T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:2025/829 Esas
KARAR NO:2025/895
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:10/11/2025
KARAR TARİHİ:15/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; 20.12.2024 tarihinde davalının işleteni/sürücüsü olduğu 33- 09-52 plakalı aracın sürücüsünün davacıya ait ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, 20.12.2024 tarihli Kaza Tespit Tutanağı ve STK dosyalarında aldırılan bilirkişi raporlarına göre kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsü %100 oranında kusurlu olduğunu, meydana gelen kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasar farkının hukuki sorumluluk gereği olarak tazmin edilmesi gerektiğini, düzenlenen kaza tespit tutanağına istinaden davacının aracında gerçekleşen hasarın tazmini amacıyla davalı aracın ZMM sigorta şirketine karşı Sigorta Tahkim Komisyonuna müracaat edilmiş STK nın 2024.E... başvuru numaralı dosyasında aldırılan bilirkişi raporunda davalının %100 kusurlu olduğu ve %10 İskonto uygulanarak KDV Dahil 221.483,54-TL Hasar onarım bedeli olduğu belirtildiğini, STK Hakem heyetince aldırılan bilirkişi raporunda müvekkilin aracında KDV li iskontolu 221.483,54-TL hasarın oluştuğu ZMM sigorta şirketi tarafından 167.000,00-TL +33.000,00- TL hasar ödemesi ile 200.000,00 TL lik ZMM limiti dolduğunu, bilirkişi tarafından tespit edilen 221.483,54-TL lik hasardan ödenen 200.000,00-TL den arta kalan EN AZ 21.483,54-TL hasar farkının tazmin edilmesi gerektiğini, ancak davacıya ait araçtaki hasar miktarı bilirkişi raporu ile tespit edilen tutardan daha fazla olduğunu, bu nedenle iskontosuz ve kdv'li olarak Bilirkişi incelemesi yapılarak gerçek hasar bedelinin tespiti gerektiğini, davalının işleteni olduğu aracın sürücüsü, asli kusurlu bir şekilde davacının aracının hasarlanmasına neden olduğundan, kusursuz sorumluluk ilkesi gereği müvekkilin aracında oluşan hasar farkı bedelini karşılamak zorunda olduğunu, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; şimdilik belirsiz alacak olarak 100,00-TL hasar farkının 20.12.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizden aşağı olmamak üzere enflasyon oranındaki faiz ile birlikte tahsilini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; 20.12.2024 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığı belirtilen ... plakalı araç 04.11.2024 başlangıç ve 04.11.2025 bitim tarihli ... numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta Poliçesi ile ... Vınç Isletmecılıgı Nakl.otom.ıns.san.ve Tic. Ltd. Şti. adına maddi hasarda kaza tarihi itibarıyla araç başına 200.000,00-TL'ye ve artan mali mesuliyet teminatı ile 50.000,000 TL'ye kadar azami sorumluluk hadleri ile müvekkil şirkete sigorta ettirildiğini, söz konusu maddi teminat miktarı davalı sigorta şirketinin işbu poliçeden doğan sorumluluğunun üst limiti olduğunu, huzurdaki davaya konu araç hasarı için davacı vekilinin davalı şirkete başvurusu üzerine .../1-3 numaralı hasar dosyası açıldığını, maddi hasara ilişkin olarak davacı yana 167.00,00-TL ödemenin 13.02.2025 tarihinde yapıldığını, davacının kaza tarihinden itibaren avans faiz talebi haksız ve yersiz olduğunu, davanın reddini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine diğer beyanları da göz önünde tutularak karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin 05/12/2025 tarihli feragat dilekçesi ile vekaletnamede feragat yetkisi bulunmakla dava dosyasından feragat ettiklerini, davadan feragat edilmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası sonucu sahibi olduğu araçta meydana gelen hasar bedeli farkının kusurlu olduğu iddia edilen araç sahibinin ZMM sigortasından tazmini istimine ilişkindir.
Yargılama devam ederken davacı vekilinin 05/12/2025 tarihli dilekçesi ile, feragat etme yetkisinin bulunduğunu, davadan feragat edilmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davadan feragat HMK'nın 307. ve 309. maddeleri hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir.
HMK'nın 309. maddesi hükmüne uygun olarak davadan feragatin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir.
Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesinde, davadan feragat ya da davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınacaktır.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davadan ön inceleme duruşması yapılmadan önce feragat edildiği, davanın serbestçe tasarruf edilebilecek davalardan olduğu, davanın reddi sonucuna göre yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması ve davalı yana vekalet ücreti verilmesi gerektiği anlaşılmakla; açıklanan nedenlerle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Feragat nedeniyle DAVANIN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunun 22. maddesine göre davadan feragatin ilk celseden önce ön incelemesi yapılmadan önce vuku bulduğundan 1/3 oranında hesaplanan karar tarihi itibariyle alınması gerekli 205,13-TL peşin harcın (karar tarihindeki 615,40-TL ilam harcının 1/3) başlangıçta yatırılan 615,40-TL'den mahsubu ile bakiye 410,27-TL'lik kısmın 492 sayılı Yasanın 31. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
4-Davacı vekilinin talebi bulunmadığından davacı tarafa vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır ¸e-imzalıdır