T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/699 Esas
KARAR NO :2025/598
DAVA:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:04/11/2024
KARAR TARİHİ:16/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
İDDİA:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; .... İş Mahkemesi ... Esas, ... Karar neticesinde .... İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı dosyası kapsamında Dava dışı işçi ...'ın ödenmeyen bir kısım işçi alacakları için 25.543,64 TL Davacı tarafından dosyaya ödeme yapılmıştır. Dava dışı işçi ...'ın Davalı şirkette çalıştığı ve ödenen bedelden davalı firmanın sorumlu olduğu .... İş Mahkemesi ... Esas, ... Karar ile tespit edilmiştir. Dava dışı işçi ... 'tan kaynaklı olarak .... İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas dosyasına İdaremizce ödenen meblağ, Dava dışı işçi ...'ın davalı şirketin idaremizden aldığı ihale kapsamında çalışması neticesinde oluştuğu Sözleşmenin eki kabul edilen Yapım İşleri Genel Şartnamesinde “Yüklenici, yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine uygun olarak, işe aldığı her işçiye, personele ve teknik elemana, bunların adını ve soy çalıştığı adını, işe giriş tarihini, ücretini ve ücretin ödeneceği tarihi gösteren kendisi veya vekili tarafından imzalanmış usulüne uygun bir karne vermek zorundadır. Yüklenicinin iş verdiği alt yüklenicinin gündelikçi, haftalıkçı veya aylıkçı olarak işyerinde çalıştırdığı işçi, personel ve teknik elemanların tamamı da yüklenicinin elemanları hükmünde olup bunların ücretlerinin ödenmesinden de doğrudan doğruya yüklenici sorumludur. Yüklenici bunların ücretleri hakkında da aynen kendi elemanları gibi ve yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapmak zorundadır. Davalı firma ile taraflar arasında sözleşme var olduğu, ihale şartnamesi ve sözleşmelerde son derece açık olarak tüm işçilik borçlarından yüklenici firmaların sorumlu olacağına ilişkin hüküm bulunmakla birlikte sözleşme hükümleri gereğince işçilik alacaklarının nihai ve asli borçlusu ve sorumlusu davalı şirketler olduğundan, icra dosyasına mahsuplar dahil ödemiş olduğumuz toplam bedelin, 03.07.2020 tarihinden itibaren davalı şirketten ticari avans faizle birlikte rucüen tahsilini talep etmiştir. Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 25.543.64-TL nin 03.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline. yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı davaya cevap vermeyerek HMK 128 uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır.
DELİLLER
1-Bilirkişi Raporu.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 10/06/2025 tarihli raporda özetle; Davacı ... GENEL MÜDÜRLÜĞÜ firması vekili tarafından davaya konu edilen dava dışı taşeron işçi ücreti ile ilgili olarak ödediği Tazminat vb'nın geri iadesini talep etmiştir. Üsteki açıklamalar ışığında dava dışı işçinin iş mahkemesinde kazandığı dava sonucunda Davacı ...'nin ödediği tutarın dava dışı işçiye ödenmeyen (30.01.2014 — 23.03.2015) döneme isabet eden kısma ait tazminatının alt işverene aittir. Davacının 25.166,96 TL'a Dava dışı işçinin açtığı dava dosyası özelinde İcra dosyasına ödeme yaptığı tutar olup, Talepte bağlılık gereğince Faiz hesaplaması için 03.07.2020 tarih itibari ile Alacaklı olacağı 25.166,96 TL için Ödeme tarihi ile Dava tarihi arasında dava dilekçesinde talep ettiği avans faizi tutarından 25.006,99 TL olacağı. DAVACI TARAFIN DAVA KONUSU ETTİĞİ 25.543,64 TL ile ödeme belgesi olan 25.166,96 TL arasında 376,68 TL FARK olup, Davacı taraf dava dilekçesinde “.. İcra dosyasına mahsuplar dahil ödemiş olduğumuz toplam bedel..." olarak ileri sürdüğünden MAHSUP işlemine ait 376,68 TL değerinde belgeleri Sayın Mahkemeye sunarsa Davacı Alacağının 25.543,64 TL olarak adlandırıla bilineceği, Davacı taraf MAHSUP işlemine ait 376,68 TL belgeyi sunarsa, 25.543,64 TL'nın Ödeme tarihi ile Dava tarihi arasında dava dilekçesinde talep ettiği avans faizi tutarından 25.381,28 TL olacağı, T.C. .... İş Mahkemesinin hükmettiği tazminat nedeniyle davacı ...'nin icra dosyasına ödediği tazminatlara ait tutarlarından davacı şirketin sorumlu olduğu, davacı ile davalı arasındaki sözleşmeden veya kanundan kaynaklı olarak rücu hakkının bulunduğu tespit edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememize açılan iş bu dava alacak davasıdır.
Uyuşmazlık; davacı şirketin kamu ihale kanununun ilgili hükümleri kapsamında davalı şirketten hizmet satın alma sözleşmesinden kaynaklı olarak davalı şirkette çalışan işçinin işçilik alacaklarından kaynaklı olarak .... İş mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı dosyasından hükmedilen kıdem tazminatının davalı alt işveren şirketlerden talep edip edemeyeceği noktalarında toplandığı görülmüştür.
Tarafların dayandıkları vakaların ispatı için delil olarak ileri sürdükleri, Taraflar arasındaki içme suyu hatlarının onarımına ilişkin ihale sözleşmesinin, üçüncü kişi işçinin taraflar aleyhine açılan işçilik alacaklarına ilişkin .... İş mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı dosyasının ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının Ödeme emri bilgilerinin üçüncü kişi işçilere ödenen kıdem tazminatı ve yıllık ücreti bordrosunun, SGK kayıtları, SGK işe giriş çıkış bildirgeleri ile diğer bilgilere ilişkin formların mahkeme dosyasına sunulduğu görüldü.
Davacının Kamu İhale Kanunu gereğince davalı şirket ile yaptığı hizmet alım sözleşmesi kapsamında davalı şirket bünyesinde çalıştırılan işçinin iş akidinin sona ermesi nedeni ile davacı şirketin ödemiş olduğu kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarının tespiti ve ödeme tarihlerinin belirlenmesi için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişinin dosyaya sunduğu raporun denetime elverişli olduğu ve hükme esas alınabileceği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde;857 Sayılı İş Kanunu'nun "Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışanların Kıdem Tazminatı"
başlıklı 112. Maddesi'ne 6552 sayılı Kanunu'nun 8. Maddesi ile eklenen ek fıkra ile 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 62’nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatlarından kamu kurum ve kuruluşlarının sorumlu olacağı düzenlenmiştir.21.2.2019 tarihli ve 7166 sayılı Kanun'un 11. maddesiyle 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesine eklenen altıncı fıkra ile '' 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere, 11.9.2014 tarihinden sonra imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında, kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde 11.9.2014 tarihinden sonra geçen süreye ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleri için sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt
işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverenlere rücu edilmez.'' hükmü getirilmiştir. Bu hükümle birlikte kıdem tazminatı ödemeleri yönünden alt işverene rücu edebilmek için taraflar arasında imzalanan sözleşmede açık hüküm aranmıştır. Ancak söz konusu madde fıkrası eşitlik ilkesine aykırılık teşkil edildiği gerekçesiyle 2019 yılında iptal edilmiştir. (Anayasa Mahkemesi 9.09.2019 Tarih ve 42/73 sayılı kararı.) Paralel şekilde 4857 Sayılı Kanun 112. madde hükmüne rağmen Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2017 yılındaki bir kararında, yalnızca bu düzenleme sebebiyle kamu kurum ve kuruluşlarının kıdem
tazminatından tek başına sorumlu tutulamayacağı, söz konusu düzenlemenin tarafların müteselsil sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı belirtilmiştir. Alt işverenlere rücuya ilişkin bir düzenleme olmadığına da vurgu yapan kararda son alt işveren ile asıl işveren tüm işçilik alacaklarından birlikte sorumlu olduğu, önceki alt işverenlerin ise kıdem tazminatı açısından kendi çalıştırdıkları süre ve devir anındaki ücret seviyesiyle sınırlı
sorumlu olduğu belirtilmiştir. (Yargıtay 22. H.D.., 20.3.017 Tarih ve 23144/... sayılı kararı.) Karardan anlaşılacağı üzere önceki alt işverenlerin, devir nedeniyle iş akdinin feshinden bahsedilemeyeceğinden feshe bağlı haklardan ihbar tazminatı ile yıllık izin alacağından sorumluluklarından da bahsedilemeyecektir. Yerleşik Yargıtay kararlarında da görüleceği üzere ihbar tazminatı ve yıllık izin alacağı yönünden son alt işveren sorumlu olmaktadır. Uygulamada da asıl işveren sıfatını haiz kamu kurum ve kuruluşları tarafından, kıdem tazminatı da dahil olmak üzere işçilik alacaklarına ilişkin ödeme yapılması halinde, işçiye
yapılan tüm ödeme yönünden alt işverenlere rücu edildiği görülmektedir. Kamu kurum ve kuruluşu asıl işverenin, alt işverenlere yönelen rücu taleplerine ilişkin olarak ise Yargıtay kararları,
yarı oranda sorumluluk ilkesini benimsediği görülmektedir. Buna göre asıl işveren ve alt işveren konumunda bulunanlar arasında imzalanan sözleşmelerde aksine hüküm bulunmaması, yani bu alacaklara ilişkin yükümlülüğün belirlenmediği hallerde işçilik alacaklarından yarı oranda sorumlu olmaktadırlar. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararları da bu doğrultudadır. İlgili kararlarda tacir olan davalının çalıştırdıkları işçilerin fiili işçilik dışında sair tazminat haklarından sorumlu olacaklarını bilebilecek durumda oldukları ancak, davacı kurumun da asıl işveren durumunu muhafaza etmesi nazara alındığında doğan zararlardan tarafların yarı yarıya sorumlu olduğunun kabulü gerektiği belirtilmiştir. (Yargıtay 13. H.D., 16.2.2017 Tarih ve 2015/14986 E. - 2017/1929 K. sayılı kararı.)
Somut olayda; Dosyaya sunulan ve mahkemece celp edilen dava ve takip dosyası ile SGK kayıtlarından davacı şirketin Kamu İhale Kanunu kapsamında içme suyu hatlarının onarımına ilişkin ihale sözleşmesinin yerine getirilmesi amacı ile davalı yüklenici şirketten hizmet alımı yapıldığı ve sözleşmenin sona ermesi nedeni ile davacı şirketin davalı uhdesinde çalışan üçüncü kişi işçiye kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacakları ödemesi yaptığı anlaşılmaktadır. Üçüncü kişi işçinin açtığı lehine sonuçlanan kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacakları na hükmedilen iş mahkemesi dosyanın incelenmesinde, üçüncü kişi işçinin davalı yüklenicinin üslendiği Pendik bölgesindeki su ve kanalizasyon işlerinde bakım onarım ustası olarak çalıştırıldığı, üçüncü kişi işçinin çalıştığı hizmet süresindeki kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarından davalı yüklenici şirket ile davacı iş sahibi idarenin müteselsilen sorumlu tutulduğu görülmüştür. Dosyaya celp edilen icra dosyası, ödemeye ilişkin bilgi formları, kıdem tazminatı hesap bordroları ve ödeme dekontları ile söz konusu işçinin davalı yüklenici şirketlerde çalıştığı dönemi gösteren SGK işe giriş ve çıkış bildirgelerinden Üçüncü kişi işçi lehine hükmedilen tazminat kararı gereğince başlatılan takip nedeni ile davacı iş sahibi şirketin müteselsil sorumluluk gereğince kıdem tazminatı ve diğer kalemler yönününden icra dosyasına ödeme yaptığı anlaşılmaktadır. Bilirkişiden alınan raporda yapılan tespitler doğrultusunda davacı iş sahibi ...'nin , davalı yüklenici şirketin yüklendiği bakım onarım işinin ifası döneminde çalıştırdığı üçüncü kişi işçiye kıdem tazminatı ile diğer işçilik alacaklarına ilişkin yaptığı 25.543,64 TL ödemelerin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirkete rücu edebileceği anlaşıldığından davacının davasının kabulü yönünde karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesinde Ayrıntıları ile Açıklandığı Üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; 25.543,64 TL'nin ödeme tarihi olan 03/07/2020 tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacı kuruma ödenmesine
2-Karar ve ilam harcı 1.744,88-TL nin peşin alınan 436,23-TL den düşümü ile kalan 1.308,65-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 863,83-TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 7.501,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 23.543,64-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, parasal miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/07/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
*5070 Sayılı Kanun Gereğince Elektronik İmza İle İmzalanmıştır.*