nedeniyle bayilik sözleşmenin süresinden önce feshedilmesi nedeniyle bakiye süreye tekabül eden intifa bedelinin ve istasyona yapılan sabit yatırım tutarının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizin ... sayılı dosyası ile davanın reddine dair karar verilmiş olup İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesinin 2020/949 Esas 2023/969 Karar sayılı kararı ile kaldırılarak Mahkememizin yukarıda belirtilen esasına kaydedilmiştir.
İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesinin 2020/949 Esas 2023/969 Karar sayılı kararının kaldırma gerekçesinde; " İntifanın terkin edilmemiş olması sözleşme ilişkisinden kaynaklanan sabit yatırım bedeli talebinin incelenmesine engel değildir. Dosyaya toplanan delillerden ve tapu kayıtlarında intifa hakkının dava tarihinden sonra 18/09/2018 tarihinde sözleşmede belirlenen intifa süresinin dolması nedeniyle hak sahibi ... ... A.Ş.'nin talebi ile terkin edildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece intifa bedeli ve istasyon yatırım tutarının istenebilmesi için öncelikle intifa hakkının tapudan terkini ile mümkün hale gelebileceği, terkinin yargılama aşamasında 18/09/2018 tarihinde yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de ... sabit yatırım gideri talebi yönünden intifa hakkının tapudan terkin edilmesinin şart bulunmamaktadır. Buna göre mahkemece yukarıda belirtilen hususlar gözetilerek işin esasına girilip gerekli inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." şeklinde karar verilmiştir.
Kaldırma üzerine Mahkememizce yeniden oturum günü tayin edilmiş, taraflara tebliğ edilmiş, tayin edilen gün yargılamaya devamla esas hakkında hüküm tesis edilmiştir.
Kaldırma sonrası Mahkememizce Bölge Adliye Mahkemesi ilamı doğrultusunda alınan mali müşavir ve sektör bilirkişi heyetinin talimat yoluyla alınan 26.04.2024 tarihli 5 sayfadan ibaret raporunda özetle; "Bilirkişi kurulu olarak, talimat ile yapılan görevlendirme kapsamında tapuda ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 13208 ada ve 5 parselde kayıtlı, konum olarak da ... - ... çevre yolu üzerinde ... 1. Organize Sanayi Bölgesi girişinde dava konusu taşınmazın daha önceden bulunduğu anlaşılan (keşif esnasında belirtilen konumda herhangi bir akaryakıt istasyonu görülmediğinden) yere gidilerek gerekli incelemeler yapılmıştır. Yapılan incelemelerde, daha önce akaryakıt istasyonunun bulunduğu anlaşılan yerde şu anda ...Oteli'nin devamı işletmeler olan lokanta, cafe vb. tesislerin bulunduğu, dava konusu yerde akaryakıt istasyonu olduğuna ilişkin herhangi bir yapı, tesis, makina ya da cihazın (kanopi, akaryakıt pompaları, fiyat panoları, idari bina, market, wc vb.) bulunmadığı görülmüştür. Raporda fotoğrafları da sunulmuş olduğu üzere, dava konusu ve tespiti istenen akaryakıt istasyonunun yerinde şu anda ...Oteli'nin devamı işletmeler olan lokanta, cafe vb. tesisler bulunmakta olup, akaryakıt istasyonundan kalan herhangi bir bina, teçhizat ya da taşınabilir meta bulunmadığından istasyonun güncel değeri ya da istasyona yapılmış olan yatırımların değeri hususlarında herhangi bir değerleme ve hesaplama yapabilmek mümkün olmamıştır." belirtilmiştir.
Mahkememizce alınan mali bilirkişinin 08.11.2024 tarihli 5 sayfadan ibaret raporunda özetle; "Davacı tarafından davalı-Ece Mermer ; .... Noterlik 008880 yevmiye numaralı 21/03/2014 tarihinde noter aracılığı ile ihtar gönderildiği, tebliğ mazbatasından tebliğ tarihinin tespiti 27/03/2014 olduğu, .... Noterlik 008880 yevmiye numaralı ihtar gereği tebliğ tarihi itibari 15 gün için de olduğu, 27/03/2014 İhtarnameden tespit ile tebliğ + 15 gün olarak tespit edildiği, 12.04.2014 tarihi temerrüt tarihi olarak belirlendiği, görev gereği hesaplama; Emtiaların 16/09/2010 net defter değeri 375.834,05 TL olduğu protokol gereği 5 yıllık intifa süresi belirlendiği, 16/09/2010-16/09/2015 olarak tespit edildiği, 31/12/2014 yılı amortisman bedeli 114.126,43-TL olduğu, 12/04/2014 tarihindeki amortisman bedelinin 103.563,16 TL olduğu bakiye iade kalanın 10.563,27-TL olarak hesap ve tespit edildiği belirtilmiştir.
Mahkememizce alınan mali bilirkişinin 04/03/2025 tarihli 2 sayfadan ibaret ek raporunda özetle; "Davacı tarafından davalı-Ece Mermer ; .... Noterlik 008880 yevmiye numaralı 21/03/2014 tarihinde noter aracılığı ile ihtar gönderildiği, tebliğ mazbatasından tebliğ tarihinin tespiti 27/03/2014 olduğu, .... Noterlik 008880 yevmiye numaralı ihtar gereği tebliğ tarihi itibari 15 gün içinde olduğu, 27/03/2014 ihtarnameden tespit ile tebliğ + 15 gün olarak tespit edildiği, 12/04/2014 tarihi temerrüt tarihi olarak belirlendiği, 12/04/2014 tarihindeki; amortisman bedelinin 103.563,16 TL olduğu, net defter değerinin 272.270,89 TL olduğu" belirtilmiştir.
Somut olaya gelindiğinde,
24.06.2016 tarihli kök bilirkişi raporu ve 01.03.2018 tarihli ek bilirkişi raporunda açıkça tespit edildiği üzere, dava dışı bayi ... Petrol'ün 07.01.2013 tarihinden ihtarname tebliğ tarihine kadar davacı şirketten herhangi bir yakıt alımı yapmadığı ve istasyondaki faaliyeti kesintiye uğrattığı bilirkişi incelemelerinde de doğrulanmıştır.
Bu tespit, taraflar arasındaki 15.09.2010 tarihli protokolün 4/B maddesinde yer alan "Bayi, İntifa ve Bayilik Sözleşmesi süresince istasyonun herhangi bir nedenle kapanmayacağını ve akaryakıt istasyonu faaliyetinin inkıtaa uğramayacağını kabul ve taahhüt etmiştir" hükmünün açık ihlalini oluşturmaktadır.
Bilirkişi raporlarında fesih süreci detaylı olarak incelenmiş:
- Fiili faaliyet durması: 07.01.2013
- İhtarname tarihi: 21.03.2014
- İhtarname tebliği: 27.03.2014
- İntifa hakkı / Sözleşme bitiş tarihi: 18.09.2015
Bilirkişi 1 yıl 5 ay 25 günlük geriye kalan süreyi tespit etmiş olup, bu süre zarfında protokol yükümlülüklerinin yerine getirilmediği objektif verilerle ortaya konmuştur.
Kök bilirkişi raporunda "yapılan incelemede ve taraf beyanlarında da görüldüğü üzere istasyon ruhsatının alınmadığı ve bu konuyla ilgili olarak ... herhangi bir sorumluluğunun bulunduğu yönünde bir tespit dosyada rastlanmamıştır" ifadesi yer almaktadır.
Bu tespit, davalının ruhsat gecikmesinden ... sorumlu olmadığını gösteren objektif bir bulgudur. Ayrıca 18.09.2010 tarihli sözleşmenin 15. maddesindeki düzenleme de bu durumu öngörmüş olup, süre uzatım mekanizması mevcuttur.
Bilirkişi raporları, sadece hukuki iddialar değil, muhasebe kayıtları ve defterler üzerinden objektif tespitler yapmıştır:
- ... yasal defter kayıtları incelenmiş
- Yakıt alım-satım kayıtları değerlendirilmiş
- 07.01.2013 tarihinden sonra fiili faaliyet olmadığı kayıtlardan tespit edilmiş
Bilirkişi tespitleri ışığında, protokolün 6. maddesinde yer alan "Malik ve/veya Bayii'nin, işbu protokoldeki maddelerden herhangi birine uymaması ya da yükümlülüklerden herhangi birini yerine getirememesi durumunda, ... protokolü tek taraflı olarak fesih hakkına sahiptir" hükmünün uygulanma şartları objektif olarak gerçekleşmiştir.
Tüm bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde: Protokol ihlali objektif verilerle tespit edilmiştir, ... kusuru bulunmadığı açıkça belirlenmiştir, hesih hakkının doğduğu hukuki şartlar oluşmuştur, fesih sonrası gelişmeler kararın haklılığını doğrulamıştır.
Bu nedenlerle ... 21.03.2014 tarihli ihtarname ile gerçekleştirdiği fesih işleminin haklı olduğu, bilirkişi raporlarının objektif verileri ile kesin olarak ortaya konmuştur.
Davalının ... PETROL LTD. ŞTİ. ile 29.04.2013 tarihli yeni bir bayilik sözleşmesi imzalandığı ve bu sözleşmenin halen devam ettiği yönündeki savunmasına ilişkin olarak, taraflar arasındaki asıl hukuki ilişkinin 15.09.2010 tarihli protokol ve 18.09.2010 tarihli ... Petrol ile yapılan bayilik sözleşmesi olduğu, söz konusu sözleşmelerin protokolün 6. maddesi uyarınca davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği açıktır. Davalının sonradan başka bir şirket ile yaptığı sözleşme, davacı ile arasındaki sözleşmeli ilişkiyi etkilemez ve ... haklı feshi sonrasında doğan iade yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz.
15.09.2010 tarihli protokolün 6. maddesinde "Malik ve/veya Bayii'nin, işbu protokoldeki maddelerden herhangi birine uymaması ya da yükümlülüklerden herhangi birini yerine getirememesi durumunda, ... protokolü tek taraflı olarak fesih hakkına sahiptir. Böyle bir durumda Malik veya Bayi, ...'in işbu protokole istinaden yaptığı tüm ödemelerini (intifa, yatırım bedelleri dahil) faizleriyle birlikte geri ödemeyi kabul ve taahhüt eder" hükmü açıkça yer almaktadır. Davalının protokol yükümlülüklerine aykırı davranması nedeniyle ... haklı feshi sonrasında bu hüküm gereğince yatırım bedellerinin iadesi yükümlülüğü doğmuştur.
Bu nedenlerle davalının tüm savunmalarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Dosyanın bir sektör bilirkişisi ve bir mali müşavir bilirkişiden oluşan bilirkişi kuruluna tevdi edilmek suretiyle 22.12.2023 tarihli tensip zaptı doğrultusunda verilen 09.01.2024 tarihli ara karar ve düzenlenen talimat ile ... ... ... 13208 ada, 5 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde 3. kişi bayi ... Petrol Ltd. Şti. tarafından işletilen akaryakıt bayiinde sektör bilirkişisi tarafından yerinde inceleme yapılarak ... şirketi ile davacı arasında yapılan bayilik sözleşmesi kapsamında yapılan sabit yatırımların halen bulunup bulunmadığı, bu yatırımlardan halen faydalanılıp faydalanılmadığı, bu yatırımların taşınmaza değer katıp katmadığı, tüm bunlara göre iadesi gereken sabit yatırım miktarı olup olmadığı hususlarının tespit edildiği bilirkişi kurulu raporu düzenlenmesi istenmiştir.
Bilirkişi kurulu 26.04.2024 tarihli raporu ile tapuda ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 13208 ada ve 5 parselde kayıtlı, konum olarak da ... 1. Organize Sanayi Bölgesi girişinde ...-... çevre yolu üzerinde dava konusu taşınmazın daha önceden bulunduğu anlaşılan yere gidilerek gerekli incelemelerin yapıldığını, yapılan incelemelerde daha önce akaryakıt istasyonunun bulunduğu anlaşılan yerde şu anda ...Oteli'nin devamı işletmeler olan lokanta, cafe vb. tesislerin bulunduğunu, dava konusu yerde akaryakıt istasyonu olduğuna ilişkin herhangi bir yapı, tesis, makina ya da cihazın kanopi, akaryakıt pompaları, fiyat panoları, idari bina, market, wc vb. bulunmadığının görüldüğünü, dava konusu ve tespiti istenen akaryakıt istasyonunun yerinde şu anda ...Oteli'nin devamı işletmeler olan lokanta, cafe vb. tesisler bulunmakta olup akaryakıt istasyonundan kalan herhangi bir bina, teçhizat ya da taşınabilir meta bulunmadığından istasyonun güncel değeri ya da istasyona yapılmış olan yatırımların değeri hususlarında herhangi bir değerleme ve hesaplama yapabilmenin mümkün olmadığı hususlarını tespit etmiştir.
Mahkememizce daha önceki yargılama aşamasında alınan 24.06.2016 tarihli bilirkişi raporu ve 01.03.2018 tarihli ek bilirkişi raporu incelendiğinde, mali müşavir bilirkişinin davacıya ait yasal defter kayıtlarına göre iş bu intifa bedelini ödemesini KDV HARİÇ tutarı üzerinden 5 yıllık intifa süresi ile ilişkilendirerek giderleştirdiğini tespit ettiği, söz konusu yatırımların davacı şirkete maliyet bedelinin 375.834,44 TL olduğu, ilgili maddi duran varlıklar için 2014 yılı sonuna kadar ayrılan amortisman tutarının toplam 261.708,01 TL olduğu, netice olarak yapılan yatırımların kalan NET DEFTER DEĞERİNİN toplam 114.126,43 TL olduğunu tespit ettiği, ... sözleşmeyi fesih ettiği .... Noterliğinden gönderilen 21.03.2014 tarih ve ... sayılı ihtarname davalı şirkete 27.03.2014 tarihinde tebliğ edildiği görülmüş olup dava konusu intifa hakkının geriye kalan süresinin 1 yıl 5 ay 25 gün olduğunun ortaya çıktığını tespit ettiği anlaşılmaktadır.
İstinaf mahkemesinin 05.10.2023 tarih ve 2023/969 sayılı kararında da açıkça belirtildiği üzere intifa hakkının kalan süreye yönelik bedelinin istenebilmesi için dava tarihinden önce intifa hakkının Tapu Sicil Müdürlüğü'nden terkininin yapılması gereklidir. İntifa hakkının bedelsiz terkin edilmesi halinde artık bakiye intifa bedeli istenemeyecektir. Dosyaya toplanan delillerden ve tapu kayıtlarından intifa hakkının dava tarihinden sonra 18.09.2018 tarihinde sözleşmede belirlenen intifa süresinin dolması nedeniyle hak sahibi ... Petrolcülük A.Ş.'nin talebi ile terkin edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin istikrar kazanmış içtihatları doğrultusunda intifa hakkı bedeli talebinin muacceliyet şartları oluşmamış olduğundan bu yöndeki talebin reddi gerekmektedir.
Mahkememizce ... toplam dava konusu tutarı olan 985.721,41 TL'den intifa bedeli kısmının ne kadarını oluşturduğu hususunda dosyadaki 17.03.2014 tarihli fatura incelendiğinde intifa bakiye alacağının 537.534,25 TL, duran varlık inşaat alacağının 198.799,17 TL, faiz alacağının 99.023,70 TL kalemlerinin toplamı olan 835.357,12 TL'ye %18 KDV'sinin ilavesi ile toplam 985.721,40 TL olduğu görülmektedir. Bu çerçevede intifa bedeli talebine tekabül eden 537.534,25 TL + KDV tutarının muacceliyet şartları oluşmamış olduğundan reddine karar verilmiştir.
İstinaf mahkemesinin yukarıda belirtilen bağlayıcı kararında açıkça ifade edildiği üzere intifanın terkin edilmemiş olması sözleşme ilişkisinden kaynaklanan sabit yatırım bedeli talebinin incelenmesine engel değildir. Mahkememiz bu doğru ve bağlayıcı değerlendirmeyi aynen benimsemektedir.
Bilirkişi kurulunun 26.04.2024 tarihli raporunda tespit edildiği üzere, daha önce akaryakıt istasyonunun bulunduğu yerde şu anda hiçbir akaryakıt istasyonu teçhizatı ve yapısı bulunmamakta, yerine tamamen farklı amaçlı işletmeler kurulmuş bulunmaktadır. Bu tespit, davalı tarafın davacı tarafından yapılan sabit yatırımları fiilen kullandığı, bu yatırımları daha sonra ortadan kaldırarak fesih tarihinde halen yararlanabilir durumda olup olmadığını ispat imkanını yok ettiği sonucuna varılmıştır. İspat imkanının karşı tarafça yok edilmesi halinde yararlanma karinesi uygulanır ve davalının bu yatırımlardan fesih tarihi itibariyle yararlandığının kabulü gerekir.
Taraflar arasındaki 15.09.2010 tarihli protokolün 5. maddesinde kullanılmayacağı sözleşme süresine tekabül eden kısım kıstelyevm esasına göre hesaplanacağı açıkça düzenlenmiştir. Mahkememizce yapılan değerlendirme sonucunda ... yasal defter kayıtlarında tespit edilen toplam sabit yatırım maliyeti 375.834,44 TL'dir. Fesih tebliği 27.03.2014 tarihinde yapılmış, sözleşme bitiş tarihi 18.09.2015 olarak belirlenmiş olup kullanılamayan süre 535 gün yani 1 yıl 5 ay 25 gün, toplam sözleşme süresi ise 1.800 gün yani 5 yıldır. Bu durumda kıstelyevm oranına göre bakiye süre için sabit yatırım bedeli 111.706,30 TL'dir. Mezkur madde kapsamında fatura edileceği belirtilen bu miktara %18 KDV ilavesi ile 131.813,40 TL sabit yatırım bedeli hesaplanması gerekmektedir.
Mahkememizce kanaatine varıldığına göre, ... sabit yatırım bedeli olarak talep etmiş olduğu tutar sebepsiz zenginleşmeden dönme ilkesi gereğince davalının elde ettiği yarar esas alınarak hesaplanmalı, protokol hükmü gereğince kıstelyevm usulü ile toplam yatırım bedelinin geriye kalan süreye oranlanması suretiyle hesaplanmalıdır. Bu çerçevede net defter değeri olan yerine kıstelyevm hesabı ile bulunan 131.813,40 TL'nin kabulü gerektiği takdir edilmiştir.
... söz konusu alacağının ihtarname tebliği ile 12.04.2014 tarihinden itibaren muaccel hale geldiği kabul edilmekle 12.04.2014 tarihinden itibaren TCMB'nın kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranında faizin işlemesi gerektiği takdir edilmiştir.
Muacceliyet şartına dair usulden reddedilen intifa hakkı bedeli, talep edilen sabit yatırım bedelinin (134.669,18TL) cüzi şekilde reddedilen kısmı ve kısmen kabul yönünden davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti gözetilerek davalı lehine 30.000,00-TL maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-İntifa bedeli talebinin muacceliyetten önce istenmesinden dolayı reddine,
2-Sabit yatırım bedeli talebinin kısmen kabulüyle 131.813,40-TL'nin 12.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 9.004,17-TL ilam harcından peşin alınan 16.833,70-TL'nin mahsubu ile bakiye 7.829,53-TL ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 9.004,17-TL peşin harç ve 25,20-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 9.029,37-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı, kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 30.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 18.459,90-TL yargılama giderinin red ve kabul durumuna göre 2.468,51-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine; arda kalan bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan 104,65-TL yargılama giderinin red ve kabul durumuna göre takdiren oranlayarak 90,66-TL'sinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine; arda kalan bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/09/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır.“5070 sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.”