T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ... Esas
KARAR NO : 2024/654
DAVA : Banka Teminat Mektubunun Hükümsüzlüğünün Tespiti
DAVA TARİHİ : 26/06/2008
BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN
2015/535 ESAS SAYILI DOSYASI
DAVA : Tazminat (Yurtiçi Hava Taşımacılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/12/2008
KARAR TARİHİ : 14/11/2024
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;
Davacı şirketin Romanya Kanunlarına göre ...'de kurulmuş bulunan dava dışı ... ... ... şirketinin % 51 hissesine sahip olduğunu, davalılardan ... - ... ... ... LTD'in ...'de yapımını taahhüt ettiği, ... adlı projenin 650 adet konut inşaatı yapımı işlerini taşeron sıfatı ile ...'de kurulu dava dışı ... ... Internatıonal ... şirketine verdiğini, inşaat yapım işleri taşeron ... ... Internatıonal ... tarafından yürütülmekte iken, davalılardan ... - ... ... ... LTD'in Türkiye'de kurulu davacı şirketin ... ... ...'nin sözleşmeden kaynaklanan inşai edimlerini garanti etmesini, taşeronluk sözleşmesine taraf olmasını istediğini bu amaçla bir garanti sözleşmesi yapıldığını ,bu sözleşme kapsamında davalı şirketin istediği davaya konu ... AŞ nin ... şubesinden davacı şirketin lehdarı olduğu 14.9.2007 tarihli 896.146 Euro bedelli ve 14.9.... tarihine kadar süreli ve ayrıca bu taşeronluk sözleşmesinin avans ödemesi içinde 1.800.000 Euro bedelli 14.3.... tarihine kadar süreli iki adet teminat mektubunun düzenlenerek davalı ... - ... ... ... LTD'ne verildiğini,davacının taşeron olarak sözleşmenin tarafı olmamasına karşılık sözleşmeden kaynaklanan edimleri garanti ettiğini,davalı şirketin ise bu taşeronluk sözleşmesinden kaynaklanan edimleri yerine getirmediği halde mektupların tazminini talep ettiğini, ... Asliye Hukuk mahkemesinden 2008/... D.iş dosyası ile bu mektupların ödenmesi için tedbiren karar aldıklarını ancak sözleşmeden kaynaklanan edimler davalı şirket tarafından yerine getirilmediğinden davacı ile davalı şirket arasında direkt taşeronluk sözleşmeside imzalanmadığından bu sözleşmeye atıf yapan teminat mektuplarının geçersiz olduğunu,mektupların garanti altına alınan risklerinin doğma ihtimalinin bulunmadığını,davacı ile davalı arasındaki tek sözleşmenin 18.9.2007 tarihli "ANA ŞİRKET SÖZLEŞME PORFORMANS GARANTİSİ" sözleşmesinden ibaret olduğunu davacının bu sözleşmeye göre teminat mektubu verme yükümlülüğü olmadığını,mektupların bu sözleşmeye atıf yapmadığını,mektuplarla sözleşme irtibatının bulunmadığını,sözleşmenin 6.maddesindeki şartlar doğmadığından mektupların tazmininin gerekmediğini,dava dışı taşeron şirket ... ... nin sözleşme konusu işleri yerine getirdiğini ileri sürerek davaya konu teminat mektuplarının geçersiz ve tazmin taleplerinin hukuka aykırı olduğunun tespitine taraflar arasındaki muarazanın giderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
CEVAP /Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle;
Davalı şirket vekili mahkememize verdiği 25/07/2008 tarihli ihtiyati tedbirin kaldırılması talepli dilekçesinde; dava dışı ... ... ile taşeronluk sözleşmesinin imzalandığını,başlama talimatının 22.8.2007 de gönderildiğini ve taşeronunun onayı ile 27.8.2007 tarihinde işe başlandığını ve bu şirketin taşeronluk sözleşmesi kapsamında yapacağı işlerin teminatı olmak üzere ana şirket olan davacının taşeronluk sözleşmesinde yer alan teminat mektuplarını temin etmesinin kararlaştırıldığını ve bu çerçevede davalı müvekkili lehine davaya konu mektupların düzenlenerek davacı şirket tarafından verildiğini,ayrıca verilecek avanslar içinde teminat verilmesinin kararlaştırıldığını ve bu kapsamdada 1.800.000 USD lık avans ödemesinin ana şirketin temin ettiği teminat mektupları mukabilinde yapıldığını, davacı ile "ANA ŞİRKET SÖZLEŞMESİ İFASI GARANTİ SÖZLEŞMESİNİN" 18.9.2007 tarihinde imzalandığını sözleşme bedelinin toplam 17.922.916 Euro ve bitim süresinin 76 hafta olarak kararlaştırıldığını avans ödemelerinin Nisan 2008 tarihinden itibaren hakedişlerden kesilmesi ve müvekkiline geri dönmesinin kararlaştırıldığını ve tarafların bu ilişki çerçevesinde sözleşmelere ve mektuplara hiçbir itirazları olmadığını ancak taşeronun işlerin yapımında kusuruyla geciktiğini temerrüde düştüğünü yükümlülüklerini inkar ettiğini yapılan işlerdeki eksiklerin her defasında taşerona bildirildiğini,fakat tüm bildirimlere rağmen taşeronun bir cevap vermediğini iş programlarına uyulmadığını, eksiklikler devam ettiğinden ve giderilmediğinden davalının gecikmelere ve zararlara maruz kaldığını ek iş gücü ve ek malzemeyi davalının temin ettiğini, avans geri ödemelerini taşerona maddi destek olmak için talep etmediğini ve iş sahibine karşı sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmeye çalışanın davalı olduğunu ve 22.7.2008 tarihinde yapılan işlerin tespitinin uzman raporu ile hazırlandığını ana sözleşmede taahhüt edilen işin ifa edilmesinin amaçlandığını teminat mektuplarının nakte tahvil edilmesi için diğer davalı bankaya 16.6.2008 tarihinde ödeme talebi ile başvurduklarını,davacının ise mektupların ödenmemesi yolunda tedbir kararını aldığını, bu nedenle de bankanın ödemeyi yapmadığını,taşeronun sözleşmeyi ifa etmediğini gecikmelere neden olduğunu mütemerrit durumda olduğu halde mektupların ödemesini de tedbir yoluyla durdurduğunu zarara uğrayanın davalı şirket olduğunu bu nedenle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiş, vermiş olduğu cevap dilekçesinde de benzer beyanlarda bulunarak, açılan davanın reddini istemiştir.
Davalı Banka vekili cevap dilekçesinde; Yetki, husumet itirazında bulunmuş; esas yönünden de müvekkili bankanın davanın diğer tarafları arasındaki hukuki ilişkinin dışında olup, ihtilaf konusu işin yapılmasına dair herhangi bir yükümlülüğünün olmadığını beyanla; davanın reddini talep etmiştir.
Davacı taraf cevaba cevaplarında davalı şirket cevaplarının doğruyu göstermediğini samimi olmadığını taşeron şirket tarafından başvurulan bağımsız hukuksal yetkili ekspertiz şirketi tarafından hazırlanan raporda davalı tarafından delil olarak sunulan uzman rapordan haklı sonuçlara varıldığını raporların karşılaştırılmasından taşeron tarafından tamamlanan iş miktarının davalı tarafından hazırlanan uzman raporunda eksik gösterildiğinin ortaya çıktığını uzman raporunda taşeron aleyhine 545.751 Euro değerinde ve % 2,29 oranında inşaat yüzdesi farkın eksik tespit edildiğini,banka tarafından garanti altına alınan bir edimin doğmadığını taşeronluk sözleşmesini üçüncü bir şirketin imzaladığını davalı şirketin sorumlu tutulamayacağını teminat mektuplarındaki Romanyadaki ... ... adının geçmediğini garanti sözleşmesindeki temel bir ilişkinin doğmadığını bir an için mektupların ... ... Romanya için verildiği kabul edilse dahi davacının imzalanan taşeron sözleşmesinin 18.maddesindeki arabulucuk yoluna gitmediğini davalının sözleşmeyi 76 hafta dolmadan 32.haftanın sonunda feshettiğini,raporlarda bir gecikmeden bahsedilmediğini ... ... nin bir temerrüdü olmadığını ve bu nedenle de teminat mektuplarının tazmin şartının doğmadığını savunduğu görülmüştür.
Davalı şirket vekili sonraki dilekçelerinde; davaya konu türden işlerin yapımında Romanya kanunlarına göre kurulan bir şirketin sözleşmeye taraf olabileceğini bunun üzerine davacının Romanyadaki dava dışı ... ... şirketini kurduğunu ve bu yavru şirket aracılığı ile taşeronluk sözleşmesinin imzalandığını ve bu nedenle davacının taşeronluk sözleşmesine taraf olmadığı ve mektupların hükümsüz olduğu yolundaki iddiasının dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu teminat mektuplarının davacının yavru şirketine avans ödemelerinin yapılması amacıyla müvekkiline sunulduğunu ve böylece 2.000.000 Euro ödemenin gerçekleştiğini ve işin esasında da yavru şirket aracılığı ile davacının 2.000.000 Euro ödemeyi aldığını ödenen avansın yavru şirketin hakedişlerinden kesilmediğini buna rağmen işlerin bitirilmediğini davacı şirketin yavru şirket aracılığı ile bir taraftan 2.000.000 Euroyu alıp bir taraftanda işi bitirmeyip bir taraftanda kusurlu olarak aktin feshine neden olarak işi bitirmediği halde mektuplarında ödemesini durdurduğunu ve davacının böylece haksız kazanç elde ettiğini, alınan yurtdışı uzman raporlarında taşeron şirketin programın çok gerisinde olduğunun tespit edildiğini mektup metinlerinde ... kurallarına bir atfın olmadığını, cevapların kabul edilemeyeceğini davanın reddini savunduğu görülmüştür.
BİRLEŞEN DAVA .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN
2015/535 esas-2018/270 karar SAYILI DOSYASI
DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;
müvekkili firmanın Romanya'da faaliyet gösterdiğini, ... ile ...'de konut inşa edilmesine ilişkin olarak "... " projesinin yapılması konusunda sözleşme imzalandığını, işbu sözleşme kapsamında müvekkilinin yapımın taahhüt ettiği işlerin bir bölümünü taşeron olarak dava dışı ... San ve Tic. A.Ş. nin grup şirketi olan ... İnternation ... ile taşeronluk sözleşmesi imzaladığını, bu şirketin ifa edeceği işlerin teminatı olmak üzere ana şirket olan dava dışı ... İnşaatın bu şirket adına teminat mektupları vermesinin taraflarca kararlaştırıldığını, bu çerçevede müvekkili firma lehine performans mektubu temin edildiğini, aynı şekilde tarafların taşeron firmanın çalışmalarına ivedilikle başlayabilmesi için yapılması gerekli ödemelerin de avans teminat mektubunun temin edilmesinden sonra gerçekleştirilmesini kabul ve taahhüt ettiklerini, nitekim avans teminat mektubunun 14/09/2007 tarihinde temin edilmesinden sonra 18/09/2007 tarihinde taşeronun ilk avans ödemesi olan 1.800.000,00 EURO luk ödemenin gerçekleştirildiğini, ancak taşeron firmanın işe başladıktan sonra bir çok kere mütemerrit duruma düştüğünü, davacı firmanın her türlü iş gücü ve malzeme desteğini vererek işin sürdürülmesini sağlamaya çalışarak buna ilaveten bazı işlerin taşeronluk sözleşmesi kapsamından çıkarılmasına karşın firmanın zararlarını azaltmanın mümkün olmadığını, bu aşamada teminat mektuplarının nakde çevrilmesi suretiyle işin ifasındaki zararın azaltılmasının amaçlandığını, bu çerçevede davacının taşeron firma tarafından verilen teminat mektuplarının ödenmesi için 16/06/2008 tarihinde davalı ... Bankasına başvurduğunu, ancak bankanın ... Asliye hukuk Mah.nin anılan teminat mektuplarının ödenmemesi yönünde yürütmeyi durdurma kararı verdiği gerekçesi ile ödeme yapmayı kabul etmediğini, müvekkilinin bankanın bu kararına itiraz etmesine rağmen sonucun değişmediğini, oysaki bankanın ödeme yükümlülüğünün teminat mektuplarında yazılı tanzim talebinde bulunulmasına bağlı olduğu muhatabın teminat mektubunu kısmen veya tamamen tazminini tamamen isteme hakkının olduğunu, bu durumda bankanın derhal ve gecikmeksizin ödeme taahhüdünü yerine getirmesi gerektiğini, zira bankanın garanti ettiği rizikonun doğup doğmadığını incelemeksizin muhatabın yazılı beyanını yeterli görerek ödemede bulunması gerektiğini, somut olayda müvekkili tarafından usulüne uygun olarak teminat mektuplarının nakde çevrilmesi istendiği halde bankanın bu talebe 4 gün boyunca yanıt vermediğini, bu şekilde dava dışı ... A.Ş.'ye zaman kazandırılarak ihtiyati tedbir kararı almalarına yardımcı olunduğunu, bankanın somut olayda kötü niyetli davranarak müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı bankanın İkitelli şubesi tarafından düzenlene 14/09/2007 tarihli 866.83671.60 referans numaralı 896.146,00 EURO bedelli teminat mektubu ile aynı tarihli ve 266.83670.80 referans numaralı 1.800.000,00 EURO bedelli teminat mektubunun nakde çevrilerek şimdilik müvekkiline 5.000,00 YTL ödenmesine, mektup bedellerine 16/06/2008 tarihinden itibaren ticari faiz yürütülmesine, davalının kötü niyetli davranışları neticesi, müvekkilinin zararına sebebiyet verdiğinden şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /
Davalı Banka vekili cevap dilekçesinde; dava konusu edilen teminat mektuplarının taşeronluk sözleşmesine dayandığını, mektuplar ile ...'ın taşeronluk sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerinin garanti edildiğini, davacı ile teminat mektuplarının lehtarı olan ... arasında taşeronluk sözleşmesi imzalanmadığı, ...'ın sözleşmenin tarafı olmadığının öğrenildiği, buna rağmen davacının ...'ın taşeronluk sözleşmesinden kaynaklanan edimlerini yerine getirmediği iddiasıyla teminat mektuplarının tazminini talep ettiğini, oysaki Küçükçekmece Asliye hukuk Mah.nin değişik iş sayılı dosyasında teminat mektuplarının tazmininin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verildiğini, bilahare dava dışı ...'ın işbu davanın davacısı olan ... ve müvekkil bankayı davalı göstererek ... ATM nin 2008/... Esas sayılı dosyasında teminat mektuplarının hükümsüzlüğüne ilişkin dava ikame ettiğini, bu nedenlerle mektup bedellerinin tazmini taleplerinin yerine getirilemediğinin, öncelikle ... ATM de açılan davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, kaldıki davacının dava dışı ... ile aralarında varolmayan hukuki ilişkiye dayanarak teminat mektuplarının tazminini talep edemeyeceğini savunarak tüm bu nedenlerle davanın reddini istemiştir.
Feri müdahil şirket vekili mahkememize verdiği 25/07/2008 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava dışı ... ... ile taşeronluk sözleşmesinin imzalandığını,başlama talimatının 22.8.2007 de gönderildiğini ve taşeronunun onayı ile 27.8.2007 tarihinde işe başlandığını ve bu şirketin taşeronluk sözleşmesi kapsamında yapacağı işlerin teminatı olmak üzere ana şirket olan davacının taşeronluk sözleşmesinde yer alan teminat mektuplarını temin etmesinin kararlaştırıldığını ve bu çerçevede davalı müvekkili lehine davaya konu mektupların düzenlenerek davacı şirket tarafından verildiğini,ayrıca verilecek avanslar içinde teminat verilmesinin kararlaştırıldığını ve bu kapsamdada 1.800.000 USD lık avans ödemesinin ana şirketin temin ettiği teminat mektupları mukabilinde yapıldığını, davacı ile "ANA ŞİRKET SÖZLEŞMESİ İFASI GARANTİ SÖZLEŞMESİNİN" 18.9.2007 tarihinde imzalandığını sözleşme bedelinin toplam 17.922.916 Euro ve bitim süresinin 76 hafta olarak kararlaştırıldığını avans ödemelerinin Nisan 2008 tarihinden itibaren hakedişlerden kesilmesi ve müvekkiline geri dönmesinin kararlaştırıldığını ve tarafların bu ilişki çerçevesinde sözleşmelere ve mektuplara hiçbir itirazları olmadığını ancak taşeronun işlerin yapımında kusuruyla geciktiğini temerrüde düştüğünü yükümlülüklerini inkar ettiğini yapılan işlerdeki eksiklerin her defasında taşerona bildirildiğini,fakat tüm bildirimlere rağmen taşeronun bir cevap vermediğini iş programlarına uyulmadığını, eksiklikler devam ettiğinden ve giderilmediğinden davalının gecikmelere ve zararlara maruz kaldığını ek iş gücü ve ek malzemeyi davalının temin ettiğini, avans geri ödemelerini taşerona maddi destek olmak için talep etmediğini ve iş sahibine karşı sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmeye çalışanın davalı olduğunu ve 22.7.2008 tarihinde yapılan işlerin tespitinin uzman raporu ile hazırlandığını ana sözleşmede taahhüt edilen işin ifa edilmesinin amaçlandığını teminat mektuplarının nakte tahvil edilmesi için diğer davalı bankaya 16.6.2008 tarihinde ödeme talebi ile başvurduklarını,davacının ise mektupların ödenmemesi yolunda tedbir kararını aldığını, bu nedenle de bankanın ödemeyi yapmadığını,taşeronun sözleşmeyi ifa etmediğini gecikmelere neden olduğunu mütemerrit durumda olduğu halde mektupların ödemesini de tedbir yoluyla durdurduğunu zarara uğrayanın davalı şirket olduğunu bu nedenle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiş, vermiş olduğu cevap dilekçesinde de benzer beyanlarda bulunarak, açılan davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Birleşen dava; ... ATM'nin 2008/ esas sayılı dosyasında 17/12/2008 tarihinde açılmış, İstanbul ticaret Mahkemelerinin ayırılması , sonrada birleşmesi ile ... ATM'nin 2014/... Esasını almıştır.Bu esas üzerinden tarihli birleştirme kararı verilerek ... ATM nin 2014/435 esas sayılı dosyası ile birleştirme kararı verilerek bu dosya içine gönderilmiştir.
Birleşen davada; taşeronluk sözleşmesi kapsamında verildiği ileri sürülen 14.09.2007 tarihli 896.146 Euro bedelli kesin teminat mektubunun ve yine 14.09.2007 tarihli 1.800.000 Euro bedelli avans teminat mektupları bedelinin tazmini ve tazmindeki gecikme nedeniyle maddi zararların tahsili istemine ilişkindir.
Davacının "...-... ... ... Limited - ... ... Şubesi", davalının ... Bankası, ... A.Ş'nin davalı yanında müdahil olarak davaya katıldığı görülmüştür.
Birleşen dosyada tefrik kararı verilerek mahkememizin 2015/ ... Esasına kaydedilmiştir. ... ATM nin ... esas sayılı dosyasındaki Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 02/11/2017 tarih 2017/... esas 2017/... karar sayılı ilamı gereğince ... ATM tarafından 2015/... esas-2018/ ... karar sayılı birleştirme kararı verilerek ... esas sayılı dosya içine alınmıştır.
Asıl dava ( ilk esas ... ATM nin 2008/... esas) ; davalılardan ... AŞ ... şubesi ile diğer davalı ... arasında düzenlenen, davacı ... AŞ nin borçlusu olduğu 14.09.2007 tarihli 896.146 Euro bedelli kesin teminat mektubunun ve yine 14.09.2007 tarihli 1.800.000 Euro bedelli avans teminat mektubunun hükümsüzlüğü ve teminat mektuplarının tazmini talebinin hukuka aykırılığının tespiti, bu şekildeki oluşan muarazanın giderilmesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda verilen 2008/... Esas, 2010/... Karar sayılı ve 01/12/2010 tarihli karar, tarafların temyizi üzerine Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 2011/... E. 2012/... K. Sayılı ve 21/06/2012 tarihli ilamı ile bozulmuştur. Bozma ilamında;
"Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı ... ile dava dışı ... .... ... arasında imzalanan inşaat yapım sözleşmesi uyarınca davacının ... .... ...'nin garantörü olarak 18/09/2007 tarihli sözleşme ile vermiş olduğu avans ve kesin teminat mektuplarına el atılmış olmasından kaynaklanmıştır. Kural olarak teminat mektupları BK:'nun 110.maddesinde düzenlenen 3.şahsın fiilini taahhüt niteliğinde olup mektup lehdarı ile muhatabı arasındaki ilişkiler dışında kalan ve bankanın bağımsız bir borç yüklenmesi ilişkisidir. Banka, teminat mektubu ile belirli ve bağımsız bir riski garanti eder. Bu risk gerçekleşirse, gerçekleştiği ölçüde sorumlu olur. Teminat mektubu ile güvence altına alınan riskin gerçekleşmediği durumda banka ödeme yapmak zorunda değildir. (11.HD.04/06/2007 gün ve 2006/5679 E. 2007/8483 K.) Avans teminat mektubunun nakite çevrilebilmesi için de lehine teminat mektubu verilenin avans borcunun bulunması gerekir. Sözleşmedeki edimin ifasına yönelik verilen kesin teminat mektubu sözleşmenin amacına uygun ifa edilmesine göre serbest bırakılır. Eldeki davada her iki mektup nedeniyle davalının haksız el atmasının önlenmesi istenmiş ise de; öncelikle avans teminat mektubunun paraya çevrilebilmesi için verilen avans nedeniyle borcu bulunduğu kanıtlanmalıdır. Yine sözleşmenin feshinde haklı olunması durumunda ise sözleşmedeki koşullara göre teminat mektubuna elatılabilir. Nitekim mahkemece alınan bilirkişi raporunda bu hususta sonuca varılamamış, taraflar arasında görülmekte olan davaların gözetilmesi gereğine değinilmiştir. Gerçekten davalı ...'nin iflas davasında ... ... ...'nin alacağı olduğu kabul edildiği gibi, adı geçenin alacak istemiyle ... şirketi hakkında Romanya mahkemelerinde açılan dava bulunduğu dosyadaki beyanlardan anlaşılmaktadır. Taşeronun bakiye alacağı bulunduğu sabit olduğu taktirde avans mektubunun sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığına göre de kesin teminat mektubunun durumu etkileneceğinden, eldeki bu davanın görülmesi, açılan dava sonuçlarına bağlıdır.
O halde mahkemece yapılması gereken iş; taraflar arasında görülmekte olan dava sonuçlarını beklemek, ...... ...'nin avans borcu olup olmadığı ve sözleşmenin feshinde tarafların kusurunun saptanmasına göre, avans borcu varsa bunun mahsubuyla avans teminat mektubunun bakiyesinin iadesine, fesihte kusur durumuna göre kesin teminat mektubunun serbest bırakılıp bırakılmayacağına karar verilmesinden ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik incelemeyle verilen karar BOZULMUŞTUR."
Dava dosyası ... ATM nin 2014/... esasına kaydedilmiş, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş, bozma gereğince Romanya'da görülmekte olan dava neticesi beklenmiştir. Her ne kadar davacı vekilinin bu kararın dava dosyamızla ilgisi olmadığı konusunda itirazları varsa da bu itirazların yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Romanya Yüksek Temyiz ve Adalet Mahkemesi'nin ... Hukuk Dairesi'nin vermiş olduğu 10 Nisan 2014 tarihli ve ... /3/... Dosya numaralı ... Karar numaralı kesin kararının tasdikli bir sureti ile Türkçe tercümesi ibraz edilmiştir. Karar incelendiğinde;
Davacı şirketin Romanya Kanunlarına göre ...'de kurulmuş bulunan dava dışı ... .... ... şirketinin % 51 hissesine sahip olduğu, dava dışı ...... ... Şirketinin davacı şirketin Romanya'da iş alması amacıyla kurulmuş taşeron şirket olduğu, davalı ... LTD'in ...'de yapımını taahhüt ettiği ... adlı projenin 650 adet konut inşaatı yapımı işlerini dava dışı ... ... ... Şirketine verdiği, davalı ...'nin yapılacak işin teminatı olmak üzere ana şirket olan davacı ile garanti sözleşmesi imzaladığı, davacı tarafından davaya konu 14 Eylül 2007 tarihli 896.146 Euro bedelli 14 Eylül ... tarihine kadar süreli olan ve 14 Eylül 2007 tarihli 1.800.000 Euro bedelli 14 Mart ... tarihine kadar süreli avans ve kesin teminat mektuplarının yapılacak işin teminatı olarak davalı ...'ye verildiği, dava dışı şirketin inşaat yapım işini tamamlayamadığı, davalı şirketin bu nedenle sözleşmeyi feshettiği, davalı şirketin fesihte haklı olduğu bu nedenle Teminat Mektuplarının tazmin koşullarının oluştuğu, davacının teminat mektuplarının hükümsüzlüğünın tespiti konusunda açtığı davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
....Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından; Teminat Mektubunun hükümsüzlüğü talepleri yerinde görülmediğinden, diğer davalı banka yönünden ise Teminat Mektubu verilmesi işleminde ve bunun neticelerinde bir sorumluluğu bulunmadığından yapılan işlemler yerinde olduğundan, davacı davasını ispat edemediğinden, davanın reddine dair 14/05/2015 tarih ve 2014/435 esas- 2015/319 karar sayılı davanın reddine ilişkin karar verilmiştir.
Taraf vekillerinin kararı temyizi üzerine dosya Yargıtaya gönderilmiş,Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 02/11/2017 tarih 2017/... esas 2017/... karar sayılı ilamında:
"...Mahkemece hükmüne uyulan Dairemizin 21.06.2012 tarih, 2011/... Esas ve 2012/... Karar sayılı bozma ilâmında "... ... .. ...'nin avans borcu olup olmadığı ve sözleşmenin feshinde tarafların kusurunun saptanmasına göre, avans borcu varsa bunun mahsubuyla avans teminat mektubunun bakiyesinin iadesine, fesihte kusur durumuna göre kesin teminat mektubunun serbest bırakılıp bırakılmayacağına karar verilmesinden ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik incelemeyle verilen karar bozulmalıdır.." şeklinde bozma yapılmış olmakla bu bozmaya uyan yerel mahkemenin yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere bozma gereklerini eksiksiz yerine getirmesi gerekir. Bozmada vurgulanan eksiklikler denetime elverişli bir şekilde belirlenip hüküm oluşturulmamış olup, eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
O halde mahkemece yapılacak iş; Romanya Yüksek Temyiz ve Adalet Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 10.04.2014 tarih ve /... dosya sayılı, ... Karar numaralı kesin kararının usulüne uygun şekilde tanınması yapılmadan Türk mahkemelerinde hüküm ifade etmesinin mümkün olmadığı dikkate alınarak davalı tarafa bu kararın tanınmasının sağlanması için dava açmak üzere uygun süre ve imkan verilmeli, bu arada tefrik edilen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/... Esas sayılı dosyasının birleştirilmesinin sağlanmasından sonra 6100 sayılı HMK'nın 266 ve devamı madde hükümlerine uygun seçilecek uzman bilirkişiler kurulu aracılığıyla inceleme yaptırılmalı, bilirkişiden alınacak rapora göre Romanya Mahkemesi'nin kararının tanınması halinde bu kararda belirlenen somut olgu ve olayların davaya etkisi tartışılmalı, gecikmeden kimin sorumlu olduğu, bir başka anlatımla taraflardan hangisinin kusurlu olduğu hususu belirlenmeli, teminat mektuplarının serbest bırakılıp bırakılmayacağı hususu değerlendirilmeli ve bilirkişi heyetinden bu yönleri açıklayan mahkemenin ve Yargıtay'ın denetimine elverişle rapor alınarak karar vermekten ibaret olmalıdır." gerekçesi ile mahkememiz kararını bozmuştur.Mahkememizce usul ve yasaya uygun bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiştir.
Davacı taraf dava konusu mektupların garanti altına aldığı risken doğmadığını davalı taraf mektuplarla garanti altına alınan edimlerin ihlal edildiğini riskin doğduğunu mektupların paraya çevrilmesi şartının doğduğunu ileri sürmüştür.
Dosyada mübrez Ağustos 2007 tarihli taşeronluk sözleşmesinin bulunduğu görülmüş ve bu sözleşmede lehtar davacı ile muhatap davalı arasında olmayıp taşeron durumundaki dava dışı ... ve ana yüklenici durumundaki davalı ... arasında düzenlendiği görülmüştür.
Davaya konu kesin teminat mektubunun tetkikinden söz konusu taşeron sözleşmesinde bulunan taşeron şirketin kesin banka teminatı temin etmesini sağlamak amacıyla banka,taşeron şirketin belirtilen sözleşmedeki sorumluluklarını yerine getirmediği veya getirmediği reddettiği yönünden yazılı beyanla birlikte ilk yazılı talepte belirtilen sözleşme ile ilgili tüm itiraz ve savunma haklarından feragat ederek 896.146 Euro tutarına kadar çıkacak meblağları ödenmesini garanti ettiği ve davaya konu diğer teminat mektubunun da avans teminat mektubu niteliğinde düzenlendiği ve taşeronluk işleri için ... AŞ nin ve taşeron olarak adlandırılacağı ve taşeronluk sözleşmesi ile ilgili olarak banka taşeron adına taşeronluk şartları kapsamında peşin ödeme tutarına eşit olarak 1.800.000 Euro tutarında peşin ödemeyi garanti ettiği ve bu garanti sözleşmesi kapsamında ve peşin ödemeyi garanti eden sözleşmenin kapsamında sorumluluklarından herhangi birini yerine getirmemesi ve temerrüde düşmesi halinide kapsadığı anlaşılmış ve mektupların taşeron sözleşmesi kapsamında düzenlendiği ve davalı ... ye verildiği tereddütsüz olarak anlaşılmıştır.
Dosyada mübrez taşeronluk sözleşmesinin aktedilmesini takiben 14.9.2007 tarihinde dava konusu mektuplar düzenlendiğinden ve taşeronluk sözleşmesini takiben 18.9.2007 tarihinde ana şirket performans garanti sözleşmeside düzenlendiğinden davacı ... ... ile davalı ... arasındaki taşeron sözleşmesinden gerekli teminatları sağlayacak olan ana şirket olarak belirlenmiş ve davacı şirketin yükümlülükleri kabul ederek teminat mektuplarını sağladığı ve davalı şirket ilede performans garanti sözleşmesini düzenlediği tereddütsüz anlaşılmış bu ilişkinin bu şekilde seyretmesinin ticari teamüllere uygun olduğu görülmüş ve davalı şirketinde davacı şirketin bu verdiği garantiye güvenerek sözleşme ilişkisine girdiği anlaşılmıştır.
Davacı şirketin, taşeron sözleşmesini imzalayan ... ... nin paylarının % 51 ne sahip olduğu dosyada mübrez belgelerden anlaşılmış ve böylece davacı şirketin taşeron sözleşmesinin düzenlenmesinde taraf olduğu bu ilişkinin 3.kişisi durumunda olmadığı bizzat sözleşmenin tarafı olduğu ... ın ana şirket sıfatı ile gerekli teminatları sağlama yönünde taahhütlerde bulunduğu tereddütsüz anlaşılmıştır.
Kural olarak teminat mektupları BK:'nun 110.maddesinde düzenlenen 3.şahsın fiilini taahhüt niteliğinde olup mektup lehdarı ile muhatabı arasındaki ilişkiler dışında kalan ve bankanın bağımsız bir borç yüklenmesi ilişkisidir. Banka, teminat mektubu ile belirli ve bağımsız bir riski garanti eder. Bu risk gerçekleşirse, gerçekleştiği ölçüde sorumlu olur. Teminat mektubu ile güvence altına alınan riskin gerçekleşmediği durumda banka ödeme yapmak zorunda değildir. (11.HD.04/06/2007 gün ve 2006/5679 E. 2007/8483 K.)
Yargıtayın yerleşik içtihatlarında teminat mektuplarında garanti altına alınan riskin lehtar ile ilgili olması bakımından risk oluşturan edimin borçlusu ile lehtar arasında bir ilişkiyi göstermesini yeterli kabul ettiği çok sayıdaki içtihatlarından anlaşılmıştır.
Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre banka teminat mektuplarının teminat amaçlı garanti sözleşmeleri olduğu çok sayıdaki içtihatında kabul edilmiştir.
Banka teminat mektupları birer garanti sözleşmesi olarak kabul edilmekle ve asli nitelikte kabul edilmekle belli bir riski garanti etmeleri gerekmekle mektup ile garanti altına alınan riskin genellikle bir edimin yerine getirilip getirilmemesi olarak ortaya çıkması gerekmekle olayımızda davacı taraf taşeronluk sözleşmesinin tarafı olmadığını dolayısıyla mektupların doğması ihtimali bulunmayan bir edimi garanti ettiğini ileri sürerek hükümsüzlük iddiasında bulunmuşsada yukarıda belirtilen gerekçe doğrultusunda davanın esasını teşkil eden teminat mektuplarının taşeron sözleşmesinin bir gereği olarak düzenlenerek davalı şirkete verildiği açık olduğundan davacının bu yoldaki savunmasına itibar edilmemiştir.
Davacı şirket taşeron sözleşmesini imzalayan ... ... nin paylarının % 51 ne sahip olduğundan ilgili taşeron sözleşmesinin akdedilmesinde ve edimlerin yerine getirilmesinde iktisaden menfaati olduğu davacı şirketin bu ilişkide ilgisiz kişi konumunda olmadığı açıktır.
Yine mektuplarda bahsi geçen taşeron sözleşmesinin bir gereği olarak düzenlenmesi ve davacının ana şirket sıfatı ile gerekli teminatları sağlamak amacıyla taahhütte bulunması karşısında davacının sözleşmenin tarafı olmadığı iddiasının dinlenemeyeceği açıktır.
Dava konusu teminat mektuplarında garanti altına alınan riskin lehtar ile ilgili olması bakımından risk oluşturan edimin borçlusu ile lehtar arasında ilişkinin gösterilmesini Yargıtay kabul etmekte ve bu bakımdan bizzat riskin garanti altına alınması amaçlandığından lehtarın yerine getirmekle yükümlü olmasıda gerekmediğinden lehtar ile edim borçlusu arasında teminat ilişkisi olarak verilen ilişkide davacının durumu tereddütsüz şekilde ortaya çıktığından davacının aksi yöndeki iddiasına itibar edilmemiştir.
Avans teminat mektubunun nakite çevrilebilmesi için lehine teminat mektubu verilenin avans borcunun bulunması gerekir. Sözleşmedeki edimin ifasına yönelik verilen kesin teminat mektubu sözleşmenin amacına uygun ifa edilmesine göre serbest bırakılır.
Mektupların bu sözleşmeden doğan edimlere ilişkin riski garanti ettiği anlaşılmış bu sözleşme kapsamında doğan edimler ve gerçekleşen risklerin araştırılması aşamasında delillerin tartışılmasında öncelikle mektuptan doğan tazmin borcunun muaccel hale gelip gelmediği lehtarın tazmin talebinin haksızlığının bulunup bulunmadığı noktasında ... referans numaralı avans teminat mektubunda garanti altına alınan riskin taşeronun söz edilen peşin ödemeyi garanti eden sözleşme kapsamında sorumluluklarından herhangi birini yerine getirmemesi veya bu konuda temerrüde düşme şartının konduğu somut olayımızda bu açıdan edimlerin yerine getirilip getirilmediği temerrüdün doğup doğmadığı noktasından araştırma yapılmış ve yine davaya konu kesin teminat mektubunda aranan riskin ise taşeron şirketin belirtilen sözleşmedeki sorumluluklarını yerine getirmediği veya getirmeyi reddettiği şeklinde kaydın düşüldüğü ve yine olayımız da bu açıdanda bakıldığında BK 101 maddeye göre borçlu temerrüdünün doğup doğmadığı noktasından edimin muaccel hale gelip gelmediği noktasından alacaklının borçluya ihtarının bulunması arandığından sözleşmeye göre işe başlama taahhüdünün yani başlangıç tarihinin 20.8.2007 olduğu toplam iş süresinin 76 hafta olduğu yapılacak işlerin sözleşmede belirlendiği 4 adet plat nesnesi ve 4 adet alt Bodrum olmak üzere 8 bölüme ayrılmış inşaatın herbirinin tamamlanacağının belirlendiği dosyada mübrez yazışmalardan davalı şirketin çok sayıdaki yazısından taşeron şirketi sözleşmeye aykırılıklar ve gecikmeler konusunda ihtaratlarını yaptığı ve yine davalı tarafın sunduğu ihtarnamelerde davalının gecikme tespit ettiği edimleri davacı tarafa yani taşeron şirkete ihtarlarla bildirdiği bu konuda 13 adet yazışmanın ayrı ayrı dosyaya davalı tarafça sunulduğu ve olayımızda davacı temerrüdünün doğduğu taşeron ... ... nin sözleşme gereği yükümlü olduğu edimi ifada geciktiği ve teminat altına alınan riskin doğduğu ve taşeron şirket edimi ifada geciktiğinden artık risk unsurunun doğduğu anlaşılmıştır.
Davalı şirket tarafından ibraz olunan dosyada mübrez 3 ayrı ekspertiz raporunda; 17.07.2008 tarihinde mutabık kalınan programın davacının çok gerisinde kalarak uygulamadığını 17 Haziran itibarıyla eksik işlerin uzmanlarınca belirlendiği ve işlerin % 96 sının bitmesi gerekirken sadece % 43 nün yapılabildiğini ve yine faz2 adı altındaki iş toplamının % 58 nin sona erdirilmiş olması gerekirken sadece % 2 sinin gerçekleştiğini uzman yurtdışı heyetlerce tespit ettirdiği ve bu tespitlerini davacı tarafa ve ... ye gönderdiği ve gerek faz1 de tespit edilen işlerin sadece % 43 nün tamamlandığı ve gerekse faz 2 deki işlerinin % 2 sinin gerçekleştiği üç ayrı ekspertiz raporu ile tespit edilmiş olmakla davacı tarafın temerrüdünün gerçekleştiği riskin doğduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar davacı taraf 23.09.2008 tarihinde ... tarafından uzman incelemesi yaptırarak 16.06.2008 tarihi itibarıyla inşaat işlerinin gerekli kalite düzenini sağladğı eksik işlerin inşaatın gidişini etkilemeyeceği yapılan işlerin toplam değerinin 4.278.490 Euro değerinde olduğu ve % 25,79 nun tamamlandığı yolunda rapor almış isede,davalı tarafın yaptırdığı üç ayrı ekspertiz raporu karşısında taşeron sözleşmesinden doğan edimlerin davacı tarafça yerine getirilmesinde gecikmenin meydana geldiği davacının temerrüde düştüğü bizzat davacının kendi yaptırdığı raporla dahi gecikmenin tespit edildiği ve bu gecikmede davacı tarafın kusurlu olduğu davalı tarafa düşen bir kusurun bulunmadığı bu gecikmede davalının hiçbir eyleminin bulunmadığı ve davacı gecikmesinin bizzat taşeron davacının yetkilisi tarafından davalıya gönderilen 29.01.2008 tarihli yazıda da kabul edildiği ve davacının sözleşmeyle belirtilen takvimlere uygun davranmadığı sözleşmeyle yüklendiği edimi yerine getirmediği temerrüdünün gerçekleştiği ve davalı tarafın üç ayrı uzman ekspertiz raporları sonucunda anlaşılmıştır.
07.10.2005 tarihli 01.05.2008 tarihli Mayıs 2008 Aralık 2008 tarihli yazışmalarda davalı taraf davacıya olan avans ödemelerini yaptığını belgelemiştir.Yargıtay uygulamalarına göre avans teminat mektuplarının yüklenicinin ilerde doğacak alacaklarından mahsup edilmek üzere peşin alınan paranın teminatı olduğu,taşerona avans ödemelerinin tümüyle yapıldığı, avans ödemesinden kalan alacağı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Romanya Yüksek Temyiz ve Adalet Mahkemesi'nin 2.Hukuk Dairesi'nin vermiş olduğu 10 Nisan 2014 tarihli ve ... Dosya numaralı 1475 Karar numaralı kesin kararı incelendiğinde;
Davacı şirketin Romanya Kanunlarına göre ...'de kurulmuş bulunan dava dışı ... .... ... şirketinin % 51 hissesine sahip olduğu, dava dışı ...... ... Şirketinin davacı şirketin Romanya'da iş alması amacıyla kurulmuş taşeron şirket olduğu, davalı ... LTD'in ...'de yapımını taahhüt ettiği ... adlı projenin 650 adet konut inşaatı yapımı işlerini dava dışı ... ... ... Şirketine verdiği, davalı ...'nin yapılacak işin teminatı olmak üzere ana şirket olan davacı ile garanti sözleşmesi imzaladığı, davacı tarafından davaya konu 14 Eylül 2007 tarihli 896.146 Euro bedelli 14 Eylül ... tarihine kadar süreli olan ve 14 Eylül 2007 tarihli 1.800.000 Euro bedelli 14 Mart ... tarihine kadar süreli avans ve kesin teminat mektuplarının yapılacak işin teminatı olarak davalı ...'ye verildiği, dava dışı şirketin inşaat yapım işini tamamlayamadığı, davalı şirketin bu nedenle sözleşmeyi feshettiği, davalı şirketin fesihte haklı olduğu bu nedenle Teminat Mektuplarının tazmin koşullarının oluştuğu, davacının teminat mektuplarının hükümsüzlüğünın tespiti konusunda yaptığı savunmanın reddedildiği anlaşılmıştır.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 02/11/2017 tarih 2017/1211 esas 2017/3766 karar sayılı ilamı gereğince ;Asıl dosya Davalısı- Birleşen dosya davacısı tarafa Romanya Yüksek Temyiz ve Adalet Mahkemesi'nin 2.Hukuk Dairesi'nin vermiş olduğu 10 Nisan 2014 tarihli ve 9344/3/... Dosya numaralı 1475 Karar numaralı kararının Türk mahkemelerinde hüküm ifade etmesi bakımından tanıma davası açmak konusunda süre verilmiştir.
... ATM nin 2019/ ... -... sayılı dosyasında tanıma kararı verildiği, kararın ... BAM 53 HD nin 2022/ - ... sayılı ve 15/11/2022 tarihli kararı ile
" davacı "...-... ... ... Limited - ... ... Şubesi" tarafından açılan iş bu davada davanın açılmasına dayanak olarak gösterilen, Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 02/11/2017 tarihli 2017/... Esas 2017/... Karar sayılı bozma ilamı doğrultusunda .... ATM'nin ... Esası üzerinden, davaya konu Romanya'daki kararın tanınmasının sağlanması için dava açmak üzere süre ve imkan verilen davalı tarafın "...-... ... ... Limited" şirketi olduğu, işbu davayı açan "...-... ... ... Limited - ... ... Şubesi'nin" o dosyada taraf olmadığı, gerekçeli kararda bunun aksine yapılan değerlendirmenin yerinde olmadığı, tanıma talebine konu ... Mahkemesi Hukuk Mahkemeleri ... Hukuk Dairesi'nin ... nolu dosyasından verilen ... sayılı 05/10/2011 tarihli kararıyla da davacı "...-... ... ... Limited - ... ... Şubesi'nin" davasının, tüzel kişiliğe haiz olmayan bir şubenin ana şirkete ilişkin yargılama bakımından dava ehliyeti olmadığından reddedildiği, şubenin bir merkeze bağlı olduğu halde müstakil sermayesi ve müstakil muhasebesi bulunan veya muhasebesi merkezde tutulduğu ve müstakil sermayesi olmadığı halde kendi başına ticari muamele yapan yer olup, kendi başına işlem yapabilirse de bu işlemden doğan hak ve borçların merkeze ait olduğu, şubelerin (bağlı oldukları merkezden ayrı) tüzel kişiliklerinin ve bu nedenle taraf ve dava ehliyetinin de bulunmadığı, fakat tüzel kişiliğin tüzüğünde şubelerin de organ olduğu (tüzel kişiyi temsil edebileceği) kabul edilmiş ise ancak bu durumda şubenin tüzükte açıkça yazılı olması halinde bağlı olduğu tüzel kişi adına dava açabileceği, şayet bağlı olduğu tüzel kişinin tüzüğünde şubenin tüzel kişiyi temsil edebileceği yazılı değil ise tüzel kişi adına dava açmasının da mümkün olmadığı, şubenin tüzel kişiyi bu şekilde temsil yetkisi olsa bile davanın şube tarafından tüzel kişi (merkez) adına açılması gerektiği (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 02.06.2010 tarih, 2010/19-250 Esas, 2010/300 Karar), somut uyuşmazlıkta "...-... ... ... Limited - ... ... Şubesi'nin" kendi adına dava açtığı, buna göre davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmıştır.
Bu açıklamalar doğrultusunda, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak, davanın dava ehliyeti yokluğundan reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. "Gerekçesi açıklanarak davanın usulden reddedildiği görülmüştür.
Verilen kararın tarafların temyizi üzerine Yargıtay ... HD 07/05/2024 tarih ve 2023/ ... -2024/... sayılı karar ile onandığı anlaşılmıştır.
Bu karar ile Romanya Yüksek Temyiz ve Adalet Mahkemesi'nin 2.Hukuk Dairesi'nin vermiş olduğu 10 Nisan 2014 tarihli ve ... Dosya numaralı ... Karar numaralı kararının tanınması mümkün olmamıştır.
Asıl davada; mahkememizce toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları ile; teminat mektuplarının nakde çevirilmesinin istenebilmesi için ön koşul olan riskin gerçekleşmesinin oluştuğu, ancak, fesihte kusur durumu ve kusur oranına göre tazmin miktarının belirlenmesi, mektupların serbest bırakılması konusunda muarazanın giderilmesi mümkün olmamıştır.
Davaya konu; 14 Eylül 2007 tarihli 896.146 Euro bedelli teminat mektubunun 14 Eylül ... tarihinde , 14 Eylül 2007 tarihli 1.800.000 Euro bedelli teminat mektubunun 14 Mart ... tarihinde sürelerinin dolduğu bu haliyle risk gerçekleşse bile davalı ... tarafından nakde çevirilebilmesinin fiilen mümkün olmadığı görülmüştür.
Mahkememizce asıl davada; riskin gerçekleştiği belirlenmiş olmakla davacının menfi tespit talebinin reddine, kusur oranı ve tazminat miktarı belirlenemediğinden/ispat edilemediğinden, teminat mektuplarının süresi dolmuş olmakla nakde çevirme imkanı kalmadığından muarazanın giderilmesi talebinin de reddine karar vermek gerekmiştir.
Birleşen davada; davayı "...-... ... ... Limited - ... ... Şubesi" nin açtığı sabittir.
Tüzel kişiliğe haiz olmayan bir şubenin ana şirkete ilişkin yargılama bakımından dava ehliyeti olmadığından reddedildiği, şubenin bir merkeze bağlı olduğu halde müstakil sermayesi ve müstakil muhasebesi bulunan veya muhasebesi merkezde tutulduğu ve müstakil sermayesi olmadığı halde kendi başına ticari muamele yapan yer olup, kendi başına işlem yapabilirse de bu işlemden doğan hak ve borçların merkeze ait olduğu, şubelerin (bağlı oldukları merkezden ayrı) tüzel kişiliklerinin ve bu nedenle taraf ve dava ehliyetinin de bulunmadığı, fakat tüzel kişiliğin tüzüğünde şubelerin de organ olduğu (tüzel kişiyi temsil edebileceği) kabul edilmiş ise ancak bu durumda şubenin tüzükte açıkça yazılı olması halinde bağlı olduğu tüzel kişi adına dava açabileceği, şayet bağlı olduğu tüzel kişinin tüzüğünde şubenin tüzel kişiyi temsil edebileceği yazılı değil ise tüzel kişi adına dava açmasının da mümkün olmadığı, şubenin tüzel kişiyi bu şekilde temsil yetkisi olsa bile davanın şube tarafından tüzel kişi (merkez) adına açılması gerektiği (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 02.06.2010 tarih, 2010/19-250 Esas, 2010/300 Karar),
" ...-... ... ... Limited - ... ... Şubesi" nin açtığı ; taşeronluk sözleşmesi kapsamında verildiği ileri sürülen 14.09.2007 tarihli 896.146 Euro bedelli kesin teminat mektubunun ve yine 14.09.2007 tarihli 1.800.000 Euro bedelli avans teminat mektupları bedelinin tazmini ve tazmindeki gecikme nedeniyle maddi zararların tahsili davasında davayı ancak teminat mektuplarının ve taşeronluk sözleşmesinin tarafı olan "...-... ... ... Limited" şirketi açabilecektir.
Davalı ve davalı yanında müdahil olarak katılanlar aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle taraf dava şartı itirazında bulunmuştur.
Mahkememizce davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından taraf dava şartı yokluğundan birleşen davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /.
1-Birleşen dosyada davanın, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından taraf dava şartı yokluğundan usulden reddine
2-Asıl davada davanın reddine
ASIL DAVA:
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince maktu olarak hesaplanan 427,60-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 69.525,90-TL harçtan mahsubu ile arta kalan 69.098,30-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin davacının kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Red edilen kısım yönünden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 533.508,90-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,
6-HMK 333. md. uyarınca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talebi halinde yatırana iadesine,
BİRLEŞEN DAVA:
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince davacıdan alınması gereken 427,60-TL karar harcının davacıdan peşin alınan 135-TL harçtan mahsubu ile bakiye 292,60-TL harcın davacıdan tahsiline,
8-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin davacının kendi üzerinde bırakılmasına,
9-Red edilen kısım yönünden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 30.000-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
10-HMK 333. md. uyarınca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talebi halinde yatırana iadesine,
Davacı birleşen dosya müdahil davalı vekili Av. ... , asıl ve birleşen dosyada Davalı ... vekili Av. ... ve asıl davada davalı/birleşen dosyada davacı vekili Av....'un yüzüne karşı , gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde YARGITAY da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/11/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır