T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/107 Esas
KARAR NO :2025/153
DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:12/02/2024
KARAR TARİHİ:26/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
İDDİA:
Davacı vekili, Müvekkili şirkete ... numaralı Nakliyat Emtea Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... Otomotiv Servis ve Tic. A.Ş. tarafından Almanya'da yerleşik ... adlı satıcı firmadan 13.12.2022 tarihinde poliçede listelenmiş ... numaralı faturalar karşılığı 2 kap / Brüt 189 KG muhtelif oto yedek parça cinsi emtia satın alındığını, sigortalı tarafından satın alınan emtianın Türkiye'ye hava taşıma yoluyla nakliyesi için ... ile anlaşma yapılmış ve ve davalı tarafından bu hizmet karşılığında sigortalıya 14.12.2022 ... numaralı navlun faturası düzenlendiğini, sigortalı emtia 13.12.2022 tarihinde davalı taşıyıcının sorumluluğunda ... Havalimanı'na getirildiğini, emtianın gümrük işlemleri 14.12.2022 tarihinde ... Gümrük Müdürlüğü tarafından tamamlandığını, emtianın 15.12.2022 tarihinde sigortalıya teslim edilmesi akabinde Hasarlı Parça Teslim Alma Tutanağı düzenlendiğini, tutanakta ... parça kodlu şanzımanın ezik ve yağlı şekilde teslim alındığı belirtildiğini, konu hasara ilişkin olarak taşıyıcı firma tarafından da hasar raporu düzenlenmiş olup raporda, emtianın yurt dışı tarafından yanlış istiflenme sonucunda hasarlandığı belirtildiğini, akabinde sigortalısı olan müvekkili şirkete zararın tazmini için ihbarda bulunduğunu, ... numaralı hasar dosya açıldığını, arz ve izah edilen nedenlerle; davamızın kabulüne, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili, Söz konusu uyuşmazlık, Almanya'dan Türkiye'ye müvekkil şirket tarafından ... numaralı konşimento tahtında taşıması gerçekleştirilen gönderinin hasara uğradığı iddiasına ilişkin olduğunu, iddia edilen hasarın tazmini hususunda, davacı tarafından hesaplanan ve belirtilen zarardan müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını. davaya konu uyuşmazlık uluslararası hava taşımacılığından kaynaklanmakta olup somut olaya 01.10.2010 tarihli ve 27716 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Hava Yoluyla Uluslararası Taşımacılığa İlişkin Belirli Kuralların Birleştirilmesine Dair Sözleşme hükümlerinin uygulanması gerekmekte olduğunu, müvekkili şirketin sorumlu olduğu kanaatine varılsa dahi, davacı tarafından da dava dilekçesinde belirtildiği üzere, Montreal Konvansiyonu kapsamında taşıyıcının sınırlı sorumluğu ilkesi gereği müvekkil şirketin hiçbir şekilde kabul etmediğini sorumluluğu sınırlı olduğunu, somut olayda taşımacının sorumluluğunu genişletecek hiçbir sözleşme hükmü mevcut olmadığını, taşıma riski için özel fayda beyanında bulunulmadığını ve ek ödeme de yapılmadığını, ... Nolu faturada yer alan taşıma bedelinden ve bedel detaylarından ve konşimentodan da özel fayda beyanında bulunulmadığı ve taşımacı tarafından farklı bir bedel taaahhüdü altına girilmediği açıkça anlaşıldığını, davacı taraf, dava dilekçesi ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı talebinde bulunmuşsa da işbu alacak talebi likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin de reddi gerektiğini, davacının talebinde %20'nin hangi bedel üzerinden hesaplanacağı belirtilmemiş olup hesaplanabilir nitelikte olmayan talebinin reddi gerektiğini, davacının ödeme tarihinden itibaren işlemiş ve işletilecek değişen oranlarda 1 yıla kadar vadeli kamu bankalarınca fiilen uygulanan azami mevduat faizi talebi de yerinde olmadığını, Montreal Protokolü’nün 23/1 maddesi mucibince, SDR'nin milli paraya çevrilmesi karar tarihindeki kurdan yapılmalı olduğunu, karar tarihinden itibaren faiz talep olunabilir, açık madde hükmü uyarınca SDR, karar tarihindeki kurdan milli paraya çevrilebileceğinden, ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinin hukuki temeli olmadığını, açıklanan ve mahkemece re'sen göze alınacak sebeplerle, haksız davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12/02/2024 tarih ve ... sayılı kararı görevsizlik kararı nedeniyle, dosya mahkememize intikal etmiş olup, mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapıldığı görülmüştür.
Bilirkişi heyeti tarafnıdan düzenlenen 01/12/2024 tarihli Nihai raporda özetle; Hukuki ve nihai karar tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapmış olduğumuz inceleme sonucunda, yukarıda arz ve izah edilen hususlar doğrultusunda, dava konusu somut olayda Heyetimiz, Davacının, poliçe teminatı kapsamında ödediği tazminatı, zarar sorumlularından talep ve dava hakkının bulunduğu, Davalı tarafından düzenlenen taşıma faturası gözetilerek davalının taşıyıcı sıfatının bulunduğu ve husumet yöneltilebileceği, Sigortalı emtianın hasarının dava konusu edilen taşıma sırasında meydana geldiği ve zarardan davalı taşıyıcının sorumlu olacağı, Davalı taşıyıcının sorumlu olacağı zarar miktarının 2.575,09.-Euro olacağı, Davalı taşıyıcının icra takip tarihi itibari ile mütemerrit olacağı, Kanaatine varılmaktadır. Keyfiyeti 6100 sayılı HMK 282 hükmü de gözetilmek kaydıyla ve 6754 sayılı Kanun’un md. 3/3 ile HMK md. 266/c.2 uyarınca bilcümle hukuki tavsif ve takdir tamamıyla ve münhasıran Sayın Mahkemeye ait olarak, yüce yargı makamının değerlendirmesine arz ederiz.
... İcra Müdürlüğünün ... Esaslı dosyası dosyası uyap sisteminden içerisine getirtilmiştir. Dosyanın incelenmesinde toplam 2.587,03-EURO için takip yapıldığı, ödeme emrinin 23/12/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içersinde 25/12/2023 tarihinde borca itiraz ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememize açılan iş bu dava İcra ve İflas Kanununun 67. maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Türk Ticaret Kanunu 1472. maddesinde"Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.
(2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur." hükmüne yer vermiştir.
Uyuşmazlık ; davacı sigorta şirketinin sigortalısı olan 3. Kişi ... Otomotive ait emtianın davalı taşıma şirketi tarafından havayolu ile taşındığı sırada hasarlanıp hasarlanmadığı hasarlanmış ise kusurun hangi tarafta bulunduğu davacı şirketin yapmış olduğu ödemenin hasar ile ve uluslararası hava taşımacılığı sözleşmesindeki varşova konvansiyonuna ve montroyel konvansiyonuna uygun olarak hasarın hesaplanarak ödeme yapılıp yapılmadığı ilgili sözleşmeler uyarınca davalı taşıma şirketinin sorumluluk miktarının ve limitinin ne kadar olduğu ve davacı sigorta şirketinin rücu hakkının doğup doğmadığı ve diğer taraftan davacı sigorta şirketi yaptığı ödemelerin hatır ödemesi niteliğinde olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşıldı.
Tarafların bildirdiği ve davada ileri sürülen vakaların ispatı için delil olarak gösterilen, nakliye emtiya sigorta poliçesinin, hasar tespit tutanağının, ekspertiz raporunun , üçüncü kişi şirkete yapılan ödeme makbuzlarının, taraflar arasındaki e-posta yazışmalarının, taşınan eşyaya ilişkin konşimento evrakının ve Hasar dosyasının dosyaya sunulduğu ve icra dosyasının celp edildiği görüldü
Davalı taşıyıcı şirket ile taşıtan üçüncü kişi arasında kurulan hava taşımacılığı sözleşmesi kapsamında, üçüncü kişinin taşıttığı emtiyanın hasar görüp görmediği, eşya hasarlanmış ise kusurun ve dağılımının nasıl gerçekleştiği ile taraflar arasındaki taşımacılığın niteliği kapsamında geçerli olan montreal sözleşmesi kapsamında, davalı taşıyıcı şirketin sorumluğunun doğup doğmadığı ve davacı sigorta şirketinin üçüncü kişiye ödediği hasar bedelini davalıya rucü edebileceği tazminat tutarının tespiti için dosya bilirkişiye havacılık taşımasında uzman ile sigorta konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyetinin dosyaya sunduğu raporun denetime el verişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde; Sigorta rücu davaları kanunundan doğan halefiyetten kaynaklanmakta olup uyuşmazlığın esasını oluşturan hukuki sebeplere bağlı olduğu hükümlere tabidir. Somut olaydaki uyuşmazlık taşımacılık sözleşmesinden kaynaklanan sözleşme uyuşmazlığı olup, davalıların sorumlulukların esası sözleşme sorumluluğuna dayanmaktadır. Mahkemece dosyaya celp edilen hasar dosyasından davalı taşıyıcı şirket ile üçüncü kişi taşıtan arasında Almanya Ülkesinden Türkiye ülkesine otomotiv yedek parçası eşyanın taşınması konusunda sözleşme kurulduğu, yanlış istifleme nedeniyle eşyanın taşınması sırasında eşyanın bir kısmının zarar gördüğü ve ilgili taşıma nedeni ile hasarlanan emtianın davacı sigorta şirketi tarafından emtia nakliyesi sigortası ile sigortalandığı, ve ilgili zararın davacı sigorta şirketi tarafından üçüncü kişi taşıtan şirkete ödemenin yaptığı uyuşmazlık dışıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın esasını davalı taşıyıcı şirketin yapmış olduğu taşıma nedeni ile hasarlanan emtiadan dolayı Montrael sözleşmesi kapsamında sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, sorumluluğu bulunuyor ise sorumlu olduğu tutarın ne kadar olduğu noktasındadır. Somut olayda dava konusu edilen kargonun davalı kargo şirketine teslim edildiği ve davalı şirketin söz konusu kargoyu teslim aldığı sırada kargonun hasarlı olduğuna dair her hangi bir itiraz kaydının bulunmadığı ancak kargonun üçüncü kişi taşıtan şirkete teslim edildiği sırada taşınan emtianın bir kısmının hasara uğradığının tespit edildiği ve ilgili hasar dolayısı ile tutanak tutulduğu dikkate alındığında taşınan emtianın taşıma sırasında hasarlandığı anlaşılmakta olup davalı taşıma şirketi de dosyaya aksini ispat edecek bir delil sunmamıştır. Taşıyıcı, taşıma faaliyetinin sonuna kadar yani emtiayı teslim almasından, ilgili kişiye teslimine kadar bakım ve gözetiminden sorumludur. Taşıyıcının bakım ve gözetim yükümlülüğü, yalnızca emtiayı taşımak değil, aynı zamanda emtianın varacağı yere hasarsız, sağlam olarak varmasını sağlamaktır. Taşıyıcı emtiayı teslim aldığı andaki durumunu muhafaza etmekle yükümlüdür. Taşıyıcı tescil ettirmiş olduğu emtianın ziya veya hasarından dolayı sorumludur. Bu sorumluluğun ihlali taşıyıcının bakım ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmediğini gösterir. Taşıyıcının yükü taşımak üzere teslim almasıyla birlikte sorumluluğu derhal başlayacak taşıyıcının yükü varma yerinde gönderilene teslim etmesiyle taşıma sözleşmesi sona ereceğinden, taşıyıcı sorumluluktan kurtulacaktır. Dava konusu taşımaya konu emtiaların davalı tarafından hasarsız olarak teslim alındığı, ambalaj yetersizliği iddiasının ispatlanmadığı, emtiaların alıcısına teslimine kadar geçen sürede hasarlandığı belgelenmiş olmakla, davalı taşıyıcının meydana gelen zarardan sorumlu olacağı anlaşılmış, Montreal Konvansiyonu 22/3 maddesine Özel Çekme Hakkı ile sınırlı olup özel çekme hakkı kapsamında taşınan yükün ağırlığı ile özel çekme hakkı sınırı olan 22 SDR ile üst sınırı üzerinden davacının davalı itirazları doğrultusunda karar duruşmasındaki kabulü de dikkate alınarak dava konusu yükün ağırlığı 89,2 kg olarak baz alınmış, davalının sorumluluk tutarı 89,2 kg *22 SDR 1.962,40 SDR olarak belirlenmiş, hasar tarihi itibari ile SDR kuru olan 24.8269 TL ile sorumluluk miktarı çarpıldığı ve euro talep edildiğinden hasar tarihindeki Euro kuruna bölündüğünde 1.962,40 SDR* 24,8269 TL / 19.8639 TL davacı sigorta şirketinin isteyebileceği tazminat tutarının 2.452,70-EURO olduğu anlaşıldığından davacının davasının kısmen kabulü ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının kısmen iptaline, takibin 2.452,70-EURO asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren değişen oranlarda kamu bankalarının EURO mevduat hesabına uygulanan yıllık işleyecek faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan kabil edilen asıl alacak üzerinden hesaplanan 14.608,77 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesinde Ayrıntıları ile Açıklandığı Üzere;
1-Davanın Kısmen KABULÜ ile; davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının kısmen iptaline, takibin 2.452,70-EURO asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren değişen oranlarda kamu bankalarının EURO mevduat hesabına uygulanan yıllık işleyecek faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan asıl alacak üzerinden hesaplanan 14.608,77 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 5.551,31-TL harçtan, peşin alınan 1.046,18-TL harç mahsup edilerek kalan 4.505,13-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 1.046,18-TL peşin harç, 427,60-TL başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Kabul-red oranına göre davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00-TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Kabul-red oranına göre davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 4.450,82-TL (red miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.622,00-TL yargılama gideri kabul ve red durumuna göre takdiren oranlayarak 11.018,50-TL'lik kısmının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine; arda kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin Kabul-red oranına göre 3.413,10-TL'nin davalıdan, 186,90-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.26/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır