T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/580 Esas
KARAR NO :2025/365
DAVA:Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:13/09/2024
KARAR TARİHİ:07/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
İDDİA:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı arasında, ... Mahallesi, Çınarlı Caddesi, ... Sitesi ... numaralı bağımsız bölümün uygulama projesine ilişkin olarak 20.03.2024 tarihinde bir Mimarlık Hizmetleri Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre, davacı tarafından mimarlık hizmetleri kapsamında tasarım ve uygulama hizmetleri verileceğini, işin niteliği, kapsamı, ödeme planı ve diğer şartlar detaylı olarak bu sözleşmede düzenlendiğini, taraflarca imzalanan sözleşmede toplam iş bedeli 700.000 TL + KDV olarak belirlendiğini, buna göre, işin toplam maliyeti KDV dâhil 840.000 TL olduğunu, taraflar arasında yapılan ödeme planına göre; 18.03.2024 tarihinde 175.000 TL, 18.04.2024 tarihinde 245.000 TL, İş tesliminde ise 420.000 TL ödenmesi konusunda mutabık kalındığını, ancak, davalı, davacıya yalnızca 02.05.2024 tarihinde 250.000 TL ve 18.05.2024 tarihinde 175.000 TL olmak üzere toplam 425.000 TL ödeme yaptığını, davacı, işi tamamlayarak teslim etmiş olmasına rağmen, bakiye bedel ödenmediğini, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin talep, dava ve ıslah hakkı saklı kalmak kaydıyla toplam alacak miktarının bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya çıkacak olması sebebiyle şimdilik; davacının toplam alacağı 729.130 TL (KDV dahil 874.956 TL) olup, bugüne kadar tahsil edilen 425.000 TL düşüldükten sonra, bakiye alacağı 449.956 TL (KDV dahil) kaldığını, ancak, şimdilik 375.000 TL kısmi alacak talebimiz bulunduğunu, davalı tarafından iade edilen faturaların tarihinden itibaren, yıllık %48 oranından az olmamak kaydıyla değişen oranlarda faizin işletilerek 375.000 TL’nin davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki dava 375.000 TL talepli olarak ikame edildiğini, davacı taraf delilleri arasında taraflar arasında imzalanmış sözleşmeyi saymış ve dava dilekçesinde sözleşme bedelinin, sözleşmenin 7. maddesine uygun olarak, KDV dahil 840.000 TL beyan ettiğini, dava dilekçesinde beyan ve ikrar edildiği üzere, davalı tarafından davacı şirkete toplamda 425.000 TL ödenmiş olmakla beraber, sözleşme konusu iş ile ilgili olarak; davalı şirket yetkilisi ...’nin şahsi hesabından davalı şirket yetkilisi ...’nın şahsi hesabına 17 Ocak 2024 tarihinde 57.500 TL, 08 Şubat 2024 tarihinde 20.000 T, 14 Mart 2024 tarihinde 25.000 TL ve 02 Mayıs 2024 tarihinde 100.000 TL olmak üzere toplam 202.500 TL daha ödeme yapıldığını, ayıplı hizmet sebebi ile müvekkilimizin davacıya ödemekle yükümlü olduğu borcu olmadığını, haksız davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 07/05/2025 tarihli dilekçesinde; davacı , mahkeme nezdinde 2024/580 Esas numarası ile kayıtlı davasından ve bu dava ile ilgili tüm taleplerinden kendi hür iradesiyle feragat ettiğini, dosya ile görülen ecrimisil alacağı davada HMK 309 ve devamı maddeleri uyarınca, kayıtsız ve şartsız olarak feragat sonucu kararlaştırılacak olan vekalet ücreti alacağı da dahil olmak üzere feragat ettiklerini, bu nedenle iş bu durumu davadan feragat dilekçesi ile mahkemeye sunarak, karşı tarafa tebliğini talep etme zarureti hasıl olduğunu, feragat beyanı doğrultusunda karar verilmesini ve feragat sonucu vekalet ücreti alacağına hükmedilmemesini, dosyada mevcut olan vekaletnamede de feragat yetkisi bulunması nedeniyle, açılan davadan ve vekalet ücreti alacağından feragat ettiklerini bildirir, mahkemece bu yönde karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 07/05/2025 tarihli dilekçesinde; Davacı vekili tarafından sunulan feragat dilekçesi gereğince, davanın "feragat nedeniyle reddine" karar verilmesini, davalı vekili olarak huzurdaki dava tahhtında, yargılama gideri ve vekalet ücreti talebimizin bulunmaması sebebiyle Mahkemece lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir.
Davadan feragat H.M.K. nun 307.ve 309. maddeleri hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir.
H.M.K. nun 309.maddesi hükmüne uygun olarak davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, Davacı vekilinin 07/05/2025 tarihli dilekçesi ile mahkeme nezdinde 2024/580 Esas numarası ile kayıtlı davasından ve bu dava ile ilgili tüm taleplerinden kendi hür iradesiyle feragat ettiğini, dosya ile görülen ecrimisil alacağı davada HMK 309 ve devamı maddeleri uyarınca, kayıtsız ve şartsız olarak feragat sonucu kararlaştırılacak olan vekalet ücreti alacağı da dahil olmak üzere feragat ettiklerine dair feragat dilekçesi verdiği davacı vekilinin vekaletnamesindeki yetki durumu incelendiğinde davadan feragate yetkili olduğu anlaşılmış olmakla davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesinde Ayrıntıları ile Açıklandığı Üzere;
1-Feragat nedeniyle davanın REDDİNE,
2-Karar ve ilam harcı 615,40-TL nin peşin alınan 6.404,07-TL den düşümü ile kalan 5.788,67-TL bakiye ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansı karar kesinleştiğinde resen iadesine,
6-Tarafların karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığı beyan edilmekle, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
*5070 Sayılı Kanun Gereğince Elektronik İmza İle İmzalanmıştır.*