T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/823 Esas
KARAR NO:2025/180
DAVA:Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:22/12/2021
KARAR TARİHİ:11/03/2025
Mahkememizde görülen Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilini ... diğer müvekkili ... .. Şti şirketinin yetkilis olduğunu, müvekkillerinin ... adresinde ticari faaliyetini yürütmekte iken, 27.09.2021 tarihinde saat 15:00 sularında davalı alacaklı ... A.Ş. adına vekili ve icra memuru ile mahale geldiklerini, .... İcra Müdürlüğünün ... e sayılı dosyasından gönderilen haciz talimatı üzerine ... ... Dairesinin ... Talimat sayılı dosyasından ... Elektrik San Tic AŞ ve ...'ün borcuna istinaden gelindiği söylendiğini, müvekkilleri tarafından ödeme yapıldıktan sonra bu kez de mahalde bulunan malları haczederek muhafaza altına alacağını, haciz ve muhafaza tehdidi altında müvekkillerine protokol imzalatılacağı söylenmiş ve önlerine önceden hazırlanmış protokol sandıkları evraklar konulduğunu, müvekkilinin beyanına göre davalı/alacaklı temsilcisinin müvekkili üzerinde baskı kurulduğunu protokol imzalanırsa ancak o şekilde haciz mahallini terk edeceğini söylediğini, hazır bulunan asıl borçlu ...'ün de müvekkili üzerinde baskı kurduğunu, müvekkilinin haciz tehdidi ile borcu üstlenme iradesi olmamasına ve sadece ipotekli taşınmazla sınırlı olmak üzere bir protokol hazırlanacağı kendisine söylendiğinden,ve söylenen ödemeyi borçlu adına gerçekleştirmiş olmasına rağmen alacaklının mahali terk etmesi üzerine ve sadece ipotekli taşınmaza ilişkin olduğunu düşündüğü protokol sandığı belgeyi imzaladığını belirterek; öncelikle ve ivedilikle teminatsız yahut teminat mukabilinde tedbiren ....İcra Müdürlüğünün 2021/... e sayılı dosyasından dolayı başlatılan haksız icra takibinin durdurulmasına ve icra dosyasında vezneye giren paranın alacaklıya ödenmemesine, davanın kabulü ile davalı ile müvekkiller arasında mevcut ve geçerli bir hukuki ilişki bulunmadığı ve müvekkillerinin tehdit,baskı ve hile neticesinde oluşan irade sakatlığı ile imzaladıkları protokol sandıkları belge ile 27.09.2021 düzenleme 29.10.2021 vade tarihli 473.000 TL bedelli bono başta olmak üzere hiçbir sebepten davalı ... Aş'ya borçlu olmadıklarının ayrı ayrı tespitine, alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere davalının kötü niyet tazminata mahkum edilmesine, davalının müvekkillerimizden haksız olarak tahsil ettiği ve yargılama süresince edeceği tüm bedellerin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkillerimize iadesine karar verilmesine, vekâlet ücreti ve sair yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının işbu menfi tespit davasını ikame etmekte hukuki yararlarının olduğunu ispatla mükellef olduğunu, davacının dava hakkına sahip bulunması mahkemeden hukuki koruma isteyebilmesi için yeterli olmadığını, davaya konu protokol ve ödeme aracı olan bono .... İcra Müdürlüğünün 2021/... E. sayılı dosyasına tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla icra takibine konu edildiğini, borçlu ...'e gönderilen ödeme emri 20/12/2021 tarihinde, diğer borçlu ... ... Şirketi'ne gönderilen ödeme emrinin ise 28/11/2021 tarihinde tebliğ edildiğini, borçluların yasal süresi içerisinde borca itiraz davası ikame etmediğini ve icra takip dosyasının kesinleştiğini, borca itiraz davası ikame etmeyen borçluların; borcu kabul ettiklerinin kabulünün gerektiğini, borçlular tarafından bononun kayıtsız şartsız ödeme taahhüdü içeren bir ödeme aracı olduğunu, bu protokol ile kayıtsız şartsız borcu kabul ettiklerini imza altına aldıklarını, davacılar tarafından davaya konu borç kendi imzaları ile açıkça kabul edilmiş olduğundan ve davacı tarafların protokol ve ödeme aracı olan senetteki imzalarına karşı bir itirazları olmadığı gözetildiğinde; bu davaya ikame etmekte hukuki yararlarının bulunmadığını belirterek; davacının işbu davayı ikame etmekte hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddine mahkeme aksi kanaatte ise tedbir kararına ilişkin teminatların davacı tarafından icra dosyasına ve mahkeme veznesine depo edilmesi bakımından davacı tarafa kesin süre verilmesine, haksız ve kötü niyetli olarak ikame edilen işbu davanın esastan reddine, sırf icra takip işlemlerini sürüncemede bırakarak dosya borçlarını ödemekten kaçınmak için işbu davanın açılmasına sebebiyet veren borçlular hakkında %20 'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava: Menfi Tespit İstemine İlişkindir.
....İcra Müdürlüğünün 2021/.... Sayılı dosyasından yazılan haciz talimatı neticesinde 27.09.2021 tarihinde ... adresinde gerçekleştirilen haciz sırasında davacılar ile davalı banka arasında protokol düzenlenmiş ve bu protokole istinaden de senet düzenlenmiş olup; davacılar bu senedin iradeyi sakatlayan hallerin varlığı nedeniyle geçersiz olduğunu, bu nedenle senetten kaynaklı borcun bulunmadığı istemli dava ikame etmişlerdir.
27.09.2021 tarihinde ... adresinde gerçekleştirilen haciz sırasında davacılar ile davalı banka arasındaki protokole istinaden cebir uygulanarak düzenlendiği iddia edilen senede istinaden alacaklı vekili için suç duyurusunda bulunulmuş ancak soruşturma izni alınmadığı için İstanbul 2022/... numaralı dosyadan soruşturma kapatılmıştır.
Taraflar arasında düzenlenen protokol irdelendiğinde; bononun ....İcra Müdürlüğünün 2021/.... Sayılı dosyası için düzenlendiği, bononun ödeme aracı olduğu, borcun üstlenilmesi anlamına gelmediği, teminat senedi olmadığı ve ödeme şeklini belirler mahiyette olduğu görülmüştür.
Haciz sırasında, davacıların adresinde borçlu ... Elektrik ... A.Ş. ve ...'e ait karinelerin varlığı dolayısıyla ....İcra Hukuk mahkemesi 2021/....-20221/.... Sayılı dosyadan İİK.97. Madde uyarınca takibin devamına karar verildiği görülmüştür.
Davacı taraf, taşınır mallarının haczi ve muhafazası baskısı altında, böyle bir protokolü imzaladığını beyan etmiş ise de, davacının iradesini sakatlayan veya protokolün hükümsüzlüğünü gerektiren başkaca hallerin varlığına dair somut delil ileri sürülmemiştir. Protokol uyarınca düzenlenen senet uyarınca da 20.000,00-TL'lik ödeme yapılmıştır.
Buna göre borcun dayanağını oluşturan protokolün ve bononun davacıların iradesine ve rızasına uygun olduğu, yasal dayanağının bulunduğu, davacıların bu protokol kapsamında sorumlu olduğu sonucuna varılmaktadır.
Dosya kapsamından protokolde belirtilen ve davacılar ve borçlıular tarafından keşide edilerek davalıya verilen bononun vadesinde ödenmemesi nedeniyle takibe konu edildiği anlaşılmakla bu hususta da hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Buna göre davacının söz konusu protokol ve bono ile ilgili menfi tespit talebinin yasal dayanağı bulunmamaktadır.
Belirtilen açıklamalar ışığında davanın reddine ve teminat yatırılarak ihtiyati tedbir uygulanmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalı tarafın tazminat talebinin reddine
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince peşin alınan 8.077,66 TL den 615,40 TL nispi karar harcının mahsubu ile kalan 7.462,26 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacılara iadesine,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Davalı vekili lehine karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden hesap olunan 77.220,00 TL nispi vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Davalının yapmış olduğu yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran taraflara iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.11/03/2025
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır