T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/113 Esas
KARAR NO: 2023/922
DAVA: Sözleşmenin İptali
DAVA TARİHİ: 14/02/2021
KARAR TARİHİ: 07/12/2023
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;
Müvekkili... İstanbul İli Kadıköy İlçesi Erenköy mah.... pafta ve ...parselde kayıtlı ... arsa paylı ...no.lu bağımsız bölümün maliki olduğunu, Müvekkili taşınmazını 1. No.lu davacının kullandığı kredinin teminatı olarak ipotek verdiğini ve 2 no.lu davacıda kredinin müteselsil kefili olduğunu, müvekkili şirketin kullandığı kredinin ticari kredi olduğu ve tesis edilen ipoteğin limit ipoteği olduğunu, müvekkili kredi borcunu ödemekte darboğaza girdiğinde 2018 yılında taşınmazın satışının gündeme geldiğini, müvekkili ipotekli taşınmazın mülkiyetini 27.03.2019 tarihli vefa hakkı sözleşmesi gereğince baskı altında davalı bankaya devretmek zorunda kaldığını,
vefa hakkı sözleşmesinin TBK’nun 20-25 m. ile TMK’nun 2 m. uyarınca hukuka aykırı olduğunu, vefa hakkı sözleşmesi TBK’nun 237 ve 239 m. uyarınca resmi kanaldan düzenlenmediği için hukuka aykırı olduğunu,
Tapuya işlenmiş bir geri alım hakkı şerhinin bulunmadığını, kredi borcunun gerçeği yansıtmadığı, uygulanan faizin fahiş olduğunu, müvekkilinin 1.400.000,00 TL kredi borcu için rayiç değeri 3.750.000,00 TL olan taşınmaza el konulduğunu,
TMK’nun 873/1 949, ve 954/2 m. aykırı bir şekilde Lex commissoria yasağı kuralının ihlal edildiğini, Davalı bankanın yaptığı tescil işleminin yolsuz olduğunu, Davalının sebepsiz zenginleşme peşinde olduğunu, kanuna karşı hile yapıldığını beyanla;
Tapu kaydına dava sonuçlanıncaya kadar “davalıdır” şerhi düzülmesi için müzekkere yazılması, Borç miktarının tespiti, bu tutarın davalıya ödenmesi şartı ile yolsuz tescilin terkinine ve tapu kaydının iptali ile taşınmazın 2 no.lu davacı adına tesciline, Vefa hakkı sözleşmesinin geçersizliğine, Taşınmaz el değiştirmiş ise serbest piyasa değerinden gerçek borç miktarı düşülerek arta kalan miktarın 2. No.lu müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP /Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle;
Müvekkili bankanın Sirkeci Şubesi ile davacı kredi lehtarı ...Ltd.Şti. arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, bahse konu sözleşmeyi 3 no.lu kefilin de müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredinin teminatı olarak 2 no.lu davacıya ait taşınmaz üzerinde 01.09.2014 tarih ve ... yevmiye no.lu evrak ile 1.derecede 3.000.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, kullandırılan kredilerin sözleşme hükümlerine aykırı kullanılması nedeniyle İstanbul ... Noterliğinin 27.07.2018 tarih ve...yevmiye no.lu ihtarnamesi keşide edildiğini, işbu ihtarname ile 269.005,25 USD ve 4.678,16 TL nakdi alacak ile 9.600,00 TL gayrinakdi alacağın ödenmesinin talep edildiğini,
Müvekkili bankanın muaccel hale gelen alacağı ödenmediği için kredi borçlusu şirket, taşınmaz maliki ve müvekkili banka arasında Mayıs 2019 ayında vefa hakkı ve borç tasfiye sözleşmesi imzalandığını, müvekkili banka ile 1. ve 2 no.lu davacılar arasında akdedilen borç tasfiye sözleşmesinin 3 m. uyarınca 08.05.2019 tarihi itibariyle 1.536.690,00 TL olarak bu tutarın 1.525.000,00 TL’lık kısmı 2 no.lu davacı Jaklin’in maliki, bulunduğu taşınmazın 08.05.2019 tarihinde borcun ödenmesi amacıyla müvekkili bankaya devir ve tescil edildiğini, dolayısıyla borcun 08.05.2020 kadar ödenmesi şartına bağlandığını,
Vefa hakkı neredeyse 1 yıla yakın uzatılmış olduğunu ve taşınmaz Şubat 2021 tarihinde bankanın emlak birimine devredildiğini, müvekkilinin Anayasanın 48 m. uyarınca serbestçe akit düzenleme hakkına sahip olduğunu, davacı 08.05.2020 tarihine kadar geri alım hakkını kullanabileceği ve bu tarihten sonra vefa hakkını kullanamayacağını, Genel işlem koşullarına aykırılığın söz konusu olmadığı, dolayısıyla gerek TBK’nun 20 m. ve gerekse de TMK’nun 2.madde bir aykırılığın söz konusu olmadığını,
Vefa hakkı süresinin sona ermesinden yaklaşık olarak bir yıl sonra geçersizliğini iddia etmenin hukuka aykırı olduğunu, Vefa hakkı tanınan taşınmaz üzerinde satış ve devir işlemi yapılmadığını, Dava konusu olayda TMK’nun 873/2 m. uygulanamayacağı, çünkü muacceliyetten sonra rehin verenin mülkiyetinin alacaklıya intikalini tanıyan bir akit yapılması, ifa yerini tutan edim olarak değerlendirilmesi ve temellük yasağına girmemesi gerektiğini,
Alım bedeli geri alım konusu malın gerçek değerinin altında olmadığı, sözleşme tarihi itibariyle dava konusu taşınmaz hakkında SPK lisanslı firmalarca yapılmış olan ekspertiz değerleme raporları dikkate alındığında, davacı iddialarının yersiz olduğunu, bu raporlara göre 1.550.000,00 TL ile 1.500.000,00 TL olduğunu ve ortalamasının 1.525.000,00 TL olduğunu, bu meblağın alım bedeli olduğunu gösterdiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava taraflar arasındaki sözleşmenin geçersizliğinin tespiti istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; "Davacı ... Ltd Şti ile davalı...Bankası AŞ arasında diğer davacı (şirket ortağı )... ün kefaletinde bağıtlanan ticari genel kredi sözleşmesinin gerçek borç miktarının tespiti,
Bu sözleşmenin teminatı olarak davacı ...tarafından 01/09/2014 tarihinde ipotek verilen taşınmaz (İstanbul ili kadıköy ilçesi Erenköy mah ... pafta ... parsel ... numaralı bağ bl) hakkında yapılan 27/03/2019 tarihli vefa hakkı sözleşmesinin TBK 20-25 (genel işlem koşulları), TMK 2 (dürüstlük kuralı ) , TBK 237-239 (yasal şekil koşulları), TMK 736,1009 (geri alma anlaşması yapılmaması), lex comommissoria yasağı nedenleriyle geçersizliğinin tespiti,
Vefa hakkı sözleşmesi sonucu davalı adına olan tapu kaydının terkini,
Taşınmaz satılmış ise gerçek borç miktarının düşümü ile geri kalan taşınmaz bedelinin ticari temerrüd faizi ile davalıdan tahsili " şeklinde tespit edilmiştir.
Dava dosyasında tarafların bildirdiği deliller toplanmıştır.Tespit edilen uyuşmazlık kapsamında dosya kapsamı delillerin değerlendirilmesi bakımından bilirkişiler Prof. Dr...., SMM ..., Bankacı ...ve Garimenkul değerleme uzmanı İnşaat Mühendisi ... tarafından hazırlanan 30/05/2022 tarihli rapor ve 04/11/2022 tarihli ek rapor alınmıştır.Raporda özetle;
İpotekli taşınmazın davalı bankaya devir tarihi itibariyle değerinin 1.175.672,72 TLDava tarihi itibariyle ise 1.814.408,12 TL alacak hesaplandığı,
Davalı banka ise borç tasfiye ve vefa hakkı sözleşmesinde 248.622,52 USD alacağın TL karşılığı 1.525.000,00 TL’na (248.622,52 Usdx6,1337 TL kur) borcu endekslendiği, İpotekli gayrimenkulün 08.05.2019 devir tarihi itibariyle değerleme bedelinin 1.750.000,00 TL ve dava tarihi itibariyle değerinin 2.250.000,00 TL olduğu değerlendirilmiştir.
Dava dosyasında mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık kapsamında dosya kapsamı belgelerin değerlendirilmesi ve vefa sözleşmesi tarihi 08/05/2019 ile vefa hakkının kullanıldığı 08/05/2020 tarihlerinde dava konusu taşınmazın serbest satış değerinin ve davalı bankanın alacağının miktarının belirlenmesi, tarafların alınan 1. Rapor ve ek rapora itirazlarının karşılanması bakımından yeni bilirkişi heyeti gayrimenkul değerleme uzmanı/inşaat mühendisi ..., Prof. Dr. ...ve bankacı...tarafından hazırlanan 02/10/2023 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır.Raporda özetle;
Davalı Türkiye...Bankası A.Ş.'nin, davacı ... Ltd. Şti.'den, 08/05/2019 tarihi itibarıyla toplam alacağının 1.824.591,29 TL olarak tespit edildiği, davalı Türkiye ... Bankası A.Ş.'nin, davacı ...Ltd. Şti.'den, 08/05/2020 tarihi itibarıyla toplam alacağının 2.454.143,05 TL olduğu bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre;
Davacı ... Ltd Şti ile davalı ...Bankası AŞ arasında toplam 2.000.000,00 USD limitli, diğer davacı ... ün toplam 2.500.000,00 USD
kefalet limitli imzalanan genel kredi sözleşmesinden doğan borcun ödenmediği,
Sözleşme teminatı olarak davacı malik ... tarafından ipotek verilen İstanbul ili Kadıköy ilçesi Erenköy Mahallesi ... pafta ...parsel ... numaralı bağımsız bölümün satışının gündeme alındığı
Bunun üzerine davacılar ile davalı banka arasında "borç tasfiye ve vefa hakkı sözleşmesi" başlıklı adi yazılı şekilde sözleşme imzalandığı, sözleşme ile 08/05/2019 tarihinde davalı bankaya devir edilen taşınmazın davacılar tarafından 08/05/2019-08/05/2020 tarihleri arasında kullanılmak koşuluyla tarafların anlaştıkları sabittir.
Davacılar öncelikle...Ltd Şti ile davalı ... Bankası AŞ arasında mevcut olan genel kredi sözleşmesi sonucu gerçek borç miktarının tespitini istemiştir.
30/05/2022 tarihli bilirkişi raporu ve 04/11/2022 tarihli ek rapora göre;
08/05/2019 taşınmaz devir tarihinde borç miktarı; 1.175.672,72 TL
08/05/2019 tarihinde taşınmaz acil satış değeri; 1.525.000,00 TL
08/05/2019 tarihinde taşınmaz ekspertiz değeri; 1.750.000,00 TL
08/05/2020 vefa sözleşmesi tarihinde borç miktarı; 1.541.426,08 TL
08/05/2020 tarihinde taşınmaz acil satış değeri; 1.525.000,00 TL
08/05/2020 tarihinde taşınmaz ekspertiz değeri; 1.750.000,00 TL
14/02/2021 dava tarihinde borç miktarı; 1.814.408,12 TL
14/02/2021 dava tarihinde taşınmaz değeri;2.250.000,00 TL
02/10/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre;
08/05/2019 taşınmaz devir tarihinde borç miktarı; 1.824.591,29 TL
08/05/2019 tarihinde taşınmaz acil satış değeri; 1.612.554,00 TL
08/05/2019 tarihinde taşınmaz ekspertiz değeri; 1.827.562,00 TL
08/05/2020 vefa sözleşmesi tarihinde borç miktarı; 2.454.143.05 TL
08/05/2020 tarihinde taşınmaz acil satış değeri; 1.701.807,65 TL
08/05/2020 tarihinde taşınmaz ekspertiz değeri; 1.928.715,34 TL
Borç miktarı ve taşınmaz değeri belirlenmiştir.
Davacı vekili dosyaya 14/11/2023 tarihli gayrimenkul değerlemesine ilişkin HMK 293 md gereğince hazırlanan teknik mütalaa sunmuştur.Buna göre;
08/05/2019 tarihinde taşınmaz değeri; 3.215.000,00 TL
08/05/2020 tarihinde taşınmaz değeri; 3.390.000,00 TL olarak belirlenmiştir.
Borç tasfiye ve Vefa hakkı sözleşmesinin TBK 20-25 (genel işlem koşulları), TMK 2 (dürüstlük kuralı ) , TBK 237-239 (yasal şekil koşulları), TMK 736,1009 (geri alma anlaşması yapılmaması), lex comommissoria yasağı nedenleriyle geçersizliğinin tespitini istemiştir.
Tarafların menfaatlerinin karşılaştırılmasında, menfaat dengesinin, borçlunun aleyhine bozulduğu sabit olduğunda, buna sebep olan kayıtların geçersizliğine karar verilebilir. Bankaların önceden hazırladığı ve kredi almak için gelen müşteriye imzalattıkları yığın halindeki tip genel kredi sözleşmesindeki kurallardan, tüketiciye zarar verici nitelikte olanlar Yargıtay içtihatlarında açıklandığı şekilde TMK 2. md gereğince dürüstlük ve güven kurallarına aykırı olması nedeniyle borçlunun iradesine rağmen geçersiz sayılabilecektir.
Genel işlem şartlarının denetlenmesi ve yorumunda;
-Açık olmama kuralı ve müteşebbis aleyhine yorum ilkesi
-Şaşırtıcı ve alışılmamış kayıtların kabul edilememesi hususları dikkate alınacaktır.
Somut olayda;geçersizliği iddia edilen sözleşmenin koşullarının açık olduğu, şaşırtıcı ve alışılmamış koşullar içermediği, davacının aleyhine hakkaniyete aykırı bir hüküm içermediği bu nedenle TMK 2 hükmü gereği dürüstlük kuralına aykırı bulunmadığı takdir edilmiştir.
Davacının bu konudaki iddiaları sabit bulunmamıştır.
Davacı imzalanan anlaşmanın Vefa Hakkı (geri alma hakkı) sözleşmesi olmadığını,Vefa Hakkı sözleşmesinin adi yazılı şekilde
yapılmasının mümkün olmadığını, tapuya işlenmiş/şerh edilmiş geçerli bir geri alım sözleşmesi olmadığını iddia etmiştir.
TMK 1015 md: "Tescil, terkin ve değişiklik gibi
tasarruf işlemlerinin yapılabilmesi, istemde bulunanın, tasarruf yetkisini ve hukuki sebebi belgelemiş olmasına bağlıdır. İstemde bulunan kimse, kendisinin, sicilde hak sahibi görünen kişi veya bu
kişinin temsilcisi olduğunu ispat etmek suretiyle tasarruf yetkisini belgelemiş olur. Hukuki sebebin
belgelenmesi, bu sebebin geçerliliği için gerekli şekle uyulduğunun ispatı suretiyle olur "
TMK 706/1 md: " Taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerli olması, resmi şekilde düzenlenmiş bulunmalarına bağlıdır."
TBK 237 md: "Taşınmaz satışının geçerli olabilmesi için, sözleşmenin resmî şekilde düzenlenmesi şarttır.Taşınmaz satış vaadi, geri alım ve alım sözleşmeleri, resmi şekilde düzenlenmedikçe geçerli olmaz "TBK 238 md: "Önalım, geri alım ve alım hakları en çok on yıllık süre içinkararlaştırılabilir ve kanunlarda belirlenen süreyle tapu siciline şerh edilebilir.”
Hükümleri gereğince; Konusu mülkiyetin devri borcu olan sözleşmenin geçerli olması için resmî şekil şarttır. Resmi şekilde düzenlenmesi hem kural hem de geçerlilik şartıdır.Resmî şekil, ispat yükü ve kolaylığı yönünden kesin bir delil teşkil eder.Resmî şekil, hukukî bir işleme ilişkin irade beyanının, resmî bir memur tarafından kendi yetki alanı içinde ve kanunda öngörülen şekilde tespit ve düzenlenmesidir.Resmî şekil zorunluluğuna, taşınmaz geri alım (vefa) sözleşmesi de girmektedir. Sözleşmenin geçerlilik şartı olarak öngörülen durumda (TBK m. 12/II), buna uymamanın sonucu hükümsüzlüktür.
Somut olayda; taraflar arasında yapılan sözleşme sonucu davalı banka adına tescil olunan ipotekli malın taşınmazın davacılar adına tescili için hukukî sebebin varlığı aranacaktır. Bu hukuki sebep genel kredi sözleşmesi borçluları davacılar yada ipotek veren davacı tarafından genel kredi borcunun ödenmesidir.Ancak davacılar bu borcu 20/05/2020 tarihine kadar ödememiştir. Yani sözleşmenin geçerliliği için gereken hukuki sebebin doğması sağlanmamıştır. Hukuki sebep doğmadığı ve davacılarda geri alım hakkını kullanmadığı, bu hakkı kullanmak için hukuki koşulları oluşturmadığı için; sözleşmenin geçerliliği için aranan resmi şekilde yapılması hükümsüzlük sonucunu gerçekleştirmeyecektir.
Davacının sözleşmenin geçerli bir geri alım sözleşmesi olmadığı iddiaları kabul edilmemiştir.
TMK 873.md: Borç ödenmezse alacaklı, alacağını rehinli taşınmazın satış bedelinden elde etme hakkına
sahiptir.
Borcun ödenmemesi halinde rehinli taşınmazın mülkiyetinin alacaklıya geçeceğine ilişkin sözleşme hükmü
geçersizdir. Aynı alacak için birden çok taşınmazın rehnedilmiş olması halinde, rehnin paraya çevrilmesi istemi, taşınmazların tamamı hakkında yapılır. Bununla birlikte, icra dairesi onlardan ancak gerektiği kadarını paraya
çevirir.
TMK 873 madde hükmü ... yasağını açıklamaktadır. Bu maddeye göre taşınmaz üzerinde ipotek hakkı bulunan alacaklıya muaccel olan borç ödenmediği taktirde, alacaklı ipotekli taşınmazı paraya çevirterek alacağını tahsil edebilecektir.
İpotekli taşınmazın mülkiyetinin alacaklıya geçeceğine ilişkin sözleşme hükmü
geçersizdir.
Davalı banka ile davacı şirket arasında davacı ... kefaletinde imzalanan genel kredi sözleşmesinde teminat alınan ipotekli/rehinli taşınmazın davalı banka adına tescilinin kararlaştırılmadığı sabittir.
Taraflar arasında genel kredi sözleşmesi ve hesaplar kat edildikten sonra 08/05/2019 tarihinde "Borç tasfiye ve vefa hakkı sözleşmesi" nin imzalandığı, sözleşmenin
2. Maddesi: "... Bankası A.Ş. (Sirkeci Şubesi) tarafından kullandırılan kredilerden kaynaklanan alacakların tasfiye edilmesi için sözleşmenin III. Maddesinde detayları yer alan ipotekli taşınmazın ...’ye satılması ve yine işbu sözleşmede belirlenen ödeme karşılığında sözkonusu taşınmazın
borçlulara geri satılması ve satım sonrası borçluların ibrası amacıyla düzenlenmiştir."
3. Maddesi: "...Ltd Şti ne tahsis edilip kullandırılan kredilerden kaynaklanan borç tutarı 08.05.2019 tarihi itibariyle 248.622,52 USD olup, (08.05.2019 tarihi itibariyle TL karşılığı 1.536.690,00 TL) bu borcun 1.525.000,00 TL’lık kısmı aşağıda ayrıntıları yazılı taşınmazın tapuda 1.525.000,00 TL bedelle alacaklı bankaya devri ile ödenecektir. ... Bankası A.Ş.’ne ipotekli olan; ...’ün maliki bulunduğu, İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, Erenköy Mah. ...pafta, ... parselde kayıtlı, ... arsa paylı ... bağımsız bölüm no.lu dairesinin tamamı 1.525.000,00 TL bedelle, borca mahsuben işbu sözleşmenin imzalandığı gün banka lehine tesis edilmiş olan ipotek hariç olmak üzere her türlü takyidattan ari olarak alacaklı bankaya satılıp ve Tapu Sicil Müdürlüğünde ferağ işlemini gerçekleştirecektir "
5. Maddesi:"-Bankaya ipotekli taşınmazın 1.525.000,00 TL bedelle bankaya devir işleminin gerçekleştirilmesi,
-Alım tarihinden vefa hakkının kullanılacağı tarihe kadar 1.536.690,00 TL borç tutarına yıllık %15 faiz oranı üzerinden hesaplanacak faiz ve yasal eklentilerin ödenmesi,
-...ya da ... tarafından gönderilecek 3.şahıs tarafından 08.05.2020 tarihine kadar bankanın belirleyeceği hesap numarasına vefa hakkı
kullanım bedeli açıklamasıyla; nakden ve defaten ödenmesi halinde, ...nin borca mahsuben satın alacağı İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, Erenköy Mah. ... pafta, ...parselde kayıtlı,...arsa paylı ... bağımsız bölüm no.lu daireyi ...veya onun göstereceği 3.şahıslara geri satacaktır.
-Vefa hakkı sahipleri tarafından işbu sözleşmede belirtilen 08.05.2020 tarihine kadar Vefa Hakkı kullanılmadığı takdirde vefa hakkı herhangi bir ihtar ya da ihbara gerek kalmaksızın kendiliğinden sona erecektir. 08.05.2020 tarihinden sonra banka taşınmaz üzerinden her türlü tasarruf hakkına sahip olacaktır" hükümlerini taşıdığıSomut olayda; sözleşmenin 3.maddesi gereğince davalı bankaya olan borcun taşınmaz mülkiyetinin devri ile ödendiği, taşınmazın mülkiyetinni bu nedenle 08/05/2019 tarihinde davalı bankaya devir edildiğiTMK 873.md gereğince lex comissario yasağı geregince; yasağın iki unsuru olduğu,bu unsurlardan bir tanesinin anlaşmanın borcun muacceliyetinden önce yapılmış olması koşulu olup, huzurdaki olayda 08/05/2019 tarihli sözleşme genel kredi sözleşmesi borcu muaccel olduktan sonra yapılmıştır.Bu nedenle davacının ...missario yasağı iddiası yerinde bulunmamıştır.
Vefa hakkı sözleşmesi sonucu davalı adına olan tapu kaydının terkini,taşınmaz satılmış ise gerçek borç miktarının düşümü ile geri kalan taşınmaz bedelinin ticari temerrüd faizi ile davalıdan tahsili , Mahkememizce taraflar arasında imzalanan 08/05/2019 tarihinde "Borç tasfiye ve vefa hakkı sözleşmesi" nin geçerli olduğu, davacıların sözleşme gereğince geri alım için borcu ödemek koşulu/hukuki sebebini yerine getirmediği , sözleşme hakkını kullanmadıkları, Taşınmazın bilirkişi raporlari ile belirlenen bedelleri ile sözleşme ile belirlenen/kabul edilen taşınmaz bedeli arasında fark bulunduğu görülmüş ise de;
"..taraflar arasında yapılan sözleşmenin adi yazılı şekilde yapıldığı ancak tarafların edimlerini karşılıklı yerine getirdikleri yani davalının arsa mülkiyetini davacıya devrettiği davacının da kararlaştırılan dairelerin mülkiyetini davalıya devrettiği hususlarında ihtilaf olmadığı davacının sözleşmenin geçersiz olduğunu taşınmazların devrinin tamamlanmasının üzerinde 3 yıl geçtikten sonra ileri sürmesinin iyiniyet kuralları ile bağdaşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir...usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına-Yargıtay 23 HD 06/11/2019 tarih ve 2016/7127 E-2019/4566 K)
Yukarıda açıklanan içtihat dikkate alındığında davacıların taşınmaz devri yapıldığı tarihten iki yıl sonra sözleşmenin geçersizliği iddiasında bulunmalarının iyiniyet kuralları ile bağdaşmadığı takdir olunmuş, davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M
1-Davacı tarafın tüm taleplerinin sabit olmadığından reddine
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince peşin alınan 23.950,73-TL den 269,85-TL maktu karar harcının mahsubu ile kalan 23.680,88-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacılara iadesine,
3-Davalı vekili lehine karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden hesap olunan 184.000-TL nispi vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-HMK 333. md. uyarınca davacılar tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talebi halinde davacılara iadesine,
Taraf vekillerinin ve davacı asilin yüzüne karşı , gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul BAM da istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
07/12/2023
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır