T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :2024/136 Esas
KARAR NO:2025/756
DAVA:Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:19/07/2017
KARAR TARİHİ:21/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu 19.07.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Davacı şirket, davalı şirketle akdetmiş olduğu 27.11.2015 tarihli sözleşme mucibince ... Tipi ... Seri Nolu makinayı davalı şirketten satın aldığını, 27.11.2015 tarihinde ücreti ödenen makina 01.01.2016 tarihinden kısa bir süre önce teslim alınmış olup, kurulumu da 18.04.2016 tarihinde yapıldığını, kurulum için 18/04/2016 tarihinde davalı şirket tarafından yönlendirilen servis 4 günlük çalışma neticesinde yeni alınan makinadaki eksiklikleri ... nolu rapor ile tespit ettiğini, davalı şirket tarafından tanzim edilen ... nolu rapordaki eksikliklerin giderilmesi zamanında, makinadaki eksik parçalar 23.06.2016 tarihinde gelmiş olup, servis ekibinin 2 günlük çalışması neticesinde yine makinadaki sorunlar giderilemediğini, makinadaki eksikliklerin bütün bildirimlere rağmen giderilmemesi sebebiyle üründeki ayıpların tespiti zımmında davaçı şirket tarafından ... ticaret odasına başvuruda bulunulmuş olup ... ticaret ve sanayi odası'nın 26.08.2016 tarihi, 2467-2/1 sayılı ekspertiz raporunda da ürünün ayıplı olduğu tespit edildiğini, davacı üründeki ayıpları davalıya bildirmişse de davalı tarafından etkili bir çözüm sunulmadığını ve davacının mağduriyeti ürünü teslim aldığı günden beri devam ettiğini, davacı ....Noterliği'nin 01.06.2017 Tarih ... Yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalı şirkete ürünün aynıyla değişimi aksi halde satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek bedelin iadesi konusunda ihtarname göndermişse de davalı şirket tarafından ürünün ayıpsız benzeri ile değiştirilmesini veya ürün teslim alınmak kaydı ile bedelin iadesi konusunda herhangi bir adım atılmadığını, davalı yan ihtarnamenin tebliğini izleyen 3 iş günü içerisinde ayıplı ürünün değiştirilmesi hususunda ihtarnameye herhangi bir cevap vermediğini, işbu sebeple sözleşme tarafınca tek taraflı olarak feshedildiğini, davalı yanca ürünün alınmasını ve bedelin iadesi konusunda da herhangi bir cevap gelmemiş olup işbu davayı açma gereği hasıl olduğunu, davacı tarafından dava konusu ... Tipi ... seri nolu makina için 190.100,00-TL ödendiğini, sözleşmenin feshi ile birlikte söz konusu ürünün davalı şirkete iadesini, taraflarınca ödenen 190.100,00- TL'nin de 10.06.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile iadesini talep etme gereği hasıl olduğunu..." talep ve dava etmişlerdir.
Davalının davaya cevap vermediği görüldü.
Mahkememizce tüm deliller toplandıktan sonra; " İş bu davanın Kısmen Kabulü ile dava konusu makinanın aynen iadesi koşulu ile 190.000,00-TL nin 05.07.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazla istemin reddine," karar verilmiştir.
Bu karar davalı vekilince süresi içerisinde istinaf edilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 43. Hukuk Dairesinin 2020/2087 Esas, 2023/1360 Karar sayılı 07/12/2023 tarihli ilamı ile kaldırılmıştır. Kaldırma ilamında özetle; "Mahkemece davalı şirketin sicil adresi sorulmaksızın dava dilekçesi ve tensip zaptının tebliğ edildiği adrese doğrudan TK'nın 35. maddeye göre yapılan tebligat usulsüzdür. 6100 Sayılı HMK'nın 27.maddesi hükmüne göre, davanın taraflarını dinlemeden, onları iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hüküm verilemeyeceği aksi durumun, davalının savunma hakkının ihlal edilmesine yol açacağı gözetilmeden karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu durumda mahkemece öncelikle davada usulüne uygun taraf teşkili sağlanıp, davalının göstereceği deliller de toplandıktan sonra ve davaya konu makinenin nerede olduğu hususu da aydınlatılmak suretiyle karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve taraf teşkilinin yasaya uygun şekilde sağlanarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair hüküm kurulduğu" gerekçesi ile mahkememiz hükmünü kaldırmıştır.
Mahkememizce kaldırma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiştir.
Davalı vekili Mahkememize sunmuş olduğu 13/03/2024 tarihli dilekçesinde özetle; Mahkememizce ... E. İle yargılaması tamamlanan dosyada davacının, müvekkil şirektten satın almış olduğu makinenin ayıplı olduğunu ve bu sebeple sözleşmeyi tek taraflı şekilde feshettiğini iddia ederek; makine bedeli olan 190.100,00-TL ile dava tarihine kadar uğramış olduğu müspet ve menfi zararların müvekkil şirketten tahsilini talep ettiğini, yapılan yargılama esnasında müvekkil şirkete usulüne uygun bir şekilde tebligat yapılmayarak, delillerinin toplanmayarak tahkikatın tamamlanmış olduğunu ve dava konusu makine üzerinde inceleme dahi yapılmaksızın davanın kabulüne karar verildiğini, gerekçeli karara karşı taraflarınca istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, kararın usulden kaldırılarak yeniden inceleme yapılması için Mahkememize gönderildiğini, davanın tarihinde makinede hiçbir ayıp bulunmadığını, dosya kapsamında görevlendirilen bilirkişilerin dava konusu makineyi incelemeksizin rapor tanzim ettiklerini, bilirkişi heyetinin makineyi dahi görmeden evrak üzerinden ayıp incelemesi yaptığından dolayı bu hususu tespit edemediklerini, davacı tarafın makinenin ayıplarının giderildiği beyanı ile ücretsiz onarım hakkını kullandıklarını, bu beyanda anlaşılması gerekenin müvekkil şirket tarafından makinede tespit edilen problemlerin tamamının giderilmiş olduğunu, istinaf ilamı doğrultusunda Mahkememizce dava konusu makinenin bilirkişi marifetiyle incelenmesi ve yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğini, arz ve izah edilen tüm bu nedenlerle; Davacının hak ve hukuka aykırı davasının reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Dava, satılan makinenin ayıplı olması nedeniyle bedel iadesi ile maddi tazminat davasıdır.
Dava dilekçesinin ve istinaf ilamının usulüne uygun olarak davalı tarafa tebliğ edildiği, tarafların sunmuş oldukları tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişiden ek rapor aldırılmıştır.
Bilirkişinin düzenlediği 16/12/2024 tarihli 7 sayfadan ibaret ek raporunda özetle; Dava konusu Kanada menşeili, ... marka ... tipi termoplast paketleme makinesindeki arızaların ve ayar sorunlarının 06.08.2017 tarihinde verilen servis ile iyileştirildiği ve servis formu düzenlenerek kayıt altına alındığı; makine normal çalışır hale getirilerek davacıya teslim edildiği için eşdeğeri ile değiştirilmesi veya geri alınarak peşin ödenen 190.100,00 TL bedelin iade edilmesi talebinin yerinde olmadığı; Davacı alıcının taraflar arasındaki sözleşmede olmayan kar kaybı dolaylı zararını talep edemeyeceği; Davacı tarafından .... Noterliğinden gönderilen, makinenin ayıplı olduğu ve ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 işgünü içinde eşdeğeri ile değiştirilmesinin veya geri alınarak 190.100,00 TL peşin ödemenin iade edilmesinin istendiği ihtarnamenin 05.06.2017 tarihinde tebliğ edildiği ve taraflar arasındaki ilişkinin ticari bir iş olduğu dikkate alındığında, davacının tazminat talep etme hakkı olsa TTK-1530/4/a maddesi gereğince alacak talebinin tebliğini takip eden 30 günün sonunda 05.07.2017 tarihinde davalı borçlunun temerrüde düşeceğinin mahkemenin takdirinde olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
Yargılama devam ederken Davacı vekili Mahkememize sunmuş olduğu 16/01/2025 tarihli makine bedelinin iadesinden vazgeçme dilekçesi ile; iş bu davanın ikame edilmesinin üzerinden 8 yıl geçmiş olup, gelinen süreçte makinenin defalarca onarılmış olduğunu ve müvekkili şirket tarafından kullanılmaya devam edildiğini, bu sebeple makinenin teslimi ve bedelinin iadesi talebinden vazgeçtiklerini belirtmiştir.
Davacının zarar miktarının tespiti amacıyla mahkememizce dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş ancak davacı tarafça delil avansı ikmal edilmediğinden inceleme yapılamamıştır.
Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde; taraflar arasındaki hukuki ihtilaf, davacı yanın davalı ile yaptığı 27.11.2015 tarihli ticari sözleşme gereğince ... Tipi, ... seri no.lu makineyi satın aldığı, makinanın ihbar üzerine bakıma alındığı ancak tamir edilemediğinden makine bedeli için ödenen 190.100,00 TL ile 9.900,00 TL kullanamama bedeli olmak üzere toplam 200.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalı yandan tahsili isteminden kaynaklandığı, yargılama devam ederken davacı tarafça 16/01/2025 tarihli dilekçesi ile davaya konu makine bedelinin iadesi isteminden vazgeçtiği, davalı tarafça 16/09/2025 tarihinde yapılan mahkememizin 4 nolu celsesinde davacının vazgeçme beyanının kabul edildiği anlaşıldığından davaya konu makine bedeline ilişkin talebine ilişkin davanın, HMK 123. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Davacının makinenin kullanılmamasından kaynaklanan zararlarının tazmini talebine ilişkin olarak gerek bozma öncesi alınan bilirkişi raporunda gerekse de bozma sonrası alınan bilirkişi ek raporunda davacının makineyi kullanamaması sebebiyle meydana gelen zararın hesap edilmediği, mahkememizce bu yönde hesaplama yapılması amacıyla mali bilirkişi ve sektör bilirkişiden rapor aldırılmasına karar verilmiş ise de davacı tarafça bilirkişi ücretinin mahkememiz veznesine yatırlmadığı, dolayısıyla bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı, tüm dosya kapsamında anılan zarara ilişkin zarar miktarını ispat edemediği anlaşıldığından bu yöndeki talebinin reddine karar verilmiştir
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının, davaya konu makine bedeline ilişkin talebine ilişkin davanın, HMK 123. Maddesi gereğince açılmamış sayılmasına,
2-Davacının müspet ve menfi zarar talebinin, ispatlanamadığından reddine,
3-615,40-TL karar harcının peşin alınan 3.415,50-TL den düşümü ile kalan 2.800,10-TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davalı tarafından yapılan 88,70-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 9.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır