T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/172 Esas
KARAR NO: 2025/886
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/03/2025
KARAR TARİHİ: 15/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkili ile davalı arasında "08/05/2020 tarihli Satış Noktası Sözleşmesi ve Özel Şartların" imza edildiğini, bu ticari ilişki kapsamında davalının müvekkilinin ürettiği ürünlerin satış imtiyazı tanındığını, bahsi geçen sözleşmenin sözleşme imza tarihinden 4 yıl geçerli ve 10.000 kasakoli kotalı olduğunu, sözleşmenin özen borcu maddesi gereği davalının ... ürünlerinden aylık en az 210 kasakoli satış yapması gerektiğini hususunda anlaşıldığını ancak yapamadığını, sözleşmenin Özel Şartlar 7. maddesiyle satış ve reklam yeri bedeli olarak müşteriye 101.700,00-TL ödeneceğinin kararlaştırıldığını, diğer yandan süreç içinde davalının sözleşmede yer alan hususlara özen göstermediğinin ve rakip firma ile anlaştığının anlaşıldığını, bunun üzerine davalı satış noktasına 08/10/2024 tarihinde ihtar gönderildiğini, ihtardan sonuç alınamaması üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün...sayılı dosyası ile takip başlattıklarını ancak davalının haksız itirazı ile takibin durdurulduğunu iddia ederek; davanın kabulü ile itirazın iptalini, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin davacı ile arasındaki sözleşmeye ilişkin tüm yükümlülüklerini ve optimum satış taahhüdünü yerine getirdiğini, yine davacının sözleşme sürecinde başka firmaların ürünlerini sattığı iddiasının da gerçek olmadığını, yine davacının müvekkilinin 4 yıllık sözleşme sürecinde satış taahhüdünü yerine getirmediğini iddia ediyorsa bunun sözleşme süresinin bittiği anlamına geldiğini, sözleşme süresi bitti ise de müvekkilinin başkaca firmalarla çalışmasının sorun teşkil etmeyeceğini, bu nedenle davacının iddialarının çeliştiğini, dava konusu alacak miktarının likit alacak olduğu iddiası olsa da bu alacağın eneye
ilişkin olduğunun tespit edilemediğini, reklam ve satış yeri için davalıdu tarafa 101.000,00-TL veriliği iddia edilmişse de davalının zaten satış süresince reklam ve satış yeri temin ettiğini, bu miktarın davalı tarafından alındığına ya da ne kadar miktar alındığına dair bir
delil sunulmadığını, son olarak iddiaları kabul anlamına gelmemekle davacının münhasırlık iddiasının gerçek olması durumunda dahi bu durumun sözleşme maddeleri gereği ancak sözleşmenin feshi sonucunu doğurabileceğini iddia ederek; davanın reddini, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir.
İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Sayılı İcra Dosyasının İncelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 120.000,00-TL asıl alacak borcunun ödenmesi amacıyla 20/12/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 28/12/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 02/01/2024 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesinde düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.
Mahkememizin 13/10/2025 Tarihli Celsesinde Tanık ...'nun (TCKN: ...) Dinlenildiği, Tanığın; "Ben davalı komşu dükkan olduğundan dolayı tanırım, benim de bitişiğinde dükkanım vardır, benim dükkanım da aynı şekilde gıda üzerinedir, davalı ile... arasında olan sözleşme tarihleri hakkında bilgim yok ancak yan komşum olduğundan az çok biliyorum, yaklaşık 6 ay veya 1 yıl önce davalı ...ile anlaşma yaptı ve onun tabelasını taktı, geçtiğimiz yazın başında oldu diye hatırlıyorum, davalının ... ile sözleşmesinin pandemi zamanında yapıldığını hatırlıyorum, pandemi yeni başlamıştı, ben sözleşme yapılırken orada değildir, ... ile ne şartlarda ve ne süre ile anlaştıklarını bilmiyorum, ...'ya geçiş için yapılan tabela değişimi tahmini 8 ay öncedir, çok dikkat etmemiştim." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Mali Müşavir Bilirkişinin 05/10/2025 Tarihli Raporunda Özetle; "Davacı tarafından incelemeye ibraz edilen 2020-2023-2024 yılına ait yasal defterlere ilişkin tasdikle ilgili yükümlülüklerin yasal süresinde yerine getirildiği ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, davalı tarafça yasal defter ve dayanak belgeler incelemeye ibraz edilmediğinden dava
konusu olaylar yönünden davalıya ait yasal defterler üzerinde inceleme yapılamadığı, davacı ticari defterlerinde davacının davalıdan alacaklı ve borçlu görünmediği, davalı firmanın tacir olduğunun davalı vergi dairesi tarafından bildirildiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafından gerçekleşen sözleşme ihlali nedeni ile davalıya ödenen 120.000,00-TL Yatırım Bedeli ödemesinin iadesi talebi olduğu,
davalı tarafından davacı adına Müşteri Satış Yatırım Bedeli açıklaması ile 06/07/2020 tarihinde ... nolu 101.700,00-TL+(%18 Kdv) 18.306,00-TL=120.006,00-TL fatura kesildiği, davacı tarafından kesilen bu fatura karşılığında davalıya 120.000,00-TL ödeme
yaptığı, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri gereği sözleşme süresinin devam ettiğinin kabul edilmesi gerektiği, davalının sözleşme devam ederken davacı firma haricinde firmanın ürünlerini satmaya başladığının davalı cevap dilekçesinde de kabul edildiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin özel şartlarında “Sözleşme hangi sebeple olursa olsun süresinden önce sona erdiği takdirde, müşteri yukarıda yazılı şartlar doğrultusunda sağladığı tüm avantaj ve imtiyazların ödeme günündeki rayiç değerleri toplamını ...'ye herhangi bir icra takibi, mahkeme kararı, ihtar veya benzeri bir uyarıya gerek kalmaksızın derhal ödeyecektir. “maddesi gereği davacı tarafından davalıya sözleşme gereği ödenen 101.700,00-TL+(%18 Kdv) 18.306,00-TL=(taleple bağlılık gereği) 120.000,00-TL’nin iade edilmesi gerektiği,
davacı firmanın davalıdan 120.000,00-TL alacaklı olduğu, tarafların inkâr tazminatı taleplerinin takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu" görüş ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLER:
-İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün... sayılı icra dosyası
-Davacı vekili tarafından sunulan; ...Satış Noktası Sözleşme ve ekleri sureti, ihtarname ve tebliğine ilişkin evraklar, tedarikçi kayıt formu sureti, Müşteri Açılış/Değişiklik Talep Formu sureti, münhasırlık ihlalinin gösterir görseller, cari hesap ekstresi, kota satış bilgileri
...Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden gelen davalının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunamadığını bildirir müzekkere cevabı
-... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davalının 1. Sınıf tacir olduğunu bildirir müzekkere cevabı
-Tarafların beyan ve dilekçeleri
-Tanık beyanı
-Davacıya ait ticari defter ve kayıtlar
-Arabuluculuk son tutanağı
-Tüm dosya kapsamı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satış noktası sözleşmesi kapsamında sözleşme ihlali nedeniyle yatırım bedelinden doğan ödemenin iadesi kapsamında başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında 08/05/2020 tarihinde 4 yıl süre ve 10.000 kasakoli kotalı satış noktası sözleşmesi imzalanmıştır. Davalı bu sözleşme kapsamında 4 yıl süre ve 10.000 kasakoli kotası ile münhasıran davacının ürünlerinden başka içecek ürününü satmayacağını taahhüt etmiştir. Süre ve kota sözleşmenin B-Süre başlıklı maddesinde düzenlenmiş, sürenin dolmaması ancak kotanın dolması halinde sözleşmenin sona ereceği, tam tersi durumda yani sürenin dolup kotanın dolmaması halinde ise sözleşmenin en çok beş yıla kadar devam edeceği belirlenmiştir. Sözleşmenin D-Münhasırlık başlıklı maddesinde davalının pepsi ürünleri dışında rakip ürünleri satmayacağı, gizli veya örtülü olarak başka ürünlerin reklamını da yapmayacağı kabul edilmiştir. Kasakoli kotasının nasıl hesaplanacağı da sözleşmenin ekindeki özel şartlarda gösterilmiştir. Yine sözleşmeye aykırılık halinde davalıya sağlanan menfaatlerin, avantajların davacıya derhal ödeneceği özel şartlarda kararlaştırılmıştır.
Davalı yan 4 yıllık sürenin sonunda sözleşmenin kendiliğinden sona erdiğini, bu nedenle tabelanın başka marka ürün için değiştirildiğini kabul etmektedir. Davacı ise sözleşmenin halen yürürlükte olduğunu, bu durumun sözleşmeye aykırılık arz ettiğini, yatırım bedelinin KDV'si ile birlikte iadesi gerektiğini iddia etmektedir.
Alınan mali bilirkişi raporu ve davalı imzası ile talep edildiği belirtilen yatırım bedeli 101.700,00 TL'dir. Bu bedele fatura tarihi itibariyle %18 KDV uygulandığında 120.006,00 TL'lik bedelin iadesi gerekip gerekmediği tartışılmalıdır. Bunun yanında davalı vekilinin ön inceleme duruşmasındaki beyanı kapsamında, bu yolla edindiği reklam giderlerinin kime, ne zaman ödendiği önem arz etmemektedir. Neticede, karşılıklı borç yükleyen ve sürekli edimli bu sözleşmede, satışların artırılmasına yönelik olarak sarf edilen reklam, tabela ve sair menfaatin her iki taraf yönünden de doğduğu tartışmasız olduğundan bu giderin yine davacı aracısına ödendiğine dair iddianın önemi bulunmadığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki sözleşmede emredici hukuk kurallarına, ahlaka, kişilik haklarına aykırılığa dair geçersizlik iddiası veya tespiti bulunmamaktadır. Bu nedenle TTK 1 maddesine göre öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin uygulanması varsa eksik kalan noktalarda tamamlayıcı ticari hükümlere gidilmesi gerekecektir.
Davalı yan sadece sözleşme süresinin kendisini bağladığını, bu nedenle tabelanın değiştirildiğini, başka ürünlerin satılabileceğini, sözleşmenin 4 yıllık sürenin dolmasıyla kendiliğinden sona erdiğini savunsa da 10.000 kasakolilik satış kotasının dolduğuna dair delil veya belge sunmamıştır. Davalı işletmesi bilanço usulü defter tutmakla yükümlü olup esnaf işletmesi düzeyini aştığından tacir konumundadır ve ticari defter tutmakla yükümlüdür. Ancak davalı yan sonuçları ihtar edilen defter incelemesi ara kararına rağmen mazeretsiz olarak defterlerini ibraz etmemiştir. Davacının kayıtlarına göre 3.791 kasakoli satış yapılmış, kota dolmamıştır. Sözleşmenin C-Özen Borcu başlıklı maddesinde Pepsi'nin defter ve kayıtlarının esas alınacağı delil sözleşmesi ile belirlenmiştir. Davalının defterlerini ibrazdan mazeretsiz olarak kaçınması ve anılan madde düzenlemesi gereği artık davacı kayıtlarının esas alınması gerekmektedir. Bu kayıtlara göre de davalının kota ve azami 5 yıllık süre dolmadan başka ürün satışına başladığından sözleşmenin feshine sebep olduğu anlaşılmıştır. Satış, reklam, yatırım yönünden ödenen 101.700,00 TL (+KDV) 'nin, sözleşmenin eki niteliğindeki özel şartlar uyarınca, sağlanan menfaat ve avantajlar dahilinde davacıya derhal iadesi/ödeneceği belirlendiğinden, davalının itirazında haksız olduğu gözetilerek davanın kabulüne, takibin talep edilen 120.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına karar verilmiştir.
İcra İnkar Tazminatı Yönünden; dava konusu alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, sözleşmeye aykırılık halinde sabit miktarla ödenen bedelin iadesi gerektiği, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin ödeme emrindeki kayıt va şartlarla aynen devamına,
-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatı 24.000,00 -TL'nın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine
2-Alınması gereken 8.197,20-TL karar ve ilam harcının 1.449,30-TL peşin harçtan düşümü ile bakiye 6.747,90 TL harcın davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvuru harcı ve 1.449,30-TL peşin harç olmak üzere toplam 2.064,70-TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan kep, tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti toplamı 6.995,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-6325 sayılı kanunun 18/A-13. maddesi uyarınca hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri 4.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı. 15/12/2025
Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza