T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/524 Esas
KARAR NO:2025/442
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:12/08/2024
KARAR TARİHİ:27/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; davalı/borçlu ... Genel Müdürlüğü tarafından 11.03.2023 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan "... " adresinde yapılan kazı çalışması esnasında davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle davacı şirkete ait yer altı tesisine zarar verildiği tespit edildiğini, davalı/borçlu tarafça hasardan doğan bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine, hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil 4.476,18-TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatılmış ve borçluya Örnek No: 7 ödeme emri gönderildiğini, davalı/borçlu taraf ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiğini, borçlu itirazında takibe ve takibe konu borca itiraz etmiş olup takibin durdurulmasını talep ettiğini, borçlu taraf borca itiraz ederek takibi durdurmuş ise de borçlunun itirazı haksız ve dayanaksız olduğunu, davalı/borçlu tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan haksız ve yersiz itirazın iptali ile takibin devamını, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; Hasarın gerçekleştiği yerde, müvekkili idare elemanlarınca değil .. İhr. San ve Tic. A.Ş. taahhütü altındaki bakım onarım işi ihalesi kapsamında rabıt bağlantı çalışması yapıldığını, idare ile yüklenici firma arasında bağıtlanan ve taraflar ile üçüncü şahısları bağlayıcı olan “Eser Sözleşmesi İnşaat İşleri Teknik Şartnamesi, İdari Şartname, Yapım işleri Genel Şartnamesi ve Kanalizasyon Özel Teknik Şartnamesi" sinin ilgili hükümleri uyarınca; Müteahhit firma, yapılan işlerle ilgili olarak ortaya çıkabilecek her türlü kaza hasar, zarar ve ziyandan sorumlu olacağı hükmü yer almakta olduğunu, Dolayısıyla, iş bu davada Husumetin müvekkili idareye de yöneltilmesi haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup müvekkili İdare açısından davanın husumetten yönünden reddi gerektirmekte olduğunu, Dava konusu hasarın meydana gelmesinde davacının karşılıklı kusur durumunun da araştırılması gerektiğini, davacıya ait altyapı tesislerinin, projesine ve yapı tekniğine uygun bir biçimde döşenip döşenmediği araştırılarak, gerekirse projelerinin de getirtilerek yerinde kazı yapılmak suretiyle incelenmesi gerektiğini, hasar bedeli olarak belirtilen rakamın gerçek hasar bedeli olup olmadığı, işçilik ve eklenen diğer taleplerin yasal olup olmadığı hususlarında rapor düzenlenmesi gerektiğini, gerçek hasar bedelinin belirlenmesi gerektiğini, Davacı şirketin talep ettiği eşik kesinti süresi aşım bedeli diye adlandırdığı bedeli talep edemeyeceğini, Dosyada bu konuda bilgi ve belge bulunmadığını, davacı şirketin, dağıtılamayan enerji bedeli diye adlandırdığı bedeli talep edemeyeceğini, Davacı şirket kendi çalıştırdığı işçilerine ve araç sürücülerine ödendiği ücreti ve araç yakıt giderleri ve genel giderleri de idareden isteyemeyeceğini, Yukarıda açıklanan ve resen dikkate alınacak nedenlerle öncelikle davanın, usul ve esastan reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
İhbar olunan vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili firma tarafından davacı ... firmasının ön bilgisi ve onayı ile kazı yapıldığını ve bu kazıda müvekkili tarafından tüm teknik kurallara uyulduğunu, kazının yapılacağı yer, yön ve derinlik kazı yapılmadan önce Davacı firmaya yazılı olarak bilgi verildiğini ve davacı firma yetkilisi Teknik Md. ... tarafından imzalanmak suretiyle kazıya onay verildiğini, Davacı firmaya ait olduğu iddia edilen kabloların kazıda meydana çıkınca işlemin yarıda kesilerek davacı firmaya haber verildiğini, yapılan kazıda bu beklenmedik hadise yaşandığını, şematik onay, saha tutanağı onay ve kroki onay belgelerinin sunulmuş olduğunu ve hepsinde de Davacı ... firması yetkilisi ...'in imzası ve onayı bulunduğunu, bu nedenle davacı firmanın bilgisi ve onayı dahilinde gerçekleşen ve teknik şartnameye uygun yapılan kazıda, davacının kendisine ait kablolara zarar verildiği iddialarını kesinlikle kabul etmediklerini, davacı ... firmasının yönlendirmesi ve onayı ile yapılan kazıda yerin altında nereden hangi kablo geçtiğini müvekkili firmanın bilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle de müvekkili firmaya kusur atfedilemeyeceğini, yatay sondaj yapılan yerde ...'un standart derinlikte (100 cm) alt yapısı olması lazım iken yapılan yatay sondaj daha derinden (260 cm) derinlikten gittiğinde rast geldiğini, Davacı tarafından talep edilen bedelin fahiş olduğunu, davacı şirketin, dağıtılamayan enerji bedeli, eşik kesinti süresi aşım bedeli diye adlandırdığı bedelleri müvekkili idareden talep edemeyeceğini, Dava konusu hasarın meydana gelmesinde davacının karşılıklı kusur durumunun da araştırılması gerektiğini, Yukarıda arz ve izah nedenler muvacehesinde, Müvekkilin ....İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyasında borçlu olmaması nedeniyle DAVANIN REDDİNE karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
Dava, kazı çalışmasından doğan zarar için başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.
.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine 4.476,18-TL toplam alacak için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 03/12/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 30.11.2023 tarihinde süresi içerisinde itiraz ettiği görülmüştür.
Bilirkişinin düzenlediği 07.04.2025 tarihli 10 sayfadan ibaret raporunda özetle; Davacı şirket tarafından sunulmuş olan “Dağıtım Tesislerine Verilen Hasar Tutanağı Formu, ekinde yer alan fotoğraflar, Hasar Süreci Bilgilendirme Formu, ... tarafından sunulan yazı ve dosya kapsamında yer alan diğer bilgi ve belgeler tümüyle değerlendirildiğinde; Davalı ... Yüklenicisi firması çalışanları tarafından davaya konu hasarların meydana geldiği adreslerde yapılan kazı çalışmaları sırasında Davacı ... A.Ş.'nin elektrik şebeke hattına ait alt yapı tesislerine zarar verildiği, çalışmanın nezaretçi eşliğinde yapılmadığı görüldüğünden, Davalı ... ve yüklenici firmanın meydana gelen hasarlarda kusurlu olduğu, Dosya münderecatındaki belgelerden; Davacının altyapı tesisatının mevzuatlara aykırı olduğu görüldüğünden Davacı tarafın %40 müterafık kusurlu olduğu, Davacının takip dosyaları ile Davalılardan talep ettiği hasar bedeli içerisinde; Malzeme Bedeli, Montaj Bedeli, Dağıtılamayan Enerji Bedeli, Eşik Kesinti Süresi Aşım Bedeli, kalemlerinin bulunduğu, dosya içerisindeki belgeler ve ilgili mevzuatlar kapsamında ve Emsal Yargıtay kararları doğrultusunda davacının bu kalemler içerisinden Dağıtılamayan Enerji Bedeli, Eşik Kesinti Süresi Aşımı Bedelini talep edemeyeceği, Emsal Yargıtay kararlarında; özel olarak dışarıdan işçi tutulup bu işçilerin çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça zarar gören tarafından Montaj, Personel (çalışan, mühendis, müdür..) ve araç giderlerinden oluşan zararın tazmininin talep edilemeyeceği sadece zarar gören malzeme bedelini talep edileceğinin benimsendiği, (4.Hukuk Dairesi 2015/10383 Esas2015/12692 Karar, 4.Hukuk Dairesi 2018/1089 Esas. 2018/5527 Karar) Dosya münderecatı içerisinde bulunan bilgi ve belgelerden zarar gören davacı tarafından meydana gelen hasarlara ilişkin özel olarak dışarıdan işçi tutulup bu işçilerin çalıştırıldığının ve sadece bu işler için ek ödeme yapıldığına ilişkin herhangi bir somut belge tespit edilememiş olduğundan ve Emsal Yargıtay kararları doğrultusunda, Davacı tarafından yalnızca malzeme bedeli ve takip tarihine kadar işlemiş faiz toplamının talep edilebileceği, bu durumda talep edilebilecek olan tutarın 160,30 TL Asıl Alacak, 21,34 TL işlemiş faiz olmak üzere Toplam 181,64 TL alacak talep edebileceği, Sayın Mahkemenizin takdiri, Davacının, Davalılardan hasar bedeli olarak Malzeme, Montaj, kalemlerinin toplamı ve bu hasar bedeline takip tarihine kadar işlemiş yasal faiz edelini talep edebileceği yönünde olması durumunda; 1.416,63 TL Asıl alacak, 188,55 TL İşlemiş Faiz olmak üzere Toplam 1.605,18 TL talep edilebileceği bildirilmiştir.
Zamanaşımı ve Husumet itirazı yönünden; davalı ile dava dışı zarar veren şirket arasında düzenlenen sözleşmede iş sahibi davalı ...'nin yükleniciye emir ve talimat verme yapılan işi kontrol ve denetleme yetkisinin tanınmış bulunduğu bir başka anlatımla taraflar arasında bağımlılık ilişkisi kurulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı ...'nin de meydana gelen zarardan dolayı adam çalıştıran sıfatıyla ve mütesilsilen sorumlu olduğu kuşkusuzdur. Sözleşmedeki iç ilişkiyi düzenleyen hükümlerin zarar görene karşı ileri sürülmesi mümkün değildir. Nitekim Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2012/8814 Esas 2014/8472 Karar sayılı ilamı da bu yönde olup, davalının husumet itirazının reddine, haksız fiilin ika ve takip tarihi itibariyle iki yıllık süre dolmadığının zaman aşımı def'inin reddine karar vermek gerekmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının yer altı tesisatına davalının veya sorumluluğundaki kişi veya kurumların kusurları ile zarar verilip verilmediği, meydana gelen zararın davalıdan sadır olup olmadığı, illiyeti, zararın kapsamı, zararın hesap yöntemi, yapılan kazının izinli olup olmadığı, zararın meydana gelmesi veya artmasında davacının kusuru bulunup bulunmadığı hususlarında olduğu ve haksız fiile dayalı bu iddia kapsamında başlatılan ilamsız takipte itirazın iptali istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Yine 50. maddesi gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. Yine ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. Maddesinde; İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu hükmü kurulmuştur.
Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Zarar görenin zararı giderebilmek ve montaj için kendi çalıştırdığı işçilerine ödediği ücretler genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderlerdir. Bunların zarar ile ilgisi bulunmamaktadır. Özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler zarar kapsamına dahil edilemez.
Emsal davaya ilişkin Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nce verilen 2018/1089 Esas - 2018/5527 Karar sayılı ilamda "Haksız fiil sebebiyle dışarıdan işçi tutulup zararın giderildiği kanıtlanmadığı takdirde maddi hasar montaj bedeli,araç eleman bedeli, etüt koordinasyon bedeline dair bu giderlerin istenemeyeceği", aynı dairenin 2015/10383 Esas - 2015/12692 karar sayılı başka bir ilamında ise "Tüketilmeyen elektrik santrallerde otamatik olarak üretilmeyip ancak kullanıldığı anda üretilerek eneji nakil hatları üzerinden dağıtılan bir enerji türüdür. Kullanılan enerji miktarı günün değişik saatlerinde farklı olduğundan kesinti (inkıta) süresi belirlenemez ve bu sebeple de satılamayan enerji bedeline hükmedilemeyeceği gibi arızanın ilgili yönetmelik kapsamında belirlenen süre içinde giderilmesi ve eşik süresinin aşılmaması sebebiyle eşik kesinti süresi bedelinin de talep edilemeyeceği" belirtilmiştir.
Dosyanın bilirkişi incelenmesinde, davacının altyapı tesislerinin mevzuata aykırılık teşkil ettiğine dair bir delil bulunmadığı tespit edilmiş, kabloların/alt yapının yeterli derinlikte bulunmadığına dair farklı bir delil sunulmadığı görülmüştür. Bunun yanında kablolara verilen zararın kasıtlı davranıştan doğup doğmadığı ise önem arz etmemektedir. Zira haksız fiile dayalı sorumluluk için kusurlu bir davranışın varlığı yeterlidir. Dosyadaki mevcut delil durumuna göre, ispat yükü kendisine düşen davacının haksız fiil iddiasını ispat ettiği, davalının veya sorumluluğunda olan kişi veya kurumun kazı yapmadan önce davacıyı bilgilendirmediği, tedbirsizlik ve dikkatsizlik sebebiyle hasara sebebiyet verdiği açıktır. Ancak zararın kapsamının nelerden ibaret olup hangi miktarda davalıdan tahsili gerektiği ayrıca irdelenmelidir.
Davacı tarafından meydana gelen hasarların giderilmesi için özel olarak dışarıdan işçi tutulmadığı, dava dışı ... adlı şirket ile götürü şekilde düzenlenen bir sözleşme bulunduğu, bu kapsamda da hasarların onarımına ilişkin yükleniciye ek ödeme yaptığına dair bir iddia veya ispat bulunmadığı, sözleşme gereğince aylık ve sabit bir ödemenin belirlendiği, davaya konu kazı için dava dışı hasarı gideren şirkete sözleşme gereği sabit olarak her ay ödenecek bedel dışında haricen bir bedel ödenmeyeceği, bu nedenle personel ve araç giderleri yönündeki davacı talebinin yerinde olmadığı, yine davacı tarafın dağıtılamayan enerji /etüd koordinasyon bedeli ve elektrik eşik kesinti süre aşım bedeli talebi yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; yukarıda bahsi geçen gerçek zarar ilkesi ışığında dağıtılamayan enerji yönünden gerçek bir zarardan bahsedilmesinin mümkün olmadığı saptanmakla anılı talebin reddi gerektiği, Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği kapsamında ise davacı tarafça abonelerine ödeme yapıldığını gösterir delil ibraz edilmediği gibi davacı şirketin
orta gerilimde bildirimsiz kesintilerde 24 saate kadar, alçak gerilimde bildirimsiz
kesintilerde 48 saate kadar abonelerine tazminat ödememe hakkına sahip olup dava
konusu arıza için bu süreler dahilinde çalışma yapıldığı, bahse konu arıza için davacı
şirketin eşik kesinti süre aşım bedeli, şebeke yıpranma bedeli talep edemeyeceği anlaşılmıştır. Dolayısıyla davacı tarafından yalnızca tespit edilen malzeme bedelinin takip tarihine kadar işlemiş faiz ve KDV'si ile birlikte talep edilebileceği, diğer alacak kalemlerinin dolaylı zararlar olup haksız fiille illiyetinin sağlanamadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle kazıyı icra eden davalının, sorumluluğunda bulunan kusurlu davranış sonucu meydana gelen gerçek zarardan sorumlu olup davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İcra inkar tazminatı yönünden; davacının alacağının varlığı ve miktarının belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiği alacak tutarının likit olmadığı gözetilerek İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca davalının icra inkar tazminatından sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmadığından inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Kısmen Kabulü ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının kısmen iptaline, takibin 1.416,63 TL asıl alacak, 188,55 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.605,18 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya dair istemin reddine,
2-Haksız fiile dayalı alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Karar ve ilam harcı 615,40-TL nin peşin alınan 427,60-TL peşin harçtan düşümü ile kalan 187,80-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan peşin ve başvuru harcı toplamı 855,20-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Mahkememizin ... E. ... K. sayılı dosyasında zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin tahsili için hüküm kurulduğu, ... E. sayılı dosya dahilindeki Arabuluculuk Daire Başkanlığı'nın ... dosya ve ... büro numaralı dosyasının son tutanağında Mahkememizin işbu dosyasının (2024/524 E.) arabuluculuk görüşmelerinin de görüldüğü anlaşılmakla hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk giderinin yeniden tahsiline yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yapılan 4.981,50-TL yargılama giderinin kabul edilen miktar oranlanarak takdiren 1.786,40-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 1.605,18-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT 13/3. Maddesi gereğince, hesap ve takdir olunan 1.605,18-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır