T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:2024/769 Esas
KARAR NO :2026/448
DAVA:İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:17/08/2023
KARAR TARİHİ:13/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; davalı tarafından keşide edilen ... Şubesi ... seri nolu çekin dava dışı 3. kişi tarafından cirolanarak müvekkiline verildiğini, müvekkilinin çeki kaybetmesi nedeniyle .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/... Esas sayılı davasını açarak zayi belgesi aldığını, zayi belgesine istinaden davalıdan mevcut hali ile alacağın ödenmesi talep edilmiş ise de davalının bedeli ödememesi nedeniyle .... İcra Dairesi'nin 2023/... E. Sayılı dosyası icra takibi başlatıldığını, davalı yanca mevcut icra takibine haksız ve hukuka aykırı bir şekilde itiraz edildiğini belirterek davalının itirazının iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; şirket kayıtlarının tetkikinde davacı taraf ile herhangi bir ticari ilişkinin olmadığının tespit edildiğini, davacının dava dilekçesi ekinde nasıl ve ne şekilde alacaklı olduğuna dair herhangi bir fatura bilgi belge sunmadığını, her ne kadar zayi kararı alınmış olsa da bu durumun davacının müvekkili firmadan alacaklı olduğu sonucunu doğurmayacağını, davacı taraf davasını ispat edecek delil, bilgi ve belge sunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce tüm deliller toplandıktan sonra; "Davacının hak sahibi olduğunu ileri sürdüğü ... Şubesi’nin ... seri numaralı, 15.02.2022 keşide tarihli, keşide yeri İstanbul olan 90.000-TL değerindeki çekle ilgili iptal kararı aldığı, iptal kararının çekin teşhis fonksiyonunu ortadan kaldırdığı ve çek aslının yerine geçerek hak sahibine çek aslına dayanarak ileri sürebileceği haklarını mahkeme kararı ile çek keşidecisine ileri sürebileceğine ilişkin TTK'nın 652. maddesindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde davalının takibe yönelik itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının itirazının iptaline, takibin devamına, alacak yargılamayı gerektirdiğinden inkar tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir. Bu karar davacı vekilince süresi içerisinde istinaf edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 12. Hukuk Dairesinin 2024/1641 E., 2024/1570 K. sayılı 04/11/2024 tarihli ilamı ile kaldırılmıştır.
Kaldırma ilamında özetle; "Dava dosyası davacı vekilinin istinafı üzerine Dairemizce inceleme sırasında iken davalı şirketin .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından 14/08/2024 günü saat 10:17 itibariyle açılmasına karar verilmiştir. İflas tasfiyesine .... İcra Dairesi'nin ... İflas sayılı dosyasında başlanılmıştır. Kural olarak, İİK'nın 191. maddesi gereğince borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüz olup, müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi iflas ile kısıtlandığından, aynı Kanunun 226. maddesinde de masanın kanuni mümessilinin iflas idaresi olduğu hükmü kabul edilmiştir. Müflisin tasarruf yetkisinin kısıtlanmış olması (İİK m.191), müflisin iflas masasına giren mal ve haklarına ilişkin davaları takip etme yetkisini de etkiler. Müflis, nasıl iflasın açılması ile hak ehliyetini kaybetmiyorsa, dava ehliyetini de kaybetmez. Ancak müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlandığından, masa ile ilgili davalar hakkındaki dava takip yetkisi (ve taraf sıfatı), artık müflise değil, iflas idaresine aittir. Adi tasfiyede İİK'nın 226-229 maddeleri gereği iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına, şayet basit tasfiye (İİK 218.madde) usulü benimsenmişse, bu temsil yetkisi İflas Dairesine aittir. İflas idaresinin bu dava takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını (yani davaları takip edip etmeyeceğini) tespit edebilmek için, ilk önce iflas organlarının oluşması ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olunması gerekir. Bu ise, zaman isteyen bir husustur. İşte bu nedenle Kanun, müflisin taraf bulunduğu hukuk davalarının, iflasın açılması ile belli bir süre için durmasını kabul etmiştir (m.194).İflastan önce açılmış olup da devam eden, müflisin (davacı veya davalı olarak) taraf bulunduğu hukuk davaları, (maddede yazılı istisnalar dışında) iflasın açılması ile durur. Bu durma, ikinci alacaklılar toplantısından (m.237) on gün sonraya kadar devam eder ancak bundan sonra duran hukuk davalarına devam edilebilir (m.194/1). Davalı şirketin istinafa konu karardan sonra iflasının açıldığı anlaşılmakla, taraf ehliyeti re'sen incelenmesi gereken bir husus olduğundan davacı vekilinin istinaf nedenleri incelenmeden istinaf başvurusunun kabulüne, mahkemece İİK'nın 194. maddesi uyarınca gerekli işlemler yapılmak üzere kararın kaldırılmasına, dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir." gerekçesi ile mahkememiz hükmü kaldırılarak dosyanın yeni esasa kaydı yapılarak incelenmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, zayi olan çek bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosyanın yapılan incelemesinde; davalı ... LTD. ŞTİ. yönünden .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında iflas kararı verilerek 14/08/2024 günü saat 10:17 itibariyle açılmasına karar verildiği, iflas tasfiyesine .... İcra Dairesi'nin ... İflas sayılı dosyasında başlanıldığı anlaşılmıştır.
İcra ve İflas Kanunu’nun 193 ve devamı maddeleri uyarınca iflas kararı ile birlikte müflisin haczedilebilir tüm malvarlığı üzerinde tasarruf yetkisi iflas masasına geçmekte; müflise karşı açılmış bulunan para alacağına ilişkin davalar ise belirli istisnalar dışında ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonrasına kadar durmaktadır. Aynı Kanun’un 235. maddesi gereğince ise alacaklıların alacaklarını iflas masasına yazdırmaları ve sıra cetveline kaydettirmeleri mümkündür. Bu aşamadan sonra alacağın iflas idaresince kabul edilmesi hâlinde, artık aynı alacağa ilişkin eda hükmü verilmesini gerektirir güncel bir uyuşmazlık kalmamaktadır.
Somut olayda, davacı tarafın dava konusu alacağını iflas masasına kaydettirdiği, yapılan incelemede davacının iş bu davada talep ettiği 90.000,00-TL tutarındaki alacağının sıra cetveline 27. sırada kabul edilerek kaydedildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, dava konusu alacak iflas idaresince kabul edilerek sıra cetveline geçirilmiş olmakla, taraflar arasındaki uyuşmazlık sona ermiş; davacının itirazın iptali davası sonunda ayrıca bir hüküm elde etmesinde korunmaya değer güncel hukuki yararı kalmamıştır. Zira iflasın açılmasıyla birlikte bireysel takip yolları durmakta olup, alacağın tahsili artık iflas tasfiyesi hükümlerine göre ve sıra cetveli çerçevesinde gerçekleştirilecektir. Bu nedenle eldeki davanın konusuz kaldığının kabulü gerekmiştir.
Dava açıldığı tarihte davacının dava açmakta haklı olduğu anlaşılmakla; HMK’nin 331. maddesi uyarınca yapılan yargılama giderleri ile karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan vekâlet ücretinin davalı ... LTD. ŞTİ. iflas masasından alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;
1-Konusuz kalan davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Karar ve ilam harcı 732,00-TL nin peşin alınan 1.086,98-TL den düşümü ile kalan 354,98-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.560,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 1.086,98-TL peşin harç ve 269,85-TL başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 651,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere karar verildi.
Katip ... Hakim ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
Full & Egal Universal Law Academy