T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/38 Esas
KARAR NO: 2024/433
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/04/2023
KARAR TARİHİ: 12/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
İDDİA:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ...'da medikal ürün üretimi alanında faaliyet gösteren öncü firmalardan biri olduğunu, Bu kapsamda müvekkil şirketin kendine özgü ve üretimini yaptığı (tekel nitelikli kullanım haklarına sahip olduğu) baskı kalıpları, müşteri portföyü, dikiş teknikleri ve ithal iplikleri bulunmakta olduğunu, Müvekkil şirket sadece kendilerinde bulunan bu kaynaklarla ürünlerin imalini, ithalatını, ihracatını, toptan ve perakende dahili ticaretini ve pazarlamasını yaptığını, Davalı ise 25.10.2021 tarihinde belirsiz süreli olarak müvekkil şirket nezdinde dikiş makinesi operatörü olarak çalışmaya başlattığını, Dikiş makinesi operatörü olan davalı, müşterilerle doğrudan iletişim olanağı sağlamış, çalıştığı süreçte üretilen ürünlerin üretilme şekline, şirkete ait olan birçok dikiş tekniğine, baskı kalıplarına ve kullanılan ipliklerin türüne çalıştığı süreçte hakim olduğunu, Davalı 01.02.2023 tarihinde kişisel nedenlerden dolayı tüm kanuni ve akdi alacaklarını aldığını belirterek istifa ettiğini müvekkil şirkete bildirdiğini beyanla Davanın kabulüne, Davalının sadakat yükümlülüğüne ve gizlilik sözleşmesine aykırı davranışları sebebiyle (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla) şimdilik 10.000,00 TL cezai şart ödemesine, Vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin İstanbulda Medikal ürün üretimi alanında faaliyet gösteren öncü firmalardan olduğunu, davacının kendine özgü üretimini yaptığı, baskı kalıpları, müşteri portföyü, dikiş teknikleri ve ithal iplikleri kullandığını, davacının sadece kendilerinde bulunun bu kaynaklarla üretilen ürünlerin ithalatını ve ihracatını toptan ve perakende dahili ticaretini ve pazarlamasını yaptığını, davalının yani benim ise 2021 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi ile davacının yanında dikiş makinesi operatörü olarak işe başladığını, çalışma esnasında davacının müşterileri ile doğrudan iletişimin olduğunu, çalıştığım süre boyunca üretilen ürünlerin üretilme şeklinin ve davacı şirkete ait olan birçok dikiş tekniğinin, baskı kalıplarının ve ipliklerinin türünü öğrendiği, daha sonra 01/02/2023 tarihinde kişisel nedenlerle işten ayrılarak aynı konuda iştigal eden başka bir firmada işe başladığını, davacı ile aramızda akdedilen 25/10/2021 tarihli gizlilik sözleşmesi bulunduğu, gizlilik sözleşmesinin 8. Maddesinde iş akdinin kesin tarihinden itibaren davacı ile rekabet eden bir firmada 1 yıl süreyle çalışma yasağı bulunduğu, davalı-benim, davacı firmadan ayrıldıktan sonra aynı alanda faaliyet gösteren başka bir firmada işe başladığını ve dolayısıyla bir yıl beklemeden rekabet yasağı hükümlerine aykırı davrandığını belirterek 10.000 TL cezai şartın ödenmesini talep ve dava etmiştir.
... 23. İş Mahkemesinin 28/11/2023 tarih ve ...Esas, ... Karar sayılı kararı görevsizlik kararı nedeniyle, dosya mahkememize 15/01/2024 tarihinde intikal etmiş olup, mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
... 23. İş Mahkemesinin ...Esas, ... Karar sayılı dosyasında 28/11/2023 tarihli duruşmasında davacı tanık ... (T.C. NO: ...) beyanında; ''...'ta idari işler yöneticisi olarak 2017 yılından beri olarak çalışıyorum. ... ile Davacı şirket grup şirketlerdir. Aynı binada faaliyet sürdürürler. Davalı dikiş makinesi operatörüydü. Davacı şirket tekstil sektöründe faaliyet göstermektedir. Davalı işten ayrıldıktan sonra ... isimli iş yerinde işe başlamıştır. ... şirketi'nin markası ...'dur bu şirketinin de faaliyet konusu tekstildir. Davacı şirket te sadece korse üretimi yapmaktadır. Davalının iş akdini fesih ettikten sonra çalışmaya başladığı ... isimli şirkette sadece korse üretimi yapmaktadır. ... isimli şirket iş yerinin rakip firmasıdır.'' şeklinde beyan vermiştir
... 23. İş Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasında 28/11/2023 tarihli duruşmasında davacı tanık ... (T.C. NO: ...) beyanında; ''Davacı iş yerinde 5 yıldan beri kesim depo bölümünde çalışmaktayım. Davalı, dikiş operatörüydü.... ile davacı şirket grup şirketlerdir. Davacı şirketin faaliyet konusu tekstil işidir. Davalı işten çıktıktan sonra ... şirketinde çalışmıştı diye hatırlıyorum. Bu şirketin faaliyet konusu da tekstildir. İşe girildiğinde gizlilik sözleşmesi imzalatılmaktadır. Gerekli aydınlatıcı bilgiler de verilmektedir'' şeklinde beyan vermiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememize açılan iş bu dava tazminat davasıdır.
Uyuşmazlık; taraflar arasında kurulan hizmet sözleşmesi gereğince davalı işçinin davacı şirket ile haksız rekabet oluşturacak eylemlerinin bulunup bulunmadığı haksız rekabetin şartlarının oluşup oluşmadığı oluşmuş ise davacı şirketin isteyebileceği tazminat tutarının ne kadar olduğu noktalarında toplandığı görüldü.
Somut Olayda;02.03.2023 tarihli belirsiz Süreli İş Sözleşmesinin sunulduğu, davalı işçinin SGK kayıtlarının celp edildiği görüldü
Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde; Borçlar Kanunu 444 . Maddesinde Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.
445 maddesinde Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz Yine 446 maddesi Rekabet yasağına aykırı davranan işçi, bunun sonucu olarak işverenin uğradığı bütün zararları gidermekle yükümlüdür.
Yasağa aykırı davranış bir ceza koşuluna bağlanmışsa ve sözleşmede aksine bir hüküm de yoksa, işçi öngörülen miktarı ödeyerek rekabet yasağına ilişkin borcundan kurtulabilir; ancak, işçi bu miktarı aşan zararı gidermek zorundadır. İşveren, ceza koşulu ve doğabilecek ek zararlarının ödenmesi dışında, sözleşmede yazılı olarak açıkça saklı tutması koşuluyla, kendisinin ihlal veya tehdit edilen menfaatlerinin önemi ile işçinin davranışı haklı gösteriyorsa, yasağa aykırı davranışa son verilmesini de isteyebilir.
447 maddesi de Rekabet yasağı, işverenin bu yasağın sürdürülmesinde gerçek bir yararının olmadığı belirlenmişse sona erer.
Sözleşme, haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse, rekabet yasağı sona erer.
hükümlerine yer vermiştir.
Borçlar Kanununda işçinin rekabet yasağını ihlal edebilmesini iki ayrı koşula bağlamış olup, bunlardan birincisinin hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyor olmasını diğerinin ise bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olması şartını aramıştır. Diğer taraftan rekabet yasağına ilişkin olarak işçi aleyhine düzenlenecek yasağı zaman ve yer olarak sınırlandırma koşulunu sözleşmenin geçerlilik şartı olarak aramıştır.
Toplanan deliller ve dinlenen davacı tanıklarının anlatımlarında, davalı işçinin davacı şirkette dikiş makinesi operatörü olarak çalıştığı, yapılan işin özel bilgi ve teknik gerektiren bir özellik arz etmediği dikiş makinesi operatörü işinin sır niteliğinde bir iş olmayacağı, tecrübe gerekeceği bu tecrübenin de herkes tarafından edinilebileceği, işçinin işinde zamanla kazanmış olduğu ve kendisinin ayrılmaz bir parçası haline gelen mesleki bilgiler ve tecrübeler sır kapsamında değerlendirilmeyeceği, zira bu durum hayatın normal akışı içerisinde gerçekleştiği, ortada iğfal suretiyle ele geçirilen herhangi bir sırrın bulunmadığı, hüsnüniyet kurallarına aykırı bir şekilde elde edilen veya öğrenilen bir bilgi bulunmadığı gibi bunlardan haksız yere faydalanıldığı ve davacıyı zarara sokacak faaliyetlere dair dosyada bir bilgide olmadığı, davalının görev tanımlaması ile yaptığı işin türü ve niteliği itibariyle işyerindeki gizli bilgilere vakıf olabilecek bir pozisyonunun ve çalışmasının bulunmadığı gibi bunları belirleme yada değiştirme olanağınında bulunmadığı ayrıca sözleşmenin geçerlilik şartı olan yer bakımından da sözleşmede bir sınırlama bulunmadığı, anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesinde Ayrıntıları ile Açıklandığı Üzere;
1-Davanın Reddine,
2-427,60-TL karar harcının peşin alınan 179,90-TL den düşümü ile kalan 247,70-TL bakiye ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13-14 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin/davalı asilin yüzüne karşı parasal miktar itibariyle kesin karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/06/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
*5070 Sayılı Kanun Gereğince Elektronik İmza İle İmzalanmıştır.*