T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas - Karar No: 2024/750 Esas - 2025/329
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO: 2024/750 Esas
KARAR NO: 2025/329
HAKİM: ......
KATİP: ......
DAVACI:......
VEKİLİ:Av. ......
DAVALI:1- ......
VEKİLLERİ: Av. ......
Av. ......
Av. ......
DAVALI:2-......
VEKİLİ: Av. ......
DAVALILAR:3- ......
4-......
5- ......
6-......
7- ......
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 04/11/2024
KARAR TARİHİ: 30/04/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 07/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'nün işlettiği ... ihtiyaç duyulan teknik işletim hizmetlerinin davalı firmalar tarafından farklı dönemlerde yerine getirildiğini, davalı ... firma işçilerinden ...'un yasal şartları tamamlayarak işten ayrıldığını ve talebi üzerine 01/06/2001 -07/042023 tarihleri arasındaki çalışmasına istinaden damga vergisi dahil 436.652,20 TL kıdem tazminatının 01/06/2023 tarihinde müvekkil Kuruluş tarafından ödendiğini, taraflar arasında imzalanan teknik işletim hizmet alım sözleşmelerinde; ... firma tarafından istihdam edilen işlçilerin her türlü işçilik alacaklarından ... firmanın sorumlu olacağını, bu hususta müvekkili ...'nün herhangi bir yükümlülüğü bulunmadığının kararlaştırıldığını ileri sürüp fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 285.000,00 TL'nin ödeme tarihin olan 01/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan sorumlulukları oranında tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı .... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacınını dava dışı işçinin kıdem tazminatından asıl iş veren olması ve bu kalemin yaklaşık maliyet hesap tablosunda yer almaması sebebiyle tek başına sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin bu hususta hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, ihale teklifine esas olan yaklaşık maliyet hesap tablosunda yer almayan kıdem tazminatını üst işveren ödemekle yükümlü olup müvekkili şirkete rücu edemeyeceğini, avans faizi istenemeyeceğini bildirip davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Zaman aşımı itirazında bulunarak husumet itirazı bulunduğu, müvekkili şirket ile davacı taraf arasında sözleşme bulunmadığını, davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, her halükarda somut olayda rücu koşullarının oluşmadığını, davacının müvekkili şirket ile sözleşme ilişkini ve dava dışı işçinin müvekkili şirkette çalıştığını ispatlama halinde dahi müvekkili şirketin dava dışı işçinin müvekkili şirkette çalıştığı süre ve aldığı ücret ile sınırlı olarak sorumlu tutulması gerektiğini, avans faizi talebinin yerinde olmadığını bildirip davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı idare ile davalılar arasında yapılan hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalıştırılan işçiye davacı tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemelerinin davalılardan tahsili için açılan rücuen tazminat isteminden ibarettir.
Taraflarca ileri sürülen deliller toplanmış; Sözleşme ve teknik şartnameler, dava dışı işçiye ait ... kayıtları ve ödeme dekontlarının dosya içerisine alındığı ve bilirkişi kök ve ek raporlarının dosyaya kazandırıldığı görülmüştür.
Somut olayda, davacı .... Ana Statüsü'nün 1. maddesi, " Bu Ana Statünün amacı; 8.6.1984 tarih ve 233 Sayılı ...... Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi olarak ve söz konusu Kanun Hükmünde Kararname çerçevesinde faaliyette bulunmak üzere. ... ( .... ) adı altında teşkil olunan ...'nun hukuki bünye, amaç ve faaliyet konuları, organları ve teşkilat yapısı, müessese, bağlı ortaklık ve iştirakleriyle bunlar arasındaki ilişkileri ve ilgili diğer hususları düzenlemektedir." hükmüne yer verilmiştir. .... adı altında teşkil olunan ...'nün hukuki bünye, amaç ve faaliyet konuları, organları ve teşkilat yapısı, müessese, bağlı İktisadi Devlet Teşekkülleri 233 Sayılı K.H.K.'de saklı tutulan hususlar dışında özel hukuk hükümlerine tabidirler ( 233 Sayılı K.H.K.. madde 4/2 ). Şu durumda davacı .... İle davalılar tacir konumunda olduğundan mahkememiz yargılamada görevli durumundadır.
Taraflar arasında hizmet alımına ilişkin sözleşme bulunduğu, davalılar nezdinde çalışan dava konusu işçinin kıdem tazminatından kaynaklı işçilik alacağının davacı tarafından ödendiği hususlarında anlaşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki anlaşmazlık; Davacı tarafından ödenen işçilik alacağından davalıların sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve davacı tarafından rücuen tahsilinin talep edilip edilemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş ... işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin ... ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. ... kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, ... tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
Davalılar ile imzalanan sözleşmenin eki mahiyetinde teknik şartname ve genel şartnamelerde “Yüklenicinin istihdam ettiği personelin; İş Kanunu, ... Mevzuatı ve diğer kanun ve meyvzuatlarla belirlenen uygulamalar, tüm hak ve alacaklar bakımından muhatabı da sorumlusu da yüklenicidir. ... istihdam ettiği personelin 4857 sayılı İş Kanunu ve ilgili yönetmeliklerden ... tüm ekonomik ve sosyal haklarını yerine getirmekle yükümlüdür.
Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuştur.
Hesap Bilirkişisi ...'dan aldırılan 18/12/2024 Tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Yukarıda arz ve izahı yapılan değerlendirmelerde;
✓ Davacı kurum ile bazı davalılar arasında farklı tarihlerde hizmet alım sözleşmesi
imzaladığı, dosyaya sunulan asıl sözleşmelerin genel şartname, teknik ve idari
şartnamelerden oluştuğu, bu yolla taraflar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi
kurulduğu,
✓ Davacı asıl işverenin, davalı alt işverenler nezdinde çalışıp emekliye ayrılan dava dışı
işçi ...’a 01.06.2001-07.04.2023 hizmet süresini esas alarak toplam 436.562,20
TL Kıdem Tazminatı hesapladığı, 3.314,19 TL’sinin Damga Vergisi düşülerek işçiye
01.06.2023 tarihinde kıdem tazminatı işlem açıklamasıyla 433.338,01 TL ödeme
yaptığı, damga vergisinin vergi dairesine ödendiğine dair dosyaya belge sunulmadığı,
bu yüzden rücu hesabında işçinin hesabına yatırılan net 433.338,01 TL’lik tutarın esas
alındığı,
d) Dava değeri 285.000,00 TL olup, davalılara rücu edilebilecek tutarların aşağıdaki
miktarlarda olduğu, bu tutarlara 01.06.2023 ödeme tarihinden itibaren avans faiz
işletilebileceği,
... A.Ş. = 19.548,00 TL
... LTD.ŞTİ. = 1.031,70 TL
... LTD.ŞTİ. = 39.910,50 TL
... A.Ş. = 3.258,00 TL
... LTD.ŞTİ. = 67,875,00 TL
... A.Ş. = 30.951,00 TL
... LTD.ŞTİ. = 8.145,00 TL ( Sözleşmesel dönem)
1.031,70 TL (Sözleşme dışı dönem: Taraflar arasında hizmet sözleşmesi
bulunmayan 19 günlük tazminat tutarı olan bu miktarın
... LTD.ŞTİ’ye rücu edilip edilmeyeceğinin takdiri Sayın Mahkeme’ye bırakılmıştır.)
değerlendirilmiş ve hesaplanmıştır.
Sayın Mahkeme’nin takdirine saygı ile sunulur.
Taraflardan davalı ... .... Ltd. Şti' ve davacının bilirkişiye itirazları sonrasında dosya ek rapor için bilirkişiye gönderildiği görülmüştür.
Hesap Bilirkişisi ...'dan aldırılan 28/03/2025 Tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Yukarıda arz ve izahı yapılan değerlendirmelere göre;
✓ Davacı vekilinin, işçinin davalı ... Ltd.Şti.’de çalıştığı 01.01.2010 – 31.12.2012
döneminin hesaba eklenmediği yönündeki itirazı yönünden; gerek kök rapor
tarihinde, gerekse ek rapor tarihinde verilen tarihlerde ... Ltd.Şti. ile
imzalanmış bir hizmet sözleşmesine dosya içeriğinde rastlanılmadığı, anılan tarihte
geçerli bir hizmet sözleşmesi tespit edilmediğinden, bu tarih aralığının süre
hesabında dikkate alınmadığı, bu husussun Sayın Mahkeme’nin takdirine bırakılarak
1095 günlük çalışma süresine ait ayrıca bir hesaplama yapıldığı,
✓ Davacı asıl işverenin, davalı alt işverenler nezdinde çalışıp emekliye ayrılan dava dışı
işçi ...’a 01.06.2001-07.04.2023 hizmet süresini esas alarak toplam 436.562,20
TL Kıdem Tazminatı hesapladığı, 3.314,19 TL’sinin Damga Vergisi düşülerek işçiye
01.06.2023 tarihinde kıdem tazminatı işlem açıklamasıyla 433.338,01 TL ödeme
yaptığı, kök raporda damga vergisi hariç tutar esas alınarak hesaplama yapıldığı, iş
bu ek raporla damga vergisi dahil tutarın esas alındığı, takdirin Sayın Mahkemeye
bırakıldığı,
✔Dava değeri 285.000,00 TL olup, davalılara rücu edilebilecek tutarların aşağıdaki
miktarlarda olduğu, bu tutarlara 01.06.2023 ödeme tarihinden itibaren avans faiz
işletilebileceği,
... A.Ş. = 19.965,00 TL
... LTD.ŞTİ. = 1.031,70 TL
... LTD.ŞTİ. = 40.860,90 TL
... A.Ş. = 3.336,00 TL
... LTD.ŞTİ. = 71,547,60 TL
... A.Ş. = 31.671,00 TL
... LTD.ŞTİ. = 8.150,00 TL (Sözleşmesel dönem)
*1.039,30TL (Taraflar arasında hizmet sözleşmesi bulunmayan 19 günlük tazminat tutarı
olan bu miktarın, uzayan sözleşme süresi kabul edilip, ... LTD.ŞTİ’ye rücu edilip
edilmeyeceğinin takdiri Mahkemeye bırakılmıştır.
59.896,50 TL (Dosyada hizmet sözleşmesi bulunmayan 01.01.2010 – 31.12.2012
tarihlerindeki 1095 günlük tazminat tutarı olan bu miktarın ... LTD.ŞTİ’ye rücu edilip
edilmeyeceğinin takdiri Mahkeme’ye bırakılmıştır.) Hesaplanmıştır. Sayın Mahkeme’nin takdirine saygı ile sunulur" şeklinde ek rapor sunulmuştur.
Mahkememizce alınan bilirkişi kök ve ek raporlarının usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, yeterli ve gerekçeli olduğu anlaşıldığından hükme esas alınmıştır.
Taraflar arasında kurulan sözleşmede yapılan yukarıda belirtilen düzenleme uyarınca, davacı taraf, İş Kanunu'ndan kaynaklanan sorumluluğunun gereği olarak, dava dışı işçiye ödemek zorunda kaldığı tazminatların tamamını davalı yüklenicilerden rücuen tahsilini istemekte haklıdır. Taraflar arasında kurulan sözleşme her iki taraf yönünden bağlayıcıdır (bkz. ...... 'nin, 27/06/2013 tarihli, ...... sayılı ilamı).
Bilindiği üzere, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden ... yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır.
Dava konusu olayda da, anılan madde hükmü uyarınca taraflar arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl(üst) işveren, davalı (alt) işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu'ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar.
Yukarıda belirtilen olgular ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde, dava dışı işçinin eldeki davadaki taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine istinaden davalı şirketler yanında yukarıda belirtilen dönemler içinde çalıştığı, bu çalışması karşılığı davacı tarafça dava dışı işçiye kıdem tazminatı ödendiği, yukarıda belirtilen Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları gereğince işçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; ... işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarına dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulünün gerektiği, yukarıda belirtilen olgulara uygun olarak kıdem tazminatı ve ferilerinden işçinin alt işverenlerdeki çalışma dönemlerine isabet eden dönemler dikkate alınarak tüm işverenlerin ayrı ayrı sorumlu olduğu nazara alınarak, yargısal denetime elverişli olarak hazırlanan bilirkişi kök ve ek raporuna mahkememizce itibar edildiği, davacın açtığı davanın 237.498,00-TL'yı davalılardan sorumlulukları oranında talep etmekte haklı olduğu, talebin zamanaşımı süresi içinde olduğu, ödeme tarihi itibarıyla davalıların temerrüde düştüğü, taraflar tacir olduğundan bu tarihten itibaren tespit edilen tutara avans faizi yürütülmesi gerektiği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
19.965,00 TL'nin davalı ... A.Ş'den,
1.031,70 TL'nin davalı ... Ltd. Şti'den,
40.860,90 TL'nin davalı ... Ltd. Şti'den,
3.336,00 TL'nin davalı ... A.Ş'den,
71.547,60 TL'nin davalı ... Ltd. Şti'den,
31.671,00 TL'nin davalı ... A.Ş'den,
69.085,80 TL'nin davalı ... Ltd. Şti'den olacak şekilde toplam 237.498,00 TL'nin ödeme tarihlerinden işleyecek avans faizi ile birlikte adı geçen davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 16.223,49-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 4.867,09-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 11.356,40-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince 3.280,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre belirlenen 2.733,31. TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 546,69 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 4.867,09-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 5.294,69TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ,
5-Davacı tarafından yapılan; 6.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 2.357,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 8.357,50-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 6.964,52-TL lik kısmının davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 38.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı ... Şirketi ve Davalı ... Müş.Taah.Tic.A.Ş. kendilerini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,
8-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin, davalılardan ... ve ... şirketi vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ...... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
30/04/2025
Katip ......
e-imzalı
Hakim ......
e-imzalı