T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/171 Esas
KARAR NO: 2024/130
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 06/03/2024
KARAR TARİHİ: 08/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; 30.11.2022 tarihinde .... ili ... Kesişimi adresinde, alacaklıya ait yeraltı güzergah ve...kablosunun borçlunun yaptığı yağmur suyu kazı çalışması sebebiyle meydana gelen hasarın tazminini talep etme zorunluluğu doğduğunu, davacı şirketin, hasarın tazmini ...19. İcra Müdürlüğü nezdinde...E. numarası tahtında icra takibi başlattığını, hasarlar nedeniyle davacı müvekkil şirket çalışanı ...ve ... tarafından Hasar Tespit Tutanağı düzenlendiğini, hasar sebebiyle müvekkili şirket zarara uğramış olup, verdiği verilen hizmetlerin aksamaması adına onarım gerçekleştirildiğini, davalı ise icra takibine ve borca haksız şekilde itiraz ettiğini, itirazın iptali davasını ikame etmeden davacı müvekkil, dava şartı olan zorunlu ticari arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, Haklı davamızın kabulü, davalının icra takibine yapmış olduğu haksız itirazın iptaline, ... 19. İcra Dairesi ... E. sayılı icra takibinin devamına, davalının icra takibine konu asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, haksız fiil iddiasıyla meydana gelen zararın tahsili için başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.
Memur ve diğer resmi görevlilerinin kamu görevlisi sıfat ve kapasiteleri dışında özel bir kişi olarak, özel hukuk hükümlerine göre, özel işlerini yaparken üçüncü kişilere verdikleri zarardan doğrudan doğruya kendileri sorumludur (Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 12. Bası, İstanbul 2010, s. 590 vd.). Diğer bir deyişle, bir kamu hizmetinin görülmesi sırasında, Devlet memurunun veya ajanının hizmet kusuru sayılabilecek bir tasarruf veya eylemi nedeniyle üçüncü kişiler zarar görürlerse, olay adli kazanın görev alanı dışında kalır; idare aleyhine idari yargı merciinde tam yargı davası açılmalıdır (Tekinay Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop, 7. Bası, İstanbul 1993, s. 504- 505).
Davacının iddiası da davalı yanın kamu hizmetini kusurlu görmesi iddiasına dayalı olarak ileri sürülmüş ve meydana gelen zararın tahsili talep edilmiştir.
Uyuşmazlık Mahkemesinin 2021/28 Esas, 2021/144 Karar sayılı ve 05/04/2021 tarihli ilamı ile, ''... Kamu hizmeti yürüten idarenin bu hizmeti yürüttüğü sırada verdiği zararın tazmini istemiyle açılan dava, kamu hizmetinin yönetimine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, bu hizmetin yürütülmesinde hizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının saptanmasını gerektirmektedir. Bu hususların ise idare hukuku ilkelerine göre yapılabileceğinden, 2577 sayılı Kanun'un ilgili maddesi kapsamında bulunan tam yargı davasının görüm ve çözümünde idari yargı yeri görevli bulunmaktadır. Uyuşmazlık Mahkemesi 2004 sayılı Kanun'un değişik 67. maddesine göre açılan itirazın iptali davasının görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu yönünde kararlar verilmiş ise de, 2004 sayılı Kanun'un 42. maddesinin 3. fıkrasında yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin ... tarihli ve ..., ... sayılı kararı doğrultusunda; idari yargının görev alanına giren konulara ilişkin uyuşmazlıkların, itirazın iptali davası yoluyla görülmesi mümkün olmadığından içtihat değişikliğine gidilmiştir. Bu durumda davalı idarenin hizmet kusuru nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemi niteliğindeki davanın idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.'' hükmü düzenlenmiştir. Mahkememizin dosyasında taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığı anlaşıldığından, Uyuşmazlık Mahkemesince verilen içtihat değişikliği de gözetilerek davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Hizmet kusurundan kaynaklanan uyuşmazlığın idari yargı yerinde görülmesi gerektiğinden 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden reddine,
2-Alınması gereken 427,60-TL maktu harcın 782,07-TL peşin harçtan düşümü ile artan 354,47-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
4-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, varsa artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.08/03/2024
Katip Hakim
e-imza e-imza