T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/506 Esas
KARAR NO:2025/399
DAVA:Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:06/08/2024
KARAR TARİHİ:13/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; Davalı borçlu hakkında .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasından faturalara ilişkin olarak icra takibi yapıldığını, borçlu haksız olarak alacağa itirazda bulunduğunu, Müvekkili, davalı borçlunun 20-23 Mart 2024 tarihleri arasında ...'nde düzenlenen ... 2024 Fuarındaki 132 m2 JETT standını yaptığını, 408.000-TL hizmet bedeli için fatura kesildiğini, davalı kabul ettiğini, davalı borçlu 170.000-TL kısmi olarak ödeme yaptığını, ancak bakiye 238.000-TL borcunu ödemediğinden icra takibi başlatıldığını, haksız olarak itiraz ettiğini, arabuluculuk görüşmesinde de bir sonuç alınamadığını, Müvekkilinin verdiği hizmet karşılığında gönderdiği fatura e-fatura olup davalı tarafından kabul edilmediğini, E-fatura olduğundan mevzuat gereği bhbs formu düzenlenmediğini, alacağımızın mevcut olduğu e-faturadan ve ödemelerden açıkça anlaşılmadığını, davalı bakiye alacağı ödememek için kötüniyetli itiraz etmiş olup davalının ekonomik durumunun kötü olduğu piyasada dillendirildiğinden alacağımıza erişememe ihtimalimiz yüksek olduğundan ihtiyati haciz talep etmek gerektiğini, alacağımız likit olup itiraz kötüniyetli olduğundan inkar tazminatının şartları oluştuğunu, arz ve izah olunan nedenlerle, öncelikle ihtiyati haciz kararı verilmesini, itirazın iptaliyle takip tarihinden itibaren alacağımızın avans faiziyle tahsiline, haksız itiraz nedeniyle %20 icra inkar tazminatı ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
Davalının cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
Dava, cari hesap ilişkisinden ve faturalardan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca , faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.
Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
Faturalarda belirtilen mal veya hizmetin davalı alıcıya teslim edildiği iddiasını davacı ispatla yükümlüdür. Fatura içeriğindeki mal veya hizmetin davalıya teslimi dayanak belgelerle kanıtlanmadığı sürece ticari defterler tek başına malın teslim edildiğini ispata yeterli değildir.
Bu açıklamalar ışığında davacı ve davalının sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman mali bilirkişiden rapor alınmıştır.
.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine toplam 238.000,00-TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 18/06/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 20/06/2024 tarihinde süresi içerisinde itiraz ettiği görülmüştür.
Bilirkişinin düzenlediği 10/04/2025 tarihli 6 sayfadan ibaret raporunda özetle; Dava dosyası Dava dosyası ibraz edilen bilgi ve belgelerin incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde ve Nihai takdir ve değerlendirme sayın mahkemeye ait olmak üzere ; Taraf Defterlerinin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı, Onayların Bulunup Bulunulmadığı, yönünden değerlendirme Davacının sadece 2024 /mart dönemi yevmiye ve kebir defterini ibraz ettiği, Diğer dönemler ( 01-12 dönemi) ticari defterler ibraz edilmediği sadece 2024/03 dönem e-defter berat ibraz edilmiş olup diğer dönemlere ait ticari defterlere ait beratlar ibraz edilmediği Ticari defterle bir bütün olduğumu, Bu bütünlük tüm yıl faaliyetlerin kapsamasından ileri geldiği , e-defterlerde yılık ilk beratı açılış tasdiki yılın son beratı ise kapanış tasdiki yerine geçeceği (SIRA NO'LU ELEKTRONİK DEFTER GENEL TEBLİĞİ 3.3.2. Elektronik defter tutma sürecinde hesap döneminin ilk ayının beratının alınması açılış onayı, son ayının beratının alınması ise kapanış onayı yerine geçer.) 213 sayılı yasaya bağlı olarak çıkartılan Elektronik Defter Genel Tebliği açıklanmıştır. ) Davacı taraf 2024 yılına ait ilk ve verilen son beratları ibraz etmediği , Öte yandan tutulması ve ibraz zorunlu olan envanter defteri ibraz edilmediği, Davalı taraf ise ticari defterleri ile ticari defterler kayıtlarına esas teşkil eden davalı taraf adına tanzim edilmiş olan tüm faturalar ile davacıya yapılan ödemeleri ait bilgi ve belgeler ile davacıya ait cari hesap bilgileri ibraz edilmediği bu nedenle davalı tarafa ait ticari defterlerde davacıya ait borç ve alacak tutarının doğruluğu ve gerçekliği hakkında somut değerlendirme yapılamadığı, faturaların taraf defterlerinde yer alıp almadığı yönünden değerlendirme Davacı tarafından davalı adına tanzim edilen 21.03.2024 tarih İNA ... nolu ve 408.000,00.-TL tutarlı faturanın ticari defterde usulüne uygun olarak kayıtlı olduğu tespit edildiği, davalı tarafa ait ticari defterler ibraz edilmediğinde inceleme tespit yapılmadığı, faturanın davalıya tebliğ edilip edilmediği yönünden değerlendirme davacı tarafından davalı adına tanzim edilen 21.03.2024 tarih İNA ... nolu ve 408.000,00.-TL tutarlı faturanın e-arşiv faturası olduğu söz konusu faturanın kağıt ortamdaki “Fatura” belgesi ile aynı hukuki niteliklere sahip olması karşısında söz konusu faturanın davalı tarafa tebliğ edildiğinin davacı tarafından ispat edilmesi gerektiği, fatura içeriği hizmet veya malın davalı tarafça alınıp alınmadığı, takip tarihi itibariyle davacının alacağının bulunup bulunmadığı var ise miktarının tespiti yönünden değerlendirme Davacı tarafından davalı adına tanzim edilen 21.03.2024 tarih İNA ... nolu ve 408.000,00.-TL tutarlı faturanın içerik kısmında yurt içi stant kurulum hizmetlerinin davacı tarafından davalı adına verildiğinin ispat edilmesi gerekir. ancak bu konu teknik bir konu olup uzmanlığımız dışında olduğundan bu konuda inceleme tespit ve değerlendirme yapılamadığı, 21.03.2024 tarih İNA ... nolu ve 408.000,00.-TL tutarlı faturanın içerik kısmında yurt içi stant kurulum hizmetlerinin davacı tarafından davalı adına verildiğinin ispat edilmesi halinde, davacıdan takip tarihi itibariyle 238.000,00.-TL alacağı olacağı aksi halde davacının takip tarihi itibariyle davalından alacağının ispata muhtaç olacağı değerlendirildiği, Şeklinde bilirkişi görüşüne ulaşılmıştır. Bilirkişi raporunun değerlendirilmesi ve takdiri münhasıran Sayın Mahkeme’nizin yetkisinde olmak üzere, işbu görüş ve tespitlerimiz Sayın Mahkeme’nizin yüksek takdirlerine saygı ile arz olunur.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; taraflar arasında Stand Kiralama Sözleşmesinin imzalandığı, davacı tarafça sözleşmeden kaynaklanan edimini yerine getirdiğine ilişkin standların kurulumuna dair resimlerin ibraz edildiği, davacı tarafın ticari kayıtları üzerinde yapılan incelemede ticari defterlerinin açılış, ara ve kapanış tasdiklerinin
yasal süresi içinde alındığı, Yevmiye ve kebir defterlerinin birbirini teyit eder şekilde ve
kanunlara uygun tutulduğu, davacı tarafın ticari
defterler ve kayıtlarının (HMK md.222, TTK 64 uyarınca sahibi lehine delil
niteliğine haiz olduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafa ticari defterlerinin ilgili kısımlarını sunması için 2 haftalık kesin süre verilmiştir. Bu süre içerisinde inceleme yapılacak defter ve belgelerin sunulmaması halinde defterlerin incelenmesi talebinden vazgeçmiş sayılacağı ve HMK md. 220/3 uyarınca duruma göre ticari defter ve kayıtların içeriği konusunda karşı tarafın delil ve beyanlarına itibar edilebileceğin ve HMK md. 222/3 gereği diğer yasal şartların varlığı halinde karşı tarafın defterlerinin lehine delil olarak kabul edileceği ihtar edilmiştir. Verilen kesin süre ve ihtarata rağmen davalı taraf ticari defter ve kayıtlarını mahkemeye sunmamıştır.
Davalı taraf ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmadığından, davacı tarafın usulüne uygun tutulan ticari defterlerindeki kayıtlar HMK md. 222/3 gereği davacı lehine delil olarak kabul edilmiştir. Davalı taraf davacı lehine delil olan davacının defterlerindeki kayıtların aksini senet veya diğer kesin delillerle de ispatlayamamıştır. (Md. 222/3 son)
Mahkememizce alınan bilirkişi raporu, davacı tarafın lehine delil niteliği bulunan ticari defterleri, dosyaya sunulan cari hesap ekstreleri, irsaliye ve faturalar ile taraflar arasında imzalanan sözleşme ve sözleşmenin gereğinin yerine getirildiğine ilişkin fotoğraflardan davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 238.000,00TL alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Dava konusu fatura alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına,
2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında icra inkar tazminatı 47.600,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine
3-Alınması gereken 16.257,78-TL harcın, peşin alınan 2.874,45-TL harçtan mahsubu ile bakiye 13.383,33-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcının ve 2.874,45-TL peşin harcın toplam 3.302,05-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.092,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 38.080,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır