T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:2024/700 Esas
KARAR NO :2025/154
DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:07/06/2024
KARAR TARİHİ:26/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
İDDİA:
Davacı vekili, Müvekkilİ şirket uluslararası hava taşıma hizmeti vermekte olduğunu davalı tarafa da aralarındaki cari hesap ilişkisine istinaden vermiş olduğu taşıma hizmeti sonucu keşide edilen faturadan; 5 adet fatura borcu ödenmediğini, davalı tarafın cari hesapta yer alan yukarıdaki fatura bedelini ödememesi sebebiyle faturadaki son ödeme tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmak suretiyle davalı hakkında .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı taraf kendisine gönderilen ödeme emrinde belirtilen borca ve ferilerine, itiraz ederek borcu olmadığı bahisle icra takibini haksız ve kötü niyetli bir şekilde durduğunu, davalı tarafın yapmış olduğu itirazlar yerinde olmayıp reddi gerektiğini, müvekkili şirket davalı yan ile aralarında oluşan cari hesap ilişkisine istinaden davalı yana yasa ve uluslararası kurallar çerçevesinde hizmet verdiğini ve haklı olarak da verilen hizmetle ilgili olarak oluşan bedelin ödenmesini talep ettiğini, davalı tarafın yapmış olduğu itirazlar yerinde olmayıp reddi gerektiğini, 397 sayılı VUK Genel Tebliğ ve diğer mevzuat hükümlerine uygun olarak faturalar gönderdiğini, davalı tarafa verilen hizmet neticesinde, faturalardan oluşan borcun ödenmemesi üzerine, müvekkili olduğu şirketçe takibe konu faturaların ödenmesi için ihtarname gönderildiğini. yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarına ve davalı taraf ile yapılan abone cari hesap anlaşmasının Madde II - Tarafların Hak ve Yükümlülükleri alt başlıklı maddede "Faturaların ödeme vadesi, fatura tarihinden başlamak üzere on beş (15) gündür. Vadesinde ödeme yapılmaz ise, MÜŞTERİ, ayrıca bir ihtar veya ihbara gerek olmaksızın aylık yüzde üç (%3) veya yasal ticari faiz oranından hangisi yüksek ise o oranda vade farkı/gecikme faizi ödeyeceğini beyan, kabul ve taahhüt eder" şeklinde ifade edildiğini , açıklanan sebeplerle, takibe kötü niyetli bir şekilde itiraz eden davalının takibe konu itiraza uğrayan 17.101,77- TL asıl alacak ve 2.652,50-TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 19.754,27 -TL alacaklarından dolayı ilgili borca, faiz ve feri’lerine yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, takip sonrası asıl alacağa avans faizi uygulanması ile alacağın tahsiline, haksız itiraz için alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine ve yargılama masrafları ile ücret-i vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili, Dava dilekçesi ve ekleri incelendiğinde görüleceği üzere , dava dilekçesinin 1 numaralı ekinin 17. Sayfasında bulunan '' abone cari hesap anlaşması '' başlıklı belgede yetki kuralı belirlenmiş olduğunu İstanbul mahkemeleri yetkili kılındığını. bu anlamı ile davacının davasını ve icra takibini iş bu sözleşme uyarınca Yetkili İstanbul Mahkemelerinde açması gerektiğini İş bu nedenle öncelikle mahkemenin yetkisizliğine itiraz etmek zorunluluğu hasıl olduğunu. Somut olayda davacı alacaklı, iddia olunan borca konu takip talebinde borcun kaynağını ve nedenini yazmadığını faturaları ilgili icra dosyasına sunmadığını . Bu nedenle faturaların bu davada delil olarak kabul edilebilmesi mümkün olmadığını davacı tarafından kötü niyetli olarak açılan bu davada müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu mevcut olmadığını. Davacı taraf, haksız olarak müvekkilinden alacağı olduğunu iddia ettiğini, zira davacı taraf, davaya konu icra takibinde de alacağın varlığına dair somut bir delil sunulmadan kötü niyetli olarak icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin aleyhine açılmış davanın reddine, müvekkilinin aleyhine kötü niyetli hareket ederek icra takibi başlatan takip alacaklısı davacı aleyhine takibe konu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep zorunluluğu doğduğunu, arz ve izah ettikleri mahkemenin re’ sen göz önüne alınacak nedenlerle; yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili istanbul asliye ticaret mahkemesine gönderilmesine, Davacı tarafça ikame edilen iş bu davanın reddine, Takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/10/2024 tarih ve 2024/544 Esas 2024/872 Karar sayılı kararı yetkisizlik kararı nedeniyle, dosya mahkememize 04/11/2024 tarihinde intikal etmiş olup, mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapıldığı görülmüştür.
DELİLLER
1-Bilirkişi raporu
Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 29/01/2025 tarihli Nihai raporda özetle; Dosyadaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi, nihayetinde tarafıma verilen görev ile sınırlı olmak üzere, yukarıda anlatılan görüş ve gerekçelerle, nihai takdir ve değerlendirme yüce mahkemeye ait olmak üzere; Sayın Mahkemenin verdiği yetki ve görev kapsamında Davacı ... A.Ş.’nin ve yasal ticari defterleri usul yönünden incelenmiş olup ibraz edilen 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin ticari defterlerin HMK m.222/1-4 ve 6102 sayılı TTK’nın 64. maddesinin üçüncü fıkra hükümlerine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, defterlerin usulüne göre tutulmuş olduğu görülmüştür. Davalı taraf ... LTD.ŞTİ.’i defter ve belgelerini ibraz etmek istemediği için defter ve belgeleri incelenememiştir. Faturaya dayalı alacak davalarında davalı akdi ilişkiyi açıkça kabul etmemiş ise taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunduğunu ispat külfeti faturayı düzenleyen alacaklı tarafa düşmektedir. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, bir ticari ilişki ve bu ilişkiden kaynaklı alacağının olduğunu iddia eden taraf bunu yazılı belgeler ile ispat etmesi gerekir. İspatın konusu, ispat yükünün kimde olduğu ve ispat vasıtalarının neler olduğu HMK 187,190 ve 200. Maddelerinde açıkça belirtilmiştir. Alacaklı düzenlediği faturadaki malların ya da hizmetin karşı tarafa teslim edildiğini HMK 200. Maddesinde belirtilen deliller ile ispat etmesi gerekir. Fatura tek başına taraflar arasındaki akdi ilişkinin belgesi sayılamaz. Domaniç’e göre de “bir akdin icra safhasına taalluk eden fatura, mutlaka mevcut ve evvelce tamamlanmış bir anlaşmaya dayalı olması gerektiğinden, bir icap bile değildir. Kaldı ki icabı reddetmemek kabul niteliğinde de değildir. (BK.m3-5). Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu E:2001/1, K:2003/1, T:27.06.2003. Normal şartlarda alacaklı faturaya konu mal ve hizmeti davalı borçluya teslim ettiğine dair borçlunun imzasını kabul ettiği irsaliye veya teslime dair yazılı belge ile ispat edebilir. Davacının, davalı borçlu ile aralarında akdi bir ilişki olduğunu, bir başka anlatımla takibe konu faturadaki fatura konusu hizmet ifası ile ilgili ticari ilişkiyi ispat etmeden iddia ettiği alacağın tahsilini sağlaması mümkün değildir. Akdi ilişki ise, taraflar arasında düzenlenen imzası davalı tarafından kabul edilmiş bir sözleşme, faturaya konu malların borçluya teslim edildiğine dair bir irsaliye ve teslim fişi ile vb. somut yazılı belgelerle ispat edilebilir. Akdi ilişki ispat edilemediği sürece davacının davalı adına fatura düzenlemesi ve ticari defterlerine göre bu faturalar nedeniyle alacaklı gözükmesinin davalıyı bağlayıcı bir yanı yoktur.
Huzurdaki davanın somut olayında, tacir olan taraflardan Davacının defter ve dayanak belgeleri incelenmiş olup, taraflar arasında 14.12.2022 tarihinde imzalanmış olan “Abone Cari Hesap Anlaşması” var olduğu, bu tarihten itibaren süregiden bir ticari ilişki olduğu, Davacının davalıya taşıma hizmeti faturaları düzenlemiş olduğu, 10.11.2023 tarihi itibari ile cari hesap bakiyesinin kapatılmış olduğu, dava konusu alacağa ilişkin olarak Davacı tarafından Davalı adına 04.12.2023 tarihli, 4023,58 TL tutarlı, 08.01.2024 tarihli, 2480,66 TL tutarlı, 22.01.2024 tarihli 5.822,35 TL tutarlı , 22.01.2024 tarihli, 7.101,27 TL tutarlı “Taşıma Hizmeti” faturaları ve Davalıya noter aracılığı ile göndermiş olduğu ihtarın faturasınının yansıtma faturası olan 29.04.2024 tarihli “Noter Faturası açıklamalı” 1.097,04 TL tutarlı toplam da 20.524,90 TL tutarlı e-fatura düzenlemiş olduğu, bu faturaları Davalının cari hesabına borç kaydetmiş olduğu, bu faturalara istinaden 12.01.2024 tarihinde 3.423,13 TL Davalıdan ödeme alınmış olduğu, bu ödemeyi Davalı cari hesabına alacak kaydetmiş olduğu, davacının kayıtlarına göre davalıdan asıl alacak itibari ile 17.101,77 TL ve hesaplanmış temerrüt faizi tutarı olan 2.445,62 TL ile birlikte toplamda 19.547,39 TL alacaklı olduğu kanaati oluşmuştur. Tensip zaptı, dava dilekçesi ve defter & belge ibrazı da dahil tüm ara kararlar Tebligat Kanununa uygun şekilde tebliğ edilmiş olmasına rağmen davaya katılmayan, defter & belge ibraz etmeyen davalıya göre, Davacı tarafından ibraz edilmiş olan defterlerin TTK 64, 65. Maddeye uygun tutulduğu, alacağa ait tüm ticari işlemlerin defterlerinde kayıtlı bulunması karşısında, davacının davalıdan dava tarihi itibarıyla asıl alacak itibari ile 17.101,77 TL ve hesaplanmış temerrüt faizi tutarı olan 2.423,60 TL ile birlikte toplamda 19.525,37 TL alacaklı olduğunun da kabul edilebileceği, HMK 220 ve 222. maddelerine göre davalıya açıklamalı ve ihtarlı davetiye gönderilmesinin takdiri Sayın Mahkemeye aittir. Yukarıda yapmış bulunduğum açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK’nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kanaatimi arz ederim.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememize açılan iş bu dava İcra ve İflas Kanununun 67. maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Uyuşmazlık konusunun; taraflar arasında kurulan kargo sözleşmesi kapsamında, davacı kargo taşımacısı şirketin davalı şirkete ait gönderileri taşımasından kaynaklı davalı şirketten alacağının bulunup bulunmadığının, alacağı varsa davalı aleyhine başlattığı takibe yönelik davalı itirazının yerinde olup olmadığı noktasında toplandığı görülmüştür.
Tarafların dayandıkları vakaların ispatı için delil olarak ileri sürdükleri, tarafflar arasındaki kargo taşımacılığına ilişkin Abone cari hesap sözleşmesinin, davalıya ait gönderilere ilişkin kargo fişlerinin, davacının yerine getirdiği edimlerle ilgili davalı tarafa düzenlediği faturalar ile cari hesap ekstrelerinin, BA/BS formlarının, taşınan gönderilere ilkin liste dökümünün dosya sunulduğu ve icra dosyasının celp edildiği görüldü.
Taraflar arasındaki kargo taşımacılığı sözleşmesinden kaynaklı olarak davacının davalı tarafta alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için dosyada SMMM bilirkişisinden alınan raporun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülüdü.
Tüm dosya kapsamı ile mahkemece alınmış olan bilirkişi ruporu ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde; tarafflar arasındaki kargo taşımacılığına ilişkin Abone cari hesap sözleşmesi, davalıya ait gönderilere ilişkin kargo fişleri, davacının yerine getirdiği edimlerle ilgili davalı tarafa düzenlediği faturalar ile cari hesap ekstreleri, BA/BS formları, taşınan gönderilere ilkin liste dökümleri birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasında kargo taşımacılığı sözleşmenin bulunduğu ve davacının davalı şirkete ait gönderileri taşıdığı uyuşmazlık dışıdır. Taraflar tacirdir ve tacirler yasanın ön gördüğü defter ve belgeleri tutmak zorunda olup hem TTK hem de HMK tacirler yönünden usulüne uygun tutulan ticari defterleri delil olarak kabul eden düzenlemelere yer vermiştir. HMK 222/3 maddesi gereğince ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olmasını aramaktadır. Somut olay da SMMM bilirkişisinin dosyaya sunmuş olduğu rapordan da anlaşıldığı üzere taraflar arasında kargo taşımacılığı sözleşmesi bulunduğu, davacının davalı tarafa ait gönderileri taşıdığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafın defter ve belgelerinin usulüne uygun tutulduğu davacının defterlerine göre davalı taraftan 17.101,77 TL alacaklı gözüktüğü davalı tarafın defter ve belgelerini ibraz etmediği davalının borcu sönümlendirdiğini ispata yarayan başkada delil sunmadığı anlaşılmıştır. Davacının usulüne göre tuttuğu defter ve belgelerine göre davalı taraftan 17.101,77TL alacaklı olduğu, takip tarihinden önce davalı tarafı temerrüte düşürdüğüne ilişkin dosyaya bir ihtarname sunmuş ise de davacının ilgili ihtarnamenin tebliğ şerhine ilişkin tebliğ şerhli suretinini dosyaya ibraz etmediği dolayısı ile de davalının temerrütünü ispat edemediği bu nedenle takip öncesine ilişkin faiz isteyemeyeceği anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile, davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazlarının kısmen iptaline, takibin 17.101,77 TL Asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine , alacak likit olduğundan %20 oranı üzerinden yapılan hesapla doğrultusunda 3.420,35 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, şartları oluşmadığından Kötüniyet Tazminat taleplerinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesinde Ayrıntıları ile Açıklandığı Üzere;
1-Davanın Kısmen KABUL ile; davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına Davalı tarafından yöneltilen itirazlarının kısmen iptaline, takibin 17.101,77 TL Asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine
2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan asıl alacak üzerinden hesaplanan 3.420,35 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Şartları oluşmadığından Kötüniyet Tazminat taleplerinin reddine
4-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 615,40-TL harçtan, peşin alınan 427,60-TL harç mahsup edilerek kalan 187,8-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL peşin harç ile 427,60-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 855,20 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Kabul-red oranına göre davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.101,77-TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Kabul-red oranına göre davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 2.652,50-TL (red miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.550,00-TL yargılama gideri kabul ve red durumuna göre takdiren oranlayarak 6.536,23-TL'lik kısmının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine; arda kalan 1.013,77-TL kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
9-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin Kabul-red oranına göre 3.116,61-TL'nin davalıdan, 483,39-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı parasal miktar itibariyle kesin karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır