T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/298 Esas
KARAR NO : 2024/589
DAVA : Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/04/2022
KARAR TARİHİ : 23/10/2024
GEREKÇE TARİHİ : 01/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Davalı 08.02.2020 tarihli 5 yıl süreli Bayilik Sözleşmesi ile, Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) dağıtım şirketi olan davacı ile bayilik sözleşmesi yaptığı, sözleşmeye göre sona erme tarihinin 08.02.2025 olduğu, Davalı tarafından davacıya gönderilen ... Noterliğinin 09.03.2022 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile yukarıda anılan sözleşme prim, sair satış ve pazarlama uygulamaları konusunda verilen taahhütlerin yerine getirilmediği gerekçesiyle 09.03.2022 tarihinde haksız nedenle fesih edildiği, davacının davalıya karşı satış ve pazarlama uygulamalarına ilişkin olarak herhangi bir taahhüdü bulunmadığı, Haksız fesih sonrasında davacı şirketin talebi doğrultusunda ... .Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/... D.İş dosyası ile davalı iş yerinde yapılan tespit işleminde davalının bir başka dağıtım şirketi olan ... A.Ş.” nin bayiliğini yürüttüğü, anılan ihtarnamede gösterilen fesih nedenlerinin feshe meşru bir zemin yaratma çabasından ibaret olduğu, Davalının haksız fesih üzerine davacı şirketin cezai şart alacağının muaccel hale gelmiş olması nedeniyle, davalı tarafından davacı şirkete verilen 30.000,00 TL teminat mektubu nakde çevrilerek davacı şirket lehine irat olarak kaydedildiği, Davalı sözleşmeyi haksız olarak fesih etmekle davacı şirketin zarara uğramasına neden olduğu, bu nedenle davalı Bayilik Sözleşmesinin 21/a maddesine göre davacı şirketin uğradığı müspet zararı (kar mahrumiyetini) tazmin etmesi gerektiği, Davalı taraf sözleşmenin 21/b maddesine göre davalının sözleşmeyi haksız şekilde feshetmesi sebebiyle cezai şart ödemekle yükümlü olduğu, cezai şart hesabı bayinin son bir yıl içinde en yüksek LPG alımını yaptığı aya ait ton miktarının 12 ye bölünmesi suretiyle bulunacak sayının, özleşmenin feshi tarihindeki 12 kg lık tüplü LPG perakende satış fiyatının çarpımıyla hesap edildiği, Davalı son bir yılda en yüksek LPG alımını Kasım 2021 ayında 70.713 kg ile yaptığı, davalının bayilik bölgesi olan ... ilinde fesih tarihinde 12 Kg'lık tüplü LPG'nin perakende satış fiyatının 278 TL olduğu, o halde 70.713/12*278-1.638.184,50 TL cezai şart talep hakkı doğduğu, Kar mahrumiyeti olarak bilirkişi tarafından hesaplandığında artırılmak üzere şimdilik kısmi dava olarak 25.000 TL, cezai şart olarak bilirkişi tarafından hesaplandığında artırılmak üzere şimdilik kısmi dava olarak 75.000 TL, olmak üzere şimdilik toplam 100.000 TL' nin davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle; Taraflar arasındaki sözleşmenin yürürlükte olduğu döneme ilişkin karşılıklı mali kayıtlar incelendiğinde, davalı tarafça yine ad ve nitelikleri davalı tarafından belirlenen çeşitli kalemlerde prim ödendiği ve davalı bayiye ilgili aydaki alım tonajına göre değişken olmak kaydıyla ödenen primlerin sözleşme kapsamında yerleşik fiili bir uygulama olduğunun görüldüğü, anılan fiili uygulama kapsamında davalıya yapılan en son prim ödemesi, Ağustos 2021 ayındaki satışlara ilişkin olarak Eylül 2021 ayında yapıldığı, anılan tarihten sonra davalıya “prim ödemesi” yapılmadığından bahse konu fesih ihtarnamesi ile sözleşme haklı sebeple fesih edildiği, Taraflar arasındaki sözleşmenin feshinden sonraki bir tarihe tekabül eden ve davalının ticari faaliyetine bir başka LPG dağıtım firmasının bayi olarak devam ettiğine dair delil tespitinin ise, tespite konu olayın, fesih tarihinden sonrası olması ve davalının doğal olarak ticari hayatını sürdürmesi zorunluluğu karşısında, dava bakımından herhangi bir delil değeri bulunmadığı, Kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın kar mahrumiyeti ve cezai şart talepleri incelendiğinde; Hesaplanacak kar mahrumiyetinin sözleşmenin bakiye süresine göre değil, davacının aynı bölgede yeni bir bayilik ihdas etmesi için geçecek “makul süre” (azami üç ay) için ve “net kar mahrumiyeti” şeklinde hesaplanması gerekmekte ve sözleşmeye göre hak edilmiş olduğu iddia olunan cezai şart miktarının ise, davalı bayinin ekonomik mahvına sebebiyet vereceğinden bu hususta da cezai şartın tenkisine karar verilmesini talep etmiştir.
-22/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacının talebinin, sözleşmenin süresinden önce haksız olarak feshedilmesi nedeniyle oluşan kar kaybının ve cezai şart tazminatının ödenmesine ilişkin olduğu, Davacı şirketin 2020 ve 2021 yılları yasal defterlerinin sahibi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu ve 30.06.2022 tarihi itibariyle aralarındaki bakiyenin "0" olduğu, Davalının sözleşmeyi ... .Noterliği 09.03.2022 tarih ... nolu ihtarname ile "prim ve sair satış ve pazarlama uygulamaları konusunda tarafımıza verilmiş olan taahhütlerin, tüm uyarılarımıza rağmen, tarafınızca bu güne kadar yerine getirilmemesi ve sair akde aykırılıklar nedeniyle, taraflar arasındaki sözleşmenin haklı sebeplerle fesih kararı alınmış olmakla" yazılı olduğundan, kendi iradesi ile sözleşmenin davalı tarafından sona erdirildiği, Taraflar arasındaki sözleşmede davacı tarafından prim ödeneceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığı, ancak, heyetimizde yer alan sektör uzmanının görüşünün benimsenmesi halinde, sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş olduğunun dolayısıyla da davacının kar mahrumiyeti ve prim alacağına ilişkin talebinin yerinde olmadığı, Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmede davacı tarafından prim ödeneceğine ilişkin bir hüküm bulunmaması nedeniyle, davalının fesih gerekçesinin ispata muhtaç olduğunun ve dolayısıyla fesih bildiriminin haklı nedene dayanmadığının benimsenmesi halinde cezai şart ve kar mahrumiyeti tazminatının davacıya ödenmesi gerektiği, Heyetimiz resen gözetilen hususları dikkate alarak hesaplama için “Makul Süre 1 (bir) ay olarak tespitle” ve “kar mahrumiyeti” hesabının da, brüt değil, “NET KAR” üzerinden kar mahrumiyeti hesaplanması gerektiği, kanaatindedir. Bununla beraber, takdir mahkemenin olduğundan, resen gözetilen hususlar ihmal edilerek sadece sözleşme serbestiyesi dikkate alınıp bir hesaplama yapılacaktır. Davacı vekilinden davalıya düzenlenen faturaların KG, TON, Alış Değeri TL ve Satış Değeri TL değerleri istendiği halde sadece satış değerlerinin tarafımıza verildiği alış değeri olarak herhangi bir bilgi ve belgenin tarafımıza verilmediği, Davacının, mahrum kaldığı kar sebebiyle, Makul Süre olarak | ay karşılığı kar mahrumiyeti için yapılan hesaplama nazara alındığında 7.706,62 TL, sözleşme sonuna kadar yapılan hesaplama nazara alındığında ise 275.386,08 TL müspet zarara uğramakla beraber, taleple bağlı kalınarak, davalıdan 25.000 TL müspet zararını talep edebileceği, Davacının sözleşmede düzenlenmesi sebebiyle 1.638.184,75 TL cezai şart isteyebileceği, bununla beraber taleple bağlı kalınarak, davalıdan 75.000 TL cezai şart talep edebileceği, ...'a ait 2021 yılı Gelir Vergisi Beyannamesi eki Bilanço ve Gelir Tablosu incelendiğinde 2019 yılına göre Aktifinin 6,73 kat arttığı, kısa vadeli yabancı kaynakların %93 azaldığı, öz kaynakların 17,55 kat arttığı, net satışların %46 arttığının görüldüğü, hesaplanan kar payı ve ceza ödemesinin davalının mahvına yol açmayacağının değerlendirilmesinin Mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir.
-05/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Prim ödemesine ilişkin fiili uygulamanın tarafların yasal defterlerinde var olmadığının görüldüğü, kök raporda da belirtildiği üzere taraflar arasında ihtilafsız olan sözleşmede prim ödeneceğine dair bir madde yada ibarenin var olmadığının davalı vekilinin de bilgisinde olduğu, şayet böyle bir prim ödemesi olsaydı davalı vekili rapora itirazında prim ödemesi ile ilgili belgeyi dilekçe ekinde rahatlıkla sunabileceğini, dolayısıyla sözleşmeye göre davacı tarafından prim ödenmediğinin anlaşıldığı, kök rapordaki diğer hususlara ilişkin görüş ve kanaatte herhangi bir değişiklik olmadığına dair görüş ve kanaat bildirilmiştir.
-02/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacının İbraz olunan ticari defterlerinin ticari defterlerinin sahibi lehinde delil vasfına haiz olduğu, Davacının, taraflar arasındaki sözleşmenin akdolunduğu 18.02.2020 tarihi ile 09.03.2022 tarihi arasındaki 750 günlük süre boyunca, davalıya KDV hariç toplam 11.045.268,80TL tutarında LPG satışı yapmış olduğu, Sözleşmenin son ( yıllık süresindeki KDV hariç satış tutarı ise 6.855.540,03TL olup davacının günlük ortalama satış tutarı 6.855.540,03 / 365gün -18.782,30TL/gün olduğu, Toplam 1827 gün için akdedilmiş sözleşmenin işlemeyen 1077 günlük sürede davacının mahrum kaldığı hasılatının. 1.077gün X 18.782,30TL/gün -20.228.537,10TL olarak hesaplandığı, Davacı şirketin 2022 yılı ticari defter kayıtları ile uyumlu Kurumlar Vergi Beyannamesi ekinde yer alan gelir tablosundaki verilere göre davacı 2022 yılında 14.143.288.588,24TL net satışları üzerinden 02,01226 oranında 284.599.802,73TL faaliyet kârı elde etmiş olup, sözleşmeyen işleyen sürelerindeki ortalama faaliyet kârı 902,01226 olarak tespit edildiği, Sektörel olarak davacının aynı nitelikte başka bir bayi bulabileceği 90 günlük sürenin bilirkişi kadri marufunda olduğu, Buna göre sözleşmenin işlemeyen 1077 günlük süre için 407.050,85TL ve 90 günlük 34.015,39TL olmak üzere 2 ayrı şekilde kâr mahrumiyeti hesaplandığı, Taraflar arasındaki sözleşmenin 21 b maddesi “b) 21/a - Maddesinden ayrı olarak, Bayi, son bir yıl içinde İpragaz'dan aldığı LPG'nin en yüksek aya ait ton miktarının 12'ye bölünmek suretiyle bulunacak miktarın, sözleşmenin feshi tarihindeki 12 kg'lık tüplü LPG'nin perakende satış fiyatı baz alınarak bulunacak LPG perakende satış fiyatı ile çarpımı sonucu bulunan bedeli, İpragaz'a cezai şart olarak ödemeyi kabul ve taahhüt eder" hükmünü içerdiği, Ancak dosyaya sunulu önceki raporlarda “ton” hesabı yapılmadığı, Davalının sözleşmenin son 1 yıllık süresindeki en yüksek alım yaptığı dönem Kasım 2021 dönemi olup toplam 70.713kg tüplü LPG aldığı, dolayısı ile ton bazında davalının alımı 70,713ton olduğu, Söz konusu dönemde 12kg'lık tüplü LPG fiyatı 278TL olup cezai şart hesaplamasına esas LPG'nin KG fiyatı 23,1667TL ve ton fiyatı 23.166,67TL/ton olarak hesaplandığı, Buna göre sözleşmenin 21/b maddesi kapsamında cezai şart hesabına esas miktar 70,713ton / 12 - 5,89275ton olarak hesaplandığı, Bu durumda 5,89275ton X 23.166,67TL/ton > 136.515,38TL cezai şart hesaplandığı, Davalının dosyaya sunulu Yıllık Gelir Vergisi beyannamesi ekinde yer alan 2021 Yılı bilançosundaki mali verilere göre gerek sözleşmenin işlememiş süreleri esas alınarak hesaplanan 407.050,85TL kâr mahrumiyeti gerek, 3 aylık süre için hesaplanan 34.015,39TL kâr mahrumiyeti gerekse de 136.515,38TL cezai şart davalının ticari hayatının mahvına sebebiyet verecek düzeyde olmadığı, Taraflar arasındaki sözleşmede davacının davalıya ödemeyi yükümlendiği bir prim bedeli kararlaştırılmamış olduğu, Davacının ticari defter kayıtlarına göre davalının faturalarına istinaden 13.01.2020 tarihinden 04.03.2022 tarihine kadar olan sürede davacı tarafından KDV dahil toplam 1.462.703,35TL prim ödemesi yapıldığı, Ancak söz konusu prim ödemelerinin dayanağı ve kıstası dosyaya sunulu bilgi ve belgeler kapsamında belirsiz olmakla birlikte prim ödemelerinin 04.03.2022 tarihine kadar aralıksız olarak devam ettiği görüş ve kanaati bildirilmiştir.
-12/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 21/b maddesinin lafzında Bayi, son bir yıl içinde İpragaz'dan aldığı LPG'nin en yüksek aya ait “ton miktarı” ifadesi olduğu, “ton fiyatı” şeklinde bir lafız olmadığı, Dolayısı ile kök rapordaki cezai şart hesaplaması taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmenin 21/b maddesine uygun ve doğru olarak yapıldığı, Kök raporun 19. Sahifesindeki tabloda arz edildiği üzere davacı tarafından sözleşme süresi boyunca Ocak 2021 ve Ocak 2022 ayları hariç olmak üzere her ay prim ödemesi yapıldığı, Buna mukabil Aralık 2020 ve Aralık 2021 döneminde hesaplanan primlerin Ocak 2021'de ve Ocak 2022'de ödenmesi yerine dönemsellik gereği Aralık ayında ödendiği, Kaldı ki söz konusu durum kök rapordaki kanaati değiştirecek mahiyette raporun özünü etkileyecek bir unsur olmadığı, çünkü taraflar arasında akdedilmiş sözleşmede davacıya prim ödemesi yapmasını gerektirecek yazılı bir hüküm ve prim hakediş kıstasları mevcut olmadığı, diğer taraftan davacı tarafından yaptırılan tespitte, sözleşmeye aykırı olarak başka marka tüp vb. markaların davalı iş yerinde olduğu belirlendiği, Kâr mahrumiyeti hesabı yapılır iken, sözleşme 09.03.2022 yılında feshedildiğine göre ve dava tarihi de 2022 takvim yılında olduğuna göre 2022 yılı bilançosun esas alınması gerektiği, Diğer taraftan davacının 2021 yılı Faaliyet kârı oranı %3,08 olup faaliyet kârlılık oranı 902,12 olduğu, dolayısı ile 2022 yılı verilerinin esasen davalının lehine olduğu, Sektörel olarak ve yerleşik Yargıtay içtihatlarında kabul gördüğü üzere davalının faaliyet gösterdiği bölgede davacının aynı nitelikte başka bir bayi bulabileceği süre 90 gün olduğu, Cezai şartın ekonomik mahva sebep olup olmayacağı hesaplamasında cezai şarta muhatap olanın öz varlığı esas alınabileceği, Davalının ibraz olunan en yakın tarihli bilançosundaki öz varlığı 4.850.739,77-TL olup sözleşmenin işlemeyen sürelerinin tümüne ilişkin kâr mahrumiyeti ve cezai şartın toplamı olan 543.566,23TL'nin davalının öz varlığına oranı 411 seviyesinde olduğu, dolayısı ile kâr kaybına esas süre sözleşmenin işlemeyen sürelerinin tamamına teşmil edilse bile davalının ticari hayatının ekonomik mahvına sebep olacak düzeyde olmadığı, Ayrıca davalının bilanço kalemlerinin rasyoları da cezai şart ve kâr kaybını ödemeye uygun olduğu, Ek rapor aşamasında, kök raporda arz ve izah olunan görüş ve kanaatlerin özünü değiştirecek mahiyette yeni bir bilgi ve belge sunulmadığından kök raporda arz ve izah olunan görüş ve kanaatlerin özünün aynı perspektif ile aynen muhafaz edildiği, ancak Mahkemenin HMK 282 gereği bilirkişi görüşü ile bağlı olmadığı gözetilerek, Mahkemenin davacı savları yönünde hüküm kurmakta muhtar olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir.
GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin süresinden önce haksız feshedildiği iddiasıyla cezai şart ve kar mahrumiyet alacağı istemine ilişkindir.
Taraflarca sunulan deliller, alınan bilirkişi raporları tüm dosya kapsamıyla birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında 08.02.2020 tarihli 5 yıl süreli sözleşme imzalandığı, davalının ... Noterliğinin 09.03.2022 tarihli ihtarnamesi ile "prim ve
sair satış ve pazarlama uygulamaları konusunda verilmiş olan taahhütlerin, tüm uyarılara rağmen yerine getirilmemesi ve sair akde aykırılıklar
nedeniyle, taraflar arasındaki sözleşmenin haklı sebeplerle feshi kararı alındığını" belirterek sözleşmeyi feshettiği, taraflar arasındaki sözleşmede davacı tarafından prim ödeneceğine ilişkin bir hükmün yer almadığı, ancak davacının ticari defter kayıtlarına göre davalının faturalarına istinaden 13.01.2020 tarihinden 04.03.2022 tarihine kadar olan sürede davacı tarafından KDV dahil toplam 1.462.703,35TL prim ödemesi yapıldığı, ancak söz konusu prim ödemelerinin dayanağı ve kıstası dosyaya sunulu bilgi ve belgeler kapsamında belirsiz olmakla birlikte prim ödemelerinin 04.03.2022 tarihine kadar aralıksız olarak
devam ettiğinin bilirkişi tarafından tespit edildiği, dolayısıyla ihtarname tarihi olan 09.03.2022 tarihine kadar davalıya prim ödendiği, bunun dışında ihtarnamede davacının yapmış olduğu sair akde aykırılık olarak belirtilen hususların davalı yanca ispat edilemediği bu nedenle davalının süresinden önce sözleşmeyi feshinin haksız olduğu ve davacının cezai şart ve kar mahrumiyeti talep edebileceği, davacının kısmi dava açarak kar mahrumiyeti olarak 25.000 TL, cezai şart olarak 75.000 TL talep ettiği, her iki heyet bilirkişi raporu ile davacının bu miktarda cezai şart ve kar mahrumiyeti bulunduğunun tespit edildiği, 75.000 TL cezai şartın davalının ekonomik mahvına da neden olmayacağı anlaşıldığından, kar mahrumiyeti 25.000 TL + cezai şart 75.000 TL olmak üzere toplam 100.000,00-TL üzerinden davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile, 100.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu Genel Tebliği gereğince hesap olunan 6.831,00-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan 1.707,75-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 5.123,25-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 1.560,00-TL'sı arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 1.788,45-TL ilk gider, 146-TL tebligat ve müzekkere gideri ve 10.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.073,06-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-HMK. 333. md. uyarınca taraflarca yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası yatıran tarafa iadesine,
Karara karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle ... BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/10/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
*Bu evrak 5070 Sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*