T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:2024/391 Esas
KARAR NO:2025/719
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:06/03/2024
KARAR TARİHİ:13/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; 30/11/2022 tarihinde ... Kesişiminde, müvekkiline ait yeraltı güzergah ve F/O kablosunun davalının yaptığı yağmur suyu kazı çalışması esnasında zarar verildiğini, söz konu hasarlar nedeniyle davacı şirket çalışanı ... tarafından Hasar Tespit Tutanağı düzenlendiğini, hasar sebebiyle müvekkilinin zarara uğradığını ve verilen hizmetlerin aksamaması adına onarım gerçekleştirdiğini, müvekkilinin uğradığı zararın tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını ancak davalının itirazı ile takibin durdurulduğunu iddia ederek; itirazın iptali ile takibin devamını, davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzeren icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkememizin 08/03/2024 tarih, 2024/... Esas ve 2024/... Karar sayılı gerekçeli kararı ile davanın idari yargıda görülmesi gerektiğinden 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden reddine karar verildiği, davacı vekilinin 26/03/2024 havale tarihli istinaf başvuru dilekçesini sunduğu ve bu hususta davalı yana dilekçe ekli tebligat çıkarıldığı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 29/05/2024 tarih, 2024/1550 esas ve 2024/2031 karar sayılı ilamı ile mahkememizin 08/03/2024 tarih, 2024/171 Esas ve 2024/130 Karar sayılı gerekçeli kararının kaldırılmasına karar verildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 29/05/2024 Tarih, 2024/1550 Esas Ve 2024/2031 Sayılı Karar İlamı İle; "(...) Bu kapsamda davacının tacir olduğu, davalının da 2560 sayılı Kanun kapsamında bir kamu kurumu olduğu ve kamu hizmeti yaptığı ancak, çalışmalarının özel hukuk hükümlerine bağlı bulunduğu ve tacir sıfatını taşıdığı kabul edildiğinde davalının haksız eylem teşkil eden faaliyetinden kaynaklanan bu uyuşmazlığın da yerleşik yargısal uygulamalarda görüldüğü gibi, adli yargı yerinde çözümlenmesi gerekir. (...)" karar verildiği, bu nedenle dosyanın Mahkememize iade edilerek, Mahkememizin 2024/391 esas sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Müvekkili idarenin 2560 sayılı Kanun ile ... Belediyesi'nin su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek amacıya ... Belediyesi'ne bağlı olarak kurulan müstakil bütçeli kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluş olduğunu, bu nedenle davanın idari yargıda görülmesi gerektiğinden davanın usulden reddinin gerektiğini, esasa ilişkin olarak davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu hasar tutanağının davacı şirket personeli tarafından tek taraflı tutulduğunun açık olduğunu, dava konusu adres ve tarihte müvekkili kurumun çalışmasının olmadığını, dava konusu hasarın müvekkilinin yüklenicisi olan ... İnşaat Madencilik San. Tic. Ltd. Şti - ... İnşaat İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. Adi Ortaklığı tarafından 16/09/2022 tarihinde sözleşmesi imzalanan K-... ihale kodlu ''2022 Yılı Avrupa 1.Bölge Abone İşleri Daire Başkanlığı ..., ... ve ... İlçeleri İçme Suyu ve Atık Su Hatlarında Yapım, Bakım ve Onarım İşi (2)'' ihalesi kapsamında ... İnş. Mad. San. ve Tic. Ltd. Şti + ... İnş. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığının çalışmalarından kaynaklandığını, bu hususta dava konusu adreste müvekkili yüklenicisi tarafından ... numaralı iş emrine istinaden atık su rabıt yenileme çalışması yapıldığının tespit edildiğini, bu hususta yapılan işe ait sözleşmenin teknik şartnamesinin 3.4.1. maddesinde; meydana gelecek hasarlardan yüklenicinin sorumlu olduğunun kararlaştırıldığını, bu nedenle müvekkilinin hasardan dolayı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, husumet yokluğundan davanın reddinin gerektiğini ve davacının taleplerinin haksız olması sebebiyle reddinin gerektiğini iddia ederek; davanın öncelikle görev şartı yokluğundan usulden reddini, daha sonra husumet itirazlarının kabulü ile davanın reddini, davacının tüm taleplerinin reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir.
.... İcra Müdürlüğünün 2023/... E. Sayılı İcra Dosyasının İncelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 64.481,33-TL asıl alacak ve 272,74-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 64.754,07-TL borcun ödenmesi amacıyla 19/10/2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 24/10/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 23/10/2023 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesinde düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.
Mahkememizin 17/03/2025 Tarihli Duruşmasında Tanık ...'ın Dinlenildiği, Tanığın; "Ben 2019'dan beri davacı şirkette çalırım, şuanda görevim erişim birimi ekip şefidir, davaya ilişkin hasar tespit tutanağı altındaki imza bana aittir, olay anında orada değildim, müşteriler arıza bildirili yaptığından olay bize sirayet etti, ben ekibi yönlendirdim, ben o sahada çalışan ekibimi gönderdim, ... tecrübeli olduğundan daha sonradan gönderirim, ... olay yerine gitti, ...'in bana aktardığına göre ... çalışma yaptığını bu nedenle binaya çıkan kabloların ve altyapının (ana düzergah) zarar gördüğünü söylediler, kazıyı yapanın ... mi yoksa onun taşeronu mu olduğunu hatırlamıyorum, 2022'de ... A.Ş. bizim hasar giderimine dair ihaleyi alan şirketti, şirket malzemeleri kendisi temin ederdi, hak ediliş usulüne göre ödemeler yapılırdı, bildiklerim bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 17/03/2025 Tarihli Duruşmasında Tanık ...'ın Dinlenildiği, Tanığın; "Ben ... ... erişim teknikeri olarak çalışırım, dava konusu olay 2022'de meydana geldi, müşteri şikayeti üzerine olay yerine yönlendirildik, gittiğimizde kanalizasyon çalışması yapıldığı ve çalışmanın ve kanalizasyon mazgallarının ...'ye ait olduğunu gördük, çalışma yapanların ... veya taşeron elemanları olup olmadığını bilmiyorum, bana gösterdiğiniz tutanak olaydan sonra düzenlenmiştir, olay yerinde fotoğrafları çektik, kanalizasyon içine sarkık şekildeki kabloları gördük, kablolar ve altyapısı zarar görmüştü, tutanakları bunun için tuttuk, hasar sonucu oluşan tadilat işlerini taşeron ... şirketi giderdi, malzemeleri ... temin etti, bildiklerim bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 17/03/2025 Tarihli Duruşmasında Tanık ...'un Dinlenildiği, Tanığın; "Ben ... ... şubesinde atık su biriminde 2017'den beri çalışırım, dava konusu hasara ilişkin olay yol çökmesi şikayeti nedeniyle bize gelmişti, ben olay yerine gittiğimde taşeron firmaya yapılacak kazı alanını gösterdim ancak göçüğün olduğu yerde davalının menhol odaları vardı, menhol odalarından su geldiğini gördük, normalde yapılması gereken atık su hattına kamera gönderilerek suyun bizden kaynaklanıp kaynaklanmadığının ve kırığın bizden kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespit edilmesidir, bu hususta taşeron firma inisiyatif aldı, doğrudan bizim hatta bypass yaparak suyu gidermeye çalıştı, ancak bana sorduğunuz kablo hasarının hangi aşamada gerçekleştiğini bilmiyorum, bana gösterdiğiniz resimdeki kablolara dair bir bilgim yoktur, varsa bu zararın hangi aşamada olduğunu bilmiyorum, bildiklerim bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Elektrik/Elektronik Mühendisi Bilirkişinin 16/05/2025 Tarihli Raporunda Özetle; "... Belediyesi Başkanlığı ... Genel Müdürlüğü Abone İşleri 1. Bölge
Dairesi Başkanlığı tarafından sunulan cevabi yazı ve ekinde yer alan belgeler, ... A.Ş. çalışanları tarafından düzenlenmiş olan Hasar Tespit Tutanakları, bahse konu tutanaklar ekinde yer alan fotoğraflar, Hasar Keşif Tutarı Formu, tanık beyanları ve dosya kapsamında yer alan diğer belgeler üzerinde yapılan tespitler tümüyle değerlendirildiğinde; davaya konu adreste Davalı ... yüklenicisi şirket çalışanlarınca yapılmış olan çalışma neticesinde söz konusu hasara sebebiyet verildiği, davalı şirket ve yüklenicisinin kusurlu olduğu, davacının altyapı tesisatında, ilgili mevzuatlara aykırı somut bir durumun dosya münderecatındaki belgelerden tespit edilemediği, bu nedenle davacı tarafa müterafik kusur
izafe edilemeyeceği, davacının talep ettiği tutarlarının malzeme ve işçilik kalemlerinden oluştuğu, malzeme
kalemlerinin piyasa şartlarında kadri maruf olduğu, işçilik kalemlerinin yüklenici sözleşmesi
kapsamında belirlenen birim fiyatlar ve pozlar üzerinden hesaplandığı, dosya kapsamında yer alan davacı şirket yüklenici firması tarafından düzenlenmiş günlük şantiye defterleri, hesap tabloları, krokiler dikkate alındığında dışardan özel olarak işçi tutulup bu işçilerin çalıştırıldığı görüldüğünden, Yargıtay’ın yukarıda zikredilen Emsal Kararı uyarınca işçilik bedellerinin talep edebileceği, dosya kapsamında arızaların giderilmesi işine yönelik davacı yüklenicisi tarafından davacı adına düzenlenmiş faturalara rastlanılmadığı, bu durumda davacı şirketin takipte; 30.11.2022 ile 19.10.2023 tarihleri arasındaki 323 gün
için;
55.075,16-TL yeraltı kazı işlemleri hasarı + 7.415,15-TL yeraltı kazı işlemleri hasarı faizi + 2.028,42-TL kablo çekim işleri hasarı + 273,10-TL kablo çekim işleri hasarı faizi olmak üzere toplam 64.791,83-TL toplam alacak talep edebileceği, davacı şirket tarafından davacı şirket tarafından, davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2023/... E. sayılı dosyasında 19.10.2023 tarihinde,
55.075,16-TL yeraltı kazı işlemleri hasarı + 2.038,92-TL kablo çekim işleri hasarı + 7.367,25-TL yeraltı kazı işlemleri hasarı faizi + 272,74-TL kablo çekim işleri hasarı faizi olmak üzere toplam 64.754,07-TL toplam alacak talep edildiği" görüş ve kanatine varılmıştır.
Elektrik/Elektronik Mühendisi Bilirkişinin 18/08/2025 Tarihli Ek Raporunda Özetle; "... Belediyesi Başkanlığı ... Genel Müdürlüğü Abone İşleri 1. Bölge
Dairesi Başkanlığı tarafından sunulan cevabi yazı ve ekinde yer alan belgeler, ... A.Ş. çalışanları tarafından düzenlenmiş olan Hasar Tespit Tutanakları, bahse konu tutanaklar ekinde yer alan fotoğraflar, Hasar Keşif Tutarı Formu, tanık beyanları ve dosya kapsamında yer alan diğer belgeler üzerinde yapılan tespitler tümüyle değerlendirildiğinde; davaya konu adreste davalı ... yüklenicisi şirket çalışanlarınca yapılmış olan çalışma neticesinde söz
konusu hasara sebebiyet verildiği, davalı şirket ve yüklenicisinin kusurlu olduğu, davacının altyapı tesisatında, ilgili mevzuatlara aykırı somut bir durumun dosya münderecatındaki belgelerden tespit edilemediği, Bu nedenle Davacı tarafa müterafik kusur izafe
edilemeyeceği, davacının talep ettiği tutarlarının malzeme ve işçilik kalemlerinden oluştuğu, malzeme
kalemlerinin piyasa şartlarında kadri maruf olduğu, işçilik kalemlerinin yüklenici sözleşmesi kapsamında belirlenen birim fiyatlar ve pozlar üzerinden hesaplandığı, dosya kapsamında yer alan davacı şirket yüklenici firması tarafından düzenlenmiş günlük şantiye defterleri, hesap tabloları,
krokiler ve sunulan faturalar dikkate alındığında dışardan özel olarak işçi tutulup bu işçilerin
çalıştırıldığının görüldüğü,
sayın Mahkemece davacı şirketin işçilik ve malzeme kalemlerinin tümünün talep
edilebileceğinin kabulü halinde, davacı şirketin takipte; 30.11.2022 ile 19.10.2023 tarihleri
arasındaki 323 gün için;
55.075,16-TL yeraltı kazı işlemleri hasarı + 7.415,15-TL yeraltı kazı işlemleri hasarı faizi + 2.028,42-TL kablo çekim işleri hasarı + 273,10-TL kablo çekim işleri hasar faizi olmak üzere toplam 64.791,83-TL toplam alacak talep edebileceğinin hesaplandığı, sayın mahkemece davacı şirketin sadece malzeme kalemlerini talep edilebileceğinin kabulü
halinde, davacı şirketin takipte; 30.11.2022 ile 19.10.2023 tarihleri arasındaki 323 gün için; 3.822,77-TL yeraltı kazı işlemleri malzeme bedeli + 14,69-TL yeraltı kazı işlemleri faizi
+ 1.332,26-TL kablo çekim işleri malzeme bedeli + 179,37-TL kablo çekim işleri faizi
olmak üzere 5.849,09-TL toplam alacak talep edebileceği" görüş ve kanatine varılmıştır.
DELİLLER:
-.... İcra Dairesi'nin 2023/... sayılı dosyası
-Davacı vekili tarafından sunulan; 30/11/2022 tarihli Hasar Tespit Tutanağı, hasara ilişkin fotoğraflar; 01/12/2022, 22/11/2022, 21/11/2022, 24/11/2022 tarihli Demontaj Tespit Tutanakları, 24/11/2022 Günlük Şantiye Defteri, kazı hesaplama tablosu,
-Hasar Krokisi, Günlük Şantiye Defteri, Şematik, Demontaj Tespit Tutanağı, Arız Ölçü Eski - Yeni Raporu, Fotoğraflar
-... Belediyesi Başkanlığı ... Genel Müdürlüğü'nden gelen; dava konusu adreste yapılan kazı çalışmasına ait tüm tutanak, işemri örneği ve yazışmalar ekli müzekkere cevabı
-... Belediyesi Başkanlığı ... Genel Müdürlüğü'nden gelen; 2022/... ihale kayıt numaralı 2022 Yılı Avrupa 1. Bölge Abone İleri Daire Başkanlığı ..., ... ve ... İlçeleri İçmesuyu ve Atıksu Hatlarında Yapım, Bakım ve Onarım İşine Ait Sözleşme
-... ...'dan gelen; Erişim Şebekeleri Bakım Onarım Alt İşveren Sözleşmesi ve eklerinin sunulmasına ilişkin müzekkere cevabı
-Bilirkişi raporları
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kazı çalışmasından doğan zarar için başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.
Zamanaşımı ve Husumet itirazı yönünden; davalı ile dava dışı zarar veren şirket arasında düzenlenen sözleşmede iş sahibi davalı ... yükleniciye emir ve talimat verme yapılan işi kontrol ve denetleme yetkisinin tanınmış bulunduğu bir başka anlatımla taraflar arasında bağımlılık ilişkisi kurulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı ... de meydana gelen zarardan dolayı adam çalıştıran sıfatıyla ve mütesilsilen sorumlu olduğu kuşkusuzdur. Sözleşmedeki iç ilişkiyi düzenleyen hükümlerin zarar görene karşı ileri sürülmesi mümkün değildir. Nitekim Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2012/8814 Esas 2014/8472 Karar sayılı ilamı da bu yönde olup, davalının husumet itirazının reddine, haksız fiilin ika ve takip tarihi itibariyle iki yıllık süre dolmadığının zaman aşımı def'inin reddine karar vermek gerekmiştir.
İtiraz edilen görev hususu ise Mahkememizi bağlayıcı nitelikteki istinaf ilamı ile sabitlik kazanmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının yer altı tesisatına davalının veya sorumluluğundaki kişi veya kurumların kusurları ile zarar verilip verilmediği, meydana gelen zararın davalıdan sadır olup olmadığı, illiyeti, zararın kapsamı, zararın hesap yöntemi, yapılan kazının izinli olup olmadığı, zararın meydana gelmesi veya artmasında davacının kusuru bulunup bulunmadığı hususlarında olduğu ve haksız fiile dayalı bu iddia kapsamında başlatılan ilamsız takipte itirazın iptali istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davalı ... özetle; iddia olunan zararda bir kusurunun bulunmadığını, sözleşme ilişkisi bulunan yüklenici firmalara husumet yöneltilmesi gerektiğini, işçilik ücretlerinin genel giderlerden olup afaki olduğu, davacının mevzuattan kaynaklanan usullere uygun şekilde alt yapı tesisi yapmadığını, hasar yerinin ve kim tarafından yapıldığının tam olarak belli olmadığını, zararın doğmadığını beyanla davanın reddini dilemiştir.
... Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Yine 50. maddesi gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 4721 sayılı ... Medeni Kanunu'nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. Yine ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. Maddesinde; İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu hükmü kurulmuştur.
Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Zarar görenin zararı giderebilmek ve montaj için kendi çalıştırdığı işçilerine ödediği ücretler genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderlerdir. Bunların zarar ile ilgisi bulunmamaktadır. Özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler zarar kapsamına dahil edilemez.
Emsal davaya ilişkin Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nce verilen 2018/1089 Esas - 2018/5527 Karar sayılı ilamda "Haksız fiil sebebiyle dışarıdan işçi tutulup zararın giderildiği kanıtlanmadığı takdirde maddi hasar montaj bedeli,araç eleman bedeli, etüt koordinasyon bedeline dair bu giderlerin istenemeyeceği", aynı dairenin 2015/10383 Esas - 2015/12692 karar sayılı başka bir ilamında ise "Tüketilmeyen elektrik santrallerde otamatik olarak üretilmeyip ancak kullanıldığı anda üretilerek eneji nakil hatları üzerinden dağıtılan bir enerji türüdür. Kullanılan enerji miktarı günün değişik saatlerinde farklı olduğundan kesinti (inkıta) süresi belirlenemez ve bu sebeple de satılamayan enerji bedeline hükmedilemeyeceği gibi arızanın ilgili yönetmelik kapsamında belirlenen süre içinde giderilmesi ve eşik süresinin aşılmaması sebebiyle eşik kesinti süresi bedelinin de talep edilemeyeceği" belirtilmiştir.
Dosyanın bilirkişi incelenmesinde, davacının altyapı tesislerinin mevzuata aykırılık teşkil ettiğine dair bir delil bulunmadığı tespit edilmiş, kabloların/alt yapının yeterli derinlikte bulunmadığına dair farklı bir delil sunulmadığı görülmüştür. Dinlenen tanık beyanlarına göre kazının ... tarafından veya onun yararına olacak şekilde gerçekleştiği sabittir. Bunun yanında kablolara verilen zararın kasıtlı davranıştan doğup doğmadığı ise önem arz etmemektedir. Zira haksız fiile dayalı sorumluluk için kusurlu bir davranışın varlığı yeterlidir. Dosyadaki mevcut delil durumuna göre, ispat yükü kendisine düşen davacının haksız fiil iddiasını ispat ettiği, davalının veya sorumluluğunda olan kişi veya kurumun kazı yapmadan önce davacıyı bilgilendirmediği, tedbirsizlik ve dikkatsizlik sebebiyle hasara sebebiyet verdiği açıktır. Ancak zararın kapsamının nelerden ibaret olup hangi miktarda davalıdan tahsili gerektiği ayrıca irdelenmelidir.
Davacı tarafından meydana gelen hasarların giderilmesi için özel olarak, dışarıdan, hak ediş usulü ile çalışan şirketlerden hizmet aldığı, malzeme ve işçi tedarikine göre ödeme yapıldığı, dava dışı hizmet alınan şirketlerin götürü şekilde ücrete hak kazanmadığı, dolayısıyla dışarıdan işçi tutulduğunun kabul edilmesi gerektiği, hasarların onarımına ilişkin yükleniciye ek ödeme yaptığına dair belgelerin dosyaya sunulduğu, buradaki işçilik ve malzeme bedellerinin kadri maruf olduğunun bilirkişi tarafından tespit edildiği, personel ve malzeme giderleri yönündeki davacı talebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle kazıyı icra eden davalının, sorumluluğunda bulunan kusurlu davranış sonucu meydana gelen gerçek zarardan sorumlu olup davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacının, dava dilekçesine eklediği 3. Şahıs hasarlarına dair hak ediş cetvelinde malzeme bedelini takipten farklı olarak 2.028,42 TL olarak gösterdiği, 10,50 TL'lik fazlaya dair talebin gerekçesi bulunmadığı anlaşılmakla bu miktar gözetilerek, 10,50 TL'lik talep reddedilmiştir.
Netice olarak davacının takipte bildirdiği 55.075,16 TL asıl alacak talebinin yerinde olduğu; 2.038,92 TL'lik asıl alacak talebinin ise 10,50 TL fazla olduğu, bu miktarlar için bilirkişi tarafından haksız fiil tarihi ile takip tarihi arası için hesaplanan avans faizi miktarlarının takiptekinden fazla olduğu, dolayısıyla takipteki 7.367,25 TL ile 272,74 TL'lik işlemiş faiz talepleri ile bağlı kalmak gerektiği anlaşılmakla bu miktarların (55.075,16 TL asıl alacak+ 2.028,42 TL asıl alacak + 7.367,25 TL işlemiş faiz +272,74 TL işlemiş faiz) toplamı 64.743,57 TL yönünden haksız olan itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir.
Neticeten tespit edilen bu miktar kısa kararda 62.743,57 TL olarak bildirilmiş ise de asıl alacak ve ferilerine dair miktarlar hükümde açıkça bildirilmiş olup toplamaya dair basit ve açık maddi hata yapıldığından, taraflara henüz tebliğ edilmeyen gerekçeli kararın yazımı aşamasında, hükmün 1. fıkrasındaki "toplam 62.743,57-TL üzerinden" ibaresinin "toplam 64.743,57-TL üzerinden" şeklinde resen tashihi yapılmıştır.
İcra inkar tazminatı yönünden; davacının alacağının varlığı ve miktarının belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiği alacak tutarının likit olmadığı gözetilerek İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca davalının icra inkar tazminatından sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmadığından inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;
1-Davanın Kısmen Kabulü ile; .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin 57.103,58 TL asıl alacak, 7.639,99-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 64.743,57-TL üzerinden devamına, takipten sonra asıl alacağa avans faizi uygulanmasına, fazlaya dair talebin Reddine,
2-Haksız fiile dayalı alacağın miktarı likit olmayıp, uyuşmazlığın çözümü yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin Reddine,
3-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 4.422,63-TL karar ve ilam harcından 782,07-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 3.640,56-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL başvuru harcı ve 782,07-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.209,67-TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00-TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 10,50-TL (ret miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan toplam 7.860,00-TL yargılama giderinin (%99,9837 kabul oranı gözetilerek) 7.858,71-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan toplam 279,00-TL yargılama giderinin (0,0163 ret miktarı oranlanarak) 0,04-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
9-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin (kabul-ret miktarı oranlanarak) 3.119,49-TL'sinin davalıdan, 0,51-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere karar verildi.
13/10/2025
Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza