T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/675 Esas
KARAR NO: 2025/904
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 28/11/2018
KARAR TARİHİ: 16/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında süre gelen kara yoluyla nakliye hizmetine dayalı ticari ilişki çerçevesinde 7.290,31-TL alacaklı olduklarını, alacağın tahsili için İstanbul ...icra Müdürlüğünün ... Esaslı dosyası ile takip yapıldığını, davalı şirketin borca karşı yapmış olduğu itirazların haksız, hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli olduğunu iddia ederek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; Davacı tarafın alacağınının zamanaşımına uğradığını, zaten müvekkillerinin davacıya borcu bulunmadığını, 11 rulo kumaşın taşıma sırasında kaybolduğunu, mail yazışmaları sonucunda kayıp kumaş bedeli olan 1.661,15 Euro'nun müvekkillerine ödenmediğini, konvansiyon hükümleri 17. maddeye göre müvekkillerinin zararının ödenmesi gerektiğini, müvekkillerinin davacıdan alacaklı olduğunu, davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esaslı dosyası sureti dosyamız içerisine getirtilmiştir. Dosyanın incelenmesinde 7.290,31 TL asıl alacak, 971,72 geçmiş gün faizi, 8.262,03 TL tutarındaki toplam alacağın fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar asıl alacağa işleyecek yıllık %20,85 azami faizi ile tahsilini ister talep yaptığını, ödeme emrinin 09/11/2018 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içerisinde 13/11/2018 tarihinde borca itiraz ettiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce tüm deliller toplandıktan sonra; "... taraflar arasındaki esas çekişmenin CMR konvansiyonun 32. maddesindeki zamanaşımı ve kayıp mal bedeli üzerinde gündeme geldiği görülmektedir. Zira davalı taraf bu durumla İlgili olarak İstanbul ... İcra müdürlüğü ... E. dosyası ile 12.659,64 TL takip talebi ile kayıp mamul kumaş bedeli takibine girişmiştir. Buna ilişkin olarak davalı tarafından davacı aleyhine İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... E. Sayılı dosyası ile İtirazın İptali davası açılmış olup, o dosyaya mübrez 11.11.2020 tarihinde Mali Müşavir..., Dr. Öğretim Üyesi..., Sigorta Tatbikatçısı ... tarafından sunulan bilirkişi raporunda/davalının 1.485.83 Euro bakiyeyi (12.659,64 TL) talep edilebileceği belirlenmiştir. Mahkememizce İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasındaki durumu tetkikle davalının davacı yandan 1.485.83 Euro bakiyeyi 12.659,64 TL talep edilebileceği yönünde karar verilmesi durumunda davacının davalı yandan alacağının bulunmayıp, davalının davacı yandan (12.659,64 TL - 7.290,31 TL =) 5.369,33 TL alacaklı durumda olacağı, davacının davalıdan alacağının bulunmadığı kanaatine varılmış olmakla..." gerekçesiyle, kanıtlanamayan davanın reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 14. Hukuk Dairesinin 2022/658 Esas, 2025/1081 Karar sayılı 19/06/2025 tarihli ilamı ile kaldırılmıştır.
Kaldırma ilamında özetle; "Davanın konusu, uluslararası kara yoluyla eşya taşınmasından kaynaklanan ve faturalara dayanan açık hesap alacağıdır. Her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarında davacının takibe konu etmiş olduğu cari hesap alacağının defterlerde yer aldığı, bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Tarafların ticari defter ve kayıtları usul ve yasaya uygun olarak düzenlenmiştir. Davalı tarafça, davacının taşıma hizmeti esnasında taşınan kumaşlardan kaybolan kumaş bedelleri için davacı şirket aleyhine başlatmış olduğu icra takibine itiraz edilmiştir. Davalı tarafça açılan itirazın iptali davası neticesinde, İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasında davanın reddine dair hüküm tesis edilmiştir. Karar henüz kesinleşmemiştir. Davalının açmış olduğu ve kesinleşmemiş olmakla birlikte retle sonuçlanan mahkeme kararı dikkate alındığında mahkemenin vermiş olduğu kararın eksik incelemeye bağlı olduğu anlaşılmaktadır. İş bu dava dosyasında yapılan mahsup neticesinde davacı alacağının olmadığı sonucu ile dava reddedilmiştir. HMK'nın 165. maddesinin ilk fıkrasında, bir davada hüküm verilebilmesinin başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusu ile ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılamanın bekletilebileceği belirtilmiştir. İş bu davada davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde, davacının gerçekleştirmiş olduğu taşıma neticesinde kayıp kumaş nedeniyle bakiye alacağının olduğunu ve müvekkiline ödenmediğini bu nedenle davacıya borcu olmadığı gibi alacaklı olduğunu savunmuştur. Karardan bilirkişi ek raporundaki açıklamalar doğrultusunda mahsup düzenlemesinin değerlendirildiği sonucuna varılmıştır. Mahsup bir alacağı doğuran olayla ilgili olarak alacaklının elde ettiği bazı menfaatlerin ya da borçlunun katlandığı bazı külfetlerin, bu alacaktan indirilmesini ifade eder. Meselâ, bir malı sahibine iade ile yükümlü zilyedin o mal için yaptığı bazı masraflar, o maldan elde ettiği semerelerin bedeline mahsup edilir (MK. m. 907). Bunun gibi, haksız fiilden zarar gören kimsenin bu fiilden elde ettiği bir menfaat olmuşsa, böyle bir menfaat uğranılan zarara mahsup edilir. Görülüyor ki bu olaylarda karşılıklı alacaklar yoktur; sadece, alacağın net miktarını bulmak için yapılan bir hesap ameliyesi bahis konusu olmaktadır (Akman, Sermet/Burcuoğlu, Halûk/Altop, Atillâ/ Tekinay, Selâhattin Sulhi.: Tekinay Borçlar Hukuku Genel Hükümler,7. Bası, İstanbul 1993, s. 1013). Mahsup yenilik doğuran bir hakkın kullanılması olmayıp, sadece alacağın gerçek miktarını belirlemek üzere yapılan bir işlemdir. Burada ayrı ve müstakil iki alacak bulunmamaktadır. Mahsup savunmasını, alacak miktarının indirilmesinde yararı olan herkes ileri sürebilir ve borcu sona erdiren durum olması nedeniyle hâkim tarafından re’sen nazara alınır (Yargıtay HGK'nun 04.03.2021 tarihli ve 2017/15-496 E., 2021/208 K. sayılı kararı). Bu durumda, yukarıda açıklanan gerekçelere istinaden, davalı tarafça açılan davanın kesinleşmesi beklenerek uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekeceğinden, davacı vekilinin istinaf nedenlerinin bu kapsamda yerinde olduğu sonucuna varılmıştır." gerekçesi ile mahkememiz hükmünü kaldırmıştır.
Mahkememizce kaldırma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiştir.
Dava, eşya taşımaya ilişkin faturadan kaynaklanan açık hesap alacağının tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasında davalı tarafından davacı aleyhine açılan davada tüm zararların davadan önce karşılanması nedeniyle davanın reddine karar verildiği verilen bu kararın 03/07/2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Mahsup bir alacağı doğuran olayla ilgili olarak alacaklının elde ettiği bazı menfaatlerin ya da borçlunun katlandığı bazı külfetlerin, bu alacaktan indirilmesini ifade eder. Meselâ, bir malı sahibine iade ile yükümlü zilyedin o mal için yaptığı bazı masraflar, o maldan elde ettiği semerelerin bedeline mahsup edilir (MK. m. 907). Bunun gibi, haksız fiilden zarar gören kimsenin bu fiilden elde ettiği bir menfaat olmuşsa, böyle bir menfaat uğranılan zarara mahsup edilir. Görülüyor ki bu olaylarda karşılıklı alacaklar yoktur; sadece, alacağın net miktarını bulmak için yapılan bir hesap ameliyesi bahis konusu olmaktadır (Akman, Sermet/Burcuoğlu, Halûk/Altop, Atillâ/ Tekinay, Selâhattin Sulhi.: Tekinay Borçlar Hukuku Genel Hükümler,7. Bası, İstanbul 1993, s. 1013). Mahsup yenilik doğuran bir hakkın kullanılması olmayıp, sadece alacağın gerçek miktarını belirlemek üzere yapılan bir işlemdir. Burada ayrı ve müstakil iki alacak bulunmamaktadır. Mahsup savunmasını, alacak miktarının indirilmesinde yararı olan herkes ileri sürebilir ve borcu sona erdiren durum olması nedeniyle hâkim tarafından re’sen nazara alınır (Yargıtay HGK'nun 04.03.2021 tarihli ve 2017/15-496 E., 2021/208 K. sayılı kararı).
Dosya kapsamından, taraflar arasında uluslararası karayolu taşımasına dair taşıma sözleşmesi kapsamında davacının taşıyan, davalının taşıtan olduğu, davalının alacaklı olduğu iddiasına dair taşımanın, davalı şirkete ait 237 rulo kumaşın Fransa'da bulunan yabancı menşeyli firmaya teslim edilmesi amacıyla gerçekleştirilen taşıma olduğu, taşıma sözleşmesinin akdedildiği, sözleşme uyarınca davalı şirkete ait 237 rulo kumaşın 16.10.2015 tarihinde araca yüklendiği ancak 22.10.2015 tarihinde alıcıya 237 değil, 226 rulo kumaşın teslim edildiği, 11 rulo kumaşın taşıma esnasında kaybedildiği , davalı şirket tarafından 11 rulo kumaş bedeli olan 4.957,25 EURO'nun davacıdan talep edildiği, kayıp mal bedeli için 25.11.2015 tarihli faturanın keşide edildiği, davacının kayıp mal bedelinin sigorta tarafından ödeneceğini belirterek faturayı iade ettiği, dava dışı sigorta şirketi ...Sigortanın davalının zararının 2.771,43 EURO kısmını 08.12.2015 tarihinde ödediği, bakiye zarar için davalı şirket tarafından 05.05.2016 tarihinde 2.361,15 EURO'dan kur karşılığı 7.771,49 TL bedelli kayıp mal faturasını keşide ettiği, davacının 17.06.2016 tarihli iade faturasını düzenleyerek davalıya gönderdiği, davalı şirket tarafından davacı şirket adına faturalar düzenlendiği, taraflar arasında mail yazışmalarının gerçekleştirildiği, davacı şirketin 01.01.2014 tarihinden devir ederek gelen 05.01.2018 tarihi itibariyle bakiye 7.290,31 TL tutarındaki cari hesap alacağının tahsili amacı ile davalı şirket hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 28.09.2018 tarihinde 7.290,31 TL asıl alacak ve 971,72 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.262,03 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalı şirket tarafından takibe ve borca itiraz edildiği, davacının İİK 67.maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde iş bu itirazın iptali davasını açmış olduğu, davalı şirketin ise kayıp kumaş bedeline yönelik bakiye alacak iddiasına dair olarak davacı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 22.10.2018 tarihinde yani davacı şirketin icra takip tarihinden sonra 1.661,15 EURO asıl alacak, 307,20 EURO işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.968,35 EURO kayıp kumaş bedeli alacağının tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlattığı, davacının aleyhine başlatılan icra takibine karşı itiraz ettiği, davalı şirket tarafından kendisi tarafından başlatılan icra takibine karşılık İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında itirazın iptali davasını açtığı, açılan davanın, tüm zararların davadan önce karşılanması nedeniyle davanın reddine karar verildiği, verilen bu kararın 03/07/2025 tarihinde kesinleştiği buna göre mahkememizce alınan 20/04/2021 tarihli bilirkişi ek raporu hükme esas alınarak davalının, davacıyı ibra ettiği veya davacının sigorta ödemesi ve ibra nedeniyle borcunun kalmadığı kesinleşmiş mahkeme kararı ile tespit edildiğinden davacının davalı yandan takip tarihi olan 28.09.2018 tarihi itibariyle 7.290,31 TL cari bakiye alacaklı olduğuna karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; İstanbul... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin 7.290,31 TL üzerinden devamına, takipten sonra asıl alacağa avans faizi geçmemek kaydıyla üzere takip talebinde belirtilen faizin uygulanmasına,
2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatı 1.458,06 -TL'nın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Karar ve ilam harcı 615,40-TL nin peşin alınan 124,51-TL den düşümü ile kalan 490,89-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, (Bozma öncesi harç tahsil müzekkeresi yazılmış ise bu harçtan mahsubuna),
4-Davacı tarafından yatırılan 160,41-TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 2.581,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 7.290,31-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır