T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/123 Esas
KARAR NO: 2024/456
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 19/02/2024
KARAR TARİHİ: 01/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; 20/09/2021 tarihinde sürücüsü tespit edilemeyen ... plaka sayılı araç seyir halinde iken yaya olan müvekkili ... ...'a çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiği ve müvekkili ... ...'un yaralandığını, ... plakalı araç sürücüsü 2918 sayılı K.T.K.‘nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, ZMMS poliçesi kapsamında ... plakalı araç sürüsünün ...'nın sorumluluğunda olduğunu, müvekkili tarafından davalıya başvuru yapılmış olup davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin söz konusu trafik kazası nedeniyle, ... Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nden 10/11/2023 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %1 oranında malul kaldığını, müvekkilinin haksız olarak mağdur edilmeye devam edildiğini, müvekkilinin bu mağduriyetinin ve maluliyet zararının giderilmesi için sigorta şirketinden ZMSS kapsamında alacağı olan maluliyet tazminat miktarının bilirkişi marifeti ile hesaplanarak müvekkiline ödenmesi için dava açma mecburiyeti doğduğunu, tüm bu açıklanan nedenlerle davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile, maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla; 50-TL sürekli iş göremezlik, 25-TL geçici iş görmezlik, 10-TL sürekli bakıcı gideri
15-TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 100-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesini, yapılacak yargılama nedeniyle oluşacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava şartı noksanlığı nedeniyle dava usulden reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan belgeler; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın sebebiyet verdiği kaza sonucunda yaralanma oluştuğunu ispatlamaya yeterli olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile, müvekkili kurum, kaza tarihinde yürülükte olan ZMMS teminat limiti ile ve kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacı tarafça müvekkil kuruma başvuru esnasında sunulan sağlık raporuna itibar edilerek hüküm kurulması hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, rapor içerik bakımından mevzuat hükümlerine uygun olmadığını, kazanın ...'ta gerçekleştiği ve ...’da rapor vermeye yetkili hastaneler olduğu halde raporun ...'te bir hastaneden alınması iyiniyetten yoksun olup hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Yargıtay kararları gereği ret sebebi olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; maluliyet zararı, TRH 2010 mortalite tablosu esas alınarak, %1,65 teknik faize ve davacının vergilendirilmiş geliri bulunmadığından net asgari ücretlere göre hesaplanması gerektiğini, davacı meydana gelen kaza sonucu malul kaldığından bahisle geçici iş göremezlik tazminatı talep ettiğini, ancak geçici iş göremezlik, sağlık giderleri içerisinde yer alıp KTK ve Trafik Sigortası Genel Şartları gereği teminat kapsamı dışında olduğunu, işbu tazminatın SGK tarafından ödenmesi gerektiğini, davacının geçici iş göremezlikten dolayı maddi zararı bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile; geçici iş göremezlik tazminatına yönelik SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespiti gerekmediğini, davacının sürekli bakıcı ihtiyacı olduğunun tespit edilemediğini, davacının tedavi giderleri talebinden müvekkili kurumun sorumluluğu bulunmadığını, usule uygun bir başvuru bulunmadığından müvekkili kurum temerrüde düşürülmediğini ve dava açılmasına sebebiyet vermediğini, tüm bu açıklanan nedenlerle
davanın usulden ve esastan reddini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce savcılık dosyasının, hastane kayıtlarının, SGK kayıtlarının celp edilerek dosya kapsamına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, meydana gelen yaralanmaya sebep olan olayın trafik kazasından doğup doğmadığı, aracın verdiği zarardan davalı ...nın sorumlu olup olmadığı, kaza var ise tarafların kusur durumu ve davacının cismani zarara dayalı zararlarını davalıdan tazmini istemine ilişkindir.
2918 sayılı KTK'nın 91. maddesinde; motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, ... Yönetmeliğinin 9. maddesinde; trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için ...na başvurulabileceği belirtilmiştir.
..., plakası tespit edilemeyen veya zorunlu trafik sigortası bulunmayan bir aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda oluşan zarardan, araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olacaktır.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde,
Davacı vekilinin dava dilekçesindeki anlatıma göre 20/09/2021 tarihinde sürücüsü tespit edilemeyen ... plaka sayılı faili meçhul araç seyir halinde iken müvekkili yaya ... ...'un yaralanması sonucu kaza meydana geldiği, bu kaza nedeniyle davacı ... ...'un yaralandığı, trafik kazası ile ilgili yapılan tüm araştırmalara rağmen davacıya çarpan araç sürücüsünün tespit edilemediği ileri sürülerek cismani zarar talepli dava davalı ...na yöneltmiştir.
Davacı olaydan yaklaşık 1,5 yıl sonra şikayetçi olmuş, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/... Soruşturma, 2023/... Karar sayılı ve 30/05/2023 tarihli kararı ile ''Tüm dosya kapsamı incelenmekle, müştekinin şikayetine konu olayın 20.09.2021 günü gerçekleştiğini beyan ettiği, müştekinin beyanı doğrultusunda yapılan araştırmada iddia edilen plaka ve araç model bilgilerinin uyuşmadığının tespit edildiği, olay tarihi üzerinden yaklaşık bir buçuk yıl geçtiği, bu kapsamda tanık ve kamera kaydı bulma imkanı olmadığı, şüpheli üzerine atılı suçun Taksirle Yaralama suçu olduğu ve bu suçun takibinin şikayete tabi olduğu, TCK 73. maddesi gereği şikayete tabi suçlarda yetkili kimsenin altı ay içinde şikayette bulunmaması halinde soruşturma ve kovuşturma yapılamayacağının açıkça düzenlendiği, TCK'nın 73. maddesindeki muhakeme şartının gerçekleşmediği...'' kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır.
Kolluk kuvvetince tutulan kaza tespit tutanağı ile kaza yerinde iz emare görülmemiş, sürücünün aracıyla kaza yerinden ayrıldığı, tahmini kaza alanı ile trafik ışıkları arası 71 metre olarak tespit edildiği ve kaza anında trafik yoğunluğunun bulunmadığı, yaya ... ... ... plaka sayılı otomobilin kendisine çarptığını beyan ettiği, kazanın oluşumunda kural ihlalinin tespit edilmediğinin bildirildiği görülmüştür. Kaza tespit tutanağı 20/09/2021 tarihlidir. Kaza tespit tutanağına konu 63 plaka sayılı aracın kaza tarihlerin kapsar şekilde ZMM sigortası bulunmaktadır. Davacının şikayetinde ve dava dilekçesinde belirttiği "... plakalı gri bir flues araç" ise bu plakaya tanımlanan aracın modeli ve markası ile örtüşmemektedir. Nitekim ... plakalı araç için yapılan araştırmada aracın 1976 model oldmobile marka araç olduğu, sahibinin de yurt dışında yaşadığı anlaşılmıştır. 63 plakalı araç ise Tofaş marka bir araçtır.
Davacının iddia ettiği şekilde meydana gelen bir trafik kazasında ...nın sorumluluğunun doğabilmesi için plakası tespit edilemeyen aracın varlığı ve bu aracın kazaya sebebiyet verdiğinin davacı yanca öncelikle ispatlanması gerekir. Davacı vekilinin dava dilekçesindeki anlatımda 20/09/2021 tarihinde sürücüsü tespit edilemeyen ... plaka sayılı araç seyir halinde iken yaya ... ...'a çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğinin belirtildiği, davacının savcılığa verdiği 11/05/2023 tarihli ifadesinde, ''...... plakalı gri bir flues araç bana çarptı...' şeklinde ifade verdiği, mahkememizce yapılan araç tramer kaydı sorgusunda dava dilekçesi ile bildirilen aracın ... marka 1976 model hususi araç olduğu, davacının kolluk tarafından tutulan 20/09/2021 tarihli kaza tespit tutanağında ''Yaya ... ... ... plaka sayılı otomobilin kendisine çarptığını beyan ettiği''nin anlaşıldığı, kazaya neden olan araç plaka bilgilerinin savcılık ve kaza tespit tutanağına farklı şekilde bildirildiği, beyanın tek dayanağının davacı olduğu, Mahkememizce hem tensiben hem de 20/05/2024 tarihli celsesi ara kararı ile davacı tarafa ''Davacı vekiline olayın zorunlu trafik sigortası yapılması gereken bir araç nedeniyle meydana geldiğine, aracın niteliği ve özelliklerine, kazanın meydana geliş şekline, kaza anına dair delillerini sunmak üzere iki haftalık süre verilmesine'' karar verildiği, davacı vekilince ara karar gereğince somut, denetlenebilir bir delil sunulmadığı gibi hangi aracın kazaya sebep olduğuna dair de çelişkinin giderilmediği anlaşılmıştır.
Davacının dava dilekçesinde dayandığı deliller de gözetildiğinde bu aşamadan sonra olayı net bir şekilde ortaya koyacak tespitlerin dosya kapsamından ve kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen soruşturma dosyasından yapılmasının mümkün olmadığı, bir an için trafik kazasının varlığının sabit olduğu düşünülse dahi kazaya sebebiyet veren eylemlerde tespit edilemeyen araç sürücüsünün/araç plakasının kusurlu olup olmadığının tespit edilemeyeceği, bunun yanında tespit edilen araçlardan (63 plaklaı) birinin ise kaza tarihinde sigortasının bulunduğu, davacı tarafça somut bir delilin dosyaya sunulmadığı, davacı yaralanmasının trafikte seyreden ve zorunlu trafik sigortası bulunması gereken bir aracın kusuru ile kazaya sebebiyet verdiği hususunun ispatlanamadığı, meydana gelen kazaya karışan plakası tespit edilemeyen, zorunlu trafik sigortasız veya olay yerinden kaçan bir aracın varlığının ispatlanamadığı, hal böyle iken davalının sorumluluğuna gidilemeyeceği, mevcut delil durumuna göre de bu aşamadan sonra yeni delil elde edilemeyeceği anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri 3.600,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.01/07/2024
Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza