T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/303 Esas
KARAR NO : 2025/27
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 03/05/2024
KARAR TARİHİ : 20/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkili görevlilerinin yaptığı kontrollerde davalının kullanımındaki dava konusu tesisatta "perakende satış sözleşmesi olmaksızın Dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi kullandığının" tespit edildiğini, bu hususun kaçak elektrik kullanımı olduğunu, Enerji Piyasası Değerlendirme Kurumu (EPDK) mevzuatı uyarınca takibe konu kaçak elektrik kullanımına dair 30.03.2024 tarihli kaçak tespit tutanağının tanzim edildiği, davalıların takip dayanağı faturayı ödememesi üzerine icra takibi başlattıklarını ve davalıların haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu, alacaklarının kaçak elektrik kullanımından kaynaklı olduğunu ve alacaklarının haksız fiile dayandığını, haksız fiilden kaynaklı davalarda tazmin yükümlülüğünün olay tarihi itibariyle muaccel hale geldiğinden, İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 257. maddesi gereği ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunu iddia ederek; itirazın iptali ile takibin talepteki şartlarla devamını, davalıların icra inkar tazminatına hükmedilmesini, borçlunun taşınmaz, taşınır malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini, masraf ve ücreti vekâletin davalıya tahmilini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı davaya cevap vermeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HKM) 128. maddesi uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır.
... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 18.839,25-TL kaçak elektrik bedeli, 392,48-TL gecikmiş gün faizi ve 70,65-TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 19.302,38-TL borcun ödenmesi amacıyla 05.05.2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçlu ... ...'e çıkartılan ödeme emrinin 17.05.2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçluların 23.05.2023 tarihinde icra takibine itiraz ettiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İİK'nın 67. maddesi düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.
Elektrik Mühendisi Bilirkişinin 14.10.2024 Tarihli Raporunda Özetle; "Davacı görevlilerince 20/03/2023 tarihinde “... Mah. ... Sk. No: ... /İSTANBUL Tic.” adresine ait ... nolu hizmet dağıtım noktasında
yapılan kontrollerde; davalı ... ... (Vergi No: ... ) firması tarafından “13.02.2023-14.03.2023 tarihleri arasında perakende satış sözleşmesi olmaksızın elektrik enerjisi kullanıldığının” tespit edildiği, tespite istinaden Davalı adına 20/03/2023 tarihli ... seri no.lu tutanağın düzenlendiği, işbu tespitin aksini gösterecek herhangi bir belgenin dosya kapsamında mevcut olmadığı (abonelik
sözleşmesi vb. evrak), Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği ilgili maddesi uyarınca “sözleşmesiz enerji kullanımının” kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul
edildiği hususları tümüyle değerlendirildiğinde Davalının ... seri no.lu tutanağa istinaden kaçak elektrik tüketimi gerçekleştirmiş olduğu,
2- 20/03/2023 tarihli ... seri nolu tutanağa istinaden, Davacı tarafından Davalı adına
düzenlenen 10.04.2023 son ödeme tarihli 18.839,25-TL kaçak elektrik bedeli faturasının
mevzuatlara uygun olarak düzenlenmiş olduğu, davacının, ... İcra Dairesi'nin 2023/ v sayılı takip dosyası ile 18.839,25-TL Kaçak Elektrik Bedeli (istenen %30 Yıllık ) üzerinden, fatura son ödeme tarihinden
05.05.2023 takip tarihine kadar gecikmiş gün faizi 392,48 TL ve Faizin KDV’si 70,65-TL olmak üzere davacı taraftan 19.302,38-TL toplam asıl alacak bedeli talep edebileceği" görüş ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLER:
- ... İcra Müdürlüğünün 2023/ ... sayılı dosyası
-Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğü'nden gelen davalı şirketin sicil kayıtlarını içerir müzekkere cevabı
-Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğü'nden gelen davalı asilin tacir/ortak kaydı ve temsilci bilgilerine ilişkin sicil kayıtlarını içerir müzekkere cevabı
-Davacı şirketten gelen davalı şirkete ait tüm abonelik kayıtlarını içerir müzekkere cevabı
-Bilirkişi raporu,
-Tarafların beyan ve dilekçeleri,
-Arabuluculuk son tutanağı,
-Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki abonesiz kaçak bedeline ilişkin faturaya dayalı yapılan icra takibine davalının itirazı sonucu takibin durması ve mahkememize açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
EPDK'nin yayınladığı yönetmeliğin 26/1-b maddesinin, ''...... veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi...” şeklinde düzenlendiği, davalının sözleşmesiz kaçak tüketiminin bulunduğuna dair tutanak düzenlendiği, kaçak tespit tutanaklarının, kaçak elektrik kullanan suç failini açıkça belirtir ve doğru tespitlere yönelik düzenlenmesi halinde bundan sonra aksinin sabit oluncaya kadar geçerli olduğu anlaşılmıştır.
Hukuk Genel Kurulunun ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin yerleşmiş uygulamasına göre; abonelik sözleşmesinde ödemelerde gecikme olması hâlinde, 6183 sayılı kanun da belirtilen gecikme zammının istenebilmesi için, gecikme zammına ilişkin şartın açık, anlaşılabilir ve oranları da belirtilmek suretiyle yazılması gerekir. Soyut olarak, salt kanun ve yönetmelik hükümlerine atıf yapılmış olması hâlinde gecikme zammı istenemez, abonenin sıfatına göre faiz istenebilir. Abonelik (elektrik, su, atık su ve doğalgaz) sözleşmesinde; 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı oranının uygulanacağına yönelik bir hüküm yoksa, borç ödenmediği takdirde, normal tüketim bedeline 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı değil, abonenin sıfatına (mesken ise yasal faiz, ticarî ise TTK’nuna tabi aboneler için ticarî faiz, diğer aboneler için yasal faiz) faiz uygulanacaktır. (HGK’nun 22/09/2010 tarih, 2010/13-466 Esas, 2010/410 Karar, 28/11/2012 tarih,2012/13-624 Esas, 2012/915 Karar, 3. HD’nin 27/02/2014 tarih, 2013/18346 Esas, 2014/3079 Karar sayılı ilâmlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.)
Elektrik faturalarından alınması gereken katma değer vergisinin (KDV) düzenlendiği, Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği'nin 9. maddesinde; tarife tespitinde yer almayan ve elektrik enerjisi tüketiminin kWh'ı başına tahsil edilmesi gereken ve Kanunlarla belirlenmiş olan vergi (Belediye Tüketim Vergisi, Katma Değer Vergisi ve bunun gibi) resim ve harcın, teşekkül veya şirket tarafından ayrıca faturalara ilave edilerek tahsil edileceği, düzenlenmiştir.
Diğer taraftan, davacı kurum sözleşme yapmak ve böylece karşı edim borçlanmak şartıyla kamuya hizmet sunmuş bulunmaktadır. Davalı taraf ise, sözü edilen hizmetten sözleşme vasıtasıyla yararlanacağı yerde böyle bir sözleşme yapmaksızın (ve belki de bunu istemeksizin) karşılıksız ve kaçak olarak elektrik enerjisinden yararlanmış bulunmaktadır.
O halde, taraflar arasında dürüstlük ilkesine uygun olarak kaçak kullanım halinde “sözleşme benzeri" bir borç ilişkisinin kurulduğu kabul edilmeli ve davacı idarenin bu gibi durumlara ilişkin olarak belirlediği kurallara uygun bedelin davalı tarafından ödenmesi gerekir. Bu sonuç için sunulan edimden davalının sadece yararlanmış olması gerekli ve yeterli görülmelidir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı şirketin Yönetmelik 42/1-a. maddesinde düzenlendiği şekilde sözleşme olmaksızın kaçak enerji tükettiği gözetilerek tutanaktaki tespitler kapsamında, kullanımın mükerrer olması sebebiyle çarpan 2 alınarak, EPDK birim fiyatları ve ilgili yönetmelikler doğrultusunda asıl alacak tutarının usulüne uygun şekilde 18.839,25-TL hesaplandığı, bu miktarın doğru şekilde takibe konu edildiği görülmüştür.
Konuya ilişkin yasal mevzuat uyarınca kaçak kullanım bedeline KDV eklenmesi yasal bir zorunluluk olduğuna ve taraflar arasında sözleşme benzeri bir ilişki kurulduğuna göre, davacının kaçak kullanımından, bu çerçevede de sorumlu olduğu açıktır. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2014/ 5967 Esas 2014/12840 Karar sayılı emsal ilamı) dolayısıyla faturaya dahil edilen KDV ile işlemiş faiz yönünden de istenen KDV miktarının belirlenmesi gerekmiştir.
Davacı her ne kadar takipte %30 oranında gecikme faizi talebinde bulunmuş ise de kaçak elektrik kullanımı kapsamında taraflar arasında sözleşmesel ilişki bulunmadığı, dolayısıyla sözleşmesel gecikme zammına dair oranın uygulanamayacağı, davalının tacir olduğu ve olayın haksız fiil niteliği gözetilerek ticari işlerde avans faizinin esas olduğu anlaşılmakla işlemiş ve işleyecek faize dair hesap ve belirleme yapmak gerekmiştir. Tespit edilen 18.839,25-TL asıl alacak için haksız fiil tarihindeki %10,75 avans faizi ve son ödeme tarihi (10/04/2023) ile takip tarihi (05/05/2023) arasındaki 25 gün sayısına göre işlemiş faizin 140,64-TL ve işlemiş faizin %18 KDV'si 25,31-TL hesaplanması gerekmiştir. Bilirkişi raporundaki kısmi hata bu suretle giderilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2013/5476 Esas- 2013/8924 Karar nolu ilamında belirtildiği üzere; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 49. maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50. maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3 maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir. Bu kapsamda kaçak elektrik kullandığı belirlenen davalı şirkette, yönetici durumundaki davalının da şirketle birlikte ve şirket gibi haksız fiilden, bir başka deyişle kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan zarardan müteselsil sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmakla aynı miktardan sorumlu olduğuna kanaat edilmiştir.
İcra İnkar Tazminatı yönünden; İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi için, mahkemenin borçlunun ödeme emrine karşı yapmış olduğu itirazın haksız olduğuna karar vermesi gerekir. Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi ile takip tarihine göre itiraz olunan alacağın likid (muayyen)-belirli olup olmadığına bakmak gerekir. Likit alacaklarda alacak miktarı belirlidir. Borçlu tarafından alacağın gerçek miktarını belirlemek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinebilecek durumdadır. İİK 67/2. madde hükmünün amacı, borçlu olduğu miktarı bilebilecek veya bilebilecek durumda olan borçlunun icra takibine konu alacağın varlığına haksız olarak itiraz etmesini önlemektir. (Prof. Dr. B. Kuru İ. İ. Huk. 2008. İst. Sh. 230-231). Somut olayda, uyuşmazlığın haksız fiile dayalı olduğu, dava konusu kaçak elektrik bedelinin belirlenmesinin yargılama ve bilirkişi incelemesi gerektirdiği, alacağın likit ve muayyen olmadığı anlaşılmakla, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ... İcra Müdürlüğü"nün 2023/... esas sayılı takip dosyasına yöneltilen davalı itirazının kısmen iptali ile takibin 18.839,25-TL asıl alacak 140,64-TL işlemiş faiz ve 25,31-TL işlemiş faizin KDV'si olmak üzere toplam 19.005,20-TL üzerinden devamına, takipten sonra asıl alacağa takipteki oranı aşmamak kaydıyla avans faizi işletilmesine, fazlaya dair isteminin reddine,
2-Alacak niteliği itibariyle likit ve belirlenebilir olmayıp haksız fiile dayalı olduğundan icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 1.298,25-TL harçtan, peşin alınan 427,60-TL harç mahsup edilerek kalan 870,65-TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL peşin harç ve 427,60-TL başvuru harcı olmak üzere toplam harcın 855,20-TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 19.005,20-TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan toplam 5.203,00-TL yargılama giderinin davanın kabul oranı (%98,4603) nazara alınarak) 5.122,89-TL'lik kısmının davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine; arda kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.200,00-TL'nin (kabul-ret oranı nazara alınarak) 3.150,73-TL'sinin davalılardan müşterek ve müteselsilen; 49,27-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/01/2025
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır e-imzalıdır