T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/454 Esas
KARAR NO: 2024/467
DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)
DAVA TARİHİ: 13/09/2017
KARAR TARİHİ: 10/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; müvekkilinin davalılardan ... Bankası AŞ'nin 26. yıllık müşterisi olduğunu ve davalı bankanın ... Şubesi'nde hesabı bulunduğunu, 2014 yılı şubat ayından itibaren banka hesabında taşınmaz satışından elde ettiği yüklü miktarda parayı tuttuğunu, bu tarihten sonra davalı bankanın bağlı kuruluşu mahiyetinde olan davalı ... AŞ. çalışanlarının ısrarla aradıklarını, davalı bankanın müvekkilinin banka hesap bilgileri ile iletişim bilgilerini davalı yatırım şirketiyle paylaşmasının bankacılık mevzuatına aykırı olduğunu, yatırım şirketi çalışanlarının ısrarlı aramaları sonucu müvekkilinin kandırılarak davalı banka şubesinde yatırım hesabı açmak zorunda kaldığını, müvekkilinin 90.000 USD karşılığı 240.000,00 TL miktarındaki parası bozularak sözde borsa ve yatırım alanında birkaç ay içerisinde tüketildiğini, bankanın müvekkilinin kayıplarının telafisi vaadiyle yüksek limitli krediler açtığını ve bu hesap sayesinde daha yüksek limitli işlemler yapılmaya başlandığını, gerçek dışı beyanlarla kandırılan müvekkilinin yapılan işlemlerde zarar ettiğini, bu aşamadan sonra davalıların çalışanlarının müvekkilinin telefonlarına dahi bakmadıklarını, davalıların ... ilkesine ve Medeni Kanun'un 2.maddesi uyarınca dürüstlük ve iyi niyet kuralına aykırı davrandıklarını, davalı bankanın dava konusu iş ve işlemlere dahil olmasının açıkça yasakken dava konusu iş ve işlemlerin tamamının içerisinde aktif olarak yer aldığını ileri sürerek, şimdilik 10.000.00 TL'nin 10.06.2015 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... AŞ. Vekilinin cevap dilekçesi özetle; müvekkilinin tüm işlemleri ve müşteri ile olan tüm işlemleri ile talimatların SPK mevzuatına uygun olduğunu, davacının hisse senedi piyasasında işlem yapmak amacıyla 14.09.2011 tarihinde Sermaye Piyasası Araçları Muhafaza İşlem Çerçeve Sözleşmesi, Sermaye Piyasası İşlemleri Risk Bildirim Formunu ve ekinde yer alan taahhütname, rehin muvafakat yazısı, bireysel müşteriler için tanıma formu, olağanüstü formu imzaladığım, sözleşmenin tarihi dikkate alındığında bu tarihin davacının bankadaki parasını muhafaza etmeye başlamasından yıllar öncesine ait olduğunu, davacıya 15.07.2015 ve 21.08.2015 tarihlerinde kredi sözleşmesini imzalamadan önce, hisse senedi kredisi ve kredili işlemlerin risklerine ilişkin bilgilendirme yapıldığını, 21.08.2015 tarihinde ise davacının limit artırımına onay verdiğini, davacının kredili hisse alım satım işlemlerinde sözleşmelerle kendisine tanınan bu limitleri kullandığını, davacının kendisinin yaptığı veya talimatıyla yapılan kredili hisse senedi alım satım işlemlerinde zarar edince oluşan kredi açığının davacının mevduat hesabından karşılandığını, davacının bilgisi, icazeti veya onayı olmayan hisse senedi alım satım işlemi bulunmadığını, davacının olumsuz piyasa koşulları nedeniyle zarar etmeye başladığını, davacının imzaladığı sözleşmenin 11 .maddesiyle, sözlü emirlerin geçerliliği ve bağlayıcılığını kabul ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Bankası AŞ. Vekilinin cevap dilekçesi özetle; müvekkil banka tarafından davacının hesabından gerçekleşen bir yatırım işlemi bulunmadığını, davacı ile diğer davalı arasında yatırım işlemlerine ilişkin çerçeve sözleşme imzalandığını ve bu sözleşmede müvekkilin taraf olmadığını, dava dilekçesinde belirtilen çalışanların müvekkili bankanın personeli olmadığını, dava konusu işlemlerinde davacı ile diğer davalı tarafından gerçekleştirildiğini ve talimatların diğer davalı tarafından alındığını, müvekkil bankaya husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
DELİLLER
Delil olarak; tarafların sunduğu bilgi ve belgeler, ses kayıt çözümlemeleri ve bilirkişi incelemesine dayanılmış olup, gösterilen deliller toplanarak dosya arasına konulmuştur.
Dava dokümanları arasında, çerçeve sözleşme yanında gerekli diğer belgelerin bazı istisnalar dışında, şekil şartlarını ihtiva eder imzalı durumda olduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına göre tarafın sunmuş olduğu ses kaydının çözümlemesi bilirkişi tarafından yapılmış olup döküm halinde dosyaya sunulmuştur.
Buna göre Davacının hesabındaki Kredi Kullanımına ilişkin olarak;
13.07.2015 tarihli konuşma kaydından müşteri temsilcisi tarafından "kredi kullanımı için evrakların imzalanmasına ilişkin müşteri temsilcisince evrakların müşteriye gönderilmesini mi yoksa gelip imzalamak mı istediği "konusundaki yorumuna davacının "kendisinin gelip imzalayacağını", belirtiği Bu tarihten sonra hesabın bazı günler açığa düştüğü ve kredinin kapanması gerektiği bu sebeple bazı o hisse senetlerinden satış yapılması gerektiği,
13.07.2015 tarihi ile "Sermaye Piyasası Araçları Kredisi İstek ve Bilgilendirme Formu" ile "Sermaye Piyasası Araçları Kredi Sözleşmesinin" davacı tarafından imzalanmış olduğu, ilgili sözleşme ile banka tarafından aracı kurum müşterisine 300.000 TL'lik kıcdi sağlanmış olduğu, sözleşmenin; Davacı, ... Bankası AŞ ... Merkezi ve ... AŞ (aracı kurum direkt müşteri adına ve hesabına krediyi bankadan kullanabildiği gibi, kendi adına ve hesabına bankadan kredi kullanıp müşteriye kullandırabilmektedir) arasında imzalanmış olduğu,
18.08.2015 tarihi ile davacı müşteri tarafından kredinin bir kısmının kapanması için hesabındaki blokede duran USD cinsi yabancı paralarının bozularak (USD fiyatının yükselmesi sebebiyle) yine yatırım hesabına aktarılmasının istendiği,
21.08.2015 tarihi ile "Sermaye Piyasası Araçları Kredisi İstek ve Bilgilendirme Formu" ile "Sermaye Piyasası Araçları Kredi Sözleşmesinin" davacı tarafından imzalanmış olduğu, ilgili sözleşme ile banka tarafından aracı kurum müşterisine kullandırılan 300.000 TL kredi limitinin 500.000 TL'ye çıkarılmış olduğu,
27.08.2015 tarihi ile müşteri temsilcisinin davacıya "krediden günlük faiz yiyoruz, günlük faizi çıkarsam yeter" ifadeleri ile davacı müşterinin kullanmış olduğu kredi faiz maliyetini çıkarmaya yönelik günlük alım satımlarda yoğunlaşmış olduğu tespit edilmiştir.
Ardından bilirkişi incelemesi yaptırılarak alınan son tarihli 07/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle, Davacı müşteri ile davalı aracı kurum müşteri temsilcileri tarafından oluşturulan işlem kalıbında; davalı aracı kurum müşteri temsilcileri tarafından yapılan yorumlar ve yönlendirmelerin, davacı ile müzakere edildiği, davacının görüşlerini beyan ettiği, işlemlerin davacı tarafından onaylandığı, davalı aracı kurum müşteri temsilcilerince baskı unsuru oluşturabilecek bir ibare tespit edilemediği, davacının işlemlere ilişkin herhangi bir itirazının olmaması, kredili işlemler ve kredi limit artışlarında imzalamış olduğu belgeler ile onay verdiği, hesabına işletilen kredi faiz maliyetinden haberdar olduğu, Davacının, gün içerisinde hesap bakiyesini ve gerçekleştirilen işlemleri takip ettiği, süreç içindeki işlemlerle ilgili olarak itirazi ya da reddeden bir ifade kullanmadığı, diyalog sergilemediği, işlemlerin bir akışta sürmesine ve giderek bir döngüye girmesinde onaylayıcı, kabul eden bir yaklaşımda olduğu, işlemleri onayladığı, davacının, teknik olarak mobil internet imkanlarıyla hesabını takip edebildiği gibi öneri ve işlemlere itiraz, günlük/aylık hesap ekstrelerine itiraz, şikayet vb pek çok hak ve olanağa sahip olduğu , Davalı aracı kurum tarafından verilen hizmet sınırlarının, Sermaye Piyasası Kurulu'nun yürürlükteki mevzuatla belirlediği sınırı aşmasına rağmen, müşteri hesabında gerçekleştirilen işlemlerde elde edilen zararla illiyet bağı olmadığı, oluşan zararda aracı kurum ve çalışanı konumundaki müşteri temsilcilerinin sorumluluğunun bulunmadığı tespit edilmiştir.
GEREKÇE
Dava, bankacılık ilişkisinden kaynaklanan zarar iddiasına dayalı alacak istemlerine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporu birlikte incelenip değerlendirildiğinde; Davacı yatırımcının davalı ... Bankası A.Ş. ... Şubesi nezdinde ... müşteri no'su ile ... no'lu sermaye piyasalarında alım satım yapabilmesine imkân veren yatırım hesabının bulunduğu, Davacının ... Bankası ... Şubesi nezdindeki hesaplarından yatırım hizmeti alabilmek için Sermaye Piyasalarında alım satım yapmaya yönelik olarak mevzuat gereği imzalanması gereken Çerçeve Sözleşmelerin ve eklerinin. Risk Bildirim Formlarının davacı tarafından 14.09.2011 tarihinde okunduğu, anlaşıldığı ve imzalanmış olduğu, yatırım yapılabilir sermaye piyasası aracı olarak yüksek riskli "Hisse Senetleri" seçeneğini işaretlemiş olduğu, böylece davacı tarafın mevzuat gereği yatırım hesabında hisse senedi işlemi yapabilmesine yönelik olarak davalılarla sözleşme ilişkisinin kurulduğu, Mevzuata göre tutulması gereken ses kayıtlarının 08.06.2015 - 03.12.2015 tarihleri aralığı ile dava dosyasına sunulmuş olduğu, bu kayıtların incelenmesinde; davacıya yatırım hesabı açılmasına ve işlem yapılmasına yönelik ısrarla aranmasına ilişkin bir tespit yapılamamış olduğu, davacı hesabında birden fazla pay senedinde alım satımlar yapıldığı, davalı aracı kurum müşteri temsilcileri tarafından çeşitli hisse senetlerinin destek ve direnç noktalarının, siyasi ve ekonomik gelişmelerin bu hisse senetlerine olan etkilerine hisse senetleri ile ilgili beklentiler şeklindeki Genel Yatırım Tavsiyelerinin yanı sıra kişiye özel ifadelerinin bulunduğu, davacıya belirli hisse senedi ismi, belirli miktar ve belli fiyatlardan alım satımlar yapılması şeklinde yönlendirmelerin yapıldığı, Davacının ise; "Tamam olur", "bakın tamam", "Tamam oldu" "tamam işlem yapmışsa sıkıntı yok", "Tamam oldu, peki", "Tamam verelim gitsin", "Tamam sıkıntı yok", "al al" "yap o zaman", "ne yapıyoruz (şimdi ne yapacağız anlamında)" gibi davalı müşteri temsilcisinin işlem yapma öneri ve tavsiyelerine katılmış olduğu ve "onay" verdiği, Davacı müşterinin hesabına ilişkin kredi kullanımına onay verdiği ve Sermaye Piyasası Araçları kredi Sözleşmesini 13.07.2015 tarihi ile 300.000 TL Limitle imzalamış olduğu, 21.08.2015 tarihinde ise kredi limitini 500.000 TL'ye yükselten Kredi sözleşmesini imzalamış olduğu, Davacının, gün içerisinde hesap bakiyesini ve gerçekleştirilen işlemleri takip ettiği, süreç içindeki işlemlerle ilgili olarak itirazi ya da reddeden bir ifade kullanmadığı, diyalog sergilemediği, işlemlerin bir akışta sürmesine ve giderek bir döngüye girmesinde onaylayıcı, kabul eden bir yaklaşımda olduğu, işlemleri onayladığı, Oysa ki davacının, teknik olarak mobil internet imkanlarıyla hesabını takip edebildiği gibi, öneri ve işlemlere itiraz, günlük/aylık hesap ekstrelerine itiraz, şikayet vb pek çok hak ve olanağa sahip olduğu anlaşılmakla buna göre davalı aracı kurum tarafından verilen hizmet sınırlarının, Sermaye Piyasası Kurulu'nun yürürlükteki mevzuatla belirlediği sınırı aşmasına rağmen, müşteri hesabında gerçekleştirilen işlemlerde elde edilen zararla illiyet bağı olmadığından oluşan zararda aracı kurum ve çalışanı konumundaki müşteri temsilcilerinin sorumluluğunun bulunmadığı kanaati ile oluşan durumun davalı Banka ve yatırım firması ile çalışanların kusurundan oluştuğuna dair bir tespit olmayıp davacının talimat ve onayı doğrultusunda yapılan işlemlerin sonucu oluşan kâr ve zarara ilişkin olduğu, tüm bu sebepler ile; davacının görmüş olduğu zararlardan sözleşmeler kapsamında davalıların sorumlu olmadığı, oluşan zararın davacının başlangıçta kabul etmiş olduğu risk kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından kanıtlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 427,60 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 256,82-TL harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 10.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5- davalı ... şirketi tarafından yapılan 187,50 tl yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-HMK. 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesinden sonra mahkememizce resen davacıya iadesine,
Dair, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içinde ... Mahkemesi'ne hitaben yazılacak dilekçeyle istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.10/09/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza
*Bu evrak 5070 Sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*