T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/594 Esas
KARAR NO :2025/183
DAVA:Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:19/09/2024
KARAR TARİHİ:06/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirketin, şirket hisselerinin müvekkiline devri hususlarında anlaşma sağladıklarını ve müvekkilinin 05/09/2023 tarihinde "Sermaye Ödemesi" açıklamasıyla 35.000-Euro, 05/09/2023 tarihinde "Sermaye Ödemesi" açıklamasıyla 165.000-Euro, 08/09/2023 tarihinde "Sermaye Ödemesi" 692.500-Euro olmak üzere toplamda 892.500-Euro'yu davalı şirkete banka havalesi yoluyla gönderdiğini, ancak davalı şirketin kötü niyetli olarak yazılı sözleşme yapmaktan ve şirket hisselerinin devrini gerçekleştirmekten ısrarla kaçındığını, taraflar arasındaki görüşmeler neticesinde hukuka başvurulmasının şirketin ticari itibarini düşüreceği gerekçesiyle davalı şirketin bu paranın 100.000-Euro'sunu 27/10/2023 tarihinde "... Sermaye Ödemesi İadesi" açıklamasıyla iade ettiğini, bakiye 792.500-Euro'nun da 2024 yılının Mart ve Nisan aylarında iki taksit halinde geri ödeneceğini müvekkiline bildirdiğini, aylar geçmesine rağmen kalan bakiyenin müvekkiline ödenmediğini, bunun üzerine .... Noterliğinin ... yevmiye sayılı ve 28/08/2024 ihtarnamesinin keşide edilerek davalı şirketten bakiye alacağın talep edildiğini, davalı şirketin bu ihtarnameye cevap vererek borcunun bulunmadığını bildirdiğini ve borcunu ödemekten kaçındığını, bu nedenlerle davalının menkul ve gayrimenkul mal varlığı ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını, davanın kabulünü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davacı ... şirketi vekili mühadale dilekçesinde özetle; iş bu dosya davacısı ...nın dava konusu 792.500-Euro alacağının 330.000-Euro'luk kısmını müvekkili şirkete devir ve temlik edildiğini, buna ilişkin .... Noterliğince düzenlenen ... sayılı Alacağın Devri Sözleşmesinin ekte ibraz edildiğini, bu nedenlerle davacı ...nın yanı sıra müvekkili şirketin davacı sıfatıyla yer almasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Mahkememizin 11/10/2024 tarihli ara kararı ile dava konusu alacağı kısmen temlik alan ... Havacılık Turizm Şirketi'nin davacı olarak dosyaya eklenmesine karar verildiği ve davacı sıfatı ile Uyap kaydının yapıldığı görülmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili şirkete ortak olma amacıyla ödeme yaptığını, sözleşmenin bozulmasına ilişkin de haklı ve geçerli bir sebep ileri sunamadığını, dolayısıyla müvekkilinin iade yükümlülüğünün bulunmadığını, uyuşmazlığa konu miktarın müvekkili şirketin banka hesaplarına gönderildiği hususunda bir ihtilaf bulunmadığı gibi bu durumun banka kayıtlarından ulaşılabilecek basit bir bilgiden ibaret olduğunu, davacının asil niyetinin ve fiilinin tamamen müvekkili şirkete ortak olmaktan ibaret olduğunu, müvekkili şirketin davacının iddia ettiğinin aksine herhangi bir şekilde şirket hisse devrinden ve sözleşme yapmaktan kaçınmadığını, her ne kadar davacının iadesini istediği paranın şirket banka hesabına sermaye ödemesi olarak yapıldığından davacının saikini şüpheye mahal kalmayacak şekilde kanıtlamış ise de davacının iddiasının aksine yazılı sözleşmede her iki tarafın iradesinde bulunan bir husus olup, ortaklığa ilişkin yazılı sözleşme yapılmamasının müvekkili şirketin kötü niyetli olduğunu göstermediğini, davacının şirket ortağı olarak kaydının yapılamamasının tek sebebinin tamamen kendi kusuruna dayalı sebepler olduğunu, hem ihtarnamelerinde hem de görüşmelerde davacıya birçok kez ortaklık başvurusunda bulunması için hatırlatma yapıldığını, davacının iş bu davayı açmasının tek nedeninin şirkete gönderdiği parayı iadesi için hukuki bir dayanak bulunmazken sebepsiz zenginleşme hükümleri içerisine koyarak hukuki bir zemin elde etmeye çalıştığını, davacının müvekkili şirketin şirket hisselerinin devrinden kaçındığını iddia ettiğini fakat tüm işlemlerin resmi kanallar yolu ile ilerlediğini, bu nedenle müvekkilinin kaçınabileceği bir durumun olmadığını, bu nedenlerle davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Mahkememizin 20/11/2024 tarihli ihtiyati haciz kabul ara kararı ile; teminat karşılığında davalı şirketin menkul ve gayrimenkul mal varlığı ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verildiğini, davacı ... şirketi yönünden belirtilen teminat bedelinin yatırıldığı fakat davacı ... yönünden teminat bedelinin yatırılmadığı, davalı vekilince ihtiyati haciz kararına karşı itiraz dilekçesi ibraz edildiği, mürafalı olarak değerlendirilen itiraz talebinin reddine karar verildiği görülmüştür.
Dava, davalı şirkete sermaye ödemesi olarak ödenen 792.500-Euro'nun davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizde görülmekte olan davada, dosya kapsamında sunulan belgeler, taraf beyanları ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;
1. Arabuluculuk Dava Şartı Yönünden:
Kare kodlu son arabuluculuk tutanağı sureti dosyaya sunulmuş ve arabuluculuk dosyalarının UYAP üzerinden irtibatlandırılabilmesi nedeniyle bu ibraz şartının yerine getirildiği anlaşılmakla, davalının arabuluculuk şartına ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir. Davalı tarafın, 7036 sayılı Kanun'un 3/2. maddesi uyarınca arabuluculuk tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin sunulmadığı yönündeki itirazı, teknolojik gelişmeler ve elektronik imzalı belgelerin hukuki geçerliliği karşısında kabul edilemez. Kaldı ki, UYAP entegrasyonu ile arabuluculuk tutanaklarının mahkeme tarafından doğrudan temin edilebilmesi mümkün hale gelmiştir.
2. Görev İtirazı Yönünden:
Davalı taraf cevap dilekçesinde, sebepsiz zenginleşme davalarında özel görev düzenlemesi bulunmadığını ve genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu ileri sürmüştür.
Ancak uyuşmazlığın iddia ve savunmalara göre: Davalı anonim şirketin hisselerinin devri, şirkete sermaye olarak yapılan ödemeler, TTK kapsamında sermayenin iadesi konuları bulunmaktadır.
TTK m.4/1-a uyarınca "Bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır." Uyuşmazlık konusu:
- Anonim şirket hisse devri TTK m.491 vd.
- Sermaye koyma borcu TTK m.342 vd. ve m.344 vd.
- Sermayenin iadesi yasağı TTK m.480 maddelerinde düzenlenen hususlardan kaynaklanmaktadır.
Her ne kadar davacı sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanmış ise de, uyuşmazlığın özü TTK'da düzenlenen konulardan doğduğundan, dava mutlak ticari dava niteliğindedir. Bu nedenle ticaret mahkemesinin görevli olduğu kanaatine varılmış, davalının görev itirazının reddi gerekmiştir.
ESASA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME
1. Anonim Şirket Çıplak Payının Devri ve Şekil Şartı:
TTK'da, çıplak payların devredilmesine ilişkin olarak açık bir hüküm yoktur. Ancak bu, çıplak payın devrine engel değildir . Buna göre çıplak pay, alacağın temliki (Borçlar Kanunu, md. 162) hükümlerine göre devredilebilir, Anonim şirketlerde pay senetleri ve ilmühaberleri devir edilmedikçe çıplak payın devri yazılı devir beyanı ve ciro veya yazılı bir sözleşme ile yapılabilir. Pay devri için yazılı şekil zorunluluğu bulunmaktadır.
Somut olayda, davacı ...nın davalı ... A.Ş.'ye toplam 892.500 EURO ödediği, bunun 100.000 EURO'sunu "... SERMAYE ÖDEMESİ İADESİ" açıklamasıyla iade aldığı, kalan 792.500 EURO'nun ise iade edilmediği hususlarında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davalı şirketin cevabi ihtarnamesinde (.... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve 12.09.2024 tarihli) "Tarafımıza yapılan ödemelerin tamamı, 'Her ortak, usulüne göre düzenlenmiş ve imza edilmiş şirket sözleşmesiyle koymayı taahhüt ettiği sermayeden dolayı şirkete karşı borçludur.' hükmü gereğince tarafınızca şirkete ortak olabilmek için ödenmiştir." ve "Bu minvalde tarafınızın şirket ortağı olma amacıyla hareket ettiği açık olup... şirket ortağı olarak kaydınız yapılamamıştır." şeklindeki beyanlarından, taraflar arasında pay devrine yönelik mutabakat bulunduğu, ancak yukarıda açıklandığı üzere de devir için gerekli olan yazılı şekil şartının yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.
TTK ve TBK hükümleri uyarınca, şekil şartına uyulmaksızın yapılan sözleşmeler geçersizdir. Şekil şartına aykırılığın ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması sayılabilmesi için, TBK m.12/2 uyarınca her iki tarafın karşılıklı edimlerini ifa etmiş olmaları gerekmektedir. Oysa somut olayda davacı para ödemesini gerçekleştirmiş, buna karşılık davalı şirket hisselerini devretmemiştir. Bu durumda davalı taraf edimlerini yerine getirmesi söz konusu olmadığından, şekil şartı nedeniyle geçersizliğin ileri sürülmesi hakkın kötüye kullanılması niteliğinde değildir ve davacı yaptığı ödemelerin iadesini talep edebilir. Davalı tarafın pay devri için gerekli işlemleri yapması için davacı ...'e talepte bulunduğu iddiası açısından ise; Davalı cevap dilekçelerinde genel ifadelerle "ortaklık başvurusunda bulunması için hatırlatma yapıldığı" gibi belirsiz içerikler dışında Davalı tarafın iddiasını incelediğimde, ...'den somut olarak istediklerine ilişkin tek bir unsur bulunmakta olup, o da "yazılı sözleşme için davetlerde bulunulduğu" ifadesidir ki, ilk olarak, davacının ödemeleri yaptığı Eylül 2023 tarihinden itibaren yaklaşık bir yıl boyunca davalı şirketin herhangi bir resmi işlem başlatmadığı, yazılı bir sözleşme yapılmadığı, davacının ihtarına cevap dışında daha önce davalı şirket iddia ettiği yazılı davetleri veya başvuru taleplerini belgeleyecek herhangi bir somut delil sunmamıştır.
2. Ödemelerin Hukuki Niteliği:
Davalı taraf, yapılan ödemelerin sermaye artışı veya şirket kuruluşunda sermaye konulması niteliğinde olduğunu ileri sürmüştür. Banka dekontlarında "SERMAYE ÖDEMESİ" açıklaması yer alsa da, bu ifade tek başına ödemenin TTK anlamında sermaye artırımı veya şirket kuruluşu için sermaye koyma niteliğinde olduğunu göstermez. Davacı ... şirket ortağı olmadığı gibi, kurucu ortak da değildir. Buna göre ödemelerin sermaye artırımı / sermaye konulması niteliğinde kabul edilmesi mümkün değildir.
3. Tali Dava Yasağı ve Sebepsiz Zenginleşme Hükümleri:
Davalı taraf, sebepsiz zenginleşme hükümlerinin uygulanamayacağı, tali dava yasağı bulunduğu ve asıl dava sözleşmeden kaynaklı alacak davası olması gerektiği yönünde savunma yapmıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere, taraflar arasında yazılı şekil şartına uygun bir devir sözleşmesi bulunmadığından, geçerli bir devir sözleşmesi kurulmamıştır. Geçerli bir sözleşmenin olmadığı durumda, hukuki sebep olmadan yapılan ödemelerin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi istenebilir.
Davalı tarafın dayandığı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/1435 E., 2021/885 K. sayılı kararı incelendiğinde, malvarlığındaki azalma başka asli davalar ile giderilebiliyor ise sebepsiz zenginleşmeye dayalı davanın açılamayacağı belirtilmiş olsa da, somut olayda şekil şartı yerine getirilmediği ve yukarıda açıklandığı gibi şekil şartına aykırılığın ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde sayılamayacağı gerçeğine göre; geçersiz sözleşmeye dayalı bir alacak davası açması yerine sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı dava açması mümkündür.
Geçerli bir hukuki sebebin bulunmadığı durumda, TBK m.77 vd. maddeleri uyarınca sebepsiz zenginleşenin, bu zenginleşmeyi iade etmesi gerekmektedir.
4. Alacağın Temliki ve Davacıların Talepleri:
Davacı ... ..., davalı şirketten olan 792.500 EURO alacağının 330.000 EURO'luk kısmını .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve 03.10.2024 tarihli temlik sözleşmesi ile ... A.Ş.'ye devretmiştir. HMK m.125 uyarınca davanın açılmasından sonra dava konusunun devredilmesi halinde, devralan kişi davaya dahil olabilmektedir. Bu kapsamda, ...nın kalan alacağı 462.500 EURO, ... A.Ş.'nin alacağı ise 330.000 EURO olarak belirlenmiştir.
Davalı tarafın, alacağın temlikinin geçersiz olduğu yönündeki savunması da kabul edilemez. Zira ortaklık hakkı şahsa bağlı yenilik doğurucu bir hak olsa da, somut olayda temlik edilen para alacağı olup, TBK m.183 vd. maddeleri uyarınca alacağın devredilebilir nitelikte olduğu açıktır.
5. Faiz Talebi:
Davacılar alacağa dava tarihinden itibaren en yüksek döviz mevduat faizi uygulanmasını talep etmişl olup döviz alacağı olmakla, dava tarihinden itibaren 3095 S.K.nun 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında temerrüt faizine hükmedilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi ve ayrıntısı açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜYLE 462.500 Euro'nun davacı ...'e 330.000 Euro'nun davacı şirkete verilmek üzere dava tarihinden itibaren 3095 S.K.nun 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında temerrüt faizi ile davalıdan alınarak ilgili davacılara verilmesine,
2-Teminatın iadesi talebinin reddine,
3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 2.046.328,52-TL ilam harcından peşin alınan 511.582,13-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.534.746,38-TL ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı ... tarafından yatırılan 511.582,13-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 512.009,73-TL'nin davalıdan tahsili ile davacı ...'e verilmesine,
5-Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 907.565,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,
6-Davacı ... tarafından yapılan 1.625,00-TL yargılama gideri davalıdan tahsili ile davacı ...'e verilmesine,
7-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.06/03/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ....
e-imzalıdır