T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/413 Esas
KARAR NO: 2024/117
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/06/2022
KARAR TARİHİ: 27/02/2024
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili firmanın davalı/borçluya çeşitli tarihlerde ürün sattığını, bu ürünleri davalı/borçluya teslim etmiş olmasına rağmen borcun tamamının kendisine ödenmediğini, alacağın tahsili için ... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... E. sayılı icra dosyası ile davalı/borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak davalı/borçlu tarafından böyle bir borcu bulunmadığından bahisle takibe, ödeme emrine, borcun tamamına, faize ve ferilerine itirazda bulunulduğunu, davalının borca itirazının haksız ve yersiz olduğunu, buna ilişkin kayıt ve belgelerin müvekkili şirkette mevcut olduğunu ve davalının müvekkili şirketin ticari defterlerine göre borçlu göründüğünü, yapılan itirazın borcun tahsilini geciktirmeye yönelik olduğunu, kötü niyetli olarak yapıldığını belirterek haksız ve dayanaksız itirazın iptaline ve takibin devamına, borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleriyle ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacı yanın işbu davayı yetkisiz mahkemede açtığını, müvekkili davalı firmanın adresinin Arnavutköy olduğunu ve Arnavutköy ilçesinin yetki yönünden ... Adliyesi'ne bağlı olduğunu, ... Adliyesi'nin yetki alanında olan (İş Mahkemesi ve Ticaret Mahkemesi) Hukuk davaları yönünden yetkili yerin Bakırköy Adliyesi olduğunu, davacı yanın davalı aleyhine başlattığı icra takibini döviz alacağı cinsinden icraya konu etmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı yanın döviz ibareli akdedilmiş herhangi bir ticari sözleşme yahut gerekçe sunmadan dolar alacağı cinsinden icra takibi başlatmasının kötüniyetinin ispatı olduğunu, müvekkili davalı firma ile davacı arasında asla yabancı para cinsinden sözleşme kurulmadığını, yabancı para cinsinden ticaret yapılmadığını, buna karşın davacı firmanın kötü niyetli olarak dolar cinsinden alacağının bulunduğunu ifade etmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının haksız ve gerçeğe aykırı alacak iddiasını konu ettiği icra takibinde istenilen faiz çeşidi ve oranının usule ve yasaya aykırı olduğunu, ayırca davacının haksız ve gerçeğe aykırı yabancı para alacağı iddiasını konu ettiği icra takibinde döviz cinsinden paranın tahsili esaslarına uymadığını, Borçlar Kanunu, İcra İflas Kanunu ve VUK hükümlerine uygun bir icra takibine girişmediğini, davacının haksız icra takibinin usul yönünden de hatalı ve hukuka aykırı olduğunu belirterek öncelikle davanın dava şartı noksanlığından, yetkisizilik nedeniyle usulden reddine, aksi kanaatte ise müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlgili yerlere müzekkereler yazılmış, cevabı yazılar dosya arasına alınmıştır.
Mahkememizce dava, cevap, ibraz edilen deliller tarafların 2020-2021 -2022 ticari defter kayıt ve belgeleri, icra dosyası ve tüm dosya kapsamı üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak davacının davalıdan alacağı olup olmadığı varsa miktarının ve faizinin belirlenmesi için alınan 14/02/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında;
''1- Davacı - davalı şirketlerin ticari defterlerinin tasdikleri 6102 sayılı TTK amir hükümlerine göre incelenmiş olup davacı ve davalı şirketlerin 2020 – 2021 ve 2022 yıllarına ait ticari defterleri sahipleri lehine delil olma vasfına haiz olduğu,
2- ... İcra Müdürlüğü’nün 11.04.2022 tarih 2022/... E.Nolu Takip ile davacının davalı şirkete 17.395,17.-USD ilamsız takip başlattığı,
3- Davalı şirket vekilinin 18.04.2022 tarihli dilekçesi ile; borç ile döviz cinsi takibe aykırılığı nedeniyle itirazı nedeniyle takibin durduğu,
4- Davacı şirket vekili tarafından 18.02.2022 tarihinde keşide edilen ihtarname tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde 17.395,17 USD bakiye borcun ödenmemesi halinde borcun faizi ile ferileri ile birlikte tahsiline için yasal yollara başvurulacağını ihtiva eden ihtarname iaddeli taahhütlü PTT mektubu ile davalı şirkete 25.02.2022 tarihinde tebliğ edildiği, Davalı şirket tarafından 25.02.2022 tebliğ alınan ihtarnameye karşılık davalı şirket vekili 28 Şubat 2022 tarih ve 03746 yevmiye nolu Beyoğlu 13 Notreliğinde davacı şirkete keşide edilen ihtarname ile cevap verdiği,
5- Davacı şirket tarafından hazırlanan ve dava dosyasında bulunan KDV dahil 119.446,61.-USD tutarlı 19.03.2021 tarih ve ... numaralı şipariş formu bulunduğu,
6- Davacı şirket tarafından 04.06.2021 tarih ve ... nolu KDV dahil 118.561,61.-USD karşılığı 1.024.218,18.-TL bedelli tanzim ettiği fatura tarafların ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu,
7- Davacı şirket tarafından davalı şirkete kesilen aşağıdaki kur farkı faturaları taraf şirketlerin ticari defterinde kayıtlı bulunduğu,
8- Davacı şirket tarafından 11.04.022 tarihinde yapılan takipte; davacı şirketin ticari defterlerine göre davalı şirketten 2.213,73.- TL alacaklı olduğu, davalı şirketin ticari defterlerine göre ise davacı şirkette 216,07.-TL borçlu olduğu,
9- Davacı şirket tarafından 11.04.022 tarihinde takip konusu yaptığı 17.395,17 USD tutarlı cari hesap ekstresi dava dosyasında bulunduğu, davalı şirketin USD cari hesap ekstresi dava dosyasında bulunmadığı, gerek Türk Ticaret Kanunu ve gerekse Vergi Usul Kanunu (VUK) uyarınca işletmelerin, kayıt ve belgelerini Türk para birimi ile tutmaları esas olduğundan tarafların yasal ticari defterlerinde USD kaydı bulunmadığı,
10-Davacı şirketin yasal ticari defterlerinde 11.04.022 tarihli takip itibariyle 2.213,73.-TL davalı şirketten alacaklı olduğu takip tarihi itibariyle 4,55.-TL temerrüt faizi talep hakkı olduğu, davacının USD cari hesap extresine göre takip tarihi itibariyle 17.395,17.-USD alacağı için davalı şirketten 17,89 USD temerrüt faizi hesaplanmış ancak talebe bağlılık ilkesi gereği 12,39 USD temerrüt faizi talep edebileceği,'' sonuç ve kanaatine varıldığı mütalaa edilmiştir.
Mahkememizce taraf vekillerinin itirazları kalem kalem değerlendirilmek suretiyle önceki heyetten alınan 18.04.2023 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmında;
''1- Kök raporumuzda da davacı şirket tarafından hazırlanan ve dava dosyasında bulunan KDV dahil 119.446,61.-USD tutarlı 19.03.2021 tarih ve 40001619 numaralı şipariş formu bulunduğu ancak sipariş formunda tarafların imzalarının bulunmadığı,
2- Davacı tarafından düzenlenen 4.06.2021 tarih ve ... nolu fatura 118.561,61.-USD (KDV dahil) 1.024.218,14.-TL (KDV dahil) fatura ile 4.06.2021 tarih ve ... nolu fatura 858,00.-USD (KDV dahil) 7.412,00.-TL fatura davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, davacı tarafından düzenlenen iki adet fatura toplamı 119.419,61.-USD (27 USD tevkifat hariç ) sipariş formundaki toplam ile aynı olduğu ve 119.419,61.-USD x 8,6387 = 1.031.630,18.-TL (04.06.2021 tarihli TCMB 1 USD satış kuru;8,6387 TL/ USD) davalı şirketin yevmiye defterine kayıtlı bulunduğu,
3- Dava dosyasında bulunan sipariş formu ile temel iki faturanın USD karşılığı TL olarak tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edildiği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin USD olarak kararlaştırılığının ve zamanında ödenmeyen faturalar nedeniyle kur farkı oluştuğunun kabülü gerektiği bu hususun kabul edilip edilmeyeceği hususunun Sn Mahkemenin takdirlerinde olduğu,
4- Davacı tarafından düzenlenen faturların TL olarak kabulü halinde 11.04.022 tarihli takip itibariyle 2.213,73.-TL davalı şirketten alacaklı olduğu hususu Sn Mahkemenin kabulü halinde takip tarihi itibariyle 4,55.-TL temerrüt faizi talep hakkı olduğu,
5- Davacının USD cari hesap extresi ile sipariş formu ve temel faturaların USD olarak TL olarak düzenlenmesi hususu Sn Mahkemenin kabulü halinde; takip tarihi itibariyle 17.395,17.-USD alacağı için davalı şirketten 17,89 USD temerrüt faizi hesaplanmış ancak talebe bağlılık ilkesi gereği 12,39 USD temerrüt faizi talep edebileceği,'' sonuç ve kanaatine varıldığı mütalaa edilmiştir.
Mahkememizce bilirkişi kök ve ek raporunun taraf iddialarını ve savunmaları karşılar mahiyette olmadığı, raporun aydınlatıcı içerikte hazırlanmadığı gibi denetime elverişli de bulunmadığı anlaşılmakla yeni bir heyet oluşturularak alınan 06/08/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında;
''• Davacının dayandığı, ancak Davalının kabul etmediği Sipariş Formu üzerindeki ödeme günlerine ve tutarlarına hem davalı tarafça hem de davacı tarafça uyulmadığı, Sipariş Formu üzerinde hiçbir tarafın imzası da bulunmadığı için dosyada Davacının USD cinsinden alacak talebi için dayanabileceği tek belge olan Sipariş Forumu’ndaki USD şartlarının geçerli olup olmayacağının belirlenmesinde, her türlü hukukî nitelendirme ve takdir yetkisi Mahkemeye ait olmak üzere, dosyada Sipariş Formu’na dayanılamayacağı,
•Vade farkının istenebilmesi için bu konuda, taraflar arasında bir sözleşme veya teamülün bulunduğunun kanıtlanması gerektiği, somut olayda bu yönde bir kanıt ileri sürülemediğinden düzenlenen kur farkı faturasına dayanan talebin de yersiz olduğu,
•Mahkemece aksi kanaate olunması ve dosyadaki Sipariş Formu’nun Davacıya USD cinsinden alacak talep etme yetkisi verdiği yönünde karar verilmesi halinde Davacının talep ettiği 17.395,17 USD alacağı hak edebileceği,
• Dosyada mali bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilmiş olup, Davalı tarafça bir adres bildirilmediği, Davacı tarafça bir adres beyan edildiği, bu aşamada dosyadaki belge ve bilgiler ek bir inceleme ihtiyacına gerek göstermediğinden ve özellikle dosyadaki BA-BS formlarının incelenmesi suretiyle dosyadaki bilirkişi raporlarındaki tespitlerin BA-BS formları ile de teyit ediliyor olması sebebiyle Davacı şirket nezdinde elde edilebilecek ek bir bilgi olmadığı kanaatine ulaşıldığı,'' sonuç ve kanaatine varıldığı mütalaa edilmiştir.
Mahkememizce dosyanın önceki heyete tevdi ile davalı vekilinin itirazları doğrultusunda alınan 03/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmında; ''Önceki raporlardaki kanaatimizi değiştirmeyi gerektirecek yeni bir durumun ortaya çıkmadığı,'' sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
GEREKÇE:
Dava; ticari satımdan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir.
Davacının iddia ve talebi dava konusu alacağa ilişkin düzenlenen faturaların USD olarak düzenlendikleri, TL olarak yapılan ödemelerden kaynaklanan vade farkının ödenmesi talepli olduğu, taraflar arasında yazılı bir vade farkı sözleşmesinin olmadığı, bu durumda vade farkı alacağının doğabilmesi için yanlar arasında oluşan uygulamada fiilen vade farkının benimsenip itirazsız ödenmiş olması gerekir. Ancak tarafların ticari defterlerinden taraflar arasında vade farkı uygulandığına dair herhangi bir ibareye rastlanmamıştır. Ayrıca dava konusu vade farkı faturası da davalı tarafından kabul edilerek ticari defterlere işlenmemiştir. Bu durumda davacının vade farkı faturasına dayanılarak davalıdan bir alacak talep etmesi mümkün görünmemektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27/06/2023 gün 2001/1E, 2003/1K sayılı kararında ''taraflar arasında yazılı şekilde yapılmamış olmakla birlikte, geçerli sözleşme ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda faturalara (bedelin belli bir sürede ödenmemesi halinde vade farkı ödenir.) ibaresinin yazılarak karşı tarafa tebliğ ve karşı tarafça TTK 23/2 maddesi uyarınca 8 gün içinde itiraz edilmemesi halinde bu durum sadece fatura mündericatının kesinleşmesi sonucunu doğurup, vade farkının davalı yanca kabul edildiği ve istenebileceği anlamına gelmeyeceği'' yönünde karar verildiği, yine Yargıtay'ın yerleşik içtihatları ile de bu yönde kararlar verildiği, davacının dayandığı ancak davalının kabul etmediği sipariş formu üzerindeki ödeme günlerine ve tutarlarına hem davalı hem de davacı tarafça uyulmadığı, sipariş formu üzerinde hiçbir tarafın imzasının da bulunmadığı, dosyada davacının USD cinsinden alacak talebi için dayanabileceği tek belge olan sipariş formundaki USD şartlarının geçerli olacağına ilişkin herhangi bir ibarenin bulunmadığı, ayrıca somut başkaca bir delil de ileri sürülmediği, tüm dosya içeriği, toplanan deliller, bilirkişi heyetinin kök ve ek raporları değerlendirilerek; davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının sübut bulmayan davasının reddine,
2-Davacı tarafça yatırılan 3.080,94-TL peşin harçtan, Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 427,60-TL maktu karar harcının mahsubu ile artan 2.653,34-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davalı vekiline takdir olunan 40.264,60-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 1.560-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan 9.375-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine,
7-HMK. 333. md. uyarınca taraflarca yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/02/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
*Bu evrak 5070 Sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*