T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR
ESAS NO: 2022/336 Esas
KARAR NO: 2022/749
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVA: Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 13/05/2022
KARAR TARİHİ: 07/10/2022
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/11/2022
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili 13/05/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle, davacı hakkında bir “bono” alacağı nedeniyle alacaklı tarafından ... sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, takip dayanağının bir “bono” olduğunu, bonoya dayalı bu takipteki son işlem tarihi olan 14.12.2017 tarihi üzerinden 3 yıldan daha uzun bir süre geçtiğinden TTK 749 gereği alacağın 14.12.2020 tarihinde zamanaşımına uğradığını, bu gerekçeyle icra dosyasının zamanaşımı sebebiyle işlemden kaldırılması amacıyla 14.6.2021 tarihinde,... Esas sayılı dosyayla dava açtıklarını, ancak mahkeme henüz karar vermeden 23.06.2021 tarihinde 12.40-13.30 saatleri arasında icra memurlarının, haciz işlemlerini gerçekleştirmek üzere davacının evine gittiklerini, bu saat dilimi arasında davacının icraya konu borcu 3.864,62 TL iken, alacaklı vekili dosyaya henüz aktarılmayan başkaca masraf kalemleri olduğundan bahisle, en az 4.300,00 TL ödeme yapılması gerektiğini aksi takdirde haciz yapılarak mallarının yediemine götürüleceği baskısında bulunduğunu, davacının, alacaklı vekilinin bu haciz baskısı nedeniyle dosya alacaklısı vekili Av. ...’in banka hesabına saat 13.17’de EFT yolu ile 4.300,00 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, yapılan bu ödemenin haciz işleminin yapıldığı esnada (ödeme 13.17’de yapılmıştır, haciz işlemi ise haciz tutanağında yazıldığı üzere 12.40-13.30 saatleri arasındadır) yapılmış olduğunu, davacının serbest iradesiyle yaptığı bir ödeme olmadığını, bu nedenle TBK 37-38 maddeleri uyarınca işlemin serbest iradeye dayalı olmadığından, iradeyi fesada uğratan hallerin mevcudiyeti nedeniyle sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteme hakkı doğduğunu, tüm bunların dışında icra borcunun 3.864,62 TL (ayrıca ATGV’ye ödenen 105,00TL ilavesi ile toplam borç 3.969,92 TL) olmasına rağmen davacıdan 4.300,00 TL tahsil edildiğini, aradaki 330,38 TL farkın haksız tahsilat olduğunu, bu meblağın davacıya iade edilmesi gerekirken bu güne kadar iade edilmediğini, davalı vekilinin, 25.06.2021 tarihinde açtığı talep ile yaptığı tahsilatı icra dairesinden gizlemek amacıyla takipten feragat ettiğini beyan ettiğini ve dosyanın bu gerekçe ile kapandığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, ... Esas sayılı duruşmada “dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına” hükmedildiğini ancak davada haklı olduklarının tespit edilerek, alacaklının mahkeme masrafı ve vekalet ücretine mahkum edildiğini, bu kararın da kesinleştiğini, zamanaşımına uğradığı halde davacıdan haciz baskısı altında (fiili haciz yapıldığı esnada) tahsil edilen paranın iadesi için işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.300,00 TL’nin 23.06.2021 tarihinden itibaren işleyen avans faizi,masraf ve ücret-i vekalet ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili 06/06/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle, borcun kaynağı olarak öngörülen sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun illiyet bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir haklı sebebe dayalı olmaması gerektiğini, sebepsiz zenginleşmeden bahsedilebilmesi için diğer şartların yanında en önemlisinin zenginleşenin malvarlığında meydana gelen artışın haklı bir sebebe dayanmaması olduğunu, zira zenginleşmeyi doğuran sebebin kazandırma veya zenginleşenin müdahalesi ya da umulmayan bir olay olabileceğini, zenginleşme bu olaylardan hangisinden kaynaklanırsa kaynaklansın mutlaka haklı bir sebebe dayanması gerektiğini, olayın sebepsiz zenginleşme şartlarını taşımadığının açık olduğunu, dava dilekçesinde belirtildiği gibi zamanaşımına uğramış bir borç söz konusu olsa da zamanaşımına uğramış borcun, alacaklının alacak hakkını ortadan kaldırmayacağını, dolayısıyla bu tür bir borcun ifasının da sebepsiz zenginleşme oluşturmayacağını, bir borcun zamanaşımına uğradığını, borçlunun ileri sürmesi gerektiğini, TBK 161. maddesi uyarınca zamanaşımı ileri sürülmedikçe, bu husus kendiliğinden dikkate alınmayacağını, zamanaşımı ileri sürülmediği takdirde alacaklının zamanaşımına uğramış borçtan dolayı alacağına kavuşmasının TBK 78/2 madde hükmü gereğince de geri istenemeyeceği hatta sebepsiz zenginleşme/istirdat davasına konu yapılamayacağını, haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, davacının, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile aleyhine başlatılan icra takibi zamanaşımına uğramasına ve bu konuda ... Esas sayılı dosyası ile açtıkları dava sonucu beklenmeden, İcra Müdürlüğü'nce yapılan haciz işlemi sırasında alacaklının baskısı ile müvekkili tarafından alacaklı vekili hesabına 23/06/2021 tarihinde haksız yere gönderilen 4.300,00 TL 'nin sebepsiz zenginleme nedeni ile ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayın değerlendirilmesinde, zamanaşımına uğrayan borç eksik bir borç olmakla, bu borcun borçlu tarafından ödenmesi sonrasında, alacaklıdan sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tekrar geri istenemeyecektir. Nitekim TBK-78/2.madde uyarınca zamanaşımına uğrayan bir borcun ifasından kaynaklanan zenginleşmelerin istenemeyeceği belirtilmekle; ( bkz. Safa Reisoğlu Borlar Hukuku Genel Hükümler Ankara 20... s...) sübut bulmayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 4.300,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5-Kullanılmayan gider avansı var ise yatıran tarafa iadesine,
6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. Maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/10/2022
Katip ...
E-imzalı.
Hakim ...
E-imzalı.