T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/824 Esas
KARAR NO:2025/319
DAVA:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:19/12/2024
KARAR TARİHİ:22/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; Müvekkil ile davalı idare arasında 05/06/2023 tarihli harfiyat kaldırma işi için sözleşme yapılmış olduğunu, yıl içinde cari şekilde faturalandırma yapıldığını, normal şartlarda düzenli ödemeler yapılmakta iken mahalli idareler seçiminden sonra müteahhitlere yapılan tüm ödemelerin durdurulmuş olduğunu, önce davalı idareye başvurularak cari bakiyenin ödenmesi istenmiş ise de verilen süre zarfında ödeme yapılmamış, bunun üzerine mezkur icra takibi yapılarak alacağın tahsiline çalışılmış ise de davalının idare asıl alacağa itiraz etmeyip, sadece işlemiş faiz olan 141.780,83 TL ye itiraz etmiş olduğunu, yapılan bu kısmi itirazın haksız ve yersiz olduğunu, zira taraflar arasında aktedilen sözleşmenin 12. Maddesinde hakediş tutarları talep yazısı itibari ile 30 gün içinde ödeneceğinin yazılı olduğunu, Yani davalı idare her talep yazısının üzerinden otuz gün geçmekle temerrüde düşmüş olduğunu, Zorunlu arabuluculuk sürecinin de anlaşamama ile sonuçlanmış olduğunu, arz ve izah olunan sebeplerle davalının ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı faize yönelik itirazının iptaline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; huzurdaki davanın yetkisiz ve görevsiz mahkemede açılmış olduğunu, davanın görülmesi gereken yetkili mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, arz ve izah edildiği üzere; davacı tarafın haksız ve kötü niyetli bir şekilde Belediyesine karşı itirazı doğrultusunda duran icra takibini ve devamında huzurdaki davanın kabulü tarafınca söz konusu olmadığını, bu nedenlerle; işbu davanın Belediyesi açısından öncelikle; görev yönünden yetki ve görev yönünden usulden reddine ve dayanaktan yoksun davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, arz ve izah edilen nedenler ile; Huzurdaki davanın görevsiz mahkemede açılmış olması sebebi görevden reddine, huzurdaki davanın yetkisiz mahkemede açılmış olması sebebi ile usulden reddine, Mahkememiz aksi kanaatte ise huzurdaki haksız itirazın iptali davasının usul ve esastan reddine, Takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, hafriyat kaldırma sözleşmesinden kaynaklanan alacak isteminden kaynaklı İtirazın İptali davasıdır.
6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup 115. madde gereğince de Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
Bilindiği üzere; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı yasanın 5/3.maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler uyarınca Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde olduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının, TTK’da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 6335 sayılı Yasa ile değişik 4.maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise; tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, uyuşmazlığın taraflar arasındaki harfiyat kaldırılmasına ilişkin hizmet alım sözleşmesinden kaynaklandığı, bu uyuşmazlığın 6102 sayılı TTK'nun 4 ve 5. maddelerinde tarif edilen ticari davalardan sayılmadığı, dolayısıyla davanın mutlak ticari davalardan olmadığı, görev hususunun re'sen göz önüne alınması gerektiği, davalının kamu tüzel kişiliği bulunan Belediye olduğu, ticari işletmesinin bulunmadığı, uyuşmazlığın hizmet akdinden kaynaklandığı anlaşılmakla eldeki davaya bakma görevi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesine aittir. Bu nedenlerle davanın görev şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. (Aynı yönde bakınız Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 2014/17709 Esas, 2014/17976 Karar sayılı ilamı)
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın 6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi ve 115/2.maddesi gereğince görev dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,
2-6100 sayılı Yasanın 20/1 maddesi delaletiyle kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize başvurularak dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesinin talep edilmesi gerektiği, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin kararın tebliği ile birlikte ihtarına,
3-6100 sayılı Yasanın 331/2.maddesi gereğince davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, davaya devam olunmaması halinde Mahkememizce dosya üzerinden durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır