T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:2024/522 Esas
KARAR NO :2025/463
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:12/08/2024
KARAR TARİHİ:16/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Davalının 21.10.2023 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan "..." adresinde yapılan kazı çalışması esnasında davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkili şirkete ait yer altı tesisine zarar verildiğinin tespit edildiğini,
davalı tarafça hasardan doğan bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu 3.108,48-TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra başlattıklarını ancak takibin davalının itirazı ile durdurulduğunu, meydana gelen dağıtım tesisi hasarı ve enerji kesintisi müvekkili şirketin yüklenici
şirketi tarafından giderildiğini, iş bu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik
bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıplar müvekkili şirketin maddi zararına sebebiyet
verdiğini iddia ederek; davanın kabulünü, itirazı iptali ile takibin devamını, davalının hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Dava konusu hasarın sorumlusunun müvekkili olmadığını ve hasar adresinde müvekkilinin çalışma yürütmediğini, aksi düşünülse dahi müvekkilinin üçüncü kişilerce verilen zararlardan dolayı sorumlu olmadığını, ... ...Dairesi Başkanlığı’nın dava konusu adreste; ... İnş. Taah. Gıda Nakl. Paz. San. Tic. Ltd. Şti. + ... Yapı İnş. A.Ş. + ... Mad. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından "2022 Yılı Avrupa 1. Bölge Abone İşleri Dairesi
Başkanlığı ... Hatlarında Yapım, Bakım
Ve Onarım İşi" işi kapsamında yüklenici firma tarafından 21-24/10/2023 tarihleri arasında "... Mah. ... Sk." adresinde atık su yenileme çalışması yapıldığını bildirdiğini, ayrıca davacının söz konusu hasarın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu ve yasanın emredici hükmüne rağmen mevcut tesisatını yasada belirlenen
şekilde döşemediğini, davacının tazminat bedeline hasar tarihinden itibaren faiz istenilmesinin
hukuka aykırı olduğunu ve ortada ödenmesi gereken kesinleşmiş bir borç bulunmadığını iddia ederek; davanın öncelikle usulden daha sonra ise esastan reddini, davacının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, davanın ihbarını ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir.
.... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 2.882,84-TL asıl alacak ve 225,64-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.108,48-TL borcun ödenmesi amacıyla 04/01/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 17/01/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 15/01/2024 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesinde düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.
Elektrik/Elektronik Bilirkişinin 21/04/2025 Tarihli Raporunda Özetle; "Davacı ve davalının sunduğu bilgi ve belgeler tümüyle değerlendirildiğinde; davalı veya yüklenici
firması çalışanları tarafından davaya konu hasarların meydana geldiği adreslerde yapılan kazı
çalışmaları sırasında davacının elektrik şebeke hattına ait alt
yapı tesislerine zarar verildiği, kazının izinsiz yapıldığı ve çalışmanın nezaretçi eşliğinde
yapılmadığı görüldüğünden davalı ve yüklenici firmanın meydana gelen hasarlarda
kusurlu olduğu, dosya münderecatındaki belgelerden davacının altyapı tesisatında mevzuatlara aykırı
somut bir durumun tespit edilemediği bu nedenle davacı tarafa kusur izafe edilemeyeceği, davacı tarafından hasar süreci bilgilendirme formlarının ve hasar bedeli
formunun sunulmamış olduğu, ancak dosya içerisindeki belgeler ve ilgili mevzuatlar
kapsamında ve emsal Yargıtay kararları doğrultusunda davacının dağıtılamayan enerji bedeli, eşik kesinti süresi aşımı bedelini talep edemeyeceği, emsal Yargıtay kararlarında özel olarak dışarıdan işçi tutulup bu işçilerin çalıştırıldığı
kanıtlanmadıkça zarar gören tarafından montaj, personel (çalışan, mühendis, müdür..) ve araç
giderlerinden oluşan zararın tazmininin talep edilemeyeceği sadece zarar gören malzeme bedelini talep edileceğinin benimsendiği, dosya münderecatı içerisinde bulunan bilgi ve belgelerden zarar gören davacı tarafından meydana gelen hasarlara ilişkin
özel olarak dışarıdan işçi tutulup bu işçilerin çalıştırıldığının ve sadece bu işler için ek ödeme
yapıldığına ilişkin herhangi bir somut belge tespit edilememiş olduğundan ve emsal Yargıtay
kararları doğrultusunda, davacıın yalnızca malzeme bedeli ve takip tarihine kadar
işlemiş faiz toplamının talep edilebileceği, bu durumda talep edilebilecek olan tutarın 201,52-TL asıl alacak ve 15,77-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 217,29-TL alacak talep
edebileceği" görüş ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLER:
-.... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası
-Davacı vekili tarafından sunulan; hasar tespit tutanağı, hasar fotoğrafları, ihtar üst yazı suretleri, İşletme Müdürlüğü AG/OG AOB Hizmet Alım Sözleşmesi.
-Davalı vekili tarafından sunulan yüklenici sözleşmeleri ve teknik şartnameler
-... Başkanlığı Altyapı Koordinasyon Şube Müdürlüğü'nden gelen "... İlçesi, ... Mah., Kademeli
... Sk. No: 10-12" adresinde altyapı kazı ruhsat izni verilmediğini bildirir müzekkere cevabı
-Bilirkişi raporu
-Arabuluculuk son tutanağı
-Tarafların beyan ve dilekçeleri
-Tüm dosya kapsamı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kazı çalışmasından doğan zarar için başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının yer altı tesisatına davalının veya sorumluluğundaki kişi veya kurumların kusurları ile zarar verilip verilmediği, meydana gelen zararın davalıdan sadır olup olmadığı, illiyeti, zararın kapsamı, zararın hesap yöntemi, yapılan kazının izinli olup olmadığı, zararın meydana gelmesi veya artmasında davacının kusuru bulunup bulunmadığı hususlarında olduğu ve haksız fiile dayalı bu iddia kapsamında başlatılan ilamsız takipte itirazın iptali istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davalı ... özetle; iddia olunan zararda bir kusurunun bulunmadığını, sözleşme ilişkisi bulunan yüklenici firmalara husumet yöneltilmesi gerektiğini, dava dışı ... İnş. Taah. Gıda Nakl. Paz. San. Tic. Ltd. Şti. + ... Yapı İnş. A.Ş. + ... Mad. San. ve Tic. Ltd. Şti. ortaklığının hak edişlerinin zarar ortaya çıksa da çıkmasa da davacı tarafından karşılandığını, davacının mevzuattan kaynaklanan usullere uygun şekilde alt yapı tesisi yapmadığını, hasar yerinin ve kim tarafından yapıldığının tam olarak belli olmadığını, zararın doğmadığını beyanla davanın reddini dilemiştir.
Zamanaşımı, Görev ve Husumet itirazı yönünden; davalı ile dava dışı zarar veren şirket arasında düzenlenen sözleşmede iş sahibi davalı ...'nin yükleniciye emir ve talimat verme yapılan işi kontrol ve denetleme yetkisinin tanınmış bulunduğu bir başka anlatımla taraflar arasında bağımlılık ilişkisi kurulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı ...'nin de meydana gelen zarardan dolayı adam çalıştıran sıfatıyla ve mütesilsilen sorumlu olduğu kuşkusuzdur. Sözleşmedeki iç ilişkiyi düzenleyen hükümlerin zarar görene karşı ileri sürülmesi mümkün değildir. Nitekim Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2012/8814 Esas 2014/8472 Karar sayılı ilamı da bu yönde olup, davalının husumet itirazının reddine, ...'nin ticari vasfına ve bu yöndeki özel hukuk tüzel kişiliğine dair Yargıtay ve İstanbul BAM içtihatları gözetilerek davalının görev itirazının reddine, haksız fiilin ika ve takip tarihi itibariyle iki yıllık süre dolmadığının zaman aşımı def'inin reddine karar vermek gerekmiştir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Yine 50. maddesi gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. Yine ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. Maddesinde; İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu hükmü kurulmuştur.
Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Zarar görenin zararı giderebilmek ve montaj için kendi çalıştırdığı işçilerine ödediği ücretler genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderlerdir. Bunların zarar ile ilgisi bulunmamaktadır. Özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler zarar kapsamına dahil edilemez.
Emsal davaya ilişkin Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nce verilen 2018/1089 Esas - 2018/5527 Karar sayılı ilamda "Haksız fiil sebebiyle dışarıdan işçi tutulup zararın giderildiği kanıtlanmadığı takdirde maddi hasar montaj bedeli,araç eleman bedeli, etüt koordinasyon bedeline dair bu giderlerin istenemeyeceği", aynı dairenin 2015/10383 Esas - 2015/12692 karar sayılı başka bir ilamında ise "Tüketilmeyen elektrik santrallerde otamatik olarak üretilmeyip ancak kullanıldığı anda üretilerek eneji nakil hatları üzerinden dağıtılan bir enerji türüdür. Kullanılan enerji miktarı günün değişik saatlerinde farklı olduğundan kesinti (inkıta) süresi belirlenemez ve bu sebeple de satılamayan enerji bedeline hükmedilemeyeceği gibi arızanın ilgili yönetmelik kapsamında belirlenen süre içinde giderilmesi ve eşik süresinin aşılmaması sebebiyle eşik kesinti süresi bedelinin de talep edilemeyeceği" belirtilmiştir.
Dosyanın bilirkişi incelenmesinde, davacının altyapı tesislerinin mevzuata aykırılık teşkil ettiğine dair bir delil bulunmadığı tespit edilmiş, kabloların/alt yapının yeterli derinlikte bulunmadığına dair farklı bir delil sunulmadığı görülmüştür. Bunun yanında kablolara verilen zararın kasıtlı davranıştan doğup doğmadığı ise önem arz etmemektedir. Zira haksız fiile dayalı sorumluluk için kusurlu bir davranışın varlığı yeterlidir. Dosyadaki mevcut delil durumuna göre, ispat yükü kendisine düşen davacının haksız fiil iddiasını ispat ettiği, davalının veya sorumluluğunda olan kişi veya kurumun kazı yapmadan önce davacıyı bilgilendirmediği, tedbirsizlik ve dikkatsizlik sebebiyle hasara sebebiyet verdiği açıktır. Ancak zararın kapsamının nelerden ibaret olup hangi miktarda davalıdan tahsili gerektiği ayrıca irdelenmelidir.
Davacı tarafından meydana gelen hasarların giderilmesi için özel olarak dışarıdan işçi tutulmadığı, dava dışı ... adlı şirket ile götürü şekilde düzenlenen bir sözleşme bulunduğu, bu kapsamda da hasarların onarımına ilişkin yükleniciye ek ödeme yaptığına dair bir iddia veya ispat bulunmadığı, sözleşme gereğince aylık ve sabit bir ödemenin belirlendiği, davaya konu kazı için dava dışı hasarı gideren şirkete sözleşme gereği sabit olarak her ay ödenecek bedel dışında haricen bir bedel ödenmeyeceği, bu nedenle personel ve araç giderleri yönündeki davacı talebinin yerinde olmadığı, yine davacı tarafın dağıtılamayan enerji /etüd koordinasyon bedeli ve elektrik eşik kesinti süre aşım bedeli talebi yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; yukarıda bahsi geçen gerçek zarar ilkesi ışığında dağıtılamayan enerji yönünden gerçek bir zarardan bahsedilmesinin mümkün olmadığı saptanmakla anılı talebin reddi gerektiği, Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği kapsamında ise davacı tarafça abonelerine ödeme yapıldığını gösterir delil ibraz edilmediği gibi davacı şirketin
orta gerilimde bildirimsiz kesintilerde 24 saate kadar, alçak gerilimde bildirimsiz
kesintilerde 48 saate kadar abonelerine tazminat ödememe hakkına sahip olup dava
konusu arıza için bu süreler dahilinde çalışma yapıldığı, bahse konu arıza için davacı
şirketin eşik kesinti süre aşım bedeli, şebeke yıpranma bedeli talep edemeyeceği anlaşılmıştır. Dolayısıyla davacı tarafından yalnızca tespit edilen malzeme bedelinin takip tarihine kadar işlemiş faiz ve KDV'si ile birlikte talep edilebileceği, diğer alacak kalemlerinin dolaylı zararlar olup haksız fiille illiyetinin sağlanamadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle kazıyı icra eden davalının, sorumluluğunda bulunan kusurlu davranış sonucu meydana gelen gerçek zarardan sorumlu olup davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İcra inkar tazminatı yönünden; davacının alacağının varlığı ve miktarının belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiği alacak tutarının likit olmadığı gözetilerek İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca davalının icra inkar tazminatından sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmadığından inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;
1-Davanın Kısmen Kabulü ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının kısmen iptaline, takibin 201,52-TL asıl alacak ve 15,77-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 217,29-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya dair istemin Reddine,
2-Haksız fiile dayalı alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin Reddine,
3-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 14,84-TL karar ve ilam harcı maktu harca ulaşmadığından, alınması gereken 615,40-TL harçtan 427,60-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 187,80-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL başvuru harcı ve 427,60-TL peşin harç olmak üzere toplam 855,20-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 217,29-TL (kabul-ret miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 217,29-TL (kabul-ret miktarı ve davacı yararına hükmedilen miktar nazara alınarak) vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan toplam 5.893,00-TL yargılama giderinin (kabul-ret miktarı nazara alınarak) 411,93-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Mahkememizin ... E. 2024/... K. sayılı dosyasında zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin tahsili için hüküm kurulduğu, ... E. sayılı dosya dahilindeki Arabuluculuk Daire Başkanlığı'nın 2024/... dosya ve 2024/... büro numaralı dosyasının son tutanağında Mahkememizin işbu dosyasının (... E.) arabuluculuk görüşmelerinin de görüldüğü anlaşılmakla hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk giderinin yeniden tahsiline yer olmadığına,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/06/2025
Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza