T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :2024/635 Esas
KARAR NO:2025/731
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:07/10/2024
KARAR TARİHİ:16/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin araç satış, servis ve yedek parça temini işi ile ilgilendiğini, davalı sigorta şirketinin sigortalısı dava dışı ... şirketine ait 23 adet aracın 05/09/2023 tarihinde park halinde olduğu sırada yaşanan yoğun yağış nedeniyle sel hasarına maruz kaldığını, araçların anlaşmalı oldukları müvekkili şirkete ait yetkili servise davalıya ait kurtarıcılar tarafından getirildiğini, söz konusu araçlar için hasar bildirim dosyaları açıldığını, davalı tarafından görevlendirilen eksper denetim ve gözetiminde araçların ekspertizinin yapıldığını ve süreç sonunda davalı tarafından müvekkili şirketin onarım yapabilmesi adına onay verildiğini, bunun üzerine araçların onarımının yapıldığını ve ... belgesi tanzimi ile araçların malikine teslim edildiğini, davalı tarafından proformoların onaylanarak fatura kesilebileceğine dair onay verilmesi üzerine onarıma dair faturalar kesildiğini, bunun üzerine davalı müvekkili tarafından fatura kesildiğini, davalı tarafından araçların onarımına ve onarım faturaların kesilmesine dair onay verilmesine rağmen toplam 11 adet fatura bedelinin haksız ve hukuka aykırı olarak ödenmediğini, borcun ödenmemesi üzerine İstanbul ... Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın icra takibine haksız bir şekilde itirazda bulunulduğunu, müvekkilinin vermiş olduğu hizmetin karşılıksız bırakıldığını, arabuluculuk yoluna başvurulduğun ancak anlaşma sağlanamadığını, arabuluculuk son tutanağının imzalanmasından sonra davalı tarafça 11 adet faturaya ilişkin iade faturaları düzenlediğini, müvekkili şirket tarafından iade faturalarının kabul edilmediğini ve .... Noterliğinin 16/09/2024 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile iade faturalarına itiraz edildiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile itiraz iptali ve takibin devamını, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sigorta poliçelerinin tarafı olmadığını, araçların onarımının yapıldığı servisin sahibi şirket olduğunu, bu halde araçlara ilişkin olarak yapıldığı beyan edilen hasar onarımının bedelinin davacı ile arasında herhangi bir sigorta ilişkisi kurulmayan müvekkili şirketten değil araçların sahibi ... şirketinden talep edilmesi gerektiğini, davanın muhatabının müvekkili şirket olmadığını, husumet itirazında bulunduklarını, söz konusu araçların sahibi olan ... şirketine davanın ihbarı taleplerinin bulunduğunu, onarımının yapıldığı beyan edilen araçların kasko sigortalarının müvekkili şirket nezdinde yapıldığını, müvekkili şirketin hasar sorumluluğu veya rücu hakkının araç servislerine sigorta şirketinden doğrudan alacak talep etme hakkını vermeyeceğini, servislerin bu husustaki muhatabının araç sahipleri olması gerektiğini, davacı tarafça müvekkili şirket arasında bu konuda bir sözleşme var ise sunulmasının gerektiğini, taraflarınca yapılan araştırmada araçlarda hasarın meydana gelmesinde sigortalının dava dışı ... şirketinin kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirketin dava dışı araçlarına ilişkin olarak ödenmiş bulunan 10.734.580,26-TL tazminat bedelinin haksız ödenmiş olduğu ve rücu şartları oluşmuş olması sebebi ile dava dışı ... şirketinden iadesini talep ettiğini, bu nedenlerle davanın reddini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan ... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait araçlarla ilgili kasko sigortası yapıldığını ve bedelinin davalıya ödendiğini, davalının cevap dilekçesinde sel olayı kapsamında 10.734.580,26-TL haksız tazminat ödendiğini belirttiğini, oysa ki müvekkilinin araç kiralama şirketi olup binlerce aracının bulunduğunu, müvekkilinin davaya konu selin de kapsamında olduğu olaylara karşı araçlarını sigorta ettirdiğini, bu durumda davalı tarafından yapılan ödemelerin haksızlığından bahsedilmeyeceğini, bu nedenle davanın sigorta şirketine karşı açılmasında herhangi bir yanlışlık bulunmadığını, araçların hasarlı hale gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, müvekkili şirketin araçlarının kamu kurumlarına kiralanmış olup araçların belediyeler tarafından belediye şoförleri tarafından kullanıldığını, müvekkili şirketin kayıtlarında resmi sel riskine dair resmi kurumlar tarafından yapılmış bir bildirim olmadığını ve bu araçların uzun süreli araç kiralama sözleşmeleri ile kamu kurumlarına kiralandığını, dolayısıyla araçların kullanımının sevk ve idaresinin tamamıyla araçların kiralandığı kamu kurumları olduğunu, hasar ödemeleri sonrasında davalı tarafından sözleşmenin sel sebebiyle değil hasar frekansının artması sebebiyle feshedildiğini, davalı tarafın tüm sürece hakim olmasına rağmen sorumluluktan kaçmaya çalıştığını, bu nedenlerle davalının tüm iddialarının haksız ve yersiz olduğundan itibar edilmemesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Mahkememizin 17/04/2025 tarihli celsesi, 5 nolu ara kararı gereğince, dosyamızda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, bilirkişinin 07/08/2025 tarihli raporunda özetle;
Mali İnceleme Neticesinde;
Davacı şirket nezdinde davalı kayıtlarında cari muavinden görüleceği üzere davacı kayıtlarında davalıdan takip tarihi itibariyle 3.347.193,70 TL alacaklı olduğu, davaya konu 11 adet fatura davacı kayıtlarında yer aldığı, davalı tarafça sunulu usb içerisinde 07.05.2024 tarihine kadar olan cari muavin sunulu olup 07.05.2024 tarihinde davalı kayıtlarında davacıya borcu olmadığı, davalı cari muavini ve excell tablosunda; ... plakalı araca ait ... nolu hasarın tamamının red edildiği, ... plakalı araca ait ... nolu hasarın tamamının red edildiği ... plakalı araca ait ... nolu hasar dosyasının 33.600 TL‘sinin red edildiği, ... plakalı araca ait ... nolu hasar dosyasının tamamının red edildiği, ... plakalı araca ait ... nolu hasar dosyasının tamamının red edildiği, ... plakalı araca ait ... nolu hasar dosyasının ödendiği, ... plakalı araca ait ... nolu hasar dosyasının, ... plakalı araca ait ... nolu hasar dosyasının ödendiği yazılıdır. Sunulu cari muavinde red olan hasar dosyalarına ilişkin kayıt olmadığı, ..., ..., ..., ... ve ... nolu hasar dosyalarının red edildiği, ..., ... ve ... nolu hasar dosyalarına ilişkin ödemeler yapıldığı yazılı olduğu, ödeme yapıldığı yazılı olan ... nolu hasar dosyası 07.03.2024 tarihli 333.93,91 TL, ... nolu hasar dosyası 07.02.2024 tarihli 400.140,18 TL ve ... nolu hasar dosyası 05.03.2024 tarihli 350.911,38-TL ödemelerin davacı kayıtları ile uyumlu olmadığı, Davacı kayıtlarında ... nolu hasar dosyasına ilişkin 07.03.2024 tarihinde 294.762,93 TL, ... nolu hasar dosyasına ilişkin 353.457,06 TL, ... nolu hasar dosyasına ilişkin 309.971,64 TL ödeme kayıt edildiği, ret gerekçelerinin herbir hasar dosyası açısından incelenmesi, ..., ... ve ... nolu hasar dosyalarındaki taraf kayıtları arasındaki farklar, kısmi ödeme alınan dosyalara ilişkin davacı tarafça düzenlenen faturaların hasar dosyasına uygun olup olmadığı teknik olarak
değerlendirilmesi gereken hususlar olup mali açıdan uzmanlık alanım dışında olup, sayın mahkemece davacı tarafça davaya konu edilen 11 adet fatura ve 8 adet hasar dosyası için teknik olarak haklı olduğu kanaati hasıl olması durumunda; takip tarihinde kayıtlarında davacının davalıdan 3.347.193,70 TL alacaklı olduğu yıllık reeskont avans faiz talebi yönüyle de 379.603,47 TL faiz hesaplandığı,
Sigortacılık Mevzuatı Yönünden Değerlendirme Neticesinde;
17.08.2022 tarihinde, ... Sigorta A.Ş. ile ... Tic. San. Ltd. Şti. arasında düzenlenen ... SİGORTA ANLAŞMALI YETKİLİ SERVİS SÖZLEŞME’si ile KASKO SİGORTASI GENEL ŞARTLARININ dikkate alınması kapsamında, yukarıda Sigorta Bölümü Kanaat bölümünde mevcut olan Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları A -Sigortanın Kapsamı bölümünün aracın karayolunda veya demiryolunda kullanılabilen motorlu, motorsuz araçlarla çarpışması, gerek hareket gerek durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar, üçüncü kişilerin kötü niyet veya muziplikle yaptıkları hareketler, ile fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, aracın yanması, aracın veya araç parçalarının çalınması veya çalınmaya teşebbüs edilmesi kasko sigortası uygulamasında aşağıdaki ürün isimleri altında ve içeriklerinde teminat verilir şeklinde olduğu kanaati ile Türk Ticaret Kanunu Madde 1409– (1) Sigortacının (... Sigorta A.Ş) sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya
bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya ait olduğu hükmü şeklinde olduğu, yukarıda detaylı olarak mevcut olan 17.08.2022 tarihinde, ... Sigorta A.Ş. ile ... Tic. San. Ltd. Şti. arasında düzenlenen ... SİGORTA ANLAŞMALI YETKİLİ SERVİS SÖZLEŞMESİ, taraflar bölümü gereği, 17.08.2022 tarihinde, ... Sigorta A.Ş. ile ... Tic. San. Ltd. Şti. arasında düzenlenen, ... SİGORTA ANLAŞMALI YETKİLİ SERVİS SÖZLEŞMESİ düzenlendiği, 17.08.2022 tarihinde ... Sigorta A.Ş. ile ... Tic. San. Ltd. Şti. arasında düzenlenen ... SİGORTA ANLAŞMALI YETKİLİ SERVİS SÖZLEŞMESİ konu bölümü gereği, davacı ... Tic. San. Ltd. Şti.’nin, ... Sigorta A.Ş. ile sigortalısı arasında düzenlenen Motorlu Kara Taşıtları Kasko Sigortası kapsamında teminat altına alınmış olan bir aracın hasarlanması durumunda, bu aracın onarım işlerini üstlenecek taraf olduğu, davalı sigortacı ... Sigorta A.Ş.’nin ise sözleşme koşulları çerçevesinde Servis sıfatında olan ... Tic. San. Ltd. Şti'ne ilgili hizmet ile ilgili onarım bedelini ödeyecek taraf olduğu, 17.08.2022 tarihinde, ... Sigorta A.Ş. ile ... Tic. San. Ltd. Şti. arasında düzenlenen, ... SİGORTA ANLAŞMALI YETKİLİ SERVİS SÖZLEŞMESİ,
...'ÜN YÜKÜMLÜLÜKLERİ Bölümü Madde 4.2.1.1 gereği, davalı sigortacı ... Sigorta A.Ş.’nin davacı ... Tic. San. Ltd. Şti.’ne karşı Sigorta Sözleşmesi kapsamında kalmak ve poliçe teminatını aşmamak kaydıyla, ekspertiz/hasar tespitiyle belirlenen miktar ile sınırlı yükümlülüğü bulunduğu, yukarıda 4. madde olan, 17.08.2022 tarihinde, ... Sigorta A.Ş. ile ... Tic. San. Ltd. Şti. arasında
düzenlenen, ... SİGORTA ANLAŞMALI YETKİLİ SERVİS SÖZLEŞMESİ,
...'ÜN YÜKÜMLÜLÜKLERİ bölümü madde 4.2.1.1 gereği, davalı sigortacı ... Sigorta A.Ş.’nin davacı ... Tic. San. Ltd.
Şti.’ne karşı Sigorta Sözleşmesi kapsamında kalmak ve poliçe teminatını aşmamak kaydıyla ekspertiz/hasar tespitiyle belirlenen miktar ile sınırlı yükümlülüğü bulunduğu, 17.08.2022 tarihinde, ... Sigorta A.Ş. ile ... Tic. San. Ltd. Şti. arasında düzenlenen, ... SİGORTA ANLAŞMALI YETKİLİ SERVİS SÖZLEŞMESİ, SERVİSİN YÜKÜMLÜLÜKLERİ bölümü madde 4.1.9 gereği davaya konu olan ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ... plakalı araçlar için raporumuzun Mali yönden bölümünde detaylı olarak açıklanan, toplam 11 adet fatura düzenlendiği, dosyada detaylı olarak mevcut olan mesajlar / e-postalar çerçevesinde, davaya konu olan araçlar için, hasar oranımı ile ilgili olarak ekspere bilgi verildiği ve/veya eksperin bilgilendirildiği, davaya konu olan araçların hasar bedellerinin ödenmesi ile ilgili sorumluluğunun davalı sigortacı ... Sigorta A.Ş. olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Dava, faturadan kaynaklanan alacağa ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstanbul ... Müdürlüğünün 2024/... Esas Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 3.350.857,76-TL borcun ödenmesi amacıyla icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 24/07/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 29/07/2024 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesinde düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.
... Sigorta Anlaşmalı Yetkili Servis Sözleşmesi incelendiğinde; sözleşmenin davacı ... Tic. San. Ltd. Şti. ile davalı ... Sigorta A.Ş. arasında 11/08/2023 tarihinde imzalandığı, sözleşmenin 2.1 maddesinde servisin ... ile sigortalısı arasında düzenlenen Motorlu Kara Taşıtları Kasko Sigortası kapsamında teminat altına alınmış olan bir aracın hasarlanması durumunda bu aracın onarım işlerini üstleneceği, ...'ün ise sözleşme koşulları çerçevesinde servise ilgili hizmet ile ilgili onarım bedelinin ödeneceğinin kararlaştırıldığı, sigorta sözleşmesi kapsamına girmeyen hasarların ...'ün servise ve sigortalıya bildireceği ve bu hasarlardan ...'ün sorumlu olmayacağı, bu gibi hallerde servisin talebini sigortalıya yapacağı, sözleşmeden kaynaklanan ihtilafların halli mercinin İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri olarak belirlendiği görülmüştür.
Mahkememizce yapılan ön inceleme duruşmasında taraflar arasındaki uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, husumet ve zamanaşımı itirazları reddedilmiş, dosyanın bilirkişi incelemesine tevdiine karar verilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 07.08.2025 tarihli rapor taraflara tebliğ edilmiş, her iki taraf rapordaki aleyhe hususlara itiraz etmiştir.
Mali Müşavir ve Sigortacılık Mevzuatı Uzmanından oluşan bilirkişi heyeti tarafından 07.08.2025 tarihinde düzenlenen raporda özetle;
Davacının 2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığı, 6102 sayılı TTK Madde 64, 66 ve VUK Madde 220-226 uyarınca usulüne uygun tutulduğu, davacı kayıtlarında davalıdan takip tarihi itibariyle 3.347.193,70 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı tarafça sunulan USB içerisinde e-defter beratlarının bulunmadığı ve 07.05.2024 tarihi sonrası kayıtların sunulmadığı, davaya konu 11 adet faturanın 8 adet hasar dosyasından oluştuğu, 17.08.2022 tarihli Anlaşmalı Yetkili Servis Sözleşmesi uyarınca davalı sigorta şirketinin davacı servise onarım bedelini ödemekle yükümlü olduğu, dosyada mevcut e-posta yazışmalarından hasar onarımı için ekspere bilgi verildiği ve ekspertiz sürecinin işlediği, davaya konu araçların hasar bedellerinin ödenmesi ile ilgili sorumluluğunun davalı sigortacı ... Sigorta A.Ş. olduğu, nihai kararın Mahkemece verileceği kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Davalı, davacının sigorta poliçelerinin tarafı olmadığını, sigorta ilişkisinin davalı şirket ile ... şirketi arasında kurulduğunu, bu nedenle servisin onarım bedelini sigorta şirketinden değil araç sahibinden talep etmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, dosyada mevcut 17.08.2022 tarihli Anlaşmalı Yetkili Servis Sözleşmesi incelendiğinde, sözleşmenin TARAFLAR bölümünde bir tarafta ... Sigorta A.Ş. diğer tarafta ... Tic. San. Ltd. Şti.'nin yer aldığı, KONU bölümünde ise "SERVİS; ... ile sigortalısı arasında düzenlenen Motorlu Kara Taşıtları Kasko Sigortası kapsamında teminat altına alınmış olan bir aracın hasarlanması durumunda, bu aracın onarım işlerini üstlenecek; ... ise sözleşme koşulları çerçevesinde SERVİS'e ilgili hizmet ile ilgili onarım bedelini ödeyecektir" hükmünün yer aldığı görülmektedir.
Sözleşmenin ...'ÜN YÜKÜMLÜLÜKLERİ başlıklı 4.2.1.1 maddesinde "...'ün SERVİS'e karşı yükümlülüğü, Sigorta Sözleşmesi kapsamında kalmak ve poliçe teminatını aşmamak kaydıyla, ekspertiz/hasar tespitiyle belirlenen miktar ile sınırlıdır" hükmü bulunmaktadır.
Bu sözleşme hükümlerinden anlaşılacağı üzere, taraflar arasında Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabi bağımsız bir hizmet sözleşmesi ilişkisi mevcuttur. Davacı servis, sigorta poliçesinin tarafı olmamakla birlikte, doğrudan davalı sigorta şirketi ile arasındaki anlaşmalı servis sözleşmesi gereğince onarım hizmeti vermekte ve bedeli sigorta şirketinden talep etme hakkına sahip bulunmaktadır. Bu ilişki, sigortalı ile servis arasındaki olası bir ilişkiden bağımsız olarak, sigorta şirketi ile servis arasında doğrudan hak ve borç doğurmaktadır.
Davalının "servis sigortalıdan almalı, sigortalı bize başvurmalı" şeklindeki savunması, taraflar arasındaki anlaşmalı servis sözleşmesinin açık hükümlerine aykırıdır. Sözleşme, ödeme yükümlülüğünü doğrudan sigorta şirketine yüklemiştir.
Bu nedenle, husumet itirazının kabulüne olanak bulunmamaktadır.
Zamanaşımı itirazının, davaya konu alacağın poliçeye dayalı olarak değil, anlaşmalı yetkili servis sözleşmesi gereği ileri sürülmüş olup eser sözleşmesi veya vekalet sözleşmesi niteliğine göre iddia konu alacak zamanaşımına uğramamış olmakla zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir.
Davanın esasına ilişkin değerlendirmede, ticari defterlerin delil değerinin tespiti büyük önem taşımaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerekmektedir.
Bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemede, davacının 2023 ve 2024 yıllarına ait elektronik defterleri (Yevmiye, Kebir, Envanter) incelenmiş, defterlerin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64 ve 66. maddeleri ile Vergi Usul Kanunu'nun 220-226. maddeleri uyarınca usulüne uygun tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığı, e-defter beratlarının ... Başkanlığı'na zamanında gönderildiği ve oluşturulduğu, defter kayıtlarının birbiriyle uyumlu olduğu tespit edilmiştir.
Davalı tarafça ise USB içerisinde sadece 07.05.2024 tarihine kadar olan cari muavin ve bir Excel dosyası sunulmuş, e-defter beratları sunulmamış, bu nedenle bilirkişi tarafından usul yönünden değerlendirme yapılamamıştır. Ayrıca davalı tarafça sunulan kayıtlar 07.05.2024 tarihinden sonrasını içermemekte, takip tarihine ilişkin borç durumu tespit edilememektedir.
HMK'nın 222. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
Somut olayda:
- Davacının ticari defterleri HMK 222/2'de sayılan tüm şartları taşımaktadır.
- Davalının ticari defterleri usulüne uygun değildir (e-defter beratı yok, eksik dönem).
- Davalı, davacının defter kayıtlarının aksini senet veya kesin delille ispatlayamamıştır.
Bu durumda, HMK 222/3 hükmü uyarınca davacının usulüne uygun tutulan ticari defterleri lehine delil teşkil etmektedir.
Bilirkişi raporunda davacı kayıtlarında davalıdan takip tarihi itibariyle 3.347.193,70 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Bu tutar, davacının usulüne uygun tutulan ve lehine delil teşkil eden ticari defterlerinde kayıtlıdır.
Öte yandan, icra takibinde talep edilen 3.350.857,76 TL ile davacı defterlerinde görünen 3.347.193,70 TL arasında 3.664,06 TL fark bulunmaktadır. Bilirkişi raporunda bu farkın 25.06.2024 tarihli faturadan kaynaklandığı, icra takibinde bu faturanın 92.768,19 TL olarak gösterildiği ancak davacının cari hesap kayıtlarında 89.104,13 TL olarak göründüğü tespit edilmiştir.
Sonuç olarak, davacının 3.347.193,70 TL alacağının varlığı HMK 222 uyarınca ispat edilmiş, ancak 3.664,06 TL tutarındaki fazla talep davacının kendi defterlerinde kayıtlı olmadığından reddedilmelidir.
Davalı, hasarın meydana gelmesinde sigortalı ... şirketinin kusurlu olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle hasarın teminat dışı kaldığını savunmuştur.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409. maddesinin birinci fıkrası uyarınca "Sigortacı sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur. Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir."
Somut olayda, dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde:
1. Davalının Prosedürel Kabulü:
- Davalı sigorta şirketi, hasarlı araçları kendi kurtarıcıları ile davacı servise getirmiştir.
- Kendi eksperini görevlendirerek hasar tespiti yaptırmıştır.
- Eksper raporları doğrultusunda onarım bedellerini belirlemiştir.
- Her araç için hazırlanan proforma belgelerini incelemiş ve onaylamıştır.
- Proformaları onayladıktan sonra fatura kesilmesine izin vermiştir.
- Bu sürecin tamamı e-posta yazışmaları ile belgelenmiştir (dava dilekçesi ekleri).
2. Hukuki Sonuç:
Sigorta şirketi, yukarıda açıklanan tüm süreci yürüterek hasarın teminat kapsamında olduğunu fiilen kabul etmiş, onarım için onay vermiş ve hatta fatura kesilmesine izin vermiştir. Bu aşamadan sonra "hasarın meydana gelmesinde sigortalının kusuru var, teminat dışı" demesi hukuka aykırıdır.
Davalının dayandığı ... yazıları 29.11.2022 ve 03.05.2024 tarihlidir. Hasarın meydana geldiği tarih 05.09.2023'tür. Eğer davalı sigorta şirketi, hasarın oluşumunda sigortalının kusuru olduğunu düşünüyorsa, bunu kendi eksperini görevlendirdiği aşamada tespit etmesi gerekirdi. Nitekim ...'nin 29.11.2022 tarihli yazısı hasardan önce mevcuttur.
Davalı sigorta şirketi, kendi ekspertiz sürecini tamamladıktan, onarım bedellerini onayladıktan, fatura kesilmesine izin verdikten sonra teminat dışılık iddiasında bulunamaz. Bu durum, hukuki istikrar ve güven ilkesine aykırıdır. Davacı servis, sigorta şirketinin tüm onaylarını alarak iş görmüş, onarımı tamamlamış, araçları teslim etmiş, sigorta şirketinin onayı ile fatura düzenlemiştir. Bu aşamadan sonra ödeme yapılmaması dürüstlük kuralına aykırıdır.
Ayrıca davalı sigorta şirketi, diğer araçlar için 10.734.580,26 TL ödeme yaptığını ve bunu rücu yoluyla ... şirketinden talep ettiğini beyan etmiştir (.... Noterliği'nin 21.10.2024 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname). Bu durum göstermektedir ki, sigorta şirketi teminat dışılık iddiası varsa bunu rücu yoluyla sigortalıya yöneltmelidir.
Anlaşmalı Servis Sözleşmesi'nin 4.2.1.1 maddesi uyarınca davalının yükümlülüğü "Sigorta Sözleşmesi kapsamında kalmak ve poliçe teminatını aşmamak kaydıyla, ekspertiz/hasar tespitiyle belirlenen miktar ile sınırlıdır." İşte davalı, kendi ekspertiziyle hasar bedellerini tespit etmiş, onaylamış, bu aşamadan sonra teminat dışılık iddiasında bulunması hukuken korunmaz.
Bu nedenle, davalının teminat dışılık savunması kabul edilmemiştir.
Dosya kapsamından anlaşıldığı üzere, davalı tarafından davacının icra takibi başlatması üzerine ve arabuluculuk sürecinde anlaşmama tutanağı imzalandıktan sonra, ödeme yapılmayan 11 adet faturanın bir kısmına istinaden iade faturaları düzenlenmiş ve de iade faturaları süresi içinde düzenlenmemiş ise de yukarıdaki nedenlerle iade faturalarının davacının alacağına bir etkisi bulunmamaktadır,
Yukarıda açıklanan hususlar birlikte değerlendirildiğinde:
1. Davacı ile davalı arasında 17.08.2022 tarihli Anlaşmalı Yetkili Servis Sözleşmesi bulunmakta olup, bu sözleşme gereğince davacının davalıdan doğrudan alacak talep etme hakkı mevcuttur.
2. Davacının ticari defterleri HMK 222/2 ve 222/3 uyarınca usulüne uygun olup, lehine delil teşkil etmektedir. Davacı defterlerinde 3.347.193,70 TL alacak görünmektedir.
3. Davalının ticari defterleri usulsüz ve eksik olup, davacı kayıtlarını çürütecek nitelikte değildir.
4. Davalının teminat dışılık iddiası, kendi ekspertiz sürecini tamamlayıp onay verdikten sonra ileri sürdüğü için hukuken korunamaz. Varsa rücu hakkını sigortalıya yöneltmelidir.
5. İade faturaları yasal süre dışında düzenlendiğinden geçersizdir.
6. Davacının 3.347.193,70 TL alacağı ispat edilmiştir. Ancak 3.664,06 TL tutarındaki fazla talep, davacının kendi defterlerinde kayıtlı olmadığından reddedilmelidir.
Bu nedenlerle, sonuçta aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu edilen asıl alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kötü Niyet Tazminatı yönünden; Kötüniyet tazminatı İİK 67/2 maddesinde düzenlenmiştir. İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası uyarınca alacaklının kötü niyet tazminatına mahkûm edilebilmesi için takibin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması gerekir. Alacaklının icra takibini kötü niyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Bu yönde tespit veya ispat bulunmadığından yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi ve ayrıntısı açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalının İstanbul İcra Müdürülüğünün ... Dairesinin 2024/... sayılı takip dosyasında 3.347.193,70 TL asıl alacağa ve avans işleyecek faiz oranına (avans faizi) itirazın iptaline, takibin 3.347.193,70 TL ve işleyecek ticari temerrüt faizi üzerinden Bunların dışında takibin ödeme emrindeki kayıt ve şartlarda devamına,
-25.06.2024 tarihli faturadan talep edilen 3.664,06 TL miktarın reddine,
2-3.347.193,70 TL'nin %20'si olan 669.438,74 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Ret edilen miktar açısından kötü niyet ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
4-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 228.646,80-TL ilam harcından peşin alınan 40.469,99-TL'nin mahsubu ile bakiye 188.176,81-TL ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 40.469,99-TL peşin harç ve 427,60-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 40.897,59-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 411.775,50-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı, kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 3.664,06-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin kabul-red oranına göre 3.596,06-TL'nin davalıdan, 3,94-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
9-Davacı tarafından yapılan 34.610,00-TL yargılama giderinin red ve kabul durumuna göre takdiren oranlayarak 34.572,16-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine; arda kalan bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.16/10/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır