T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/121 Esas
KARAR NO :2025/346
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:19/02/2024
KARAR TARİHİ:05/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; Davalıya ... poliçe numarasıyla sigortalı ... plakalı aracın 08.06.2023 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin kaza nedeniyle uğradığı değer kaybının tazmin edilmesi amacıyla sigorta şirketine başvurduğunu, kasko şirketinin müvekkilinin aracında 52.927,93-TL tutarında hasar meydana geldiğini tespit ettiğini ancak başvurunun zımnen reddedildiğini, müvekkilinin bağımsız eksperden aldığı raporda hasarının 103.000,00-TL olarak hesaplandığını iddia ederek; davanın kabulünü, şimdilik 100,00-TL değer kaybı tazminatının poliçe limitleri dâhilinde davalı şirketin temerrüt itibaren işleyecek avans faizinden aşağı olmamak üzere enflasyon faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 28.06.2008 gün ve 26920 Sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan yönetmeliğe göre çalışma usul ve esaslarının düzenlendiğini, yabancı plakalı araçların ...’de karşılaştıkları kazalarda şayet geçerli bir Yeşil Kart sigortaları mevcutsa Yeşil Kart sigortacıları adına kusur esasına göre zarar gören üçüncü şahısların hasarlarını Türk mevzuatına göre tedvir ettiğini, müvekkilinin hasarların tedvirinde araçların sahip veya sürücüleri adına hareket etmeyip kaza tarihini kapsayan geçerli yeşil kart sigortaları olması halinde yabancı sigorta şirketi adına hareket ettiğini, yabancı plakalı aracın kusurunun bulunmadığını bu nedenle kurumlarının da tazminat sorumluluğunun doğmadığını, dava konusu kazaya ilişkin müvekkili kurum nezdinde ... numaralı hasar dosyasının açıldığını, ... plakalı araç sürücüsü ...' nın kavşaklarda geçiş hakkı kurallarına uymayarak kazaya sebebiyet verdiğini, mini onarım ile giderilebilen basit kaporta, plastik tampon/parça onarımları değer kaybı kapsamında yer almadığını, değer kaybı tespiti için hasarlı aracın eski hasarlarının araştırılması gerektiğini ve araştırılırken ZMMS genel şartlara göre yapılması gerektiğini, son olarak müvekkili kurum nezdinde muaccel bir alacak oluşmadığından müvekkilinin temerrüde düşmediğini, bu nedenle talep edilen faizlere itirazlarının bulunduğunu iddia ederek; davanın usulden ve esastan reddini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesin, talep ve dava etmiştir.Makine Mühendisi/Trafik Bilirkişisinin 12/10/2024 Tarihli Raporunda Özetle; "Davacı ...’nın maliki olduğu dava Konusu ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ...’nın; 08.06.2023 tarihli çift araçlı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda; asli ve tam kusurlu olduğu ve kusur oranının %100 olduğu; davalı Sigorta Şirketinin ZMMS Sigortalısı ... Yabancı plakalı aracın Sürücüsü dava dışı ...’nun, 08.06.2023 tarihli çift araçlı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda atfı kabil kusurunun bulunmadığı ve kusursuz olduğu; dava konusu ... plakalı aracın kaza tarihi 08.06.2023 itibariyle değer kaybının, kadri marufunda 38.000,00-TL olacağı; tarafımca yapılan kusur değerlendirmesinde, dava konusu ... plakalı aracın sürücüsü ...’nın 08.06.2023 tarihli trafik kazasının meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş olduğundan, dava konusu ... plakalı araç maliki davacı ...’nın değer kaybı talebinin yerinde olmayacağı," görüş ve kanatine varılmıştır.
DELİLLER:
-Davacı tarafından sunulan; kaza tespit tutanağı, kasko hasar ekspertiz raporu, bağımsız eksperden alınan değer kaybı tespit raporu, davalı şirkete başvuru dilekçesi, sigorta poliçeleri, tramer çıktısı, ruhsat ve sürücü belgesi fotokopileri,
-Davalı tarafından sunulan; 13/12/2023 tarihli davacının başvurusuna verilen yanıt, poliçe ve hasar dosyası sureti,
-... SigortaA.Ş'den gelen 40/... numaralı dosyaya ait hasar dosyası suretini içerir müzekkere cevabı
-Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'den gelen ... plakalı araca ilişkin tramer kayıtlarını içerir müzekkere cevabı
-Bilirkişi raporu
-Arabuluculuk son tutanağı
-Tarafların beyan ve dilekçeleri
-Tüm dosya kapsamı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacı aracı ile yabancı plakalı aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle ortaya çıktığı iddia edilen değer kaybının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
2918 sayılı Yasanın 85 ve devam maddeleri gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Anılan yasal hükümlerden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Yabancı plakalı olup sigortası bulunmayan araçların bu yöndeki sorumluluğu ise davalı ... Bürosuna ait olacaktır.
Somut olayda trafik kazası davacının ana yola katılması esnasında, ana yolda seyreden araca çarpması şeklinde gerçekleşmiştir. Davacının tali yoldan ana yola katıldığı uyuşmazlık konusu olmayıp davacı, ana yola katıldıktan sonra kendi aracına yandan çarpıldığını, bu nedenle karşı yan sorumluluğunda bulunan aracın kusurlu olduğunu iddia etmektedir. Ancak alınan bilirkişi raporu, tutulan tutanak, sunulan fotoğraflar ve ilk çarpma noktasına göre davacının geçiş hakkına riayet etmediği, diğer aracın geçişini beklemeden yola katılmaya çalıştığı, davacının aldığı ilk darbenin sol ön çamurlukta olmasına göre ana yola kontrolsüz çıktığının anlaşıldığı, ilk darbenin iddia edildiği gibi yola çıktıktan sonra değil ilk çıkış anında alındığı, davacının ana yola çıkmadan evvel yol vermesi gerektiğine dair trafik işaretçisine uymamasından dolayı kazanın tamamen kendi kusuruyla meydana geldiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin 10/02/2025 tarihli celsesinin 1 ve 2 numaralı ara kararında davacı vekiline kaza tespit tutanağındaki karşı yan sürücüsünün yabancı dildeki beyanlarını Sırp dilinde bir yeminli tercüman tarafından tercüme edilerek dosyaya sunmak üzere 1 aylık süre verildiği ve evrakların sunulmasından sonra dosyanın ek rapor düzenlenmesi için kök raporu hazırlayan bilirkişiye tevdine karar verildiği, bu hususta davacı vekiline usul ve yasaya uygun olarak ihtarat yapıldığı, davacı vekilinin verilen süreye ve ihtarata rağmen Mahkememizce talep edilen bilgi ve belgeleri sunmadığı, bu ihtarat gereği kök rapora itiraz etmekten vazgeçilmiş sayıldığı, kaldı ki tutanaktaki beyanın kazanın meydana gelişine dair kabulü ortadan kaldırmayacağı anlaşılarak; davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;
1-Davanın Reddine,
2-Alınması gereken 615,40-TL maktu harçtan 427,60-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 187,80-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri 3.600,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı 05/05/2025
Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza