T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/230 Esas
KARAR NO:2025/461
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:02/04/2025
KARAR TARİHİ:16/06/2025
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN BİRLEŞEN ... SAYILI DOSYASI
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:03/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin ... adlı internet sitesinin tüzel kişi sahibi ve işleticisi olduğunu, müvekkilinin internet sitesi üzerinden gerçekleştirdiği elektronik ticaret faaliyetleri kapsamında tüketicilere satıcı sıfatıyla doğrudan ürün ve hizmet satışı yaptığını aynı zamanda aracı hizmet sağlayıcı sıfatı ile diğer üçüncü kişi tacirlere ürünlerini tüketicilere satmaları için gerekli alt yapı sağladığını, müvekkilinin ticari faaliyetleri kapsamında pek çok tedarikçi/satıcı ile çalıştığını ve “...” adı verilen birçok satıcıya karşılıklı olarak imzalanan “... Satıcı Üyelik Sözleşmesi” hükümleri gereği AVM’de kiralanan “mağaza” veya “Pazar yeri” mantığından hareketle ... internet sitesinden satış faaliyeti yapılmasına aracılık ettiğini, müşterilerin internetten verdikleri siparişlerin “...” adı verilen satıcılar tarafından kargo aracılığıyla gönderildiğini, ve ödemelerin satıcı firma hesaplarına müvekkil şirket aracılığı ile ödendiğini, müşterilerden iade taleplerinin direkt satıcı hesabına onay için geldiğini ve onaylandıktan sonra müvekkilinin iadeleri gerçekleştirdiğini, esasa ilişkin olarak müvekkili ile davalı arasında belirsiz süreli olarak “... Satıcı Üyelik Sözleşmesi” akdedildiğin, davalının ... unvanı altında satış gerçekleştirdiğini, müvekkili ile davalı arasındaki cari hesap ekstresine ilişkin olarak farklı tarihlerde toplam 36.946,43-TL cari hesap kaydı yapıldığınıa ncak ödenmediğini, bu nedenle dolayı icra takibi başlattıklarını ancak davalının itirazı ile takibin durdurulduğunu iddia ederek; davanın kabulünü, icra dosyasındaki itirazın iptali ile takibin devamını, davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Birleşen Davada Davacı Vekilinin Sunmuş Olduğu Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin ... adlı internet sitesinin tüzel kişi sahibi ve işleticisi olduğunu, mal ve hizmetlerin satıcı firmalar tarafından internet sitesinde satışa sunulduğunu ve müşterilerin talepleri doğrultusunda mesafeli satım sözleşmesi ile müşterilere satış gerçekleştirildiğini, böylece üçüncü kişi tacirlere ... adlı internet sitesi üzerinden tüketicilerle bir araya gelmeleri adına hizmet verildiğini, yasal iade sürecinde müşterilere yapılan iade miktarları ile ilgili satıcıdan tahsil edilmek üzere fatura düzenlenerek her bir satıcının cari hesabına işlendiğini, davalı ile müvekkil şirket arasında belirsiz süreli "... Satıcı Üyelik Sözleşmesi" akdedildiğini, davalının müvekkiline ait site üzerinden ... unvanı adı altında satış gerçekleştirmiş olduğunu, davalıya ait firmanın müvekkil şirkete 3.050,80-TL cari hesap alacağının tahsili için icra takibi başlatılmış olduğunu ancak davalının itirazı ile takibin durdurulduğunu iddia ederek; davanın kabulünü, itirazın iptali ile takibin devamını, davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/05/2025 tarih ... sayılı kararı ile Mahkememizin 2025/230 Esas sayılı dosyasının birleştirilmesine karar verildiği ve İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının Mahkememize gönderildiği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Asıl ve birleşen dava kapsamında, uyuşmazlık konusu açık cari hesaba ilişkin başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı Yasanın 114/1-c. maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup 115. madde gereğince de Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
Bilindiği üzere; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı yasanın 5/3.maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler uyarınca Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin özel mahkeme niteliğinde olduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının, TTK’da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 6335 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise; tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların, Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği kuşkusuzdur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) yürürlüğe girdiği 01.11.2011 tarihinden sonra 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 5. maddesinde 6335 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmış ve ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; ... Vergi Dairesi Müdürlüğü, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü, İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği ve ... Birleşik Esnaf ve Sanatkarlar Odası'ndan gelen müzekkere cevaplarında davalının; gerçek kişi ticari işletme
kaydının bulunmadığı, esnaf işletmesi düzeyini aşan gelirinin bulunmadığı, dolayısıyla tacir sıfatını haiz olmadığı, bu haliyle davanın nısbi ticari dava olmadığı, sözleşmesel alacağa dayalı davanın niteliği itibariyle de mutlak ticari davaya vücut vermediği anlaşıldığından Mahkememizin görevsizliğine, dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;
1-Davanın 6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi ve 115/2. maddesi gereğince görev dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,
2-6100 sayılı Yasanın 20/1 maddesi delaletiyle kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize başvurularak dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesinin talep edilmesi gerektiği, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin kararın tebliği ile birlikte ihtarına,
3-6100 sayılı Yasanın 331/2.maddesi gereğince davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, davaya devam olunmaması halinde Mahkememizce dosya üzerinden durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 16/06/2025
Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza