T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/591 Esas
KARAR NO:2025/897
DAVA:Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:18/09/2024
KARAR TARİHİ:15/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; 02/07/2024 tarihinde sürücü ...in sevk ve idaresindeki ... yabancı plakalı aracın Sivas yolundan ... istikametinde sol şerit üzerinde iken kendisine yeşil ışık yandığı esnada seyir halindeyken ... kesişimine geldiği esnada; sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin ... üzerinde ... Sanayi istikametine doğru seyir halindeyken kavşakta kırmızı ışıkta bekleyen araçların arasından kırmızı ışık yandığı halde durmayarak devam ettiği ve aracının ön kısmı ile motosikletin sol yan kısmına çarpası sonucu ölümlü ve yaralanmalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucunda ... plakalı motosiklette sürücü konumunda bulunan ...'ın vefat ettiğini, kaza tespit tutanağına göre müteveffa ...'ın KTK'nın 47/1-b maddesini ihlal ettiği, yabancı plakalı araç sürücüsünün ise 52/1-a kuralını ihlal ettiğinin tespit edildiğini, kaza sonrasında açılan ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/... soruşturma sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda motosiklet sürücüsü ...'ın asli kusurlu olduğu ve yabancı plakalı araç sürücüsünün alt düzeyde kural hatası yaptığının tespit edildiği, kanaatlerince ...'ın kazanı oluşumunda kusurunun bulunmadığını, ... plakalı aracın kaza tarihinde ZMMS poliçesi ve yeşil kartının bulunmadığını, bu nedenle 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14. Maddesine göre, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinin kaza tarihi itibariyle ölüm halinde sağladığı teminat limiti olan 1.800.000,00-TL’nin davalı tarafından karşılanması gerektiğini, taraflarınca davalıya başvurulduğunu ve başvurunun tebliğ edildiğini ancak ödeme yapılmadığından davalının temerrüte düştüğünü iddia ederek; fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla; müvekkillerinin ...'ın desteğinden yoksun kalması sebebiyle şimdilik 500,00-TL (Baba ... için 100,00-TL, anne ... için 100,00-TL, eşi ... için 100,00-TL, oğlu ... için 100,00-TL ve oğlu ... için 100,00-TL) maddi tazminat bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Adli Yardım; Davacılar vekilinin 28/01/2024 tarihli dilekçesi ile müvekkillerinin müteveffanın geçimlerini sağlaması nedeniyle zor duruma düştüklerini, baba ...'ın halihazırda ameliyat olduğundan çalışamadığını iddia ederek adli yardım talebinde bulunduğu, mahkememizin 30/01/2024 tarihli ara kararı ile davacılar vekilinin adli yardım talebinin kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Davanın müvekkiline yöneltilebilmesi için kazaya neden olan aracın sorumluluk kapsamında olması gerektiğini, dava konusu aracın yabancı plakalı olması sebebiyle husumet itirazlarının bulunduğunu, esasa ilişkin olarak davacı yanın müvekkiline eksik evrak ile başvurduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin sorumluluğunun kaza tarihinde geçerli Zorunlu Sigorta Poliçesinin teminat limiti olan 1.8000.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 86. maddesi gereğince araç işleteninin ve sürücüsünün kusursuz olduğu hallerde müvekkilinin tazminat ödeme yükümlülüğünün olmayacağını, yine kabul anlamına gelememekle kaza tespit tutanağında müteveffanın kırmızı ışıkta durmayarak kazanın oluşmasında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle sigortasız araç sürücüsüne aftedilen kusuru kabul etmediklerini, diğer yandan davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilmeleri için destekten yoksun kaldıklarını ispat etmeleri gerektiğini ve son olarak müvekkilinin Sigortacılık Kanunu'nun 14. Maddesi uyarınca ödeme yaptıktan sonra ödemeleri rücu edebileceğinden davanın ... plakalı araç maliki ... ve sürücü ...'e ihbar edilmesini gerektiğini iddia ederek; davanın ve diğer taleplerin reddini, ihbar taleplerinin kabulünü, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Trafik/Kusur Uzmanı ve Doktor Bilirkişilerden Oluşan Bilirkişi Heyetinin 02/07/2025 Tarihli Raporunda Özetle; "... plaka sayılı ... marka motosiklet sürücüsü ...’ın ışık kontrollü kavşakta kendi istikametine kırmızı ışık yanmasına rağmen kavşağa girdiği anlaşılmakla sürücünün kazanın meydana gelmesinde asli ve %50 oranında kusurlu olduğu;
... plakalı otomobil sürücüsü ...’in ışık kontrollü kavşakta kendi istikametine kırmızı ışık yanmasına rağmen kavşağa girdiği anlaşılmakla sürücünün kazanın meydana gelmesinde asli ve %50 oranında kusurlu olduğu, ... plaka sayılı ... marka motosiklet sürücüsü ...’ın ve arkasında yolcu konumunda bulunan ... ... motosikletteki seyirleri esnasında kask ve koruyucu ekipman kullanmadıklarının video kayıtlarında görüldüğü, koruyucu ekipman kullanılmamasının alınan hasarın boyutunu arttırmış olmasının mümkün olduğu" görüş ve kanaatine varılmıştır.
Aktüerya Uzmanı Bilirkişinin 06/11/2025 Tarihli Raporunda Özetle; "02/07/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında; %50 kusur oranına göre belirlenen zarar tutarından müteveffanın kaskının bulunmaması nedeniyle %20 müterafik kusur sonucu yapılan hesaplamaya göre vefat eden ...’ın geride kalan hak sahiplerinden;
-Eş ...’ın destekten yoksun kalma nedeniyle maddi zararının 1.630.472,51-TL,
-Oğlu ...’ın destekten yoksun kalma nedeniyle maddi zararının 186.060,16-TL,
-Oğlu ...’ın destekten yoksun kalma nedeniyle maddi zararının 64.800,26-TL,
-Anne ...’ın destekten yoksun kalma nedeniyle maddi zararının 362.897,52-TL,
-Baba ...’ın destekten yoksun kalma nedeniyle maddi zararının 256.795,10-TL olduğu,
Müteveffanın geride kalan tüm hak sahiplerinin maddi zarar toplamının zorunlu trafik
sigorta poliçesindeki limiti aşması nedeniyle zorunlu trafik sigorta poliçesindeki ölüm teminatı limiti kapsamında 1.800.000,00-TL limit ile sınırlı olarak sorumlu olacağı ve bu
tutarın davacılar payına isabet eden tutarlarının; eş ... için 1.173.458,83-TL, oğlu ... için 133.908,38-TL, oğlu ... için 46.637,05-TL, anne ... için 261.179,07-TL ve baba ... için 184.816,67-TL olmak üzere 1.800.000,00-TL olduğu, başvuru tarihine göre temerrüt tarihinin 21/08/2024 olarak belirlendiği, sigorta poliçesi bulunmayan aracın kullanım şeklinin hususi nitelikte otomobil olarak gözüktüğü" görüş ve kanaatine varılmıştır.
Davacılar Vekilinin Islah Dilekçesinde Özetle; Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile trafik kazasında; %50 kusur oranına göre belirlenen zarar tutarından müteveffanın kaskının bulunmaması nedeniyle %20 müterafik kusur sonucu yapılan hesaplamaya göre vefat eden ...’ın geride kalan hak sahiplerinden; ...'in 1.173.458,83-TL, ...'ın 133.908,38-TL, ...'ın 46.637,05-TL, ...'ın 261.179,07-TL ve ...'ın 184.816,67-TL olmak üzere toplam 1.800.000,00-TL destekten yoksun kalma maddi zararın olduğunun tespit edildiğini, buna göre fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; ... için 1.173.458,83-TL, ... için 133.908,38-TL, ... için 46.637,05-TL, ... için 261.179,07-TL ve ... için 184.816,67-TL olmak üzere 1.800.000,00-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
DELİLLER:
-... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/... soruşturma sayılı dosyası
-... 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2024/... ceza sayılı dosyası
-Davacılar vekili tarafından sunulan; kaza tespit tutanağı sureti, ...'na yapılan başvuruya ilişkin evraklar, kaza görüntüleri
-Davalı vekili tarafından sunulan; 06/09/2024 tarihli davacıdan eksik evrakların talep edildiği mail yazışmaları sureti
-... Sosyal Güvenlik Merkezi İl Müdürlüğü'nden gelen ...'ın hizmet döküm cetvelini içerir ve hak sahiplerine gelir bağlanmadığını bildirir müzekkere cevabı
-...'ndan gelen ... plakalı araç için kurumlarında MB-...-1 numaralı hasar dosyasının açıldığını ve aracın Türkiye'de geçerli Yeşil Kart'ının bulunmadığını bildirir müzekkere cevabı
-Adli yardım kapsamında davacıların ekonomik durumlarının araştırılması amacıyla; ... Bankası A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş., ... Bankası A.Ş, ... Bankası A.Ş'den gelen müzekkere cevapları
-Adli yardım kapsamında davacıların ekonomik durumlarının araştırılması amacıyla ... Polis Merkezi Amirliği'nden gelen müzekkere cevabı
-Tarafların beyan ve dilekçeleri
-Bilirkişi raporları
-Arabuluculuk son tutanağı
-Tüm dosya kapsamı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle davalının ... Hesabı olarak sorumluluğunun bulunduğu araç nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının ... Hesabı olarak sorumluluğu bulunduğu aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle ...'ın vefat etmesi üzerine geride kalan davacı eş, çocuklar, anne ve babanın destekten yoksun kalma tazminatı talebine yöneliktir.
Müteveffa ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklet ile yeşil sigortası bulunmayan ... plaka sayılı aracın karıştığı trafik kazasında sürücü Serdar ve yolcusu ... vefat etmiştir. Kazaya karışan ve yurt dışından giriş yapan bu aracın zorunlu trafik sigortası bulunmadığından davanın ... Hesabına yöneltilmesi yerindedir.
Haksız bir eylem sonucu ölenin desteğinden yoksun kalan kişiler 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 53. maddesinin 3. fıkrasına dayanarak bu sebeple uğradıkları kayıpların ödettirilmesini isteyebilir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 91. maddesi gereğince aynı Kanun’un 85. maddesinde belirtilen, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda, poliçe limiti dahilinde işletenin sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere, mali sorumluluk sigortası yaptırılması zorunludur. Zorunlu Mali sorumluluk sigortasının yaptırılmaması durumunda Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi gereğince, Sorumluluk Sigortasının kaza tarihindeki limitleri dahilinde işletenin üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu ... Hesabı karşılayacaktır.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türüdür.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Eren Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; Kılıçoğlu Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.).
Destekten yoksun kalma tazminatı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenmiş olup; "Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar" şeklinde hükme bağlanmıştır. Görülmektedir ki destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.
Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53/3. (BK 45/2.) maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir.
TBK’nın 53. (BK 45) maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde, destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür.
Bununla birlikte, destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.04.1982 gün, 979/4-1528 E., 1982/412 K. sayılı kararı).
Diğer taraftan, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06.03.1978 tarih ve 1/3 sayılı kararının gerekçesinde de: "Destekten yoksun kalma tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu” hususu vurgulanmış; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30.11.2005 gün ve 2005/4-648 E.-2005/691 K. sayılı ilamında da aynı esaslar benimsenmiştir.
Önemle vurgulanmalıdır ki TBK’nın 53/3. maddesine göre destekten yoksun kalma tazminatı, desteğin mirasçısı olarak geride bıraktığı kişilere değil, desteğinden yoksun kalanlarına aittir. Destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilecek kişiler, mirasçılardan başka kişiler de olabileceği hususunda da herhangi bir ihtilaf yoktur. Davacının destekten yoksun kalma tazminatı talebine dayanak olarak gösterdikleri zarar; desteğin ölümü sonucunda meydana gelmekle birlikte destek üzerinde doğan bir zarardan ayrı ve salt onun desteğinden yoksun kalınması olgusuna dayalı, mirasçılık sıfatıyla bağlı olmaksızın uğranılabilen bir zarardır. Böyle bir zararın desteğin kendisinin sahip olacağı hakla bir ilişkisi olmadığı gibi, doğrudan destek zararıyla bağlı ve onunla sınırlı bir zarar da değildir. Desteğin ölümü zararı doğuran olay olmakla birlikte, zarar doğrudan üçüncü kişi durumundaki destekten yoksun kalanlar üzerinde oluşmuştur. Buradaki zarar, mirasçıların salt bu sıfatla devraldıkları murislerinin uğradığı ve ondan intikal eden bir zarar da değildir.
Somut olayda, 02/07/2024 tarihinde gerçekleşen kazada her iki sürücünün de kontrollü kavşakta kendisine kırmızı ışık yanmasına rağmen durmadıkları ve kazanın gerçekleştiği yapılan ceza soruşturması ve celp edilen görüntü kayıtlarından tespit edilmiştir. Kusur noktasında önceki raporlar ve ceza dava dosyası kapsamında çelişki bulunmadığından Mahkememizce alınan rapor hükme esas alınmıştır. Dolayısıyla her iki sürücü de kazanın meydana gelmesinde eşit ve asli kusurludur. Müteveffa Serdar'n koruyucu ekipman kullanmaması, kafasında fraktür hattı izlenmesi, ölüm sonucuna dair hasarın bu suretle arttığı, müterafik kusurunun bulunduğu alınan doktor raporundan anlaşılmış, %20 indirim sebebi olarak kıstas alınmıştır.
Davacılar müteveffanın eşi, çocukları, anne ve babası olması nedeniyle karine olarak desteklik ilişkisinin bulunduğu, farklı bir iddia veya tespit bulunmadığından başkaca araştırmaya gerek olmadığı, ... Hesabının sigortalı olması gereken araç sürücüsünün kusuru oranında sorumluluğunun bulunduğu, dolayısıyla kaza ve ölüm neticesine meydana gelen zarardan sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Alınan aktüer raporu uyarınca davacıların destek payları yıllara sari olacak şekilde ve TRH yaşam tablosuna göre belirlenmiş, davacı eşin evlenme ihtimali nazara alınmış, tenzili gereken bir gelir bağlama veya ödeme kaydına rastlanmamış, müteveffanın SGK'da görülen gelir durumuna göre asgari ücret kıstas alınmış, usulünce gerçek zarar hesabı yapılmış, kaza tarihindeki kişi başı ölüme bağlı poliçe limiti 1.800.000,00 TL olmakla bu limiti aşan zarar hesabı uyarınca yapılan garame hesabı ile davacıların talep edebilecekleri miktarlar belirlenmiş ve denetime elverişli olan rapor hükme esas alınmıştır. Aynı kazada diğer zarar gören yolcu ... yönünden ayrı bir başvuru olsa dahi halen dolmayan kaza başı teminat limitinden yararlanabileceğinden ayrıca garameye dahil edilmesine gerek bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacıların 08/08/2024 tarihli başvuru tarihlerine göre temerrüt tarihi belirlenmiş, hükmedilen bedele aracın hususi niteliği ve ticari iş bulunmaması nedeniyle yasal faiz işletilmiş, davacıların ihtiyari dava arkadaşı olduğu gözetilerek ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;
1-Davanın Kabulü ile;
Davacı ... için 1.173.458,83-TL,
Davacı ... için 133.908,38-TL,
Davacı ... için 46.637,05-TL,
Davacı ... için 261.179,07-TL,
Davacı ... için 184.816,67-TL destekten yoksun kalma tazminatının (kaza tarihindeki ölüm teminatına dair 1.800.000,00 TL'lik poliçe limitini tüketir şekilde) 21/08/2024 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine,
2-Alınması gereken 122.958,00-TL karar ve ilam harcından 427,60-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 122.530,40-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvuru harcı ve 427,60-TL peşin harç olmak üzere toplam 855,20-TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacılar tarafından yapılan toplam 212,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılar tarafına verilmesine,
5-Adli yardım nedeniyle suçüstü ödeneğinden karşılanan toplam 18.465,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, (10,00-TL Kep, 455,00-TL Posta ve 18.000,00-TL Bilirkişi Ücretleri Olmak Üzere)
6-Davacı tarafları kendilerini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince; davacı ... için 182.018,82-TL; diğer davacılar ..., ..., ... ve ... için 45.000,00'er TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak anılan davacılar tarafına ayrı ayrı verilmesine,
7-6325 sayılı kanunun 18/A-13 maddesi. uyarınca hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.000,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı. 15/12/2025
Katip Hakim
E-imzalıdır E-imzalıdır