T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/657 Esas
KARAR NO : 2025/426
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/10/2024
KARAR TARİHİ : 21/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
İDDİA:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında ürün satışından kaynaklı ticari ilişki olmuş ancak davacı cari hesaba dayalı alacağını alamadığını, iş bu alacağın tahsili için tarafınca ... 34. İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile icra takip işlemleri başlatıldığını, davalı borçlu takip konusu alacağa borçlu olmadığı gerekçesiyle haksız olarak itirazda bulunmuş ve takibi durdurduğunu, davalı tarafından takibe yapılan itiraz sonrası tarafımızca ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuğa başvurulmuş, ancak yapılan görüşmeler sonucu anlaşma sağlanamadığını, ... 34. İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyasından yapılan takibe karşı davalının haksız itirazının iptalini, takibin devamını, alacağa ticari faiz işletilmesine, asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın alacağı bulunmadığını, dosyaya sunulan belgeler davacının alacağını ispatlamadığını, bununla birlikte değinmek gerekir ki davacı tarafça, alacağın ispatına ilişkin fatura sunulmuş olsa da alacağın ispatlandığını söylemek mümkün olmadığını, fatura konusu mal veya hizmetin teslimini/ifasını ispat külfeti alacaklı yana ait olduğunu, fatura konusu mal veya hizmetin teslimini/ifasını ispat külfeti alacaklı yana ait olduğunu, davacı tarafın faiz talebi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, davanın reddini, davacı tarafın, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
1-Bilirkişi Raporu.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 10/03/2025 tarihli raporda özetle; Sayın Mahkemenin verdiği yetki ve görev kapsamında Davacı ...Ltd. Şti. ile Davalı ... A. Ş.'nin yasal ticari defterleri usul yönünden incelenmiş olup ibraz edilen 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin ticari defterlerin HMK m.222/1-4 ve 6102 sayılı TTK'nın 64.maddesinin üçüncü fıkra hükümlerine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, defterlerin usulüne göre tutulmuş olduğu görülmüştür. Faturaya dayalı alacak davalarında davalı akdi ilişkiyi açıkça kabul etmemiş ise taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunduğunu ispat külfeti faturayı düzenleyen alacaklı tarafa düşmektedir. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, bir ticari ilişki ve bu ilişkiden kaynaklı alacağının olduğunu iddia eden taraf bunu yazılı belgeler ile ispat etmesi gerekir. İspatın konusu, ispat yükünün kimde olduğu ve ispat vasıtalarının neler olduğu HMK 187,190 ve 200. Maddelerinde açıkça belirtilmiştir. Alacaklı düzenlediği faturadaki malların ya da hizmetin karşı tarafa teslim edildiğini HMK 200. Maddesinde belirtilen deliller ile ispat etmesi gerekir. Fatura tek başına taraflar arasındaki akdi ilişkinin belgesi sayılamaz....'e göre de “bir akdin icra safhasına taalluk eden fatura, mutlaka mevcut ve evvelce tamamlanmış bir anlaşmaya dayalı olması gerektiğinden, bir icap bile değildir. Kaldı ki icabı reddetmemek kabul niteliğinde de değildir. (BK.m3-5). Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu E:2001/1, K:2003/1, T:27.06.2003. Normal şartlarda alacaklı faturaya konu mal ve hizmeti davalı borçluya teslim ettiğine dair borçlunun imzasını kabul ettiği irsaliye veya teslime dair yazılı belge ile ispat edebilir. Davacının, davalı borçlu ile aralarında akdi bir ilişki olduğunu, bir başka anlatımla takibe konu faturadaki fatura konusu hizmet ifası ile ilgili ticari ilişkiyi ispat etmeden iddia ettiği alacağın tahsilini sağlaması mümkün değildir. Akdi ilişki ise, taraflar arasında düzenlenen imzası davalı tarafından kabul edilmiş bir sözleşme, faturaya konu malların borçluya teslim edildiğine dair bir irsaliye ve teslim fişi ile vb. somut yazılı belgelerle ispat edilebilir. Akdi ilişki ispat edilemediği sürece davacının davalı adına fatura düzenlemesi ve ticari defterlerine göre bu faturalar nedeniyle alacaklı gözükmesinin davalıyı bağlayıcı bir yanı yoktur. Huzurdaki davanın somut olayında, tacir olan taraflardan Davacının defter ve dayanak belgeleri incelenmiş olup, taraflar arasında devam eden bir ticari ilişki olduğu, Davacının davalıya ticari mal satışı faturaları düzenlemiş olduğu, 19.06.2023 tarihi itibari ile cari hesap bakiyesinin kapatılmış olduğu, dava konusu alacağa ilişkin olarak Davacı tarafından Davalı adına 19.06.2023 31.12.2023 tarihleri arasında toplamda 22.747,70 TL tutarlı 4 adet e-fatura, 01.01 2024-26.06.2024 tarihleri arasında toplamda 60.996,00 TL tutarlı 8 adet e-fatura düzenlemiş olup Davalının da bu faturaları kabul ederek her iki tarafında defterlerine kaydetmiş olduğu, Davalının bu cari hesaba mahsuben 2024 yılında toplam 35.256,00 TL ödeme yapmış olup yine her iki tarafın da bu ödemeleri defterlerine kaydetmiş olduğu, her iki tarafın da defter kayıtları birbirini doğruladığı için, davacının davalıdan 48.487,70 TL alacaklı olduğu kanaati oluştuğu bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememize açılan iş bu dava İcra ve İflas Kanununun 67. maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Uyuşmazlık; taraflar arasındaki açık hesaptan kaynaklı olarak başlatılan yasal takip nedeniyle davacının davalı taraftan alacağı bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür.
Tarafların dayandıkları vakaların ispatı için delil olarak ileri sürdükleri, davacının davalıya düzenlediği uyuşmazlık konusu alacağın dayanağı faturaların dosyaya sunulduğu icra dosyasınında celp edildiği görüldü.
Taraflar arasındaki açık hesaptan kaynaklı olarak davacının davalı tarafta alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için SMMM bilirkişinden alınan raporun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülüdü.
Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde; Dava dilekçesi ile dosyaya delil olarak sunulan, faturalar ile taraf defter ve belgelerinden taraflar arasında ticari satımdan kaynaklı açık hesap bulunduğu ve davacının davalı şirkete petrol türevi ürünler sattığı uyuşmazlık dışıdır. Taraflar tacirdir ve tacirler yasanın ön gördüğü defter ve belgeleri tutmak zorunda olup hem TTK hem de HMK tacirler yönünden usulüne uygun tutulan ticari defterleri delil olarak kabul eden düzenlemelere yer vermiştir. HMK 222/3 maddesi gereğince ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olmasını aramaktadır. Somut olay da, dosyaya sunulan davacının davalıya düzenlemiş olduğu faturalar, mahkemece alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında ticari satım sözleşmesi kurulduğu davacının davalıya petrol türevli ürünler sattığı ve fatura düzenleyerek defterlerine işlediği görülmüş, davacı tarafın defter ve belgelerinin usulüne uygun tutulduğu, davalı tarafında söz konusu faturaları defterlerine işlediği taraf defterlerinin birbirleri ile örtüştüğü her iki tarafın defterlerine göre davacının davalıdan 48.487,70-TL alacaklı gözüktüğü anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile, davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ... 34. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının kısmen iptaline, takibin 48.487,70-TL Asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,, alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan asıl alacak üzerinden hesaplanan 9.697,54-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, şartlar oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesinde Ayrıntıları ile Açıklandığı Üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ... 34. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının kısmen iptaline, takibin 48.487,70-TL Asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan asıl alacak üzerinden hesaplanan 9.697,54-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Şartlar oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine,
4-Karar ve ilam harcı 3.312,19-TL nin peşin alınan 1.011,42-TL den düşümü ile kalan 2.300,77-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 1.439,02-TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin kabul edilen ret olunan miktar oranlanarak hesap ve takdir olunan 2.084,40-TL'nin davalıdan, 1.515,60-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
7-Davacı tarafından yapılan 6.070,00-TL yargılama giderinin kabul edilen miktar oranlanarak takdiren 3.514,50-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, red edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.21/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
*5070 Sayılı Kanun Gereğince Elektronik İmza İle İmzalanmıştır.*