T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/311 Esas
KARAR NO :2025/227
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:08/05/2024
KARAR TARİHİ:17/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; müvekkili şirketin ortağı olan ... ile kişisel tanışıklığı bulunan davalı şirket yetkilisi ...'ın bir kısım ürünler satın almak için ... ile irtibata geçtiğini, bu iş için atanan özel satış temsilcisi ...'ın satışları gerçekleştirdiğini, davalının satın aldığı ürünleri teslim aldığı ve yaklaşık 1 senedir kullanıyor olduğu halde ürünleri teslim aldığına dair imza atmadığına güvenerek ürünlerin bedelini ödemediğini, bunun üzerine davalı aleyhine .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının borcun tamamına itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalı vekilinin icra dosyasına vermiş olduğu itiraz dilekçesinde özellikle ürünleri teslim almadıklarının vurgulandığını, davalının ürünleri teslim almadığını iddia etmesinin sevk irsaliyesinde imzasını kasten atmadığı şüphesini doğurduğunu, davalı tarafın ürünleri müvekkili şirketten daha satın alırken bile ürünlerin bedelini ödemeye niyetinin olmadığını, zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile itirazın iptalini, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Müvekkili şirket çalışanı ... ile davacı şirket yetkilisinin tanıştığını, bu tanışıklığa binaen müvekkili şirketin beyaz eşya ihtiyacı için davacı şirket ile iletişime geçildiğini ve faturada belirtilmiş olan eşyaların alımı konusunda davacı şirket ile anlaşıldığını ancak faturada bahsi geçin eşyaların hiçbirinin davacı tarafından müvekkili şirkete teslim edilmediğini, davacı tarafın teslimata dair beyanlarının soyut beyanlar olup, destekleyici hiçbir somut emare bulunmadığını, davacının davaya tek delil olarak fatura sunduğunu, faturanın tek başına alacağın varlığını gösteren bir belge olmadığını, müvekkilinin dava konusu ürünleri teslim almadığından davacının sunmuş olduğu faturaları da imzalamadığını, müvekkili şirketin davacı şirket ile önceden olan tanışıklığına binaen malın teslim edileceğine olan güvenle dava konusu malların teslimi gerçekleşmemesine rağmen ticari defterlerine işlediğini ancak güncel Yargıtay kararlarına göre malın teslimine ilişkin satış faturalarının müvekkilinin defterlerine işlenmiş olmasının mal teslim edilmediği savunmasını bertaraf etmediğini, bu nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
1-.... İcra Müdürlüğü"nün ... Esas sayılı dosyası,
2-08/05/2023 tarihli e-irsaliye ile 13/05/2023, 17/05/2023 ve 13/05/2023 tarihli e-faturalar,
3-28/04/2023 tarihli Peşin Satış Sipariş Formu,
4-... Vergi Dairesi Müdürlüğüne ve ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevapları,
5-Tarafların beyan ve dilekçeleri,
İcra takip dosyasının incelenmesinde, davacının .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasında faturadan kaynaklanan 99.391,20-TL asıl alacak ve 6.244,75-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 105.635,95-TL takip yapıldığı, ödeme emrinin 29/01/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içerisinde 26/01/2024 tarihinde borca itiraz ettiği, borca itirazla birlikte takibin durduğu, davanın İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacının satıcı davalının alıcı olduğu mal satışı kapsamında tanzim edilen faturaya dayalı alacak kapsamında başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı, faturaya konu malların teslim edilmesine rağmen karşılıklarının ödenmediğini, davalı ise malların teslim edilmediğini, bu nedenle borç doğmadığını, malların teslim edildiğinin ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, dava konusu malların teslimi gerçekleşmemesine rağmen ticari defterlerine işlediğini ancak faturaların davalı defterlerine kaydedilmiş olmasının bu yöndeki ispat yükünü ortadan kaldırmadığını beyanla davanın reddini dilemiştir.
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. Md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca, faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.
Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği,bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
Somut olayda satım sözleşmesine dair ticari ilişkinin iki tarafın da kabulünde olduğu, davalının faturaları defterlerine kaydettiğine dair açık kabulü bulunduğu, bu beyanın aksine olacak şekilde fatura nedeniyle mal veya hizmet alınmadığı veya faturadan dolayı borçlu olunmadığının yazılı veya kesin delillerle ispatlanması gerektiği, ispat yükünün bu suretle davalı üzerine geçtiği, davalının verilen süreye rağmen bu yönde yazılı veya kesin delil sunmadığı, hatırlatılmasına rağmen verilen süre içinde yemin deliline de dayanmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne, dava konusu asıl alacağa ilişkin itirazın iptaline karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, borç miktarının davalı yanca açıkça bilindiği, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;
1-Davanın KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından asıl alacak için yöneltilen itirazın iptaline, takibin 99.391,20-TL'lik asıl alacak yönünden takip talebindeki diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına,
2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında icra inkar tazminatı 19.878,24-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Alınması gereken 6.789,41-TL harcın, peşin alınan 1.169,18-TL harçtan mahsubu ile bakiye 5.620,23-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcının ve 1.169,18-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.596,78-TL harç bedelinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan tebligat ve müzekkere ücreti olmak üzere toplam 40,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/03/2025
Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza