T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/30 Esas
KARAR NO: 2024/377
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/01/2024
KARAR TARİHİ: 27/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketi nezdinde ... numaralı poliçesi bulunan ... plakalı aracın 17/09/2022 günü sebep olduğu kaza sonucunda müvekkili ... ... ... adına kayıtlı ... plakalı aracın hasarlandığını, meydana gelen kazada davalı sigorta nezdinde ZMMS poliçesi bulunan ... plakalı aracın %100 oranında kusurlu bulunduğunu, müvekkili, meydana gelen kaza ile ilgili olarak hasar dosyası açtırarak gerekli işlemleri yaptırdığını, görevli eksper raporu tanzim edildiğini, lakin düzenlenen bu eksper raporu afaki olup müvekkilinin aracında ortaya çıkan gerçek hasarı yansıtmadığını, müvekkilinin aracında ortaya çıkan zarar sigorta şirketinin görevlendirmiş olduğu eksperin belirlemiş olduğu 10.252,96-TL'den daha olduğunu, müvekkilinin aracında meydana gelen gerçek hasarın tespiti için atamış olduğu ekspere ödenen 350,00-TL ücretin sigorta şirketinden alınarak müvekkiline ödenmesi gerektiğini, araçta meydana gelen rizikodan sonra müvekkilinin aracında oluşan hasarın giderilmesi için davalı sigorta şirketine 17/10/2022 tarihinde başvuruda bulunulduğunu, davalı sigorta şirketi taraflarına hiçbir şekilde cevap vermeyerek taleplerini zımni olarak reddettiğini, müvekkilinin maliki bulunduğu, kazaya konu ... plakalı araçta meydana gelen zarar nedeniyle; HMK 107. maddesi gereği belirsiz alacak davalarını fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ileride yapılacak bilirkişi tespiti sonucu ortaya çıkacak zarardan kaynaklı tazminat talebi artırmak üzere; şimdilik 10,00-TL alacağın davalı sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkiline ödenmesini, müvekkilinin aracında meydana gelen gerçek hasarın tespiti için ekspere ödenen 350,00-TL ücretin yargılama giderinden sayılarak sigorta şirketi üzerine bırakılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın kesinleşen mahkeme ilamına rağmen değer kaybı talebine ilişkin taraflarına yeniden husumet yöneltmesinin usulen mümkün olmadığını, uyuşmazlık konusu kaza nedeniyle davalı sigorta şirketine yöneltilebilecek tazminat taleplerinin zaman aşımına uğradığını, dava konusu trafik kazası 17/09/2022 tarihinde meydana gelmiş olup, alacağın zaman aşımına uğradığını, bu itibarla davayı kabul anlamına gelmemek üzere işbu dava yasal süresi içinde müvekkili şirkete karşı açılmış olmadığından/ yönlendirilmediğinden davanın zaman aşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, kaza sonrası davacının aracındaki maddi zararı açısından müvekkili şirket tarafından ... nolu dosya açıldığını, davacıya ait araç tamir edilerek 11.578,36-TL ödeme yapıldığını, davacı tarafından "değer kaybı" talepli başvuru üzerine; ... nolu dosya açıldığını, davacı vekiline 27.10.2023 tarihinde 8.118,53-TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin yapmış olduğu ödeme sonrası kaza tarihi itibari ile bakiye teminat limiti ve sorumluluğu 66.411,64-TL'ye kadar olduğunu, davayı kabul etmemek kaydı ile; müvekkili şirkete başvuru tarihinden itibaren avans faiz talep etmesi hukuka aykırı olduğunu, her halde dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden müvekkili şirketin sorumlu olacağını, tüm bu açıklanan nedenlerle
bakiye araç hasarı yönünden kesin hüküm olması sebebiyle davanın reddini,
zamanaşımı sebebiyle davanın reddini, ekspertiz ücretinin söz konusu sigorta tahkim komisyonu kararında yargılama giderine dahil edilerek ödenmiş olması sebebiyle reddini,
diğer beyanlarımızın da göz önünde tutularak karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce hasar dosyasının, sigorta tahkim komisyonu dosyasının, ... İcra Dairesi dosyasının ve araç sahiplik belgelerinin celp edilerek, dosya kapsamına alındığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, araç hasar bedeli kapsamında davalı ödeme ve gideriminin yeterli olup olmadığı, Tahkim dosyasında hükmedilen bedelin kesin hüküm etkisi ve bakiye bedelin talep edilip edilemeyeceği hususlarında toplandığı, davanın mahiyeti itibariyle ek dava niteliğinde olduğu anlaşıldı.
Türk Ticaret Kanunu'nun 1409. maddesi ile, ''(1)Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur. (2)Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir.'' şeklinde düzenlenmiştir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 1426. maddesi ile, ''(1)Sigortacı, sigorta ettiren, sigortalı ve lehtar tarafından, rizikonun, tazminatın veya bedel ödeme borcunun kapsamının belirlenmesi amacıyla yapılan makul giderleri, bunlar faydasız kalmış olsalar bile, ödemek zorundadır. (2)Eksik sigortanın yapıldığı hâllerde 1462 nci madde hükmü kıyas yolu ile uygulanır.'' şeklinde düzenlenmiştir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde,
Davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı ... plakalı aracın 17/09/2022 günü sebep olduğu kaza sonucunda davacı ... ... ... adına kayıtlı ... plakalı aracın hasarlandığı, meydana gelen kazada davalı sigorta nezdinde ZMMS poliçesi bulunan ... plakalı aracın %100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasında dava tarihinden önce aynı konuda Tahkim yargılaması yapılmış, talep kısmi olarak ileri sürülmüş, bilirkişi raporu alınmış ve kısmi talep üzerinden kesin olarak karar verilmiştir. Davacının bu dosya kapsamında talep sonucunu ıslah ile artırma imkanı varken artırmamış veya bu imkan sağlanmamıştır. Kısmi davalarda hüküm artırılmasa dahi uyuşmazlığın tamamı hakkında karar verilir ve kesin hüküm etkisi de uyuşmazlığın tamamı için gündeme gelir. Dolayısıyla ıslah yapılmamış ise de hükmedilen bedel uyuşmazlığın tamamı hakkında kesin hüküm ihtiva edecektir. Tahkim dosyasında talep artırılmamış, uyuşmazlığın tamamına dair miktar sabit hale gelmemiş ve bu haliyle kesin hüküm belirlemesi kanun yoluna götürülebilecek iken bu yönde talep ileri sürülmemiştir. Dosyamız kapsamında da talep kısmi olarak ileri sürülmüş ise de Tahkim dosyasında aynı konuda muhakeme yapılarak karar verilmiş ve uyuşmazlığın tamamı hakkında maddi anlamda kesin hüküm oluşturulmuştur. Her ne kadar dosyamızda talep yine kısmen ileri sürülmüş ise de aynı taraflar huzurunda tartışılan uyuşmazlık hakkında yeniden araştırma veya muhakeme yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Nitekim huzurdaki dava ek dava niteliğindedir. Mahkeme tarafların nitelendirmesi ile bağlı değildir. Bakiye bedel hususunda uyuşmazlığın giderilmesi gerekeceğinden tahkim dosyasının kesin hüküm etkisinden değil kesin delil niteliğinden bahsedilebilecektir. Dolayısıyla davacının bakiye zararı, tahkim aşamasında alınan bilirkişi raporundan anlaşıldığı üzere ve hükmedilen 10,00 TL mahsup edildiğinde 505,40 TL'dir. Mahkememiz ön inceleme duruşmasında araştırma yapılmayacağına dair ara karara rağmen talep ıslah edilmediğinden, bu miktarın tespiti ile yetinilmiş ve taleple bağlı kalınarak karar vermek gerekmiştir. Uyuşmazlığın tespit edilen bakiye bedeli kesinlik sınırı altında olduğundan kesin olarak karar verilmiştir. Yargılama gideri olarak değerlendirilmesi talep edilen ve tahkim aşamasında kesin kararla değerlendirilmiş olan 350,00-TL'lik eksper giderine dair talebin ise kesin hüküm nedeniyle reddi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Davacının hasara dayalı bakiye alacağının 505,40 TL olduğunun tespiti ile taleple bağlı kalınarak 10,00 TL'nin 27/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Sigorta tahkim komisyonu tarafından kesin kararla değerlendirilmiş olan 350,00-TL'lik ekspere dair ücretin yargılama gideri sayılarak davalıya yüklenmesi talebinin Reddine,
3-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin harç olmak üzere toplam 855,20-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere masrafları olmak üzere toplam 65,75-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 10,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/05/2024
Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza