T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/172 Esas
KARAR NO : 2025/25
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/03/2022
KARAR TARİHİ : 21/01/2025
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar aleyhine icra takibi 11/11/2021 tarihinde asıl alacak bakımından toplam 1.833.300,00-TL üzerinden başlatılmış ise de huzurdaki davayı kısmi olarak 237.500,00 TL üzerinden açtıklarını, davadaki taleplerinin müvekkilin fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere davalıların icra takibine itirazının şimdilik 237.500,00 TL üzerinden kaldırılması olduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasında ticari iş ilişkisi kurulduğunu, müvekkili firmaca davalı firmaya muhtelif tarihli faturalar karşılığında cari hesap alacağı bulunduğunu, davalı firmanın faturalara ilişkin cari hesap borç ödemesini yapmadığını, bu sebeple müvekkili şirket adına hesap alacağı bedelinin tamamı tahsil edilemeyince; müvekkili şirket adına .... İcra Müdürlüğü'nin 2021/... esas sayılı dosyasından 1.800.000,00-TL asıl alacak ve 33.300,00-TL'lik (05/10/2021 tarihli ihtarname ile bakiye alacak 1.800.000,00-TL'lik alacak miktarının temerrüde düşmesiyle işleyen fazi alacağı) ve ferilerine ilişkin 11/11/2021 tarihinde icra takibi başlatıldığını, davalı şirkete icra takibine ilişkin ödeme emrinin 21/11/2021 tarihinde tebliğ edildiğini ve davalı firmanın müvekkili firmaya ait hesabına 24/11/2021 tarihinde 1.800.000,00-TL'lik ödeme gerçekleştirdiğini akabinde ise davaya konu olan icra takibi dosyasına herhangi bir borcu olmadığından bahisle icra takibine haksız ve yersiz olarak itirazda bulduğunu ve takibin durdurulduğunu belirterek; davanın kabulüne, davalı borçlunun ... İcra Müdürlüğü’nün 2019/... Esas numaralı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhinde %20’den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi ve delil listesinin HMK'nın emredici hükümlerine gereceğince usulüne uygun olmadığını, davacı vekilinin davaya konu olayı ve taleplerini ispatlayan yeterli belge ve delil sunmadığını, davacının özgür iradesiyle benimsediği satılan malın bedelinin vadeli olarak ödenmesi hususuna dayalı olarak tarafların anlaştığını, sözleşmeye göre ay içinde satılan ürünlerin ödemesi, satıldığı ayın son günü vade kabul edilmekte ve bu tarihten ilgili sözleşmeye göre kaç gün sonra ödeme vadesi kararlaştırılmış ise o vadede sadece satılan malın ödemesi yapılmadığını, davacı tarafça düzenlenen faturaların vadelendirmeye esas teşkil etmeyeceği, vade ve ödenecek tutarın ise sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde uygulanacağı taraflar arasındaki sözleşme ile tartışma dışı olduğunu, davacı, taraflar arasında sözleşmeler yokmuşçasına, .... İcra Dairesinin 2021/... E, sayılı dosyası ile alacağından bahisle icra takibine geçerek, davalı müvekkil şirkete ödeme emri gönderdiğini, Davalı müvekkil şirketin, taraflar arasındaki sözleşmeye göre, tahakkuk etmiş borcu bulunmadığından borca itiraz edildiğini, taraflar sözleşmenin ilgili maddelerine göre davalı müvekkil şirketin, satış devir hızları arzulanan seviyeye ulaşmayan, üretimden kaldırıldığı için devamı ve satışı olmayan ürünleri veya mevsimsel ürünleri, nakliye bedelleri de satıcıya ait olmak üzere iade etme ve bedellerini satıcının piyasada geçerli olan son satış fiyatı üzerinden geri fatura etme hakkına sahip olduğu, satıcının bu hususu kabul ve taahhüt ettiği kararlaştırılmış bulunmadığını, uzun yıllardır davalıya mal tedariki yapan davacının imzaladığı sözleşmeyi bilmediği, uygulanmasından haberdar olmadığı ve kendisine zorla imzalattırıldığı gibi algısı hem basiretli tacir olma yükümlülüğüne hem de ticaretin olağan akışına aykırı olduğunu, davacı alacaklının ihtiyati tedbir talebi bulunmakla birlikte, alacağın cari hesaba dayanması, taraflar arasında cari hesap mutabakatı yapıldığını gösterir herhangi bir belge ibraz edilmemesi ve alacağın varlığı hususunda yaklaşık ispat ölçüsünde ispat edilemediğinden ve taleplerin yargılamayı gerektirmesinden dolayı ve malların haciz tehdidi altında olduğuna dair somut delil sunulmadığı dikkate alındığında ihtiyati tedbir talebinin reddi gerektiğini, ihtiyati tedbir talebinin reddine, davacının davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce alanında uzman bilirkişiden rapor alınmış dosya arasına konulmuştur.
Mahkememizin 28.01.2025 tarihli duruşmasında davacı vekilinin tarafların sulh olduklarını vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin devam ettiğini bildirmiştir.
Mahkememizin 28.01.2025 tarihli duruşmasında davalı vekilinin davanın konusuz kaldığını bildirir beyan vermiş olduğu görüldü.
Dava: Ticari Satımdan Kaynaklanan İtirazın İptali İstemine İlişkindir.
.... İcra Dairesinin 2021/...E. sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklı tarafından borçlu aleyhine faturaya dayalı takip yapıldığı, örnek 7 nolu ödeme emrinin borçluya 21.11.2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 23.11.2021 tarihinde borca itiraz ettiği, bunun üzerine davacı tarafından 25.11.2021 tarihinde arabuluculuk müessesine başvuru yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizin 2022/... E.-2022/... K. Sayılı dosyası iş bu dosyamızla birleştirilmişse de, söz konusu dosya iş bu dosyamızdan tefrik edilerek ayrı bir dosyada yargılamanın yürütülmesine karar verilmiştir.
Taraflar davanın konusuz kaldığını beyan etmişlerdir. Taraflar bu konuda mutabık kaldıklarından mahkemece konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilecektir. Dava konusuz kaldığında haklılık durumuna göre yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedileceğinden, haklılık durumunun saptanması gerekir.
6098 Sayılı TBK'nun 100. maddesi; "Borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir." Bir başka anlatımla TBK'nun 100. maddesi gereğince ödemelerin öncelikle asıl alacaktan düşülebilmesi için, borçlunun faiz ve masrafları ödemede gecikmemiş olması zorunludur. Buna göre, borçlu, faiz ve masrafları ödemedikçe kısmi ödemeler ana paradan mahsup edilemez. Anılan maddenin uygulanması için takip talebinde bu yönde ayrıca talepte bulunulması gerekli olmayıp, istek olmasa da memurlukça bu husus re'sen dikkate alınmalıdır (Hukuk Genel Kurulu'nun 09/10/2002 tarih ve 2002/12-709 Esas - 2002/781 Karar sayılı kararı). Şu halde, TBK'nun 100. maddesi uyarınca, borçlunun faiz ve masrafları ödemede gecikmiş olması durumunda ödemelerin öncelikle faiz ve masraflardan mahsup edilmesi, geriye kalan paranın ise asıl alacaktan indirilmesi ve her ödeme yapıldıkça bakiye alacağın bu suretle saptanması cihetine gidilmesi gerekecektir. İcra dosyası incelendiğinde davalı taraf ödemede gecikmeye düştüğünden ödenen bedel yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda değerlendirilecektir. Ödenen bedelin öncelikle fer'ilerden ( tahsil harcı, faiz, icra vekalet ücreti, masraf ) mahsup edilmesi ile bakiye borç kalacağı aşikar olup, davacının dava açmakta haklı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen açıklamalar ışığında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Konusuz kalan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu Genel Tebliği gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan 80,70 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 534,70 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davacının yaptığı 80,70 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı, 3.735,00 TL tebligat ve bilirkişi gideri olmak üzere toplam 3.896,40 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası yatıran taraflara iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle ... BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/01/2025
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır
*Bu evrak 5070 Sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*