T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/448 Esas
KARAR NO : 2024/591
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 20/06/2022
KARAR TARİHİ : 23/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; 12.10.2017 tarihinde; Sürücü ... ...' nin idaresindeki ve davalı şirketin sigortası olduğu ... plakalı özel halk otobüsünün çarpması sonucu, müvekkil yaya ... ...' ün yaralandığı, Adı geçen sürücünün olay yerini terk ettiği; Kazada sürücü ... ...'nin kusurlu bulunduğu ve .... Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kusurlu bulunup 2018/... Esas, 2019/... Karar ile taksirle yaralama suçundan cezalandırılmış olduğu, bu nedenlerle, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik; 1000 TL sürekli iş göremezlik, 1000 TL geçici iş göremezlik ve 1000 TL bakıcı gideri olmak üzere 3.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden ibaren işleyecek yasal faizi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretiyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesi dava ve talep etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle; İş bu davanın zaman aşımına uğradığını, kara yolları trafik kanunu gereğince kaza tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde dava yoluna gidilmesi gerekirken bu süreye uyulmadığı için davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkil sigorta şirketine hukuken geçerli bir başvuru yapılmadığından huzurdaki davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, kazaya sebep olan olayda öncelikle kusur durumunun net ve kesin olarak tespiti gerektiğini, davacı, sigortalı araç sürücüsüne raci kusur ve zararı kanıtlanması gerektiğini, zararın ve kusurun kanıtlanamaması halinde müvekkil şirketin sorumluluğunun olmadığını, söz konusu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı incelendiğinde davacının kazada kural ihlalinde bulunduğunun kayıt altına alındığını, davacının ağır kusurunun varlığı halinde müvekkil şirkete yöneltilen zarar talebine ilişkin illiyet bağı kesileceğini, yaralanan ve / veya maluliyetinin olduğunu iddia eden davacının müterafik kusurunun varlığı halinde davacı lehine hükmedilecek tazminattan indirim yapılması gerektiğini, kusur bakımından sorumluluğu kabul anlamına kesinlikle gelmemekle birlikte geçici iş göremezlik sürekli iş göremezlik tedavi giderleri ve bakıcı giderlerinin poliçe teminat kapsamı dışında olduğunu, davacı yanın iddia ve taleplerinin mahkemece haklı bulunması durumunda kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirketin tazminat bedelini ödeme yükümlülüğünün dava tarihinde muaccel hale geldiğini, bu sebeple mahkemece faize hükmedilmesi halinde hükmedilecek faiz dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olması gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine, davacının müterafik kusur durumuna binaen %20 oranında tazminattan indirim yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
-15/05/2023 tarihli 31516 sayılı adli tıp raporunda özetle; ... ve ... kızı, 04/03/1977 doğumlu, ... ...’ün 12/10/2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Omurgaya ait sorunlar, Lomber omurganın özürlülük oranları, Tablo 1.1, Kategori II’ye göre özürlülük oranı; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %8 (yüzdesekiz) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) haftaya kadar uzayabileceği, Başka birisinin sürekli ve geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunmuştur.
-11/01/2024 tarihli 4014 sayılı adli tıp raporunda özetle; ... ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; Mevcut belgelere ve İlgili İhtisas Kurulunda yapılan muayene bulgularına göre; ... kızı, 04/03/1977 doğumlu ... ...’ün 12/10/2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının; 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Omurgaya ait sorunlar, Lomber omurganın özürlülük oranları, Tablo 1.1, Kategori II’ye göre özürlülük oranı; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %8(yüzdesekiz) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6(altı) haftaya kadar uzayabileceği, Başka birisinin sürekli ve geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunmuştur.
-17/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 12.10.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında; Önceden teknik olarak belirlenmiş (KTK 68. Md. ile; KT. Yönet. 138. Md. Yayalarla ilgili) kurallara karşı dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacı yaya ... ...' ün %75 Oranında Asli Kusurlu olacağı; Yine önceden teknik olarak belirlenmiş (KTK' nun 47/c,d, 52/a,b. Md. Trafik İşaretlerine Uyma, Hızın Gerekli Şartlara Uygunluğunu Sağlama) kurallara karşı dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ... plakalı ticari otobüs sürücüsü dava dışı ... ...” nin %25 Oranında Tali Kusurlu” olacağı; Kaza tarihinde ... plakalı ticari otobüsün KZMS sigortası olan davalı ... Sigorta A.Ş.' nin ise (KTK'nun 91. Md. Sigorta) kurallar gereği araç sürücüsü dava dışı ... ...' nin kusur oranı ve sigorta kapsamında sorumlu olacağı Davalının %25 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ... ...'ün; geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının 491,25 TL, sürekli iş göremezlik dönemine ait %8 maluliyeti ile ilgili maddi zararının 135.391,32-TL olduğu, ATK tarafından davacının geçici ve sürekli bakıma muhtaç olmadığı belirlendiğinden bakıcı zarar hesabı yapılmasının mümkün olmadığı, Davacının maddi zararlarının poliçe limitleri içinde kaldığı, dosya münderecatına göre davalının 20.06.2022 dava tarihinden önce temerrüde düştüğünün belirlenemediği, Dava dilekçesinde yasal faiz talep edildiği görüş ve kanaati bildirilmiştir.
GEREKÇE:
Dava, davacının 12/10/2017 tarihinde yaşadığı trafik kazası nedeniyle cismani zarara yönelik maddi (geçici ve sürekli iş görmezlik, bakıcı gideri) tazminat istemine yöneliktir.
Taraflarca sunulan deliller, alınan bilirkişi raporu tüm dosya kapsamıyla birlikte değerlendirildiğinde; olay tarihinde dava dışı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı yolcu otobüsünün kavşağa geldiğinde yolun karşısına geçmek isteyen yaya davacıya çarpması sonucu davacının yaralandığı, ATK ... İhtisas Dairesinden ve mahkememizce adli trafik uzmanı bilirkişiden alınan raporlara göre yaşanan kazada davacının %75 asli kusurlu, sürücü ...'in %25 oranında tali kusurlu olduğu, davacının müterafik kusurunun bulunmadığı, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik uyarınca ATK... İhtisas Kurulu ve 2. Üst Kuruldan alınan raporlar ile davacının tüm vücut engellilik oranının %8, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 haftaya kadar uzayabileceğinin, başka birisinin sürekli veya geçici bir süreliğine bakımına muhtaç durumda olmadığının tespit edildiği, davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının 491,25 TL, sürekli iş göremezlik dönemine ait %8 maluliyeti ile ilgili maddi zararının 135.391,32-TL olduğunun hesaplandığı, ATK tarafından davacının geçici ve sürekli bakıma muhtaç olmadığı belirlendiğinden bakıcı giderine ilişkin maddi tazminat isteminin yerinde olmadığı, davacının geçici ve sürekli iş göremezlik maddi zararlarının poliçe limitleri içinde kaldığı anlaşıldığından, bakıcı gideri maddi tazminat isteminin reddine, sürekli ve geçici iş göremezlik tazminat istemlerinin talep artırım dilekçesi de dikkate alınarak kabulü gerektiği kanaati ile davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen KABULÜ ile, 491,42 TL geçici iş göremezlik, 135.391,32-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 135.882,74-TL maddi tazminatın 01/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu Genel Tebliği gereğince hesap olunan 9.282,15-TL karar ve ilam harcının kabul ve red oranı gözetilerek 9.180,00 TL'sinin davalıdan kalan 102,15 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "... Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 1.560,00-TL'sı arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Red edilen kısım yönünden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 1.508,58- TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
6-Suç üstü ödeneğinden karşılanarak yapılan tebligat ve posta ücreti 598-TL, 8.000-TL bilirkişi ücreti ve 7.424,00-TL adli tıp faturası olmak üzere toplam 16.022,00 TL'nin kabul ve red oranı gözetilerek 15.845,758 TL'sinin davalıdan, kalan 176,242 TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
7-HMK. 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası davacıya iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle ... BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
23/10/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
*Bu evrak 5070 Sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*