T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/87 Esas
KARAR NO: 2024/524
DAVA: Tespit
DAVA TARİHİ: 03/02/2023
KARAR TARİHİ: 19/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... A.Ş. ''... ...'' ve ''...'' uygulaması ile yasa dışı korsan taşımacılığı gerçekleştirmekte olduğundan hukuka aykırı olan ve keza müvekkilin temsil ettiği taksi esnafı yönünden haksız rekabet oluşturan fiillerin tespiti ve engellenmesi talep edildiğini, ... ... ''...'' uygulamasında taksici olmayan toplu taşıma aracı kullanım belgesi olmayan kişiler tarafından araçları ticari amaçla kullanmakta ve ... uygulaması aracılığı ile sürücü-yolcu eşleşmesi yapılarak ücreti karşılığında bir taşıma yapıldığını, ... adlı uygulamada ayrıca elektrikli motosikletler de kullanılmakta olup elektrikli motosikletlerin izin ve ruhsatı olmadığı da 22/04/2022 tarihli ... yazı cevabından anlaşılmakla olup ekte ilgili yazcı cevabı sunulduğunu, söz konusu belediye yazı cevabında motosikletlerin kullanımına izin verilmediği belirtilmesine rağmen halihazırda ... uygulaması ile mosiklet ile yolculuk hizmeti de verildiğini, davalı firmanın yetkilisi olduğu şirketin uygulamayı tanımlarken hatır taşıması olduğu açıklaması ile yapılan iş uyumsuz olduğunu, ... ... adlı uygulamadan şirketin veya yetkililerin yolcudan ücret almaması bu aşamada yapılan işin fiilen korsan taksi taşımacılığı olduğu gerçeğini değiştirmediğini, zira birbirini tanımayan kişiler bir uygulama ile belirli bir ücret karşılığında taşınmak üzere bir araya getirilmekte olup bu durum tam olarak korsan taşımacılık olarak adlandırılan eylem olduğunu, bu sistemin sağlayıcı olarak ise şirket yetkilisi olan gerçek kişiler söz konusu eylemi gerçekleştirdiğini, zira söz konusu uygulama ile ticari taşımacılık ruhsatını haiz olmayan kişiler vergi dahi ödemeksizin belirsiz bir ücret ile yolcu taşıdığını, bahse konu ... ... uygulaması Emniyet Trafik Denetim görevlileri tarafından denetimler sırasında tespit edildiğinde araç 2918 sayılı Karayolu Trafik Kanunu kapsamında ilgili belediyeden izin alınmadığı gerekçesi ile 60 gün trafikten men edilip hem araç sürücüsüne hemde yolcuya para cezası kesildiğini, dolayısıyla sisteme dahil olan sürücü ve araç cezalandırılırken uygulama faaliyetlerine devam ettiğini, oysa yasa dışı taşımacılığın gerçekleşmesini sağlayan yolcu ve sürücüyü birleştiren davalı şirkete ait uygulamanın bizatihi kendisi olduğunu, söz konusu kanunla yeni getirilen düzenlemeler ile elektronik ticarette haksız rekabet açık bir şekilde yasaklanarak para cezası yaptırımına bağlanmış olup ayrıca yürürlükteki TTK 55 ve 56 maddelerinde belirtilen haksız rekabet suçunu işlediği açıkça ortada olduğunu, bununla birlikte ... ... uygulamasının 5216 sayılı ... belediyesi kanununa aykırı çalıştığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortada olduğunu, Zira İstanbul Şehir içi ulaşımda tek yetkili kurum olan ... Belediyesi tarafından herhangi bir izin belgesi olmayan hususi araçlar ile yasa dışı taşımacılık yapıldığını, davalı şirketi https://.../ web sitesi ve uygulama marketlerde yer alan ... adlı uygulamanın telefon yüklemesi ile yolcu ile araç sürücüsünü belirli bir ücret karşılığı bir araya getirerek, yolcunun taşınması işini gerçekleştirdiğini, sürücüler ise sisteme kendi araçlarıyla dahil olmakta, sisteme dahil olmak için aranan şartlar arasında taksi ruhsatnamesi şartı olmaması, uygulamanın tanıtım videolarında ve açıklamalar kısmında dahi araçta tek seyahat eden sürücü ile yolcunun bir araya gelmesi şeklinde tanımlanmakta ve uygulama tarafından tavsiye edilen ücretin sürücü tarafından yolcudan tahsil edilmesi ile yapıldığını, bu bağlamda şirket tahsilata aracılık etmekte olup tanıtım amaçlı kendisine pay almaması da uygulamanın korsan faaliyetini desteklemesi ve artırması neticesini değiştirmediğini, davalılar tarafından https://.../ internet sitesi/mobil internet sitesi ve ''...'' isimli mobil uygulama üzerinden ''... ...'' ve ''...'' isimli hizmetin sunulmasının haksız rekabet oluşturduğu tespit edilerek, ''... ...'' ve ''...'' isimli hizmetin internet ve mobil uygulama dahil her türlü mecra üzerinden sunulmasının engellenmesini, söz konusu haksız rekabet eylemlerinin menini, kararın kesinleşmesine kadar geçerli olmak üzere, haksız rekabetin durdurulması için https://.../ internet sitesi/mobil internet sitesi ve ''...'' isimli mobil uygulama üzerinden sunulmakta olan ''... ...'' ve ''... isimli hizmete erişimin engellenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini, mahkeme masraf ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; ...'nın “...” diye adlandırılan bir hizmeti olmadığını, davacı, (olmayan) “...”e ilişkin hukuka aykırılık iddialarını sadece ve sadece ...'nin 2022 tarihli bir yazısına dayandırdığını, söz konusu yazının muhteviyatının ise davacı yanın ileri sürdüğünden çok uzak olduğunu, davacı, muhteviyatı çok farklı bir yazıya dayanarak (olmayan bir hizmete ilişkin ileri sürdüğü) hukuka aykırılık iddiasını da ispat edemediğini, sürücüsüz şekilde e-moped / e-mobilet kiralanması ülkemizin her yerinde yapılmaktadır ve hizmetin mensupları taksicilerden oluşan davacı yan nezdinde haksız rekabete yol açması mümkün olmadığını, kamu bilgisine açık bir şekilde sunulan bir hizmetin sunulmayan başlandıktan 20 ay sonra hukuka aykırılığının iddia edilmesi MK 2'ye de aykırı olduğunu, ... uygulaması vasıtasıyla gerçekleşen e-moped, e-mobilet kiralama işi, sadece İstanbul'da değil, İstanbul dışı illerde de yürütüldüğünü, bu halde sadece İstanbul'da bulunan taksicilerin bir kısmını temsil eden davacının bu hizmetin tüm Türkiye genelinde mecra üzerinden sunulmasının men'i talebinin kötüniyetli olduğu açık olduğunu, “... ...” yönüyle cevapları; davacı, ileri sürdüğü “taşımacılık” fiilini kimin yaptığı hususunda dilekçesinde oldukça çelişkili ifadeler kullandığını, davacı, taşımacılığı sürücülerin yaptığını ifade ettiği kısımlarda esasen huzurdaki davanın husumet yönüyle yanlış tarafa açıldığını da bizzat kendi ifade eder olduğunu, bireylerin “özel otomobilleriyle, ticari olmayan taşıma” yapabilmeleri, bizzat mevzuatın imkân tanıdığı bir husustur ve mevzuatın izin verdiği bir faaliyete imkân tanıyan bir uygulamanın kendisinin veya bizatihi varlığının hukuka aykırılığı veyahut haksız rekabet yarattığı ileri sürülemeyeceğini, huzurdaki olayda ... ... sürücülerinin kendi şahsi / özel otomobillerini kullandıkları son derece açık iken, davacı yan dilekçesinde 4925 sayılı Karayolları Tasıma Kanunu'nun yukarıda değinilen ve “özel otomobillerle” veya “iki, üç ve dört tekerlekli motosikletlerle” yapılan ve “ticari olmayan” taşımaları bilakis kanun kapsamı dışına dahi çıkaran düzenlemeye hiç temas etmediğini, bu yaklaşımın ... ... uygulamasına mesned düzenlemeleri gözden kaçırmak gayesi güttüğü ve iyiniyetli olmadığı oldukça açık olduğunu, bu kadar temel bir mevzuata yer vermeden ileri sürülen hukuka aykırılık iddialarının dinlenemeyeceğini, ..., mevzuat hükümleri ile yetinmemiş, bir de ... ... uygulaması vasıtasıyla gerçekleşen güzergah paylaşımlarının Mevzuatın izin verdiği “özel otomobillerle ticari olmayan taşıma” kapsamında gerçekleştiğini temin etmek için bilakis Kullanıcı Sözleşmeleri altında “Ticari Faaliyette Bulunmama Yükümlülüğü” getirdiğini, bu halde ... ... uygulamasının bizatihi varlığının hukuka aykırılığından yahut haksız rekabete yol açtığından bahsedilmesi olanaklı olmadığını, ..., ... ... uygulaması ile taşımacılık yapmadığını, zira ... ile yolculuk paylaşımından istifade eden kişi arasında bir taşımacılık sözleşmesi olmadığını, davacı yan, bu kanaati oluşturmak için bilakis dilekçesinde (...'nın ödemelere aracılık ettiği gibi) maddi gerçeğe, Kullanıcı Sözleşmesi hükümlerine açıkça aykırı ifadelere yer vererek Mahkeme nezdinde haksız kanaat uyandırmak gayesi güttüğünü, mevzuat altında bir “yer sağlayıcı” olan ..., ... ... uygulamasını kullanan sürücülerin uygulamayı ticari amaçla mı kullandıkları yoksa ticari olmayan amaçlarla mı kullandıkları hususunu denetlemekle yükümlü olmayıp, bu yönde bir sorumluluğu da bulunmadığını, neticeten; izah olunan ve Mahkeme tarafından re'sen nazara alınacak gerekçelerle, sair her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; maddi ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın ve tedbir talebinin reddine ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
1-... Başkanlığı cevabi yazıları
2- ... İdare Mahkemesi 2023/... Esas 2023/... Karar sayılı dosyası
3-Bilirkişi Raporları
SMMM, Bilgisayar Mühendisi ve konu uzmanlarından oluşan 4 kişilik bilirkişi heyetinin 22.01.2024 tarihli 38 sayfadan ibaret raporunda özetle; "davalılara ait ticari defterler, dosyaya mübrez belge, bilgi, ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde;
a)Dava konusunun, davacı esnaf odasının, davalı şirketin yasadışı korsan taşımacılık gerçekleştirerek haksız rekabete yol açtığının tespiti ve haksız rekabete yol açan faaliyetlerinin durdurulması talebinden ibaret olduğu,
b)Davalının 2021, 2022 ve 2023 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu,
c) Davalı yanın ticari defterlerine göre elde edilen gelirin kaynağına ilişkin yapılan detaylı incelemede davacı yanın elde etmiş olduğu gelirlerin Mopet, Scooter, ... Motor, Mobilet kullanım ve rezervasyon gelirleri, Mopet, Scooter, ... Motor, Mobilet ve hurda satış gelirleri ve kur farkı ve faiz gelirleri ceza gelirleri vs.'den ibaret olduğu ... ... uygulamasına ilişkin herhangi bir komisyon gelirine rastlanmadığı,
d)Davalı yanın ticari defterlerine göre davalı yanın ... ... uygulaması üzerinden herhangi bir gelirinin bulunmadığı,
e)Yukarıda yapılan incelemelerde taşımacılığın davalı tarafın sahibi olduğu ... ... Uygulaması ile yürütüldüğü, davaya konu taşımacılık işleminin gerçekleşebilmesi için ... ... uygulaması olması gerektiği, olmadan tarafların bir araya gelemeyeceği, ... ... uygulamasında yolculuk yapmak isteyen kişi gideceği güzergahı belirleyerek sistemde kendini “müsait” olarak gösteren ... ... Sürücü uygulaması kullanıcıları arasından bir Sürücüye teklif ilettiği için, tarafların bir araya gelebilmesi için Yolculuk yapmak İsteyen kişinin ... ... uygulamasını, sürücü olarak yolculuğa katılacak kişinin ise ... ... Sürücü uygulamasında kayıtlı kullanıcı olması gerektiği, ... ... Sürücü uygulaması ile sisteme dahil olan müsait sürücü ile ... ... kullanıcısı yolcunun bulunduğu mesafeye bağlı olarak ekranına talep düştüğü, sürücünün yolcunun güzergah ve ücret konusundaki teklifini kabul etmesi neticesinde ... ... Sürücüsünün talep eden yolcuya yönlendirildiği, ... ... uygulamasının ... Limited Şirketi tarafından geliştirildiği, ... ... uygulaması ile sağlanan yolculuk hizmeti ... ... Sürücüsü ve yolcu tarafından belirlenen ücret ile yapıldığı, ... ... uygulaması ana ekranında yer alan ifade ile “Hatır taşımacılığı kapsamında aracını paylaşacak arkadaşına önereceğin Yolculuk Paylaşım Tutarını aşağıdan belirleyebilirsin. Paylaşım tutarı daha önce o bölgede hatır taşımacılığı yapmış son kişilerin anlaştıkları tutar üzerinden önerilir.” şeklinde olduğu, ... ... uygulamasında yolcu tarafından araç çağırıldığında güzergah girişi yapıldığında geçmiş seyahatler baz alınarak ... ... uygulaması ortalama bir ücret önerdiği ancak yolcunun aynı ekranda bulunan " + / - " alanından ücreti artırıp azaltabildiği, yolcunun belirttiği güzergah için girdiği fiyat bilgisinin sürücü tarafından onaylanması sonrası sürücü - yolcu eşleştirmesinin tamamlandığı, ücretin seyahat öncesi belirlendiği anlaşılmıştır, ... ... tarafından yapılan bir tahsilat olmadığı için ... ... sisteminde sürücünün para alıp almadığı aldıysa ne kadar aldığı konusunda bir geri bildirim yapılmadığı, ... ... uygulaması veritabanı incelendiğinde uygulamanın yolculuk verilerinin tutulduğu tabloda anlaşılan yolculuk başladığı anda kayıt sürüşe ait kayıt eklendiği, sonrasında yolculuk tamamlandığında ise yolculuk bitiş tarih ve saat bilgisinin tabloda güncellenmesi ile gidilen mesafe ve toplam tutar bilgisinin tablodan silindiği, ... ... uygulaması veritabanında geriye dönüş istatistiki bilgi sorgulaması yapılamadığı, hangi sürücünün kaç TL aldığı bilgisinin sürücüler tarafından sisteme kaydedilmediğinden dolayı tahsilatla ilgili davalı tarafta herhangi bir bilgi olmadığı, ... ... Sürücü uygulaması kullanıcısı Sürücü ve ... ... uygulamasını kullanan yolcu tarafından uygulama kaydı ve uygulamanın kurulumu sırasında onay verilen “Kullanıcı Sözleşmesi” ile ... ... tarafından gerçekleştirilen hizmet ilke ve şartların belirlendiği, ... ... uygulaması aracılığı ile sağlanan hizmette ... ... Sürücü uygulaması kullanıcısının kendi adına kayıtlı araç ile hizmet verdiği görülmüştür. ... ... Sürücü kaydı oluşturulurken tespit edildiği üzere kullanılacak olan araca ait sürücü adına düzenlenmiş araç ruhsatı, geçerli sürücü ehliyeti, sabıka kaydı, sürücü selfy resmi, araca ait 6 adet görsel eklendiği ve ... ... Sürücü uygulamasında hizmette kullanılabilen araçların sadece kayıtlı kişi adına ruhsatlı olması gerektiği, ... ... Sürücü uygulaması kullanıcı sözleşmesinde yer alan ifade ile ... ... uygulamasının sürücüler ile yolcuları bir araya getirdiği görülmüştür, inceleme sürecinde ve sonucunda ticari amaç ile kullanılmadığı, ... ... uygulamasında yolcunun sürüş güvenliğinin sürücü tarafından sağlandığı anlaşılmıştır. ... ... Sürücü uygulamasına kayıt yapıldığı esnada sürücünün sabıka kaydının sisteme yüklendiği ve ek olarak sürücünün müsait durumuna geçiş yaptığı anda her seferinde kendi selfy'sini çekerek uygulamaya yüklemesinin istendiği, ... ... uygulaması kullanıldıktan sonra, gerçekleşen seyahat ile ilgili hem sürücü hem de yolcu tarafından geri bildirim yapıldığı görülmüştür. Geri bildirim sürecinin Davalı taraf çağrı merkezi tarafından yürütüldüğü, ... ... uygulaması ile gerçekleştirilen seyahat sonrasında yolcu ve sürücü tarafı için de sürüş hakkında yıldız seçimi ve yorum metin girişi yapıldıktan sonra sisteme girilmiş olan tüm yorumların ... ... çağrı merkezi tarafından izlendiği ve kötü yorum alan sürücü veya yolcuların pasif duruma alındığı, ... ... uygulaması ile sağlanan yolculuk hizmetinde ... ... tarafının belirleyici olmadığı görülmüştür. ... ... Sürücü kaydı oluşturulduğu sırada belirleyici unsurun sisteme kaydedilen araçların sürücü adına ruhsatlı olması gerektiği ve sürücünün kendisini müsait olarak işaretlediği sırada adına kayıtlı araçlardan seçim yaptığı tek araç ile trafiğe çıkabileceği, Her bir sürücü ... ... Sürücü ekranında ruhsatı adına kayıtlı olmak şartı ile motosiklet, otomobil yada lüks araç kaydedebildiği, ... ... uygulamasında sürücü olabilmek için kişilerin geçerli sürücü belgesine sahip olması ayrıca sabıka kaydının olmaması gerektiği, yolcu taşımacılığında kullanılacak araçların ise 15 yaşından küçük, modifiye edilmemiş durumda ve trafiğe çıkmasında sakınca bulunmayan araçlardan seçildiği aksi durumda ... ... sistem yöneticilerince başvuruların reddedildiği, ... ... sürücüleri herhangi bir vergiye tabi değildir, ... ... uygulamasında sürücünün aldığı ödeme ile ilgili bir bilgi tutulmadığı anlaşıldığından elde edilen kazancın vergilendirilmesi ile ilgili bir kayıt olmadığı, ... ... sürücülerinin sisteme yüklediği belgeler sürücü adına kayıtlı araç ruhsatı, sürücü ehliyeti, selfy ve sabıka kaydı olduğu, gerçekleştirilen inceleme neticesinde ... ... Sürücü uygulaması olmadan sürücülerin ... ... uygulaması ile araçlarına yolcu alması mümkün olmadığı, ... ... ve ... ... Sürücü uygulamalarının birbirine entegre çalıştığı, yolcu tarafından kullanılan seyahat talebi gönderilen ... ... uygulamasının sistemdeki karşılığı olarak sürücüler tarafından kullanılan ... ... Sürücü Uygulaması ile yolcu-sürücü eşleştirmesinin yapıldığı ve sürücülerin araçlarına yolcu alabildiği, ... ... uygulamasının işleyişi incelendiğinde sürecin en başında gidilecek adresin yolcu tarafından ... ... uygulaması ile sürücüye bildirildiği, tarafların karşılıklı onaylaması ile seyahatin gerçekleştiği anlaşılmıştır, yolcu sürücü ile buluştuktan ve yolculuk başladıktan sonra ise ... ... ve ... ... Sürücü uygulamasına seyahat güzergahı ile ilgili ek bir kayıt girişi yapılmadığı, bundan sonraki sürecin davalı taraf uygulamasından bağımsız ilerlediği tespit edilmiştir. Taşımacılığın arızi olmadığı, düzenli sefer yapıldığı şeklinde olduğu, ... ... uygulaması ana ekranında araç çağırmadan önce görülen bilgilendirmenin “... ile yapılan tüm yolculuklar hatır taşımacılığı kapsamında gerçekleşmektedir. ... hiçbir komisyon almaz.” şeklinde bilgilendirme yapıldığı, ... ... kullanıcısının belirttiği güzergah için uygulama tarafından önerilen referans tutarın ekrandaki + / - tuşları ile değiştirilerek seçilen tutarın sürücü tarafından onaylanması ile yolculuğun gerçekleştirilebildiği sonrasında yolcu ile sürücü araçta yada sürüş başlamadan sürücünün yolcuyu telefonla araması sırasında da pazarlık edilebildiği, ... ... uygulamasının testi sonucunda yolculuklarda sabit bir fiyat tarifesi olmadığı ancak ... ... uygulamasında güzergah seçimi yapıldığında geçmiş seferlerde yapılan yolculuklardan öneri yaparak + / - tuşu ile yolcunun sürücüye ücret önerdiği ve bu ücretin bir tarifeye tabi olmadığı,
f)Davalı tarafın ticari faaliyeti kapsamında, yolcu taşıma işine aracılık ettiği, her ne kadar bizzat kendisi tarafından yolcu taşıma faaliyetinde bulunulmasa da ticari yolcu taşıma faaliyetinin gerçekleştirilmesine, kurduğu alt yapıyla aracılık ettiği, bu yönüyle davalının, izinle gerçekleşen ticari bir faaliyetin yapılmasına aracılık ederek iş şartlarına aykırı davrandığı ve eylemin TTK m. 55/1,e kapsamında haksız rekabet teşkil edebileceği,
g)Davalı eyleminin TTK m. 54 kapsamında da haksız rekabet teşkil edebileceği, zira izinle sunulması gereken bir hizmetin bu izne ihtiyaç olmaksızın sunulmasına aracılık edilerek rekabet ortamının davacı oda üyeleri aleyhine bozulmuş olacağı" belirtilmiştir.
SMMM, Bilgisayar Mühendisi ve konu uzmanlarından oluşan 4 kişilik bilirkişi heyetinin 24.05.2024 tarihli 13 sayfadan ibaret ek raporunda özetle; "dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, taraf ticari defterlerinde yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde;
a) Dosya kapsamında haksız rekabet teşkil edip etmediği tartışılan hususun ... ... uygulaması ile sunulan hizmet olduğu, kişilerin ticari olmayan amaçlarla yolcu taşımacılığında bulunmasının hukuka aykırı olup olmamasının varılacak sonucu değiştirmeyeceği, zira davalının ... ... uygulaması ile şehir içi yolcu taşımacılığı için büyük bir organizasyon çerçevesinde aracılık faaliyeti gerçekleştirdiği, bu eylemin ise haksız rekabet teşkil ettiğinin düşünüldüğü,
b) Taşıyan bu ilişkiye ve sorumluluğa bila bedel değil bir ivaz, bir karşılık veya bir menfaat için yapmakta olduğu, hatır taşımacılığında karşılıksızlığın esas olduğu, bu karşılığın ise sadece para olmadığı,
c) Ayrıca belirtmek gerekir ki, modern batı ülkelerinde bu konu bir mevzuata bağlanmış olmasına rağmen Türkiye'de bu konuda bir Mevzuat boşluğunun mevcut olduğu, kanun koyucu bu boşluğu doldurmadıkça mevcut düzenlemeler çerçevesinde bu tür faaliyetler haksız rekabet teşkil edeceği gibi hatır taşımacılığı olarak da nitelendirilemeyeceği,
d) Yukarıda açıklanan nedenlerle bilirkişi kök raporunda varılan sonucun değiştirilmesini gerektirir bir hususun bulunmadığı" belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememize açılan iş bu dava haksız rekabetin tespiti ve men'i davasıdır.
Türk Cumhuriyeti Anayasasının Çalışma ve Sözleşme Özgürlüğünü düzenleyen 48. maddesi "Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir. Devlet, özel teşebbüslerin milli ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alır." hükmüne yer vermiştir.
Türk Borçlar Kanununun sözleşme özgürlüğünü düzenleyen 26. maddesi "Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler." Yine aynı kanunun sözleşme özgürlüğünün sınırlarını belirleyen 27. Maddesinin 1. fıkrası ise "Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür." hükmüne yer vermiştir.
Türk Ticaret Kanunun taşıyıcı ve taşıma sözleşmesini düzenleyen 850. Maddesi "Taşıyıcı, taşıma sözleşmesiyle eşya veya yolcu taşıma işini veya ikisini birlikte üstlenen kişidir. Eşya her türlü yükü de kapsar. Taşıyıcı, taşıma sözleşmesiyle eşyayı varma yerine götürmeyi ve orada gönderilene teslim etmeyi veya yolcuyu varma yerine ulaştırmayı; buna karşılık, eşya taşımada gönderen ve yolcu taşımada yolcu, taşıyıcıya, taşıma ücretini ödemeyi borçlanır. Taşıma işleri ticari işletme faaliyetidir" hükmüne, diğer taraftan da Türk Borçlar Kanunun simsarlık sözleşmesini düzenleyen 520. maddesi" Simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir."hükmüne yer vermiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunuun il ve ilçe trafik komisyonlarının kuruluşunu düzenleyen 12. Maddesinin a fıkrası ''İl sınırları içinde mahalli ihtiyaç ve şartlara göre trafik düzeni ve güvenliği bakımından Yönetmelikte gösterilen konular ve esaslar çerçevesinde, illerde vali veya yardımcısının başkanlığında, belediye, emniyet, jandarma, milli eğitim, karayolları ve ... na bağlı ilgili odanın temsilcileri; Valilikçe uygun görülen trafikle ilgili üniversite, oda, vakıf ve kamuya yararlı dernek veya kuruluşların birer temsilcisinden oluşan İl Trafik Komisyonu, ilçelerde kaymakamın başkanlığında, aynı kuruluşların yöneticileri veya görevlendirecekleri temsilcilerinin katıldığı İlçe Trafik Komisyonu kurulur." yine aynı maddede trafik komisyonlarının görev ve yetkilerini düzenleyen b fıkrası'' Karayolu taşımacılığına ait mevzuat hükümleri saklı kalmak üzere, trafik düzeni ve güvenliği yönünden belediye sınırları içinde ticari amaçla çalıştırılacak yolcu ve yük taşıtları ile motorsuz taşıtların çalışma şekil ve şartları, çalıştırılabileceği yerler ile güzergahlarını tespit etmek ve sayılarını belirlemek" hükmüne yer vermiştir.
5216 sayılı ... Belediyesi Kanunun görev ve yetkilerini düzenleyen 7. Maddesinin f fıkrası "... ulaşım ana plânını yapmak veya yaptırmak ve uygulamak; ulaşım ve toplu taşıma hizmetlerini plânlamak ve koordinasyonu sağlamak; kara, deniz, su ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemek; durak yerleri ile karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmek ve işletmek, işlettirmek veya kiraya vermek; kanunların belediyelere verdiği trafik düzenlemesinin gerektirdiği bütün işleri yürütmek." yine aynı aynı kanunun ... Belediyesinin görevlerinden olan ulaşım hizmetlerini düzenleyen 9. Maddesinin 1 fıkrası ''... içindeki kara, deniz, su, göl ve demiryolu üzerindeki her türlü taşımacılık hizmetlerinin koordinasyon içinde yürütülmesi amacıyla ... belediye başkanı ya da görevlendirdiği kişinin başkanlığında, yönetmelikle belirlenecek kamu kurum ve kuruluşları ile ... nun görevlendireceği ilgili odanın temsilcisinin katılacağı Ulaşım Koordinasyon Merkezi kurulur," İl trafik komisyonlarının yetkilerinin ...lerde ... Belediyesi tarafından kullanılacağını düzenleyen aynı maddenin 2 fıkrası "Bu Kanun ile ... belediyesine verilen trafik hizmetlerini plânlama, koordinasyon ve güzergâh belirlemesi ile taksi, dolmuş ve servis araçlarının durak ve araç park yerleri ile sayısının tespitine ilişkin yetkiler ile ... sınırları dahilinde il trafik komisyonunun yetkileri ulaşım koordinasyon merkezi tarafından kullanılır."hükmüne yer vermiştir.
86 sayılı ticari plakaların verilmesinde uygulanacak usul ve esaslar hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararının amacını belirten 1.maddesi "Bu Karar'da amaç; vatandaşın ulaşım ihtiyacını karşılamak üzere toplu taşımacılığın geliştirilmesi, plaka karaborsacılığının ve korsan taşımacılığın önlenmesi, fiilen çalışmakta olan şoför esnafının haklarının korunması maksadıyla taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçlarına verilecek ticari plakaların sayısı, verilme usul ve esaslarını tespit etmektir." kapsamını düzenleyen 2. Maddesi "Bu Karar, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 12'nci maddesi hükümlerine göre, İl Trafik komisyonlarınca plaka tahdidi kararı alınan İllerde uygulanır." tahdit ile ticari plaka verilecek kişileri özelliklerini belirleyen 3 maddesi "Taksi, dolmuş ve minibüslerde; Şoförlük mesleğini geçim kaynağı olarak seçmiş olduğunu ve sürekli olarak icra ettiğini beyan etmiş ve ilgili meslek odasına, ilgili meslek odasının bulunmadığı yerlerde ise şoförler odasına üye olmak" yine plaka sayısının nasıl tespit edileceğini düzenleyen 5 maddesi "Nüfus artışı ve şehrin ulaşım planı dikkate alınmak suretiyle o il ve ilçenin toplu taşıma ihtiyacı, trafik komisyonu tarafından düzenlenecek bir raporla İçişleri Bakanlığı'na bildirilir.(Değişik : 94/6311 sayılı karar) "Halen plaka tahdidi uygulanan İllerde, taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçları için tespit edilen ticari plaka sayısının artırılması, iade edilenler ile henüz tahsis edilmemiş olanlar dahil, bunların trafik komisyonlarınca dağıtılması, İçişleri Bakanının onayına tabidir.Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce tespit edilip, henüz tahsisi yapılmamış plakalar ile herhangi bir sebeple iade edilen plakaların dağıtımında 5'inci madde hükümleri uygulanır." hükmüne ... Belediyesi Taksi Taşımacılığı Yönergesinin I fıkrası "Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 3. Maddesi’nde tanımlanan, İstanbul il sınırları dâhilinde ücreti mukabilinde kamusal taşımacılık hizmeti veren, şoförü dâhil en fazla dokuz oturma yeri olan ve insan taşımak için imal edilmiş taksimetre ile yolcu taşıyan M1 sınıfı ticari motorlu aracı "hükmüne yer vermiştir.
Türk Medeni Kanunu Dürüstlük kuralını düzenleyen 2. Maddesi "Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz." Türk Medeni Kanunu Kişilik haklarını düzenleyen 23 maddesinin 1 fıkrası "Kimse, hak ve fiil ehliyetlerinden kısmen de olsa vazgeçemez. Kimse özgürlüklerinden vazgeçemez veya onları hukuka ya da ahlâka aykırı olarak sınırlayamaz" Hukuki koruma sağlayan 24. Maddesi"Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hâkimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir. Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır." kişilik haklarına saldırı halinde hukuki korumanın sağlanacağı dava türlerini düzenleyen 25 maddesi "Davacı, hâkimden saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan saldırıya son verilmesini, sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini isteyebilir. Davacı bunlarla birlikte, düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesi ya da yayımlanması isteminde de bulunabilir. Davacının, maddî ve manevî tazminat istemleri ile hukuka aykırı saldırı dolayısıyla elde edilmiş olan kazancın vekâletsiz iş görme hükümlerine göre kendisine verilmesine ilişkin istemde bulunma hakkı saklıdır. Manevî tazminat istemi, karşı tarafça kabul edilmiş olmadıkça devredilemez; miras bırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez. Davacı, kişilik haklarının korunması için kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açabilir. "hükmüne yer vermiştir.
Türk medeni kanunun Tüzel kişilerin tüzel kişilerin hak ehliyetini düzenleyen 48. Maddisi "Tüzel kişiler, cins, yaş, hısımlık gibi yaradılış gereği insana özgü niteliklere bağlı olanlar dışındaki bütün haklara ve borçlara ehildirler" hükmüne yer vermiştir. Türk Borçlar Kanunun haksız fiil sorumluluğunu düzenleyen 49 maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." Türk Borçlar Kanunun haksız haksız rekabeti düzenleyen 57 maddesi "Gerçek olmayan haberlerin yayılması veya bu tür ilanların yapılması ya da dürüstlük kurallarına aykırı diğer davranışlarda bulunulması yüzünden müşterileri azalan veya onları kaybetme tehlikesiyle karşılaşan kişi, bu davranışlara son verilmesini ve kusurun varlığı hâlinde zararının giderilmesini isteyebilir. Ticari işlere ait haksız rekabet hakkında Türk Ticaret Kanunu hükümleri saklıdır." Diğer taraftan Türk Ticaret Kanunun Haksız rekabet tanımlayan ve amacını belirleyen 54.Maddesi' 'Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." Haksız rekabet türlerinin örnekseme yolu ile saydığı 55. Maddisinin e-fıkrası "İş şartlarına uymamak; özellikle kanun veya sözleşmeyle, rakiplere de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymayanlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur." haksız rekabet halinde açılabilecek dava türleri ile kiklerin hangi davaları açabileceğini düzenleyen 56.Maddesi "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men’ini, c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını,d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini,e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. Davacı lehine ve (d) bendi hükmünce tazminat olarak hâkim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir.(2) Ekonomik çıkarları zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek müşteriler de birinci fıkradaki davaları açabilirler, ancak araçların ve malların imhasını isteyemezler.(3) Ticaret ve Sanayi Odaları, Esnaf Odaları, Borsalar ve tüzüklerine göre üyelerinin ekonomik menfaatlerini korumaya yetkili bulunan diğer meslekî ve ekonomik birlikler ile tüzüklerine göre tüketicilerin ekonomik menfaatlerini koruyan sivil toplum kuruluşlarıyla kamusal nitelikteki kurumlar da birinci fıkranın (a), (b) ve (c) bentlerinde yazılı davaları açabilirler." "hükmüne yer vermiştir.
Türk medeni kanunun Tüzel kişilerin tanımını yapan 47 maddesinin 1 fıkrası "Başlıbaşına bir varlığı olmak üzere örgütlenmiş kişi toplulukları ve belli bir amaca özgülenmiş olan bağımsız mal toplulukları, kendiler i ile ilgili özel hükümler uyarınca tüzel kişilik kazanırlar. " hükmüne yer vermiştir. Türk Ticaret Kanunun Ticari İşletmeyi tanımlayan 11.Maddesi''Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir.
" Taciri tanımlayan 12 Maddesi "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir." ticari şirketlerin tacir olduğunu düzenleyen 16 . Maddesinin 1 fıkrası " Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar." Anonim şirketlerin kuruluş amacını düzenleyen 331. maddesi " Anonim şirketler, kanunen yasaklanmamış her türlü ekonomik amaç ve konular için kurulabilir."hükmüne yer vermiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu 187 Maddesi' 'İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir. Herkesçe bilinen vakıalarla, ikrar edilmiş vakıalar çekişmeli sayılmaz." yine aynı kanunun 190. Maddesi "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.
" hükmüne yer vermiştir.
Uyuşmazlık; davalı şirketin, sunulmasını zorunlu koştuğu ve belli bilgi, belgelerini temin ederek depoladığı, belli yükümlülükler yüklediği böylelikle bilişim sistemine dahil ettiği özel araç sahipleri ile yine aynı bilişim sistemi üzerinden başkaca bir sözleşme kurulan ve 'rota paylaşanı' adını verdiği yolcuları, davalının işlettiği ... ... uygulaması üzerinden bir araya getirerek, davalının denetim ve kontrolünde, ücret karşılığı olarak özel araç sahipleri ile şehir içinde yolculuk yapacak olan yolcular arasında yolcu taşınma sözleşmesi kurulması ve taşıma işine aracılık yapılması eyleminin davacı taksiciler odası mensupları açısından haksız rekabet teşkil edip etmediği noktasında toplanmaktadır.
Tarafların dava ve savunmalarında dayandıkları vakaların ispatı için delil olarak ileri sürdükleri, ... ... reklam görsellerine ilişkin çıktıların, ... ... araç sürücülerine, korsan taşımacılık nedini düzenlenen idari para cezalarıyla ilgili ... ... sürücülerinin sosyal medya paylaşımları, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 2016/... Esas 2019/... Karar Sayılı İlam, ... ... uygulamasına ilişkin aşamaları anlatan tanıtım çıktıları, Scotty adlı benzer bir uygulamayla ilgili 3.kişi aleyhine verilmiş mahkumiyete ilişkin ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/... Esas 2022/... Karar saylı ilamının, ... ... Sürücü Kullanım Sözleşmesinin Anayasa Mahkemesi Kararının, dosyaya sunulduğu ... Belediyesi ...'den İstanbul'da faaliyet gösteren taksilere ilişkin davalının talep ettiği bilgilerin celp edildiği ayrıca davalı tarafın dosyaya bilimsel mütalaa sundukları görüldü.
Dava ve cevap dilekçesindeki ileri sürülen iddia ve savunmalar ile dosyaya sunulan bilgi ve belgeler doğrultusunda davalının bilişim uygulaması üzerinde teknik incelemede yapılarak davalının ... ... uygulaması üzerinden bir araya gelen özel araç sahipleri ile 'rota paylaşan' olarak tanımlanan yolcuların İstanbul içi yolcu taşımacılığının davacı oda mensupları tarafından haksız rekabet oluşuturup oluşturmadığının tespiti için dosya Bilişim Uzmanı, Rekabet Hukukunda Uzman Hukukçu ve SMMM den oluşan üçlü bilirkişi heyetine tevdi edilerek alınan kök ve ek bilirkişi raporlarının birbirleri ile örtüştüğü ve denetime açık hüküm kurmaya el verişli olduğu görüldü.
Hukuk düzeninin tanıdığı ve devletin yaptırım gücü ile desteklenmiş yetkiye hak denir. Söz konusu yetkilerin kullanımları kişi denilen varlıklara tanınmıştır. Bilindiği gibi gerçek kişilerin yanında hukuk düzeninin hak ehliyeti tanıdığı mal ve kişi topluluklarından oluşan farazi yapılara da tüzel kişi denilmekte olup bu bağlamda kişinin maddi ve manevi varlıkları üzerindeki hakları da kişilik haklarını oluşturmaktadır. Kişilik haklarının başında gelenlerden biriside kuşkusuz ki çalışma ve sözleşme özgürlüğü hakkıdır. Türk Hukuk sistemi de normlar hiyerarşisi içerisinde en üst hukuk normu olan Anayasasında da sözleşme özgürlüğünü kabul eden düzenlemeye giderek herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine ve özel teşebbüsler kurmakta serbest olduğunu hüküm altına almış, diğer taraftan "Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler" hükmü ile borçlar kanunu da benzer bir düzenlemeye giderek sözleşme özgürlüğünü benimsemiştir. Ne var ki bütün haklar gibi sözleşme özgürlüğü hakkı da sınırsız bir hak olmayıp, Türk Anayasası, sözleşme özgürlüğünün, "Devlet, özel teşebbüslerin milli ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alır" düzenlemesi ile borçlar kanunu ise kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeleri kesin hükümsüzlük yaptırımına bağlayarak sözleşme özgürlüğünün çerçevesini çizmiştir. Bilindiği gibi devletin temel görevi kamu hizmetlerinin yerine getirilmesi ve kamu düzeninin sağlanmasıdır. Kamu hizmetlerinin aksamadan yerine getirilmesi ve kamu düzenin sağlanması için devletin kullandığı görev ve yetkilerinden birisi de, düzenleme ve yönlendirme yetkisidir. Bu bağlamda yasa koyucu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile il ve ilçede trafik güvenliğinin sağlanması için trafik komisyonları ihdas etmiş aynı kanunun, belediye sınırları içinde ticari amaçla çalıştırılacak yolcu ve yük taşıtları ile motorsuz taşıtların çalışma şekil ve şartları, çalıştırılabileceği yerler ile güzergahlarını tespit etmek ve sayılarını belirleme yetkisini il trafik komisyonlarına vermiştir. Diğer taraftan 5216 sayılı ... Belediyesi Kanunu ... Belediyelerinin yetki ve görevlerinden birisini de ulaşım hizmetleri olarak belirlemiş, söz konusu ulaşım hizmetlerine ilişkin görev ve yetkilerden birisini de, her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını belirleme yetkisini saymış, aynı kanun, ...lerde de Ulaşım Koordinasyon Merkezi ihdas ederek il trafik komisyonunun görev ve yetkilerinin ...lerde Ulaşım Koordinasyon Merkezince yerine getireceğini düzenlemiştir. Söz konusu yasal düzenlemelerin dışında bir başka düzenleyici organ olan Yürütme organı şehir içi taşımacılığını da kamu düzeninden görerek 86 Sayılı Ticari Plakaların Verilmesinde Uygulanacak Usul Ve Esaslar Hakkındaki Kararı ile idari düzenlemeye gitmiştir. Adı geçen idari düzenlemenin amacını, vatandaşın ulaşım ihtiyacını karşılamak üzere toplu taşımacılığın geliştirilmesi, plaka karaborsacılığının ve korsan taşımacılığın önlenmesi, fiilen çalışmakta olan şoför esnafının haklarının korunması maksadıyla taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçlarına verilecek ticari plakaların sayısı, verilme usul ve esaslarını tespit edilmesi olarak belirtilmiş ve devamı maddelerinde taksi plakasının alınmasına ilişkin usul ve esaslarını belirlediği görülmüştür. Diğer taraftan şehir içi yolcu taşımacılığı kamu hizmeti niteliği bulunan taşımacılık türü olup, taşımacılığın nasıl ve kimler tarafından yapılacağı yasal ve idari düzenlemeler ile belirlenmiş bir iş kolu olup, nihayetinde de, ...'nin düzenlediği Taksi Taşıma Yönergesinde belirtildiği üzere, taksiyi, ücreti mukabilinde kamusal taşımacılık hizmeti veren araç olarak tanımlamıştır. Bütün bu anlatımlardan da anlaşılacağı üzere, kanunun koyucu, yürütme organı ve idarenin, taksi hizmetlerinin sunulması ve yerine getirilmesini kamu düzeninden gördüğü ve plaka tahdidi yaparak ilgili kararname kapsamında plaka sahibi olmaya hak kazanmış ve bu hakka dayanılarak izin verilen kişilerin haricindeki kişilerin taksi taşımacılığını yasakladığı anlaşılmaktadır.
Anayasa, Çalışma Ve Sözleşme Özgürlüğü başlığındaki düzenlemede, "Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir." düzenlemesi ile herkesin bozulmamış rekabet hakkı olduğunu vurgulamış ve rekabet hakkının da kişilik haklarından olduğu benimsenmiştir. Rekabet hakkını ihlal eden haksız rekabet eylemi Borçlar Kanunundaki haksız fiilin bir yansıması olup, aynı zamanda kişilik haklarının ihlalini de doğurmaktadır. Borçlar Kanunun haksız fiil başlığındaki düzenlemelerden birisini haksız rekabet düzenlemesi oluşturduğu görülmüş ancak aynı düzenleme ticari işlerde Türk Ticaret Kanununun uygulanacağını belertmiştir. Haksız rekabet Türk Ticaret Kanununda ayrı olarak düzenleme alanı bulmuştur. Türk Ticaret Kanununu haksız rekabet yasağına ilişkin düzenlemenin amacını, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması olarak belirtmiş, haksız rekabet olgusunu da, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile yapılan ticari uygulamalar olarak tanımlamıştır. Tanımdan da anlaşılacağı üzere haksız rekabetin oluşabilmesi için tarafların rakip olmalarını gerekli görmemiş, bütün katılanlar diyerek öğreti ve Yargı kararlarında belirtilen rekabet hukukunun üçlü yapısı olarak tanımlanan piyasa aktörleri yani rakipler başta olmak üzere, tedarik edenler ile müşteriler ve ekonomik kamu düzenin işleyişini bozan davranışlarında haksız rekabet oluşturacağı kabul edilmiştir. Nitekim yüksek mahkeme kararları incelendiğinde haksız rekabet hükümlerinin sadece rakiplerin ekonomik çıkarlarını korumadığını, rekabete dayalı ekonomik düzenin korunmasını amaçladığını belirtmiştir.
Diğer taraftan haksız rekabetin oluşumu için, rekabet kurallarını ihlal ederek haksız rekabet yaratan tarafın menfaat sağlaması da gerekli değildir. İhlalde bulunan tarafın, dürüstlük kuralına aykırı bir fiil neticesinde mağdur aleyhine zarar tehlikesini doğuracak bir durum oluşuyor ise haksız rekabet koşullarının oluştuğu kuşkusuz olup, rekabet kurallarını ihlal ederek haksız rekabet yaratan eylemi yapan tarafın da kusurlu olması gerekmemektedir. Bir başka anlatımla haksız rekabet failin kusurlu hareket etmesi aranmaz. Önemli olan yapılan eylemin, mağdur aleyhine zarar tehlikesini doğurup doğurmadığı ve objektif olarak dürüstlük kuralına aykırı olup olmadığıdır. Kusur haksız rekabet halinde açılacak tazminat davalarında aranacak şartlardandır. Söz konusu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, haksız rekabetin oluşması için, rekabeti etkileyen bir davranış olması, söz konusu davranışın dürüstlük kuralına aykırı veya aldatıcı olması, davranışın rekabet ortamını bozması, dürüstlük kuralına aykırı veya aldatıcı davranışın katılanlar aleyhine zarar tehlikesi doğurması ve haksiz rekabet sayılan fiille zarar veya zarar tehlikesi arasında illiyet bağının bulunması gerekmektedir.
Yukarıda da izah edildiği üzere hak hukuk düzenin vermiş olduğu yetkidir. Bir hakkın ihlali halinde de başvurulacak hukuki koruma yolu da hakkı ihlal edilen tarafın mahkemelere başvurarak kullandığı dava hakkıdır. Haksız rekabet hem kişilik hakkının ihlali, hemde haksız fiilin bir türü olduğundan kanunun koyucu ihlalin niteliğini gözeterek hakkı ihlal edilen tarafın hangi dava türlerine başvurabileceğini ayrı ayrı saymış, ihlalin niteliğine göre açacağı davanın türünü ve şeklini hakkı ihlal edilen tarafın seçimine bırakmıştır. Gerek Medeni Kanun kişilik haklarının ihlali halinde açılabilecek dava türlerini gerekse Borçlar Kanunu da zarar halinde açılacak dava türlerini saymıştır. Bunların dışında Türk Ticaret Kanunu da haksız rekabet varlığı halinde, fiilin haksız rekabet olup olmadığına ilişkin tespit, haksız rekabetin men’i, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına ilişkin kaldırma, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasına ilişkin imha davası, kusur varsa zarar ve zıyanın tazminine ilişkin maddi tazminat ve şartları varsa manevi tazminat olarak haksız rekabet halinde açılabilecek dava türleri olarak saymaktadır. Diğer taraftan mahkemelerde dava açabilmek için husumet ehliyeti yani taraf sıfatı bulunması gerekli olup davanın tarafları ancak dava edilen hakkın tarafları olabilir. Ancak Kanunun koyucu ekonomik olarak örgütlenmiş Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek Kuruluşları ile Kamu Yararı güden Dernek ve oluşumlara da üyelerinin menfaatini korumak için dava açma hakkı tanıdığı düzenlemelere gitmiş olup, nitekim Türk Ticaret Kanunun 56 maddesi de haksız rekabet halinde, bahsi geçen Kurum ve Kuruluşlara Haksız rekabetin Tespiti, men'i ve önlenmesi davası açma hakkı tanıdığı görülmüştür.
Diğer taraftan Kanunlar ana sözleşme tiplerini düzenleyerek unsurlarını tanımlamış olup, bunlardan biri olan simsarlık sözleşmesini de Borçlar Kanununun özel hükümlerinde düzenleyerek, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı sözleşme olarak tanımlamıştır
Yukarıdaki açıklamalar ve toplanan deliler ışığında somut olay bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın temelini davalı tarafın geliştirdiği ... ... adlı bilişim uygulaması kullanılarak yapılan yolcu taşımacılığının davacı oda mensupları aleyhine haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı noktasındadır.
Dava dosyasında bulunan, ... ... reklam çıktıları, ... ... araç sürücülerine, korsan taşımacılık nedini düzenlenen idari para cezalarıyla ilgili ... ... sürücülerinin sosyal medya paylaşımları, cevap dilekçesindeki davalı anlatımlar ile uygulamanın kullanım sürecine ilişkin bilgi ve görseller, ... ... Sürücü Kullanım Sözleşmesi, bilirkişi raporundaki tespitler dikkate alındığında, ... ... uygulaması üzerinden, sürekli olarak İstanbul içinde bir yerden bir yere ücret karşılığı yolcu taşınmasının yapıldığı uyuşmazlık dışıdır.
Yukarıda da izah edildiği üzere şehir içi yolcu taşımacılığı Kamu hizmeti niteliği bulunan taşımacılık türü olup, taşımacılığın nasıl ve kimler tarafından yapılacağı yasal ve idari düzenlemeler ile belirlenmiştir. Taksi hizmetlerinin sunulması ve yerine getirilmesi de kamu düzeninden görülerek plaka tahdidi yapılmış, plaka sahibi olmaya hak kazanmış ve bu hakka dayanılarak izin verilen kişilerin haricindeki kimselerin taksi taşımacılığı yapmaları yasaklanmıştır. Bir başka anlatımla, şehir içinde otomobille ücretli yolcu taşıma hakkı münhasıran taksi plakası olan ve ruhsat almış araçlara ait olup, bunların dışındaki araçların yapmış oldukları ücretli yolcu taşıma faaliyeti kanun emredici hükümlerine aykırıdır. Sadece tahdit edilmiş plakalara verilen ruhsat ile faaliyet gösteren araçlar, taksi faaliyetinde bulunabilme ve bu plakalı araçların dışındaki araçların şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyeti yasaklanmış olmasına rağmen dosyadaki ... ... Sürücü Kullanım Sözleşmesi, ... ... uygulamasına ilişkin görseller ile diğer bilgi ve belgelerden de anlaşıldığı üzere, davalının, dava konusu edilen ... ... uygulaması üzerinden, araç sürücüleri ve rota paylaşanlar olarak tanımladığı şehir içi yolculuk yapmak isteyen kişileri bir araya getirdiği, simsarlık sözleşmesi kurarak korsan taşımacılığı işinin yapılmasına aracılık sağladığı, daha sonrasında araç sahipleri ile yolcuların ... ... uygulaması üzerinden buluşarak korsan yolcu taşımacılığının gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Davalı şirketin, özel araç sahipleri ile "rota paylaşan" olarak tanımladığı şehir içi yolculuk yapan kişiler arasında, taşıma sözleşmesinin kurulmasına imkân hazırlayan ve kurulmasına aracılık eden ... ... Sürücü Kullanım Sözleşmesi, , sözleşme özgürlüğünü sınırlayan kanunun emredici hükümlerine ve kamu düzenine aykırılık taşıdığından kesin hükümsüzlük yaptırımına tabi olup, yapılan taşıma faaliyetleri de yasa dışı faaliyetlerdir.
Davalı taraf söz konusu bilişim uygulamasını geliştirdiğini ve bu uygulama üzerinden 'araç paylaşan' olarak tanımladığı araç sahipleri ile 'rota paylaşan' olarak tanımladığı yolcuları buluşturarak taşımacılık yapıldığını kabul etmekte ancak taşıma sözleşmesinin tarafı olmadığını ileri sürmektedir. Her ne kadar davalı taraf, ... ... uygulaması üzerinden yapılan taşıma nedeni ile ücret almadığını ve taşımanın tarafı olmadığını ve sözleşme ilişkisi kurduğu kişilerin yaptıkları taşımanın arızi ve hatır taşıması kapsamında kaldığını ileri sürmüş ise de, dosya içeriğinde mevcut görsellerden de anlaşıldığı üzere, taraflarca kararlaştırılan güzergah için ... ... uygulamasının tutar önerdiği, taraflar önerilen tutarda anlaşamazlar ise ilgili uygulama üzerinden tutarda artırma veya azaltma yapılarak taraflarca tutarın kararlaştırabildiği görüldüğünden yapılan taşımanın ücret karşılığı yapılan bir taşıma olduğu anlaşılmıştır. Bu bağlamda davalı şirketin, taşıma işleminin tarafları olan araç sahipleri ile yolcular arasındaki hukuki ilişkisi ve konumu incelendiğinde, davalı taraf ile araç sürücüleri ve yolcular arasında, Borçlar Kanununda tanımlanan Simsarlık sözleşmesi ilişkisi kurulduğu görülmüş, söz konusu sözleşmenin unsurları incelendiğinde en önemli unsurunun, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlenmesi, bunun karşılığında da ücrete hak kazanması olarak tanımlanmıştır. Davalının sözleşme ile üstlendiği söz konusu faaliyet ücret karşılığı yapılan faaliyettir . Davalı şirketin, ... ... uygulaması üzerinden araç sahipleri ve yolcularla sözleşme yaparak hem araç sahibi hem da yolculara belli yükümlülükler yüklediği, yapılacak yolcu taşıma işinde, aracın yaşı, şoförün sabıka kaydı sunması, öz çekim yaparak resmini sisteme yüklemesi gibi yükümlülüklür getirdiği, söz konusu yükümlülüklere uymayan sürücüye bilişim uygulamasını kapatarak sistemin dışına attığı görülmüş olup ilgili yükümlülükler dikkate alındığında, yapılan taşıma işinde, davalı şirketin bir araya getirdiği araç sürücüleri ile yolcuların buluşmasında ve taşıma sözleşmesinin kurulmasında mutlak hakimiyet sahibi olduğu ve taşıma sözleşmesinin tarafı konumunda bulunduğu da kuşkusuzdur.
Dolayısı ile davalı şirketin, ... ... uygulama üzerinden, simsarlık sözlemesi kurduğu araç sahipleri ile 'rota paylaşan' olarak tanımladığı yolculardan ücret almaması, yapılan taşıma faaliyetini davalı taraf yönünden hatır taşıması haline getirmez. Kaldı ki davalı tarafın kişiliği incelendiğinde, davalının, tüzel kişi olduğu ve tüzel kişi türlerinden ise bir amaca özgüllenmiş mal toplululuklarından olan şirket tüzel kişiliğine sahip olduğu ve şirket türlerinden ise Anonim Şirketi olduğu görülmüştür. Medeni Kanundaki tüzel kişilerle ilgili düzenlemeye göre tüzel kişiler ancak bir amaç için kurulabileceği anlaşılmaktadır. Nitekim Türk Ticaret Kanunun Anonim Şirketler bölümündeki hükümler incelendiğinde Anonim Şirketlerin kanunen yasaklanmamış her türlü ekonomik amaç ve konular için kurulabileceğini öngörmüştür. Diğer taraftan ticaret kanunun Anonim Şirketleri Tacir kabul etmiş, taciri de bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişi olarak tanımlayan hükümden öncede ticari işletmeyi de, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletme olarak kabul etmiştir. Bir başka anlatımla Anonim şirketler tacir olup ancak gelir elde etme amacı ile faaliyet gösterebilirler ve yasal karine gereğince de yaptıkları her iş ticari iş olarak kabul edilir. Söz Konusu yasal Karineler gözetildiğinde davalı tarafın ... ... uygulaması faaliyetinden yararlanarak üçüncü kişi taraflara aracılık ettiği taşıma işinden ücret almadığına yönelik savunması dikkate alınamayacaktır. Ayrıca davalının şimdilik ücret veya komisyon almaması ileride ücret istemesine engel teşkil etmeyecektir. Diğer taraftan bilirkişi raporundaki bilişim uzmanın tespitleri incelendiğinde, davalı şirketin, özel araç sahipleri ile rota paylaşan adı verilen yolcuları ... ... uygulaması aracılığı ile bir araya getirerek, her geçen gün artan ve belli yekün sayıyı aşan şekilde taşıma faaliyetine aracılık ettiği, davalı tarafından aracılık edilen taşıma faaliyetlerinin çoğalma hızı ve sayısı, sisteme giren araç ve yolcu sayıları dikkate alındığında söz konusu faaliyetin arizi nitelikten çıkarak büyük bir iş koluna ve organizasyonuna dönüştüğü, söz konusu iş ağının büyüklüğü ve taşıma hacmi gözetildiğinde, bu haliyle, ... ... adlı bilişim uygulaması aracılığı ile yapılan taşımların arızi nitelikte ve hatır taşımacılığı olarak kabul edilmesinin imkanı bulunmadığı kuşkusuzdur.
Haksız rekabet nedeni ile mensuplarının ekonomik çıkarlarını koruyabilmek adına, Kanunun koyucu, davacı odaya, Haksız rekabetin tespiti, men'i ile durdurma ve ortadan kaldırma davası hakkı tanımaktadır. Somut olayda da davacı taraf açmış olduğu davada, haksız rekabet yapıldığının tespitini ve haksız rekabet fiilinin men'ini istemektedir. Söz konusu davaların açılabilmesi için, hukuka aykırı bir eylemin bulunması ve söz konusu eylemin hak sahibinin hakkına zarar veya zarar tehlikesi vermesi ile eylemle zarar tehlikesi arasında illiyet bağının bulunması yeterli olup haksız rekabet eden tarafın kusurlu olması aranmadığı gibi hak sahibininde doğmuş bir zararı aranmaz. Haksız rekabet, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile yapılan ticari uygulamalardır. Haksız rekabetin oluşması için, rekabeti etkileyen bir davranış olması, söz konusu davranışın dürüstlük kuralına aykırı veya aldatıcı olması, davranışın rekabet ortamını bozması, dürüstlük kuralına aykırı veya aldatıcı davranışın katılanlar aleyhine zarar tehlikesi doğurması ve haksiz rekabet sayılan fiille zarar veya zarar tehlikesi arasında illiyet bağının bulunması gerekmektedir. Yukarıda da açıklandığı üzere şehir içi yolcu taşımacılığını münhasıran, yasal ve idari düzenlemeler çerçevesinde ruhsat alan ve yolcu taşıma tekili bulunan tahdit edilmiş plakalı araçlara verilmiş bir hak olup, diğer araçların yolcu taşımaları yasaklanmış olmasına rağmen, yolcu taşıması yasak olan araçlara ... ... uygulaması üzerinden aracılık yaparak yasa dışı taşımacılık yaptırması olayı, hiç kuşkusuz dürüstlük kuralına aykırı ve aldatıcı olup, davalı şirketin sübut bulan bu eylemi ile davalı oda mensuplarının rekabet ortamını bozarak rekabet hakkını ihlal ettiği böylelikle haksız rekabet fiilini işlediği anlaşılmaktadır.
Maddi bir hakka dayanarak açılan davada, haklılığını ileri süren tarafın dayandığı maddi vakaları ispat etmesi gerekmektedir. İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları çekişmeli vakıalar olup herkesçe bilinen vakıalarla çekişmesiz vaklar ispat edilmiş sayılır. Haksız fiillerde kusurun ve zararın ispat yükü zarara uğrayan tarafın üzerindedir. Haksız fiiller Hukuksal vaka olup her türlü delille ispat edilebileceğinden delil sınırlaması bulunmamaktadır. Her ne kadar ispat yükü ve ispat araçları kanunlarla belirtilmiş ise de, ispat yükü araçlarına ilişkin kuralının istisnaları da ön görülmüş olup en önemli istisnalarının başında kanuni ve adi karineler oluşturmaktadır. Adi karinelerin en başında gelenlerinden biri de Hayatın Olağan Akışı karinesidir. Yukarıda açıklandığı üzere davalı tarafın ... ... uygulaması ile yasa dışı taşımacılık olayına dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde aracılık ederek kanunlara aykırı davrandığından kusurlu hareket ettiği kuşku götürmez iken , diğer taraftan davacı oda mensuplarının münhasır pazarı olan taksi taşımacılığı pazarına, yetkisiz insanların girip kanunsuz olarak yolcu taşımaları, davacı tarafın pazar payının çalınacağı ve zarar edecekleri hayatın olağan akışı gereği olup, ... ... uygulaması nedeni ile davacı oda mensuplarının zarara uğradığı, dolayısıyla dava konusu edilen ... ... uygulamasının, özel araç sahipleri ile rota paylaşanlar olarak adlandırılan kişileri buluşturarak yasa dışı taşımacılığının yapılmasına ve haksız rekabetin oluşmasına imkan sağlayan sanal bir pazar yerine dönüştüğü anlaşıldığından davacının davasının kısmen kabulü ile davalı tarafindan sunulmakta olan ... ... uygulaması hizmetinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, ... ... uygulaması üzerinden yapılan haksız rekabetin men'ine , ... Uygulamasının, motosiklet kiralama faaliyetinden ibaret olduğu, söz konusu faaliyetin yolcu taşımacılığı içermediği anlaşıldığından ... Uygulamasına yönelik istemin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile
a)Davalı tarafindan sunulmakta olan ... ... uygulaması hizmetinin haksız rekabet oluşturduğunun TESPİTİNE, davalı tarafindan ... ... uygulaması üzerinden yapılan haksız rekabetin men'ine,
-... Uygulamasına yönelik istemin reddine,
b)Davalı tarafından hizmetinin sunulduğu https://.../ internet sitesi/mobil internet sitesi ve ''...'' isimli mobil uygulama üzerinden sunulmakta olan ''... ...''e yönelik haksız rekabet kararında belirtilen hükmün uygulamasının dışındaki ticari iş ve faaliyetlerine engel olmayacak şekilde infazının sağlayacak şekilde ERİŞİMİN ENGELLENMESİNE, bu hususta Erişim Sağlayıcıları Birliğine müzekkere yazılmasına,
c-Mahkemece verilen kararın infazının kesinleşmesi gerekmediğinden davacı tarafın TEDBİR TALEBİNİN REDDİNE
d-Dosyada 05/07/2023 tarihinde verilen GİZLİLİK KARARININ KALDIRILMASINA,
5-Hüküm tarihi itibari ile alınması gerekli 427,60-TL ilam harcından peşin alınan 179,90-TL'nin mahsubu ile bakiye 247,70-TL ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL peşin harç ve 179,90-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 359,80-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 40.507,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
9- Davalı tarafa karar nev'i nazara alınarak yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere karar verildi.19/07/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
*5070 Sayılı Kanun Gereğince Elektronik İmza İle İmzalanmıştır.*