T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/60 Esas
KARAR NO:2025/412
DAVA:Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ:10/06/2024
KARAR TARİHİ:15/05/2025
BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2024/411 ESAS
DAVA:Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ:11/06/2024
Davacı taraf davasını 10.06.2024 tarihinde .... Asliye Ticaret Mahkemesine açmış olup, bu mahkemenin ... sayılı ve 13.11.2024 tarihli kararı ile yetkisizlik kararı verilmiş olup, kararın 26.12.2024 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurulmadan kesinleştiği, davacı tarafın 25/12/2024 tarihinde dosyanın yetkili Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep ettiği ve dosyanın mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... terkin edilen ve ihyasını talep ettiği ... LTD. ŞTİ. isimli şirketten .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasında alacak kapsamında dava açmış ve alacaklı konumda olduğunu, iş bu bahsedilen mahkeme dosyasının 21.05.2024 tarihli 3 numaralı celsesinde tarafına ihya davası açılması için 2 haftalık süre verilmiş olduğunu, iş bu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, ... LTD. ŞTİ. isimli şirket İstanbul'da ... ticaret sicil numarası ile 02.12.2020 tarihinde tescil edilmiş olduğunu, şirketin adresinin, ... olduğunu, işbu şirket ticaret sicilinden 25.05.2023 tarihinde terkin edilmiş olduğunu, ihyasını isteği şirket ticaret sicilinden 25.05.2023 tarihinde resen terkin edildiğinden ötürü iş bu davanın husumeti, sadece ticaret sicil müdürlüğüne yöneltmiş bulunmakta olduğunu, dolayısıyla gerek kanunun lafzında gerekse Yargıtay kararlarından görüldüğü üzere tasfiye işlemlerinin eksik olması halinde şirketin ihyasının mahkemeden talep edileceğinin açık olup somut olayda da sicilden terkin edilen şirketin üye işyeri borçlarının tamamının ödenebilmesi için şirketin ihyası gerekmekte olduğunu, 6335 sayılı kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa eklenen geçici 7. madde gereğince (Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.) işbu davayı ikame etme gereği hasıl olduğunu, 25.05.2023 tarihinde re’sen terkin olunan ... LTD. ŞTİ.'nin ihyasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili asıl davaya cevap dilekçesinde özetle; davacı, husumeti yalnızca yasal hasım olan müvekkil müdürlüğe yöneltmiş olduğunu, oysa usule ve Yargıtay içtihatlarına göre, husumetin aynı zamanda tasfiye memuru ...'e de yöneltilmesi gerektiğini, bu itibarla, uyuşmazlığa uygulanacak hukuk kuralları ve davacının iddiaları değerlendirilirken anılan hususların göz önünde bulundurulması önem arz etmekte olduğunu, Ticaret Sicili Müdürlüğü, Türk Ticaret Kanunu m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yapmış olduğunu, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket tasfiye memurunda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunlu olduğunu, mahkemece atanacak temsile yetkili tasfiye memurlarından en az birinin Türk vatandaşı olması ve yerleşim yerinin Türkiye'de bulunması şart olduğunu,(TTK m. 536/4)., müvekkili davanın açılmasına sebep olmamış olduğunu, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği "Yasal Hasım" konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili tarafından ibraz edilen birleştirme ve adli yardım talepli dilekçe ile; davacı tarafından ''Tasfiye Halinde ...'' ünvanlı şirket aleyhine açılan ve .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören davada söz konusu şirketin tasfiye halinde olduğunun anlaşılması üzerine ticaret sicil müdürlüğü aleyhine açılan ihya davasının .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gördüğü, tasfiye memuru aleyhine birleştirme talepli dava açılması için süre verildiği ileri sürülerek söz konusu şirketin ihyasına ve bu davanın söz konusu ... Esas sayılı dava ile birleştirilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Adli Yardım; mahkememizin 04.02.2025 tarihli ara kararı ile asıl ve birleşen dosya yönünden adli yardım talebinin kabulüne karar verilerek yargılama boyunca yapılan tüm masrafların dava sonucunda haksız çıkacak tarafa yükletilmek üzere suçüstü ödeneğinden karşılanmasına karar verilmiştir.
Dava, şirketin ihyası ve tasfiye memuru atanması istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa 6335 sayılı kanunun 38.madde ile eklenen ek geçici 7/15. MADDE: "Bu maddede düzenlenmeyen hususlarda ilgili kanun ve esas sözleşmelerde öngörülen usullere göre hareket edilir. Bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal eder. Hazine bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmaz. Tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun veya Kooperatifler Kanunu hükümleri uygulanır. Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." şeklinde düzenlenmiştir.
TTK Madde 536- (1) Esas sözleşme veya genel kurul kararıyla ayrıca tasfiye memuru atanmadığı takdirde, tasfiye, yönetim kurulu tarafından yapılır. Tasfiye memurları pay sahiplerinden veya üçüncü kişilerden olabilir. Tasfiye ile görevlendirilenler esas sözleşmede veya atama kararında aksi öngörülmemişse olağan ücrete hak kazanırlar.
(2) Yönetim kurulu, tasfiye memurlarını ticaret siciline tescil ve ilan ettirir. Tasfiye işlerinin yönetim kurulunca yapılması hâlinde de bu hüküm uygulanır.
(3) Şirketin feshine mahkemenin karar verdiği hâllerde tasfiye memuru mahkemece atanır.
(4) Temsile yetkili tasfiye memurlarından en az birinin Türk vatandaşı olması ve yerleşim yerinin Türkiye’de bulunması şarttır.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü cevabi yazının incelenmesinde; dava konusu Tasfiye Halinde ... Ltd Şti.'nin ticaret sicil dosyasının gönderildiği, şirket tasfiyesinin sona erdiği 24.05.2023 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, tasfiye memurunun ... olduğu görülmüştür.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ..., davalı ... Ltd Şti, dava tarihi 10.05.2023 olduğu, davacının .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline ilişkin olduğu, yargılamanın devam ettiği görülmüştür.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; terkin edilen şirketin ihyası ve tasfiye memuru atanması talep edilen davada ticaret sicil memurluğu ve şirketin tasfiye memuru davalı olarak gösterilmeli, davaya onların huzurunda bakılmalıdır. Birleşen dosya davalısı ... aynı zamanda ihyası istenen şirketin son tasfiye memurudur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa 6335 sayılı kanunun 38.madde ile eklenen ek geçici 7. madde uyarınca şirketin sicil kaydının ticaret sicilinden terkin edildiği anlaşılmakta ise de şirketin taraf olduğu derdest .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası bulunduğu, davacının açmış olduğu davanın devam edebilmesi için sicilden terkin edilen şirketin yeniden sicile tescilini talep etmekte haklı ve hukuki yararının ve bu nedenle de ihya talebi için haklı gerekçenin bulunduğu anlaşılmış bu nedenle şirketin ihyasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi ve ayrıntısı açıklanan nedenlerle;
1-Asıl ve birleşen davalar açısından davanın KABULÜ ile,
-...Ticaret Sicil Memurluğu'nun ... sicil numarasına kayıtlı iken terkin edilen TASFİYE HALİNDE ... LTD ŞTİ'nin TTK 547.maddesi gereğince göre tüzel kişiliğinin .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının takibi, sonuçlandırılması ve icrası ile sınırlı olmak üzere şirketin tüzel kişiliğinin ek tasfiyesi için tasfiye halinde yeniden ihyasına
-TTK'nın 547/2. maddesine göre, birleşen dosyada davalı ...'in ek tasfiye memuru olarak atanmasına,
-Kararın tescil ve ilanına,
-Ticaret Sicil Memurluğu yasal hasım konumunda bulunup, ihya nedenine göre kusuru da bulunmadığından, yargılama giderinin sadece aleyhine hüküm verilen taraf olan davalı tasfiye memuru Hüseyin aleyhine hükmedilmesine,
2-Asıl dava yönünden;
a- Davacı tarafından adli yardım kabul kararı öncesinde yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Birleşen dava yönünden;
a-Hüküm tarihi itibari ile alınması gerekli 615,40-TL peşin harç ve başvuru tarihi itibari ile alınması gerekli 427,60-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.043,00-TL harcın davalı tasfiye memuru ...'den tahsili ile hazineye irat kaydına,
b-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı tasfiye memuru ...'den tahsili ile davacıya verilmesine,
c-Dosya kapsamında adli yardım kararı üzerine suçüstü ödeneğinden karşılanan 257,50-TL yargılama giderinin davalı ...'den tahsili ile hazineye irat kaydına,
[Yargılama gideri açıklaması:
-2025 yılı 1 adet normal tebligat = 210,00-TL
-2025 yılı 3 adet e-tebligat = 45,00-TL (2025 yılı e-tebligat 15,00-TL)
-2025 yılı 1 adet KEP gideri = 2,50-TL
4-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/05/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır.“5070 sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.”