T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/543 Esas
KARAR NO :2025/381
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:01/08/2022
KARAR TARİHİ:15/05/2025
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;
Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında imzalanmış olan 05/02/2020 tarihli Elektrik Satım Sözleşmesi ve 13/11/2020 tarihli Ek Protokol gereğince, müvekkili şirketin, davalı şirketten elektrik alımı yaptığı, bu alım fiyatlarının belirlenen mahal ve lokasyonlar için ana edim olan "birim fiyatı" konusunda anlaşıldığı, bunun da 47,5 krş/kw (=475 TL/MWh) olduğu açıkça anlaşılmakta olduğunu.
ancak davalı şirketin, Haziran 2021 tarihinde Sözleşme ile belirlenmiş birim fiyat üzerinden fatura düzenlemediğini ve daha yüksek bir birim fiyat üzerinden (52,5 krş/kW) Müvekkili Şirkete fatura kestiğini. müvekkili şirketin bu duruma usulünce itiraz etmesi ile iade faturası kesilmesi suretiyle problemin çözüldüğünü, fakat Temmuz 2021 tarihli faturalama işleminde sehven yapıldığı ve iade edilmesi gerektiği yönündeki talep ve yazışmalara bu kere, işbu fiyatların yeni fiyat olduğu ifade edilmek sureti ile müvekkili şirketçe düzenlenen iade faturasının reddedildiğini ve sözleşme sona erene kadar geçen dönemlerde de sözleşme ile belirlenen birim fiyatın çok çok üstünde olan bir birim fiyatı üzerinden fatura kesildiğini,
taraflar arasında akdedilen Sözleşme'nin başat hükümleri göz önüne alındığında, mutabık kalınan birim fiyatın üzerinde bir fiyatla elektrik tüketiminin faturalandırılmasının öncelikle taraflar arasında akdedilen Sözleşme ile bağdaşmadığı, dahası ayrıca ifade edilmesine gerek olmamakla birlikte Sözleşme ile belirlenmiş olan marj oranlarına zam geçişlerinde fiyat farkının da yansıtılmayacağının özel olarak ifade edildiği, ayrıca bu hususa aykırılığın bir cezai şarta tabi tutulduğu, keza bunun yanında bu durumun gerek davalı Şirket'in kurumsal yapısı ve yaklaşımı ile basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü ve gerekse de müvekkili şirketin kurumsal yapısı ve ticari beklentileri ile bağdaşmadığını ve bağdaşmasının da mümkün olmadığını,
gerçekten de gerekmemekle birlikte 13/11/2020 tarihli Ek Protokolde bu hususun özel olarak şu şekilde ifade edildiğini:
"Belirtilen marj oranına zam geçişlerinde ve döviz kaynaklı artışlarda fiyat farkı yansıtılmayacaktır"
Gerek Türk Hukuk sistemi ve gerekse de uluslararası hukuk kuralları, sözleşme serbestisi ilkesi yanında sözleşmeye bağlılık (Ahde vefa-pacta sund servanda) ilkesini benimsemiş olup; bu ilkeler tüm tarafların yanında üstelik tacir olması sebebi ile davalı şirket tarafından da evleviyetle bilinen/bilinmesi gereken hukuki müesseseler olduğunu, bu hususun hukuki güvenlik, doğruluk, dürüstlük kuralının da bir gereğinin ve sonucunun olduğunu,
Tüm bunların ötesinde müvekkili şirketin, davalı şirketin sözleşme ile belirlenen birim fiyattan daha yüksek bir birim fiyat üzerinden kesilen faturalardaki fazla bedellerin iadesi ve sözleşmeye riayet edilmesi, aksi takdirde gerek daha önce ödenen ve gerekse de bundan sonra Sözleşme ile belirlenen birim fiyatların üzerinde yapılacak faturalama işlemi çerçevesinde fazlaca ödenmek zorunda kalınacak bedellerin iadesi/istirdadı ve diğer bilcümle hakları için yasal hukuki ve cezai bilcümle yollara başvurmak zorunda kalınacağını .... Noterliğinin ... yevmiye ve 18/10/2021 tarihli ihtarnamesi ile ihtar ettiğini, ancak davalı şirketin ihtarnameye bir cevap vermediği gibi sözleşme ile belirlenen birim fiyatı aşacak şekilde tahsil ettiği tutarları hiçbir şekilde müvekkili şirkete iade etmediğini,
müvekkili şirketin, bu süreçte satın aldığı ürünün elektrik olması sebebi ile fazladan kesilen faturaları yukarıda ifade ettikleri ihtara rağmen ödemek zorunda kaldığını, yapılan görüşmelere ve keşide edilen ihtarnameye karşın sözleşmeye riayet etmeyen ve fazla tahsil ettiği tutarları iade etmeyen davalı şirket hakkında sözleşmeye aykırı olarak tahsil edilen tutarların iadesi için .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatmış olup, söz konusu icra takibine davalı tarafça haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu,
davalı şirketin taraflar arasında münakid Sözleşme ve Ek Protokol gereğince, elektrik satışının birim fiyatının 47,5 krş/kW olarak belirlendiğini, dahası bu birim fiyatının hiçbir şekilde değiştirilemeyeceğinin özel olarak belirlendiği gerçeği karşısında tek taraflı olarak birim fiyatını artırmak suretiyle haksız yere fazla bedelli faturalandırma yapmış olması ve Sözleşme hükümlerine açıkça aykırı davranmış olması nedeniyle;
Davanın kabulü ile haksız itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP/Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle;
Elektrik piyasası koşulları, taraflar arasındaki sözleşmenin akdedilmesinden sonra hızla değiştiğini ve artan maliyetler karşısında elektrik fiyatları hızlı bir ivmeyle arttığını,
Buna bağlı olarak müvekkil şirketin elektrik tedarik ettiği üretici firma ile alım sözleşmesi, üretici firma tarafından erken feshedildiğini, hal böyleyken maliyetlerin öngörülemez şekilde satış fiyatlarının çok üzerine çıktığını ve davacı ile anlaşılan şartlarda elektrik tedariki sağlamak imkansız hale geldiğini,
Tüm bunlara rağmen müvekkilinin, sözleşme ile uyumlu bir şekilde hareket ettiğini ve Ek Protokolde yer alan fiyatlama opsiyonlarının dışına çıkmadan, %1,10 marjı dikkate alarak faturalama yaptığını, söz konusu fiyat opsiyonu, ekte yer alan Ek Protokolde açıkça görüldüğünü,
Bu kapsamda, dava dilekçesinde iddia edilenin aksine, 13.11.2020 tarihli Ek Protokolde yer alan, marj oranına, zam geçişlerinde ve döviz kaynaklı artışlarda fiyat farkı yansıtmayacağına ilişkin maddenin ihlal edilmesinin söz konusu olmadığını,
Zira iki fiyat opsiyonunun bulunduğunu, iki opsiyonun bulunduğu hususunun, Ek Protokolün imzalanması ile davacı tarafından kabul edildiğini, Temmuz 2021 tarihinden itibaren diğer opsiyona göre hesaplama yapılmış, kesinlikle Sözleşme ve Protokol hükümleri dışına çıkılmadığını,
Konu hakkında 09.07.2021 tarihinde davacı şirkete bildirim de yapılmış, 2021'in ikinci yarı yılından itibaren Protokoldeki PTF+...*1,10 Marj'a göre fatura düzenleneceğinin belirtildiğini,
daha önce müteaddit kereler PTF+...*1,10 marj dikkate alınarak fatura düzenlenmiş, davacı şirket tarafından hiç itiraz edilmediğini. Hatta dava dilekçesinde belirtilen, Haziran 2021 tarihinde tahakkuk ettirilen faturalara ilişkin yapılan itirazlarının kabul edildiği ve fazla ödenen bedelin iade edildiği durumda, önce diğer opsiyondan hesaplama yapılmış, davacı şirket itiraz ettikten sonra PTF+...*1,10 Marj hesaplamasına göre hesaplama yapılarak, daha önce sabit fiyat ile kesilen faturanın iptal edildiğini,
Bu durumda daha önce diğer opsiyonu kabul eden, hatta bu opsiyonun uygulanmasını isteyen davacı şirketin işbu davayı açması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, Zaten protokolü imzalayarak söz konusu opsiyonun uygulanacağını açıkça kabul eden davacı şirketin haksız olduğunun açık olduğunu,
Bunlara ek olarak, tüm elektrik piyasasını etkileyen bu süreçte, tüm elektrik üreten, dağıtan, tedarik eden şirketlerin maliyetlerinin olağanüstü şekilde arttığını,
Borçlar Kanununun 138. Maddesi "Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirdiğini ve borçlu da borcunu henüz ifa etmediğini veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahip olduğunu, sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanır." hükmünü havi olduğunu, aynı şartlarda ifanın istenmesinin dürüstlük kuralına aykırı olacak şekilde değiştirdiğinin açık olduğunu,
Bu kapsamda müvekkili şirketin fesih hakkı bulunmasına rağmen, müvekkilinin, davacı yanın dava dilekçesinde açıkladığı ahde vefa ilkesine de uygun olarak, Protokolde yer alan diğer fiyat opsiyonu doğrultusunda hesaplama yapılacağına dair bildirim yaptığını, Protokolün dışına çıkmadığını ve taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı bir faturalama yapmadığını beyanla,haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; İİK.nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
12/12/2022 tarihinde yapılan ön inceleme duruşmasında taraflar arasındaki uyuşmazlık; " ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasındaki itirazın 2.845.384,07 TL üzerinden iptali ile takibe konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar istemi konusunda olduğu, takibin dayanağının 05/02/2020 tarihli elektrik satış sözleşmesi ve ek protokol , ihtarname olduğu" tespit edilmiştir.
.... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalılar aleyhine 25/02/2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, takipteki alacağın dayanağı olarak 05.02.2020 tarihli elektrik satış sözleşmesi, 13.11.2021 tarihli ek protokol, ... 15. noterliğinin 1810.2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname, müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtları 2.810.217,85 TL asıl alacak, 35.166,22-TL işlemiş faz olmak üzere 2.845.384,07-TL tutarındaki alacağın icra gideri, vekalet ücreti ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işlemiş faizi ile birlikte TBK. 100. madde gereğince tahsilinin talep edildiği görülmüştür.
Taraflar arasındaki ticari ilişkide cari hesap borç miktarının icra takip tarihi ve mahkememiz dosyası dava tarihi itibariyle tespiti bakımından tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak Elektrik Elektronik Mühendisi bilirkişi ..., Elektrik Elektronik Mühendisi... ve SMMM ...'den oluşan heyetten 14/06/2023 tarihli kök rapor ve 23/05/2023 ek rapor ve heyette bulunan Bilirkişi ... dan 24/03/2025 tarihli ek rapor alınmıştır.
Somut olayda;
Taraflar arasında 05/02/2020 tarihli Elektrik Satış Sözleşmesi imzalandığı, Sözleşme
Madde -2/Sözleşmenin Konusu; Bu Elektrik Satış Sözleşmesi (“Sözleşme" olarak anılacaktır), elektrik enerjisinin yalnızca tedariki ile sınırlı olmak üzere, dağıtım ya da iletim hatları aracılığıyla müşteri' nin yukarıda (veya birden fazla sayaç olması durumunda Ek-1 Sayaç Listesi nde) belirtilen tüketim noktasında tüketeceği elektrik enerjisinin satışına ve ilgili işlemlere ilişkin koşulları düzenlemektedir.
Taraflar arasında ek protokol düzenlendiği, Protokolün, 05/02/2020 tarihli sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olduğunun kabul edildiği,Birim Fiyatın belirlendiği Ek Protokolün geçerlilik süresinin 01/01/2021 –31/12/2021 tarihler arasını kapsadığı
Sözleşme Ek-1 içeriğinde sözleşmenin konusunu teşkil eden davacı müşteri' nin faturalara konu abonelik listesi boş bırakılmıştır. Dava dilekçesi ekindeki faturalara davalı itirazı bulunmadığından faturaların tamamı sözleşme konusu olarak kabul edilmiştir. Sözleşme veya ek protokol içeriğinde tarifelere ilişkin birim fiyat ayrımı yapılmamıştır.
Sözleşme Ek Protokol Açıklama-1 bölümünde “Belirtilen marj oranına zam geçişlerinde ve döviz kaynaklı artışlarda fiyat farkı yansıtılmayacaktır.” şeklinde açık hüküm bulunmaktadır. Davalı tarafça belirlenen birim fiyatlar sadece marj oranından oluşmamakta, saatlik PTF ve ... bedelleri dahil (Saatlik PTF+...) X (1+MARJ) MARJ= %1,10 Formülasyonu ile hesap edileceği hususu sözleşme eki protokol ile belirlenmiştir.
¸Bu durumda (1008,64 TL. /MWh + 71,225 TL/MWh) x 1,10 = 1187,85 TL. /MWh (1,187 TL /kwh) değerine ulaşılır .Sonuç olarak birim fiyattaki artış, kar marj oranından ziyade sürekli değişim halinde bulunan PTF ortalama ve ... bedelleri kaynaklıdır.01/07/2021 tarihi itibariyle geçerli olan tarife tabloları 01/01/2022 tarihine kadar değişmemiştir.
Dava konusu edilen her bir fatura için 0,475 TL/kwh sabit birim fiyat üzerinden dava konusu edilen 01.04.2021 – 31.12.2021 tarih aralığını kapsayan dönemde tahakkuk ettirilen faturalarda sabit birim fiyat üzerinden yeniden hesaplama yapılmış, 2.634.486,15 TL. fazladan ödeme hesap edilmiştir.
17.01.2022 tarihli fatura (Sözleşme no 1000014573) faturanın 1,0852 TL./kwh üzerinden hesap edildiği tespit edilmiştir. Fatura dönemi 01.12.2021 - 31.12.2021 tarih aralığında PTF ortalama fiyatı 1008,64 TL. /MWh, Aralık ... bedeli 71,225 TL/MWh
17.01.2022 tarihli faturalara sabit fiyat uygulanması halinde çıkan toplam fark tutarı 528.918,37 TL. olarak hesap edilmiştir.
Faturada dikkate alınan 1,0852 TL/kwh birim fiyatı, ... Ulusal tarife birim fiyatının (0,706347 TL/kwh) üzerindedir. Ek protokol içeriğinde hangi birim fiyatın (sabit birim fiyat mı yoksa değişken PTF, ... birim fiyatları mı) uygulanacağına dair kesin hüküm bulunmamaktadır. Dava konusu fatura içeriklerinde yer alan PTF+...*1,10 Marj formülasyonu ile belirlenen birim fiyatlar, taraflar arasında imza edilen Ek Protokol içeriğinde seçenekli birim fiyat belirleme opsiyonu olarak yer almaktadır.Şayet faturalara yansıtılan birim fiyatlara PTF+...*1,10 Marj formülasyonu uygulanır ise, davacı taraf ... Ulusal tarife birim fiyatlarından daha yüksek fiyatlara maruz kalacaktır.
2.634.486,15 TL. toplam tutara,17.01.2022 dönem toplam 528.918,37 TL. fark tutar eklendiğinde davacı tarafın takipteki asıl alacak talebinin üzerinde bir değere çıkılmakta olup, davacı talebi ile bağlıdır. 2.810,217,85 TL. (asıl alacak) kabul edilmiştir.
İhtarname tarihi ile takip tarihi arasındaki süre için 35.166,22 TL. işlemiş ticari avans faizi hesap edilmiştir. Takibin 2.810,217,85 TL. (asıl alacak) + 35.166,22 TL. (işlemiş faiz) olmak üzere toplam 2.845.384,07 TL. tutar üzerinden davalı ... Ş aleyhine devamına karar vermek gerekmiştir.İİK 67 md koşulları gerçekleştiğinden icra inkar tazminatı hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1- ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasındaki itirazın 2.845.384,07 TL üzerinden iptali ile takibin devamına, 2.845.384,07 TL nin % 20 oranında icra inkar tazminatının davacı lehine davalıdan tahsiline,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 194.368,19-TL nispi karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 34.365,13-TL harcın mahsubu ile bakiye 160.003,06-TL harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 1.560-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 371.630,73-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 34.445,83-TL ilk gider, 16.000-TL bilirkişi, 405,50-TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 50.851,33-TL. Yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-HMK. 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talebi halinde davacıya iadesine,
Davacı vekilinin yüzüne, davalı vekilinin e-duruşma ile yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul BAM da istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/05/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır