T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/158 Esas
KARAR NO :2025/177
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:29/02/2024
KARAR TARİHİ:05/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
İDDİA:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; davacı bakır, kalay, kurşun, alüminyum, plastik alım-satımı yapan bir ticari firma olduğunu, müvekkilleri ile davalı firma arasında yapılan ticari işlemler sonucunda bir cari hesap ilişkisi doğmuş ve davalı firmaya fatura düzenlendiğini, 26.09.2023 tarihli son faturada davalının borcu 48.584,64 TL olarak belirtildiğini, ancak davalı firma bu borcu ödemediğini, müvekkilleri borcun tahsili için 23.01.2024 tarihinde ... İcra Müdürlüğü'nde ilamsız icra takibi başlattığını, ancak davalı borçtan dolayı itirazda bulunmuş ve icra takibi durdurulduğunu, arabuluculuk yolu da denenmiş, ancak anlaşma sağlanamadığını, müvekkilleri davalının itirazlarını haksız ve yersiz bulmakta olup, bilirkişi incelemesiyle haklılığının ortaya çıkacağını, borcun ödendiğini iddia eden davalının durumu yazılı delillerle kanıtlaması gerektiğini, davalı ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takibine yapmış olduğu borca, faize ve faiz oranına itirazlarının İptali ile takibin devamına, davalının asıl alacağın 9020'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini...” talep ve dava etmişlerdir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf 26.09.2023 Tarihli 15.767,50 TL bedelli faturayı tanzim ederek müvekkillerine gönderdiğini, faturada cari hesap bakiyesinin 48.584,64 TL olarak da belirtildiğini, müvekkilleri şirketin faturaya ve içeriğine herhangi bir itirazının olmadığını beyan edildiğini, her ne kadar TTK m.21/2 “ye göre itiraz edilmeyen fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılacağın karine olarak kabul edilmişse de, bu hususun sadece fatura münderecatını kapsadığı, faturaya konulan cari hesap bakiyesi ile ilgili ibarenin kabulü anlamına gelmediğini kabul manasına gelmemek kaydı ile, davacının bu husustaki iddinsı dikkate alınsa dahi, itiraz edilmemesi varsayılan miktarın fatura bedeli olan 15.767,50 TL. Olması gerektiğini, kaldı ki davacı taraf icra takibinde cari hesap alacağı olduğunu beyan etmişse de icra dosyasına bu iddiasını destekler fatura, belge, doküman, vb. de sunmadığını, ayrıca TTK 89/2 "cari hesap sözleşmesi yazılı yapılmadıkça geçerli olmaz” hükmünü içermekte olup, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi de bulunmadığını, davacı tarafın iddiaları yargılamaya muhtaç olup, ancak tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde açıklığa kavuşacağını, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, davacı tarafın asıl alacağın Ye 20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline, karar verilmesini...” talep ve savunmalarında bulunmuşlardır.
DELİLLER
1-Bilirkişi Raporu.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 10/01/2025 tarihli raporda özetle; davacının 2023 yıllına ait ticari defterlerinin e-defter olduğu, beratlarının uygun ve suresinde tasdik ettirildiği, davacının incelenen kendi ticari defter dökümlerine göre takip tarihi olan 26.12.2023 tarihi itibariyle davalı yandan 48.584,64 TL bakiye alacaklı olduğu, hesap sıfırlandıktan sonra yani 06.07.2023 tarihinden başlayarak dosyaya sunulu olan faturalara göre davacı tarafından davalıya 5 adet fatura düzenlenmiş ve bu faturaların toplam tutarı 49.137,02 TL olduğunun müşahede edildiği, bu tutara karşılık davalı tarafından yapılan bir ödemenin dosya içeriğinde rastlanmadığı, bu bağlamda, 06.07.2023 tarihinden başlayarak düzenlenen 5 adet faturaya karşılık dava dosyasında bir ödeme görülmediğinden, Davacının Davalıdan takip tarihi olan 26.12.2023 tarihi itibariyle 48.584,64 TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememize açılan iş bu dava İcra ve İflas Kanununun 67. maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Uyuşmazlık; taraflar arasındaki ticari satım sözleşmesi bulunup bulunmadığı ticari satım sözleşmesi var ise davacı satıcının cari hesabın dayanağı faturalardaki yazılı emtiaların davalı alıcıya tesliminin gerçekleşip gerçekleştirilmediği davalı alacaklı malları teslim almış ise karşılığı olan bedeli davacı satıcıya ödeyip ödemediği ve bu nedenle düzenlenen fatura alacaklarından kaynaklı olarak ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas dosyasından başlatılan takibe yönelik itirazın yerinde olup olmadığı, davacının davalı tarafta alacağı bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür.
Tarafların dayandıkları vakaların ispatı için delil olarak ileri sürdükleri, davacının davalıya düzenlediği uyuşmazlık konusu alacağın dayanağı faturaların ve açık hesap ekstrelerinin dosyaya sunulduğu icra dosyasınında celp edildiği görüldü.
Taraflar arasındaki ticari taşıma sözleşmesinden kaynaklı olarak davacının davalı tarafta alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için dosyada SMMM bilirkişisinden alınan raporun denetime açık v hüküm kurmaya elverişli olduğu görülüdü.
Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde; dava dilekçesi ile dosyadaki konşimento belgeleri ile e- posta yazışmalarından taraflar arasında taşımacılık sözleşmesinin bulunduğu ve davacının davalıya ait emtiayı taşıdığı uyuşmazlık dışıdır. Taraflar tacirdir ve tacirler yasanın ön gördüğü defter ve belgeleri tutmak zorunda olup hem TTK hem de HMK tacirler yönünden usulüne uygun tutulan ticari defterleri delil olarak kabul eden düzenlemelere yer vermiştir. HMK 222/3 maddesi gereğince ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olmasını aramaktadır. Somut olay da SMMM bilirkişisinin dosyaya sunmuş olduğu rapordan da anlaşıldığı üzere taraflar arasında ticari satım sözleşmesi bulunduğu, davacının davalıya bir kısım bakır malzemesi sattığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafın defter ve belgelerinin usulüne uygun tutulduğu davacının defterlerine göre davalı taraftan 48.584,64 TL alacaklı gözüktüğü davalı tarafın cevap dilekçesi vermediği ve davayı takip etmeyerek defter ve belgelerini ibraz etmediği davalının borcu sönümlendirdiğini ispata yarayan başkada delil sunmadığı anlaşılmıştır. Davacının usulüne göre tuttuğu defter ve belgelerine göre davalı taraftan 48.584,64 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile, davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının iptaline, takibin 48.584,64 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan asıl alacak üzerinden hesaplanan 9.716,92 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ve şartları oluşmadığından Kötüniyet Tazminat taleplerinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
DÜZELTME: Mahkememizin 05/03/2025 tarihli duruşma 1 no.lu ara kararı her ne kadar "... davalı aleyhine başlatılan ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına.....'' yazılmış ise de maddi hata sonucu sehven icra müdürlüğü ve icra dosya numarası yanlış yazılmış olup, gerekçeli kararda "...davalı aleyhine başlatılan ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına...." şeklinde düzeltme yapılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesinde Ayrıntıları ile Açıklandığı Üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının iptaline, takibin 48.584,64 TL Asıl alacak, üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte devamına,
2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan asıl alacak üzerinden hesaplanan 9.716,92 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Şartları oluşmadığından Kötüniyet Tazminat taleplerinin reddine
4-Karar ve ilam harcı 3.318,81-TL nin peşin alınan 791,31-TL den düşümü ile kalan 2.527,50-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan 1.218,91-TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 5.180,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair; Asıl dava ve birleşen dava yönünden Davacı/birleşen davada davalı vekili ve Davalı/birleşen davada davacı vekili yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere karar verildi. 05/03/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır