T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/248 Esas
KARAR NO : 2025/423
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/04/2024
KARAR TARİHİ : 21/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
İDDİA:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; davacı davalıya Personel Servis taşımacılığı yapmış 28.02.2023 tarihinde vermiş olduğu hizmete karşılık 42.081,50 TL fatura tahakkuk ederek tebliğ ettirmiş bu faturanın 5.291,50 TL kısmı müvekkillime ödenmediğini, yine davacı verdiği hizmet karşılığı 31.03.2023 tarihinde 3.228,58 TL fatura tahakkuk ederek tebliğ ettirmiş bunu da ödemediğini, davacı 24.11.2023 Tarihinde ... 2.Noterliğinde Fatura bedellerin ödenmesini aksi taktirde yasal yollara başvuracağını belirtmesine rağmen yinede herhangi bir ödeme yapmadığından davalı şirket hakkında ... 22.İcra Müdürlüğünün ... E. Sayı ile takibe geçilerek ödeme emri tebliğ edilmesine rağmen ödeme yapmadığı gibi takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalı borçlu şirketin ... 22.İcra Müdürlüğü nün...Esas sayılı dosyasındaki itirazını iptali ile alacak Likit olması nedeniyle % 20 den az olmamak üzere icra İnkar tazminatına Karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davalı başlatmış olduğu icra takibinde; 28/02//2023 tarihli, 42.081,50 TL bedelli faturanın 5.291,50-TL'lik tutarı, 31/03/2023 tarihli, 3.228,58 TL bedelli fatura, olmak üzere 8.519,50-TL talep ettiğini, ancak taraflar arasındaki cari hesabın incelenmesinde görüleceği üzere davacının talep edebileceği böyle bir miktar bulunmadığını, davalı şirket tüm ödeme yükümlülüklerini yerine getirdiğini ancak hatalı ve sözleşmeye aykırı bir şekilde açılan icra takibine itirazı haklı olup, esasen iptal edilmesi gereken bir icra takibi söz konusu olduğunu, takip hatalı olduğunu, davacı tarafından açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddini, davacı aleyhine takip talebinin %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememize açılan iş bu dava İcra ve İflas Kanununun 67. maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Uyuşmazlık; taraflar arasında kurulan tedarikçi personel servis taşıma sözleşmesi kapsamında davacı araç tedarikçisinin davalı taşıma şirketinden alacağı bulunup bulunmadığı sözleşme hükümleri gereğince yakıt ve GPS masraflarının davacı adına davalı tarafından ödenip ödenmediği ve söz konusu ödemelerin davacının hesabından düşülüp düşünmediği ve bu anlamda davacının baki alacağının bulunup bulunmadığı ve davacı tarafından ... 22. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe yapılan itirazın yerinde olup olmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür.
Taraflar arasındaki ilişki dikkate alınarak davacının taşımacılık sözleşemesinden kaynaklı olarak taleplerinin değerlendirilmesi ve alacak kalemlerinin tespiti için bilirkişi heyeti oluşturularak ispat yükü de gözetilerek davacı tarafa bilirkişi ücretlerinin yatırılması için kesin süre verildiği verilen süreye rağmen ücretin yatırılmadığı ve celse atlandığı görüldü.
Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde; Bilindiği gibi ispat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olup ispatın aracı olan delillerde Hukuk Muhakemeleri Kanununda sayılmıştır. Taraflar arasındaki ilişki taşımacılık sözleşmesine dayanmakta olup hukuksal işlem özelliği taşımaktadır. Hukuksal işlemlerin ispatı için ön görülen delillerden biride bilirkişi incelemesi olup bilirkişi incelemesi için ön görülen masrafın karşılanması ispat yükü üzerinde olan tarafa aittir. Somut olayda, davacı servis taşımacılığı yapması karşılığında düzenlediği faturanın karşılığını talep ettiği davalı tarafından borcunu inkar ettiği görülmüş, taraflar arasındaki hukuksal ilişki ve davanın niteliği gözetildiğinde davacının taşıma edemini yerine getirdiğini, sözleşmede belirtilen kesintiler sonrasında alacağının bulunduğunu ispat yükü altında olduğundan mahkemece davacının alacağının bulunup bulunmadığının ve miktarının tespiti için bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş ve masrafların belirlenen süre içerisinde yatırılması için davacı tarafa ihtaratta bulunulmuş, davacının süresi içerisinde masraflarını yatırmadığı ve celse atlatılmasına neden olduğu anlaşılmıştır. Dosyadaki mevcut delillerle ile ispat yüküne ilişkin MK ve HMK' daki düzenlemeler kapsamında davacı tarafın alacağını ispat edemediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesinde Ayrıntıları ile Açıklandığı Üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Şartlar oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine,
3-615,40-TL karar harcının peşin alınan 427,60-TL den düşümü ile kalan 187,80-TL nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 9.811,75-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
7-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı parasal miktar itibariyle kesin karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
*5070 Sayılı Kanun Gereğince Elektronik İmza İle İmzalanmıştır.*