T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/42 Esas
KARAR NO:2025/492
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:14/06/2021
KARAR TARİHİ:23/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin düğme ve tekstil aksesuarları alanında faaliyet gösterdiğini, yine tekstil ve hazır giyim alanında faaliyet gösteren davalı arasında önceden beri süregelen ticari ilişkisinin olduğunu, müvekkilinin davalıya satılan mallar ve faturalara ilişkin olarak müvekkiline ödeme yapılmadığını, bu faturalara konu malların ve faturaların davalıya teslim edildiğini, iş bu faturaların tarafların ticari defterlerinde işli olduğunu, müvekkilinin davalıdan toplam bakiye alacağının faiz ve diğer masraflar hariç 153.565,74-TL olduğunu, tüm bu ödenmemiş fatura bedellerine ilişkin olarak .... İcra Müdürlüğü’nün... Esas numaralı dosyası nezdinde davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak ödeme emrine itiraz ettiğini iddia ederek; davanın kabulünü, itirazın iptali ile dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile devamını, haksız ve kötü niyetli itirazları nedeniyle davalı-borçlunun takip konusu miktarın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin davacı ile arasında ticari ilişki olmadığını, bu hususta takip dayanağı faturalardan kaynaklı borçlu olmadığını, davacının alacağın dayanağı olarak ileri sürülen faturaları müvekkiline tebliğ etmediğini, dolayısıyla davacının müvekkiline tebliğ etmediği fatura ve davacı defter kayıtlarının davacının tek başına düzenlenebilecek delil niteliğinde olmayan belge niteliğinde olduğunu, davacının tarafından fatura konusu malların teslim edilmediğini, davacının dava dilekçesinde dava konusu alacağını ya da alacağa dayanak ticari ilişkinin varlığını ispata yarar nitelikte delil ibraz etmediğini, davacının delil olarak ibraz ettiği fatura adı altındaki belgeler huzurdaki davaya konu alacağın ya da ticari ilişkinin varlığını ispata yarar delil niteliğine haiz olmadığını iddia ederek; davanın reddini, davacının kötü niyetli olması nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir.
Mahkememizin 11/04/2022 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, davacı vekilinin 25/04/2022 tarihli dilekçesi ile istinaf başvuru dilekçesi sunulduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 12/12/2024 tarih ... sayılı ilamı ile Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı kararının kaldırıldığı ve kaldırma gerekçesinde "...Mahkemece taraf defterleri üzerinde mali bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de, takibe sıkı sıkıya bağlı itirazın iptali davalarında yalnız takip dayanağı faturalarla ilgili inceleme yapılması gerekmekte iken, bilirkişinin açık hesap incelemesi yaptığı görülmüştür. Nitekim davacı defterlerinde kayıtlı olup davalı defterlerinde kayıtlı olmayan fatura sayısı 12 olarak bulunmuş ise de, bu 12 faturadan 2020 yılı aralık ayında düzenlenen üç tanesinin takip dayanağı faturalar olmadıkları anlaşılmıştır. Yine davalı yanın ba formları aylık olarak celbedilmediği için, davalının vergi dairesine beyan etmesine rağmen defterlerine kaydetmediği takip dayanağı faturaların hangileri olduğu incelenemediği gibi, davalının davacı ile hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığını beyan etmesine rağmen davacının mahsup olarak defterlerine kaydettiği ancak davacının yasal sürede itiraz ederek iade ettiği her ikisi de aralık ayında düzenlenmiş 21.164,97-TL tutarlı iki adet fiyat farkı faturası konusunda da ne mahkeme gerekçesinde ne bilirkişi raporunda bir değerlendirme yapılamamıştır. Yine bilirkişi raporunda takip dayanağı faturaların tamamının taraf defterlerindeki karşılıklı durumu, yine davalının kendi kayıtlarındaki ödemelerin davacı defterlerindeki kayıt durumu karşılaştırmalı olarak incelenmediğinden, raporun dairemizce denetlenmesi de mümkün olmamıştır." şeklinde karar verilmiştir.
.... İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine toplam 153.565,74-TL borcun ödenmesi amacıyla 07/01/2021 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 16/01/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 21/04/2021 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesinde düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.
Mali Müşavir Bilirkişinin 09/04/2025 Tarihli Raporunda Özetle; "Davacı yanın dava dilekçesi ve takip dosyası ekinde 40 adet faturaya yer verdiği, bu faturaların KDV dahil toplamının 260.420,94-TL olduğu, davacı yanın ise takipte 153.565,74-TL talep ettiği, bu nedenle davacı yanın hangi faturalara dayalı olarak takipte alacak talep ettiğinin tespit edilemediği, kök raporda da yer verildiği üzere davacı yanın kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibarıyla davalı yandan 113.566,07-TL alacaklı olduğu, bu anlamda davacı yanın dava dilekçesi ekinde yer verdiği faturaların, alacağın tutarını doğrulamaktan uzak olduğu, davacı yan takip talebinde de alacağın dayanağı olarak, "fatura alacaklarından kaynaklanan cari hesap alacağı" ifadesini kullanmış olup, ödeme emri ekinde bu alacağı bire bir doğrulayan bir döküm sunmamış durumda olduğundan BAM ilamında ifade edildiği gibi takibe sıkı sıkıya bağlı itirazın iptali davalarında yalnız takip dayanağı faturalarla (takip talebinden yüksek tutardaki) ilgili tespit yapılmasının olanaklı olmadığı, BAM bozma ilamında davacının yasal sürede itiraz ederek iade ettiği her ikisi de Aralık ayında düzenlenmiş 21.164,97-TL tutarlı iki adet fiyat farkı faturasının taraflarca karşılıklı olarak noter ihtarnameleri ile iade edildiği dikkate alındığında, söz konusu faturaların düzenlenmesinin gerekçelerinin davalı yanca ispat edilmesi gerektiği, davalı yanın bu faturaların düzenlenmesine ilişkin olarak dava dosyasına nitelikli bir ispat vesikası sunmadığı, nitekim faturalar davacı yanca kabul edilmeyerek noter marifeti ile iade edilmiş durumda olduğundan, davalı yanca keşide edilen bu faturaların ödeme olarak kabul edilemeyeceği değerlendirilmiş olmakla takdirin mahkemeye ait olduğu, BAM bozma ilamında, yalnızca takip konusu faturalarla sınırlı olmak üzere, bu faturaların taraf defterlerindeki karşılıklı kayıt durumunun dökümünün yapılması gerektiği belirtilmiş ise de takip talebi ile uyumlu olmayan tutardaki faturaların karşılıklı kayıt dökümünün yapılmasının, huzurdaki ihtilafın çözümüne mevcut hali ile ışık tutamayacağı, zira, BAM tarafından açık hesap şeklindeki değerlendirme kabul görmediğine göre, faturalardan hangilerinin takibe konu edildiğinin belirli olmadığı bir durumda, karşılıklı kayıt dökümü yapılmasının bir anlam ifade etmeyeceği, çünkü hangi faturanın takibe konu edildiği hususunun belirsizliğini koruyacağı, bu durumda da davacı yanın BAM bozma ilamı da dikkate alınarak, takipteki alacak talebini (takip talebinin ticari defter kayıtlarındaki alacak bakiyesi ile dahi uyumsuz olduğu hususu göz ardı edilmeksizin) tartışmaya mahal vermeyecek şekilde faturalar nezdinde somutlaştırması gerektiği, aylık BA-BS formlarının incelenmesinde, Şubat ayındaki mal/hizmet alım tutarı KDV hariç 5.000,00-TL altında olduğundan davalı BA formunda yer almadığı, ancak Şubat faturalarının davalı defterlerinde kayıtlı oldukları, Kasım ve Aralık ayındaki faturaların ise davalı yanın hem BA formlarında hem de ticari defter kayıtlarında yer almadığı, davacı yanın takibe dayanak niteliğinde dosyaya ibraz ettiği faturalardan, toplam 92.500,30-TL tutarındakilerin davalı kayıtlarında yer almadığı, faturaların üzerinde "teslim alan" - "teslim eden" imzalarının bulunmadığı, dosyada bu faturalar ilişkin sunulu bir irsaliyenin de bulunmadığı, davalı kayıtlarında, aşağıda yer alan 2 adet fiyat farkı faturası ile bir adet ödeme kaydının davacı şirket kayıtlarında yer almadığı görülmekle, ödemenin davalı borcundan düşülebilmesi için ödeme makbuz aslının dosyaya ibrazı gerektiği" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLER:
-.... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası
-Tarafların ticari defter ve kayıtları
-Taraflara ait 2020 yılı BA-BS formları
-İhtarnameler
-Bilirkişi raporları
-Tarafların beyan ve dilekçeleri
-Tüm dosya kapsamı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; taraflar arasındaki ticari satış ilişkisi kapsamında tanzim edilen faturalara dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava konusu takip dosyası kapsamından davacının davalı aleyhine, 07/01/2021 tarihinde tamamı 2020 yılına ait 40 adet faturaya dayalı olarak, bu faturalardan bakiye 153.565,74-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlattığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce verilen davanın reddi kararının istinafı üzerine, karar yalnızca takip konusu faturalara sınırlı olarak inceleme yapılması gerektiğinden bahisle kaldırılmış, istinaf hükmü Mahkememizi bağladığından ilam doğrultusunda araştırma ve ek rapor alınmıştır.
Mahkememizce alınan kök ve ek rapor gözetilmekle; dava konusunun 2020 yılında düzenlenen faturalara yönelik olduğu, 2019 yılından 2020 yılına devirde; davalının defterlerine göre davacıya 46.066,44 TL borçlu olduğu, davacı defterlerine göre ise 9.506,16 TL davalıdan alacaklı olduğu, davalının en son 21/12/2020 tarihinde 10.735,03 TL ödeme yapıtığı ve bunun mahsubu sonucu davalı borcunun 113.566,07 TL olarak davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı defterinden anlaşılan başka bir ödeme tespiti veya davalının bu yönde savunması bulunmadığı, fiyat farkı faturaları ile davacı alacağının sıfırlandığı ancak bu işlemin de belgeli dayanağının bulunmadığı, bulunsa dahi davalının faturalar ile uyumlu ba bildirimleri ve Şubat ayı 2.632,00 TL'lik defter kaydı ile birlikte değerlendirildiğinde toplam 155.308,00 TL'lik (Kasım ayına kadar olan toplamı) miktarının davacı defterlerinde kayıtlı 113.566,07 TL'lik alacak tutarının altına düşmediği, tebliğ edilen faturalar ve kendi iradesiyle yaptığı Ba bildirimleri ile teslim olgusunun aksini ispat yükünün davalıya geçtiği, bu yönde delil bulunmadığı, dolayısıyla davalının davacıya daha az değerde olan davacı defterlerindeki miktar kadar borçlu olduğu, nitekim davacı defterleri yönünden lehe ve aleyhe olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağı ve davacı defterindeki düşük olan alacak miktarı kadar itirazın iptali gerektiği anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, faturaların davalı kayıtlarından açıkça görüldüğü, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;
1-Davanın Kısmen Kabulü ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının kısmen iptaline, takibin 113.566,07-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya dair istemin Reddine,
2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatı 22.713,20-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 7.757,60-TL karar ve ilam harcından 1.854,69-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 5.902,90-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 59,30-TL başvuru harcı ve 1.854,69-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.913,90-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00-TL (kabul-ret miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00-TL (kabul-ret miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan toplam 6.067,25-TL yargılama giderinin (%73,90 kabul oranı nazara alınarak) 4.483,60-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin (kabul-ret miktarı nazara alınarak) 975,40-TL'sinin davalıdan, 344,60-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/06/2025
Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza