T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/743 Esas
KARAR NO:2025/739
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:17/07/2019
KARAR TARİHİ:20/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin 30/12/2011 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanarak kalıcı şekilde sakat kaldığını ve meslekte kazanma gücü kaybı yaşadığını, müvekkilinin kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun olmadığını, kusurun... plaka sayılı araçta olduğunu, müvekkilinin dava konusu trafik kazası nedeniyle sigorta şirketine başvurulduğunu ancak maddi tazminatın taraflarına ödenmediğini, davalının poliçe limiti kapsamında maluliyete istinaden maluliyet teminatının tamamından sorumlu olduğunu iddia ederek; öncelikle adli yardım taleplerinin kabulünü, müvekkilinin meslekte kazanma gücü kaybı zararı için 3.000,00-TL, SGK tarafından karşılanmayan; tedavi giderleri ile yol, yemek refakatçi vs. sağlık giderleri için 2.000,00-TL olmak üzere toplam 5.000,00-TL maddi tazminat talebi ile olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Adli Yardım; Mahkememizin 25/07/2016 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin adli yardım talebinin reddine karar verildiği, itiraz üzerine mahkememizin 24/09/2019 tarihli ara kararı ile dosyanın itiraz merci olan .... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği, .... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ..../... değişik iş sayılı dosyasında verilen 25/09/2019 tarihli karar ile adli yardım kararına davacının adli yardım talebinin kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Davacının usul ve yasaya uygun başvuru yapmaması ve taraflarına yapılan 04/02/2019 tarihli başvuru evraklarının incelenememesi nedeni ile davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, taraflarınca sigortalanan... plaka sayılı aracın 06/01/2011-06/01/2012 dönemine ilişkin olarak sigortalandığını, taraflarınca poliçede yazılan teminat limitlerinin mutlak surette ödenecek miktarlar olduğunu anlamına gelmediğini, teminatların sigortalının kusuru oranında ödendiğini, 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesinde sağlık giderleri teminatının Sosyal Güvenlik Kurumu sorumluluğunda olduğunun yazılı bulunduğundan taraflarından talep edilemeyeceğini, davacının dava dilekçesi ile; bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve kalıcı mauliyet talebinde bulunulmasının yasal dayanaktan yoksun olduğunu, sürekli sakatlık, tedavi gideri ve geçici işgöremezlik giderlerine ilişkin talepler ve tazminatının kapsamının belirlenmesi yönünden davacının kaza nedeni ile malul kalmadığını, kaza tarihinden itibaren yaklaşık 8 yıl geçtiğini, son olarak davacının araç işleteni ve sürücü hakkındaki şikayetinden de vazgeçtiğini ve vazgeçme nedeninin bilinmediğini iddia ederek; davanın öncelikle usulden daha sonra ise esastan reddini, davanın ve davacının tüm taleplerinin reddini; yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 14/03/2022 Tarihli Adli Tıp Raporunda Özetle; ...’in 30.12.2011 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği dikkate alındığında; I. Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, omuz eklemi hareket kısıtlılığı, Şekil 2.10’a göre %5, Şekil 2.11’e göre %3 ve Şekil 2.12’ye göre %2+%1, üst ekstremite özürlülük oranı Balthazard formülü ile %11, Tablo 2.3’e göre %7 olduğu, 1. Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %7 olduğu, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1,5 aya kadar uzayabileceği oybirliği ile mütalaa olunduğu bildirilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 26/09/2022 Tarihli Adli Tıp Raporunda Özetle; ...’in 30.12.2011 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak: Gr1II(2Aa……….30)A %34x1/5=%6.8 olduğu, E cetveline göre %7.2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1.5 aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunduğu bildirilmiştir.
Makine Mühendisi Ve Aktüerya Bilirkişilerinin 27/01/2023 Tarihli Raporunda Özetle; 30.12.2011 tarihinde meydana gelen trafik kazasında; Kusur açısından: 1- Davacı yaya ...'in kazanın meydana gelmesinde %80 oranında kusurlu olduğu, 2- Sürücü ... kazanın meydana gelmesinde %20 oranında kusurlu olduğu görüşüne varılmıştır. Maddi zarar hesabı açısından: Davalının %20 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ...'in; a) Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının = 190,39-TL, b) Sürekli iş göremezlik dönemine ait %7,2 maluliyeti ile ilgili maddi zararının = 38.429,38-TL olduğu, c) Davacının yukarıda belirlenen maddi zararlarının poliçe limitleri içinde kaldığı, d) Başvuru tarihine göre sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihinin 25.12.2018 olarak belirlendiği, e) Sigortalı aracın kullanım şeklinin hususi gözüktüğü, f)Davacının tedavi ve buna bağlı giderlerde ısrarlı olması halinde bu hususlarda ayrıca hekim bilirkişiden rapor alınmasının gerekeceği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Tıp Doktoru Bilirkişinin 08/05/2023 Tarihli Raporunda Özetle; ...’in 30.12.2011 tarihinde geçirdiği trafik kazası neticesinde kaza illiyetli olarak meydana gelen yaralanması neticesinde; iyileşme süresi 3 aya kadar uzayabilmekte olup bu süre zarfında geçici olarak iş göremezdir. 7 gün süre ile geçici bakıcı ihtiyacı mevcuttur. Bakıcı ücretinin hesap uzmanı aktuer tarafından hesaplanabileceği tarafımca hesaplama yapılamayacağı, omuz ile illiyetli yaralanması neticesinde 3 kez hastane kontrollerine başvurması gerekeceği, dosya içeriğinde fatura edilmiş tedavi masrafları bulunmadığı, bu tür bir yaralanmada fatura edilemeyen bir takım (ulaşım, barınma, beslenme, pansuman, rehabilitasyon, özel hastane muayene farkı vb.) masrafların olması beklendiği, SGK kapsamı dışında olan bu harcamaların, yaralanmanın niteliği dikkate alındığında toplamda 08/05/2023 tarihi itibari ile 2.500,00-TL olarak kabulünün uygun olacağı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Aktüerya Uzmanı Bilirkişinin 07/07/2023 Tarihli Ek Raporunda Özetle; Kök raporda belirtilen hususlara ek olarak, 7 günlük bakıcı gideri zararının 41,37-TL olduğu, 08.05.2023 tarihli raporda davalının sorumluluğunda olduğu belirlenen belgesiz tedavi giderleri tutarı olan 2.500,00TL'nin; davalının %20 kusuruna isabet eden tutarının (2.500,00x%20 kusur) 500,00-TL olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bedel artırım dilekçesi; Davacı taraf bilirkişi raporu doğrultusunda 28/07/2023 tarihli dilekçesi ile talebini artırdığı, bedel artırım dilekçesinin davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görülmüştür.
Talep sonucu açıklama dilekçesi; Mahkememizin 14/11/2022 tarihli ara kararı gereğince, davacı vekilinin talep sonucunu 05/12/2022 tarihli dilekçesi ile somutlaştırdığı görülmüştür. Buna göre davacının 5.000,00-TL'lik maddi tazminat talebinin 2.000,00-TL'sini sürekli iş göremezlik, 1.000,00-TL'sini geçici iş göremezlik ve bakiyesini ise bakıcı gideri, yol, yemek ve sair tedaviye bağlı giderler oluşturmaktadır.
Mahkememizin 02/10/2023 tarih, ... sayılı gerekçeli kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesi sunduğu ve bu hususta davalı yana dilekçe ekli tebligat çıkarıldığı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 14/10/2024 tarih, 2023/2805 Esas ve 2024/1720 Karar sayılı ilamı ile mahkememizin gerekçeli kararının kaldırılmasına karar verildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 14/10/2024 Tarih, 2023/2805 Esas ve 2024/1720 Sayılı Karar İlamı İle; "(...) Kaza nedeniyle trafik kaza tespit tutanağı düzenlenmediği, yapılan cezai soruşturmada davacının şikayet yokluğu nedeniyle takipsizlik kararı verildiği dolayısıyla soruşturma aşamasında da alınan kusur raporu bulunmadığı, mahkemenin hükme esas aldığı kusur raporunda ise, davacı ve davalıya sigortalı araç sürücüsünün soruşturma dosyasında verdiği ifadeler göz önüne alınarak, olayda davacının %80, davalıya sigortalı araç sürücüsünün ise %20 oranında kusurlu oldukları tespit edilmiştir. Mahkemenin hükme esas aldığı bu kusur raporunu düzenleyen bilirkişi makine mühendisi ...'in, bilirkişi teslim tutanağında yazılı uzmanlık alanları arasında trafik kazası kusur konusunda uzmanlığı bulunmadığı halde raporun hükme esas alınması doğru olmamıştır. O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken, kaza ile ilgili ceza soruşturma dosyası da getirtilerek kusur oranları bakımından ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden kazanın oluşumunda kusur dağılımını belirleyen gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi olmalıdır. (...)" şeklinde karar verildiği, bu nedenle dosyanın Mahkememize yeniden gönderilerek Mahkememizin ... esas sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İkinci İhtisas Dairesi'nin 17/06/2025 Tarihli Raporuyla; Yaya ...'in %80 oranında ve sürücü ...'ın %20 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
DELİLLER:
-Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası
-İstanbul ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2012/... soruşturma sayılı dosyası
-Adli Tıp Kurumu Başkanlığı raporu
-Tarafların beyan ve dilekçeleri
-Tüm dosya kapsamı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalının sigorta şirketi olarak sorumluluğu bulunduğu aracın kusuru ile neden olduğu kazada davacının yaralanması nedeni ile geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve tedavi, sağlık gideri zararının tazmini istemini konu alıp davacının geçici, sürekli iş göremezlik ve sağlık gideri zararı bulunup bulunmadığı, varsa miktarı, davalının sorumlu olup olmadığı hususları istemlerine ilişkindir.
Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali 6098 sayılı TBK m. 54 de özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince vücut bütünlüğünün ihlâli halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddî zararın türleri; masraflar, çalışma gücünün kısmen veya tamamen kaybından doğan zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar şeklinde düzenlenmiştir.
Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin malvarlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Zarar görenin malvarlığında eksilen değer yerine aynı nitelikte bir değer konulması mümkün olduğu takdirde bu değer; bu mümkün olmadığı takdirde, nicelik yönünden, yani para ile ona denk bir değer konulur ve zarar verenin yerine getirmek zorunda olduğu bu yükümlülüğe tazminat yükümlülüğü adı verilir. Tazminat yükümlülüğünün, bir diğer ifadeyle zarar verenin ödeyeceği tazminat miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle zararın hesaplanması gerekmektedir. Zarar görenin malvarlığının zarar verici olaydan sonraki durumu ile böyle bir olay meydana gelmeseydi göstereceği durum arasındaki farkı ifade eden zarar, eşyaya ilişkin olabileceği gibi kişiye ilişkin de olabilecektir. Vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zararların da kişiye ilişkin zarar kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Çalışma gücü, zarar görenin iş gücünün, yani beden ve fikir gücünün, gelir getirici şekilde kullanılması demektir. Burada asıl önem arz eden kazanç kaybı veya azalması değil, kazanma gücünün kaybı veya azalmasıdır. Bu kayıp ve azalmadan doğan olumsuz ekonomik sonuçlar, zararı oluşturur (Fikret E., Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B. 9, İstanbul 2006, s. 713).
Bununla birlikte Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereğince kişinin vücut bütünlüğünün ihlâli nedeniyle ortaya çıkan beden gücü kayıplarının gelirinde veya malvarlığında bir azalma meydana gelmese dahi tazminat gerektiği kabul edilmekte ve bu husus güç kaybı tazminatı olarak ifade edilmektedir. Bu durum ilk bakışta sorumluluk hukukundaki zarar kavramına aykırı gibi görünse de burada vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin aynı işi zarardan önceki durumu ve diğer kişilere göre daha fazla güç sarf ederek yaptığı gerçeğinden hareket edilmekte ve zararı, fazladan sarf edilen bu gücün oluşturduğu kabul edilmektedir. Bunun gibi çalışma yaşına gelmemiş küçükler yönünden de bedensel zarar sonucu oluşan maluliyet nedeni ile evde ya da dışarıda aileye yardımcı olma, eğitim alma, yeme, içme vb gibi tüm yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinde emsallerine göre sarfetmesi gereken fazla çaba veya güç (efor) bir ekonomik değer olarak gürülmeli ve bu nedenle bir zarar oluştuğunun kabulü gerekmektedir. (Yargıtay 17. H.D. 2016/10015 Esas 2019/4332 Karar Sayılı Emsal İlamı)
Sigorta şirketi kazaya karışan sigortalı aracın trafik sigortacısı (ZMSS) sıfatıyla, bu aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda oluşan zarardan, kendisine sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olacaktır.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde;
Davacı ...'in 30/12/2011 tarihinde yaya konumunda iken davalı Ziraat Sigorta nezdinde sigortalı bulunan... plakalı aracın çarpması sonucu kaza meydana geldiği ve davacı ...'in yaralandığı, yapılan cezai soruşturmada şikayet yokluğundan takipsizlik kararı verildiği, mahkememizce Adli Tıp Kurumu'ndan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine uygun olarak aldırılan maluliyet raporu ile, %7.2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1.5 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, kusur ve aktüerya uzmanı bilirkişi heyetinden aldırılan bilirkişi raporu ile, davacının kazanın meydana gelmesinde %80 oranında kusurlu olduğu, sürücü ... kazanın meydana gelmesinde %20 oranında kusurlu olduğu, davalının %20 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ...'in; geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının 190,39-TL, sürekli iş göremezlik dönemine ait maddi zararının 38.429,38TL olduğu, davacının maddi zararlarının poliçe limitleri içinde kaldığı, 12/12/2018 başvuru tarihine göre sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihinin 25.12.2018 olarak belirlendiği, sigortalı aracın kullanım şeklinin hususi gözüktüğünün tespit edildiği, Mahkememizce tıp uzmanı doktordan alınan bilirkişi raporu ile, İyileşme süresi 3 aya kadar uzayabilmekte olup bu süre zarfında geçici olarak iş göremeyeceği, 7 gün süre ile geçici bakıcı ihtiyacı mevcut olduğu, omuz ile illiyetli yaralanması neticesinde 3 kez hastane kontrollerine başvurması gerekeceği, dosya içeriğinde fatura edilmiş tedavi masrafları bulunmadığı, bu tür bir yaralanmada fatura edilemeyen bir takım (ulaşım, barınma, beslenme, pansuman, rehabilitasyon, özel hastane muayene farkı vb.) masrafların olması beklendiği, SGK kapsamı dışında olan bu harcamaların, yaralanmanın niteliği dikkate alındığında toplamda 08/05/2023 tarihi itibari ile 2.500,00 Türk Lira olarak kabulünün uygun olacağının tespit edildiği, aktüerya uzmanı bilirkişiden aldırılan ek rapor ile, kök raporda belirtilen hususlara ek olarak, 7 günlük bakıcı gideri zararının 41,37-TL olduğu, 08.05.2023 tarihli raporda davalının sorumluluğunda olduğu belirlenen belgesiz tedavi giderleri tutarı olan 2.500,00TL'nin; davalının %20 kusuruna isabet eden tutarının (2.500,00x%20 kusur) 500,00-TL olduğu anlaşılmıştır. ATK raporunun kaza tarihine göre ilgili yönetmeliği gözettiği, aktüer bilirkişi raporunda davacının ev hanımı olması ve asgari ücrete dair kabul ile yaşam tablosu kıstaslarının yerinde olduğu, tedaviye bağlı giderlerin doktor bilirkişi tarafından usulünce hesaplandığı, raporların hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu anlaşılmış olup, hükme esas alınmıştır.
Davacı ...'in yola intikal etmeden önce yolu kontrol etmediği, duramayacak kadar yaklaşmış olan araçlara ilk geçiş hakkını vermediği, yola hatalı ve kontrolsüz bir şekilde girerek kendi can güvenliğini tehlikeye attığı, 2918 sayılı KTK 68/b-3 maddesine aykırı davrandığı ve kazanın meydana gelmesi ve kendi yaralanmasında asli ve %80 oranında kusurlu olduğu, Sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki aracıyla meskun mahalde seyretmekte iken yol kenarındaki yayaların varlığını da dikkate alarak temkinli ve müteyakkız bir şekilde aracını sevk ve idare etmemesi nedeniyle kazanın meydana gelmesinde %20 oranında kusurlu olduğu, kusur değerlendirmesinin meydana gelen kazanın oluşuna uygun olduğu, raporlarda da bu miktar karşılığının gözetilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Mahkememiz ilk kararı sadece kusura ilişkin tespit noktasında bilirkişinin yetkinliği gerekçe gösterilerek kaldırılmış, sair hususlardaki istinaf sebepleri reddedilmiş, bu yönleri ile yeni bir araştırma yapılmasına gerek kalmamış, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden yeniden kusur raporu düzenlenmiş, iş bu rapor ile ilk aşamada hükme esas alınan rapor sonucunun aynı olduğu anlaşılmakla değişen bir durum söz konusu olmadığından ilk hüküm aynen korunmuştur.
Davacı tarafça 12/12/2018 havale tarihli dilekçesi ile 30/12/2011 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin olarak sigorta şirketine başvurulduğu, davalı sigorta şirketince hasar dosyasından davacıya ödeme yapılmadığı, kaza nedeniyle davacının tazminat talep edebileceği, dava konusu alacak taleplerinin sigorta poliçesi kapsamına dahil olduğu, poliçe limitlerinin aşılmadığı, davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün %20 oranında kusurluluğu nedeniyle sorumluluğunun bulunduğu, kaza tarihinin poliçe süreleri içerisinde olduğu gözetilerek sürekli iş göremezlik kapsamındaki talebin artırıldığı bedel itibariyle tam kabulü, toplam 3.000,00-TL olarak somutlaştırılan diğer alacak kalemlerinin ise raporlarda bildirildiği kadarıyla kısmen kabulüne karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;
1-Davanın Kısmen Kabulü ile;
a)Davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik zararı 38.429,38-TL'lik bu alacağın 25/12/2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan (poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) tahsili ile davacıya verilmesine,
b)Davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik zararı 190,39-TL'lik bu alacağın 25/12/2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan (poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin Reddine,
c)Davacının talep edebileceği tedaviye bağlı gider 500,00-TL ile bakıcı gideri 41,37-TL olmak üzere toplam 541,37-TL'lik bu alacağın 25/12/2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan (poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin Reddine,
2-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 2.675,10-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, (Kaldırma öncesi 02/10/2023 tarih, 2019/.... E. ve 2023/... K. sayılı kararda tahsilde mükerrer olmamak kaydıyla)
3-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00-TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 2.268,24-TL (red miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 280,00-TL yargılama giderinin (%95,5225 kabul) 267,46-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan 422,05-TL yargılama giderinin (%95,5225 kabul) 18,90-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Adli yardım kararı nedeniyle suçüstü ödeneğinden yapılan toplam 11.728,75-TL yargılama giderini kabul ve red durumuna (%95,5225 kabul) göre takdiren oranlayarak 11.203,59-TL'lik kısmının davalıdan, 525,16-TL'lik kısmının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, (Kaldırma öncesi 02/10/2023 tarih, 2019/... E. ve 2023/... K. sayılı kararda tahsilde mükerrer olmamak kaydıyla)
9-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri 1.320,00-TL'nin (Kabul-ret oranına göre) 1.260,90-TL'sinin davalıdan, 59,10-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, (Kaldırma öncesi 02/10/2023 tarih, 2019/... E. ve 2023/... K. sayılı kararda tahsilde mükerrer olmamak kaydıyla)
10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere karar verildi. 20/10/2025
Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza