T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/579 Esas
KARAR NO:2025/362
DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:12/09/2024
KARAR TARİHİ:07/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
İDDİA:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ... işi iştigal eden bir firma olduğunu, bilindiği üzere uluslararası kara yolu nakliyesiyle ilgili çıkan uyuşmazlıklarda 6102 sayılı T.T.K. değil, CMR Konvansiyonu maddeleri uygulandığını, davalı şirketle de davacı şirket arasında CMR Konvansiyonu m.34 vd. düzenlendiği üzere davalının üst taşıyıcı, davacı firmanın alt taşıyıcı olarak yer aldığı uluslararası taşıma işi konusunda 03.05.2023 tarihinde anlaşmaya varıldığını, anlaşmanın konusu ekteki CMR belgesinden görüleceği üzere göndericinin dava dışı ... ..., alıcının yine dava dışı ...Şirketi (...) olduğunu, ... Almanya'dan Türkiye'ye 700 karton paket çelik civata, davalı tarafından üst taşımacı olarak, davacı ... tarafından alt taşımacı olarak taşınması işidir. Davacı şirket tarafından taşınacak malzemeler 04.05.2023 tarihinde teslim alınmış, taşıma işi eksik ve hatasız olarak gerçekleştirilmiş, taşınanlar hasarsız ve eksiksiz olarak Türkiye'ye giriş yapılarak alıcıya CMR belgesinden de görüleceği üzere alıcının herhangi bir çekincesi olmaksızın 10.05.2023 tarihinde imza karşılığında teslim edildiğini, işbu taşıma işiyle ilgili olarak da davalı şirket tarafından 2.700,00-EURO bedelli taşıma ücreti (navlun bedeli) mail yoluyla onaylanmış, 05.05.2023 tarihli ... fatura numaralı 2.700,00-EURO bedelli fatura kesilmiş ve elektronik ortamda davalıya tebliğ edilerek yasal 8 günlük sürede davalı tarafından itiraz edilmeyerek kabul edildiğini, davacı şirket tarafından şifahen yapılan araştırmada davalı şirketin, iş bu taşıma ücretlerini üst taşıyıcı olarak dava dışı göndericilerden tahsil ettiği öğrenilmiş, ancak anlaşılan 30 günlük vade süresinde davacı şirkete ödememesi üzerine davalı hakkında icra takibi yapılmış, davalı tarafından da işbu icra takibine borçları olmadığından bahisle haksız olarak itiraz edildiğini, bu süreçte davalı tarafından davacı firmaya tebliğ edilen herhangi bir yasal ihbar veya başkaca bir yasal işlem bulunmadığını, avalının haksız olan itirazının iptaline ve takibin yıllık %5 faiz oranından devamına karar verilmesine, davalının haksız itirazı nedeniyle %20 icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, dava harç masrafları ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı davaya cevap vermeyerek HMK 128 uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır.
DELİLLER
1-Bilirkişi Raporu.
Bilirkişiler tarafından düzenlenen 12/03/2025 tarihli raporda özetle; Mali değerlendirme; Sayın Mahkemenin verdiği yetki ve görev kapsamında Davacı ... ... Teks. Kim. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin yasal ticari defterleri usul yönünden incelenmiş olup ibraz edilen 2023 yılına ilişkin ticari defterlerin HMK m.222/1-4 ve 6102 sayılı TTK'nın 64. maddesinin üçüncü fıkra hükümlerine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, defterlerin usulüne göre tutulmuş olduğu görülmüştür. Davalı taraf ... Ltd. Şti.'ne ulaşılamadığı için defter ve belgeleri incelenememiştir. Faturaya dayalı alacak davalarında davalı akdi ilişkiyi açıkça kabul etmemiş ise taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunduğunu ispat külfeti faturayı düzenleyen alacaklı tarafa düşmektedir. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, bir ticari ilişki ve bu ilişkiden kaynaklı alacağıı İduğunu iddia eden taraf bunu yazılı belgeler ile ispat etmesi gerekir. İspatın konusu, ispat yü kimde olduğu ve ispat vasıtalarının neler olduğu HMK 187,190 ve 200. Maddelerinde açıkça belirtilmiştir. Alacaklı düzenlediği faturadaki malların ya da hizmetin karşı tarafa teslim edildiğini HMK 200. Maddesinde belirtilen deliller ile ispat etmesi gerekir. Fatura tek başına taraflar arasındaki akdi ilişkinin belgesi sayılamaz. Domaniç'e göre de “bir akdin icra safhasına taalluk eden fatura, mutlaka mevcut ve evvelce tamamlanmış bir anlaşmaya dayalı olması gerektiğinden, bir icap bile değildir. Kaldı ki icabı reddetmemek kabul niteliğinde de değildir. (BK.m3-5). Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu E:2001/1, K:2003/1, T:27.06.2003. Normal şartlarda alacaklı faturaya konu mal ve hizmeti davalı borçluya teslim ettiğine dair borçlunun imzasını kabul ettiği irsaliye veya teslime dair yazılı belge ile ispat edebilir. Davacının, davalı borçlu ile aralarında akdi bir ilişki olduğunu, bir başka anlatımla takibe konu faturadaki fatura konusu hizmet ifası ile ilgili ticari ilişkiyi ispat etmeden iddia ettiği alacağın tahsilini sağlaması mümkün değildir. Akdi ilişki ise, taraflar arasında düzenlenen imzası davalı tarafından kabul edilmiş bir sözleşme, faturaya konu malların borçluya teslim edildiğine dair bir irsaliye ve teslim fişi ile vb. somut yazılı belgelerle ispat edilebilir. Akdi ilişki ispat edilemediği sürece davacının davalı adına fatura düzenlemesi ve ticari defterlerine göre bu faturalar nedeniyle alacaklı Özükmesinin davalıyı bağlayıcı bir yanı yoktur. Huzurdaki davanın somut olayında, tacir olan taraflardan Davacının defter ve dayanak belgeleri incelenmiş olup, taraflar arasında yapılmış bir yazılı bir sözleşme bulunmadığı, dava dosyasında aralarında ticari ilişkiyi olduğu kanaati oluşturabilecek 03.05.2023 tarihli bir mail olduğu olup, işbu mailde yer alan sipariş için Davacı tarafından taşıma hizmetinin verildiğine dair CMR belgesinin yer aldığı tespit edilmiştir. Davacı 2023 defter ve belgelerini incelediğimizde; davacı ... ... Teks. Kim. San. ve Tic, Ltd. Şti.'nin Davalı ...'ne 05.05.2023 tarihli ... numaralı 2.700 EUR (58.233,87 TL) tutarlı “İthalat Navlun Bedeli” açıklamalı E-Fatura düzenlemiş olduğu ve bu faturayı yevmiye defterinde Davalı cari hesabına kaydetmiş olduğu, davacı kayıtlarında davalıdan 2700 EUR alacaklı olduğu kanaati oluşmuştur. Gerek görüldüğü takdirde Gelir İdaresi Başkanlığından Davalı ve Davacının BA-BS kayıtlarının celbinin istenmesinin takdiri Sayın Mahkemeye ait olup, gelecek yeni bilgilere göre ek rapor tanzim edilebilir. Tensip zaptı, dava dilekçesi ve defter & belge ibrazı da dahil tüm ara kararlar Tebligat Kanununa uygun şekilde tebliğ edilmiş olmasına rağmen davaya katılmayan, defter & belge ibraz etmeyen davalıya göre, Davacı tarafından ibraz edilmiş olan defterlerin TTK 64, 65. Maddeye uygun tutulduğu, a ait tüm ticari işlemlerin defterlerinde kayıtlı bulunması karşısında, davacının davalıdan dava tarihi itibarıyla asıl alacak itibari ile 2700 EUR alacaklı olduğunun da kabul edilebileceği, HMK 220 ve 222. maddelerine göre davalıya açıklamalı ve ihtarlı davetiye gönderilmesinin takdiri Sayın Mahkemeye aittir. Taşımacılık yönüyle değerlendirme; Davacı fiili taşıma firması tarafından dava dosyasına sunulan e posta yazışmalarından, e posta yazışmalarında yer alan bilgilerle taşıma evraklarında yer alan bilgilerin uyumlu olması nedeniyle davaya konu taşımacılığın asıl (akdi) taşımacısının davalı firma olduğu kanaatine varıldığı, Davaya konu taşımacılık faaliyetinin; CMR Konvansiyonu madde 9/1 hükmü gereği ve davacı fiili taşıma firmasının dava dosyasına sunduğu belgelerden davacı fiili taşıma firması tarafından gerçekleştirdiği kanaatine varıldığı, Davacı fiili taşıma firması tarafından dava dosyasına sunulan Teslim CMR Taşıma Senedine alıcı adına teslim alan ... firmasının geç teslim, eksik emtia veya hasarlı emtia şerhi düşülmeden teslim aldığı tespit edildiğinden; davaya konu yükün davacı fiili taşıyıcı firma tarafından sağlam, zamanında ve eksiksiz teslim ettiği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememize açılan iş bu dava İcra ve İflas Kanununun 67. maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Uyuşmazlık; taraflar arasında alt taşımacılık sözleşmesi kurulup kurulmadığı, kurulmuş ise davacının taşıma edimini yerine getirerek takip konusu yaptığı ücrete hak kazanıp kazanmadığı ve davalının aleyhine başlatılan takibe yerinde olup olmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür.
Tarafların dayandıkları vakaların ispatı için delil olarak ileri sürdükleri, davacının davalıya düzenlediği uyuşmazlık konusu alacağın dayanağı faturaların, davacının taşıdığı mallara ilişkin CMRbelgelerinin, taraflar arasındaki WhatsApp yazışmalarının dosyaya sunulduğu icra dosyasınında celp edildiği görüldü.
Taraflar arasındaki ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklı olarak davacının davalı tarafta alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için SMMM bilirkişi ile taşımacılık uzmanı bilirkişinden oluşan heyetten alınan raporun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülüdü.
Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde; Dava dilekçesi ile dosyaya delil olarak sunulan WhatsApp yazışmaları, faturalar ile taraf defter ve belgelerinden taraflar arasında ticari hizmet sözleşmesinin bulunduğu ve davacının davalı adi ortaklığa uçak bileti, otel rezervasyonu gibi hizmet sunduğu uyuşmazlık dışıdır. Taraflar tacirdir ve tacirler yasanın ön gördüğü defter ve belgeleri tutmak zorunda olup hem TTK hem de HMK tacirler yönünden usulüne uygun tutulan ticari defterleri delil olarak kabul eden düzenlemelere yer vermiştir. HMK 222/3 maddesi gereğince ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olmasını aramaktadır. Somut olay da, dosyaya sunulan davacı tarafın davalı şirketin yetkilileri ile yaptığı WhatsApp yazışmaları, davacının taşıdığı emtiaya ilişkin CMR belgeleri ile mahkemece heyetten alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında alt taşımacılık sözleşmesi kurulduğu, davalının almış olduğu taşıma işini davalı adına davacının gerçekleştirdiği, davacının davalıya navlun faturası düzenleyerek defterlerine işlediği görülmüş, davacı tarafın defter ve belgelerinin usulüne uygun tutulduğu davacının defterlerine göre davalı taraftan 2.700,00 USD alacaklı gözüktüğü davalı tarafın defter ve belgelerini ibraz etmediği davalının borcu sönümlendirdiğini ispata yarayan başkada delil sunmadığı anlaşıldığından davanın kabulü ile, davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Dairesinin... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının iptaline, takibin 2.700,00 EURO asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4A maddesi gereğince devlet bankalarının EURO ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi oranı şeklinde işleyecek faiz birlikte devamına, alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan asıl alacak üzerinden hesaplanan 17.728,14 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine KArar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesinde Ayrıntıları ile Açıklandığı Üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Dairesinin... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının iptaline, takibin 2.700,00 EURO asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4A maddesi gereğince devlet bankalarının EURO ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi oranı şeklinde işleyecek faiz birlikte devamına,
2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan asıl alacak üzerinden % 20 oranında hesaplanan 17.728,14 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar ve ilam harcı 6.936,23-TL nin peşin alınan 1.734,06-TL den düşümü ile kalan 5.202,17-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 2.161,66-TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 15.155,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.07/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır