T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/242 Esas
KARAR NO:2025/199
DAVA :Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ:04/04/2024
KARAR TARİHİ:10/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... Nolu nakliyat emtia Blok Sigorta Poliçesi ile sigorta güvencesi altına aldığı ... A.Ş'ye ait cam emtiasının davalının taşıyıcısı olduğu Türkiye-Romanya sevkiyatında hasara uğradığını, hasardan ve meydana gelen zarardan davalının sorumlu olduğunu, meydana gelen hasar nedeniyle müvekkilinin tespit edilen 315,99-EURO hasar tazminatını ödediğini ve sigortalısına halef olduğunu, bu nedenle davalıya rücu etme zorunluluğu doğduğunu iddia ederek; davanın kabulünü, 315,99-EURO’nun 25.07.2023 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun 4-a maddesi uyarınca işletilecek faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davanın bir yıl içinde açılması gerektiğinden zamanaşımına uğradığını, hasarlı emtianın sovtaj değerlendirilmesine tabi tutulması gerektiğini, müvekkilinin forwarder olarak hareket ettiğini, ... A.Ş'nin sevkiyatlarını organize ettiğini, yüklemeyi yapan firma olmadığını, yüklemenin davacının sigortalısı tarafından yapıldığını, hasarın ambalaj hatasından kaynaklandığını, kusur anlamında müvekkiline atfı mümkün kusur olmadığını, hatta sigortalı şişecam firmasının hatalarının ne olduğu hususunda müvekkili şirketten destek istediklerini, fiili taşıyıcının zararın öngörmesi ve önlemesinin mümkün olmadığını iddia ederek; zamanaşımı itirazlarının kabulünü, davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Karayolu Taşıma Uzmanı Bilirkişinin 18/09/2024 Tarihli Raporunda Özetle; "Taraflar arasındaki ihtilaf noktalarının; davacı sigorta şirketinin davalı şirket tarafından organize edilen taşıma sürecinde ortaya çıktığı ileri sürülen hasar nedeniyle sigortalısına ödediği tazminatı, rucüen davalı şirketten tazmin etmesinin mümkün olup olmadığı, mümkün ise miktarının ne olduğu hususlarında ortaya çıktığının anlaşıldığı, davacının yürürlükte ve geçerli olan bir poliçe ile teminat altına alınan sigortalısının zararını, sigortalısı lehine yaptığı 315,99-EURO para transferiyle ödemiş olmasından dolayı işbu davayı, TTK m. 1472 gereğince, ödediği miktar ile sınırlı olmak üzere, sigortalısına halef olarak açma yetkisinin bulunduğunun değerlendirildiği, davalı ... şirketinin, dava konusu taşımaya ilişkin CMR belgesini kaşe ve imza ederek düzenlemiş olmasından dolayı emtianın taşınması için yönlendirdiği...- ... plakalı araç başka bir taşıyıcıya ait olsa ya da emtia fiilen başkası tarafından taşınmış olsa bile davalı ...şirketinin taşıma edimini üstlenmiş olmasından dolayı akdi taşıyıcı olarak işbu davanın kendisine yöneltilebileceğinin değerlendirildiği, CMR belgesine alıcı tarafından hasar şerhi düşülmüş ve araç plakası görülecek şekilde ve araç üzerinde kırılmış paletin gösterildiği fotoğraflar bulunmasına göre alıcının hasar itirazı kaydı ile emtiayı teslim almasından dolayı hasarın taşıma süreci içinde meydana geldiğinin değerlendirildiği, şişe emtiasının ambalaj ve/veya istifleme hatasından ve aynı zamanda kasanın tekerleğin üzerine gelen yerine konumlanmasından dolayı yedi sıra istifin en altta kalan sırasındaki paletin kırıldığı; somut olaya konu ambalaj ve istif yetersizliğinin şoför tarafından görünüşe göre yapılacak kontrollerde fark edilmesinin mümkün olmayacağı, yetersiz ambalaj istife konu olmuş emtianın, kasanın tekerleğin üzerindeki kısmında konumlandırılması (buradaki devinimlere mukavemet ve absorbe edecek şekilde desteklenmesi halinde bu kısma da yük konulabilir) ve buradaki yüklerin normal trafik sürecinde araç devinimlerini diğer yüklere göre daha fazla etkilenmesini önleme imkanının olmamasından dolayı CMR m.17/2 gereği davalı taşıyıcının somut zarardan sorumlu olmadığının değerlendirildiği, dava konu hasar miktarı bakımından 315,99-EURO zarar hesaplamanın; poliçe muafiyeti, emtia faturası, CMR belgesi ve hasar fotoğrafları gözetildiğinde yerinde ve gerçek zarar ilkesine uygun olduğunun değerlendirildiği, davacı 3095 sayılı Kanun hükümlerine göre yabancı para alacaklarına ilişkin temerrüt faizi oranında faiz talebinde bulunmuş olmasına rağmen Yargıtay uygulamasına göre CMR kapsamındaki taşımalarda yabancı para üzerinden talepte bulunulması halinde CMR m. 27 gereğince faiz yıllık %5 oranında uygulanması gerektiğinden davacının talebinin yıllık %5 oranını aşmamak üzere şeklinde anlaşılabileceği, davacının fiili ödeme tarihinden itibaren faiz talebinin ise Sayın Mahkemenin takdirinde olduğunun değerlendirildiği," görüş ve kanaatine varılmıştır.
Karayolu Taşıma Uzmanı Bilirkişinin 25/01/2025 Tarihli Ek Raporunda Özetle; "Sayın mahkeme ek görevlendirmesi kapsamında davacı yan itirazları incelenmiş ve değerlendirilmiş olup, Kök rapor sonuç ve kanaatlerini değiştirecek yeni bir değerlendirme bulunmadığı," görüş ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLER:
-Davacı tarafından sunulan; Nakliyat Emtea Blok Sigorta Poliçesi, Nakliyat Emtia Sigorta Sertifikası, Konşimento, Gümrük Beyannamesi, Mal Faturası, Navlun Fatura, Packıng List, Banka Dekontları,
-Bilirkişi raporları
-Tarafların beyan ve dilekçeleri
-Arabuluculuk son tutanağı
-Tüm dosya kapsamı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taşıma sözleşmesi kapsamında dava dışı sigortalıya ödenen bedelin TTK 1472 maddesi kapsamında davalılardan rücuen tahsili için başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.
TTK'nın “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir.
TTK'nın 1472. maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûen ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve 1953/18 E., 1954/11 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. 17.01.1972 tarih ve 1970/2 E., 1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Türk Borçlar Kanununun 49 ve devamı maddelerine de dayanabileceği; tabiatıyla sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır.
Somut olayda, dava dışı sigortalı Şişecam emtiasının Türkiye Romanya arasında karayoluyla taşınması sırasında oluşan zararın tahsili talep edilmektedir. Davalı forwarder olarak CMR belgesini düzenlediğinden akdi taşıyıcı sıfatındadır. Emtianın hangi aşamada zarar gördüğü, davalının zarardan sorumlu olup olmadığı, yüklemeden kimin sorumlu olduğu ve zararın miktarı uyuşmazlık konusudur. Taşıma uluslararası karayolunda gerçekleştiğinden, uyuşmazlığa uygulanacak hükümler ülkemizin de taraf olduğu CMR konvansiyonuna göre belirlenecektir.
Mahkememizce deliller toplandıktan sonra dosyanın taşıma alanında uzman bilirkişilere tevdi edilmiş, hükme esas 18/09/2024 tarihli bilirkişi raporu ile, dava konusu emtianın taşıma sırasında zarara gördüğü ancak temel etkenin yüklemeden kaynaklandığı, taşıyıcının yüklemeye müdahalesinin olmadığı, zararın ambalajlama ve istifleme hatasından kaynaklandığı, CMR 8. maddesine göre bu yöndeki sorumlulukların gönderici üzerinde olduğu, TTK 862. maddesi kapsamında da sorumluluğun gönderici sıfatındaki sigortalıda olduğu, CMR 17/4-c maddesi kapsamında taşıyıcının bu suretle sorumluluktan kurtulduğu anlaşılmıştır. Zararın farklı bir nedenden doğduğu, taşıyıcı davalıya kusur yüklenmesi gerektiğine dair bir delil veya sübut bulunmadığı, davacının iddiasını ispatlayamadığı kanaatiyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine
2-Alınması gereken 615,40-TL maktu harçtan 427,60 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 187,80-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 10.965,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri 3.600,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı. 10/03/2025
Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza