T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/754 Esas
KARAR NO: 2024/496
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 27/10/2022
KARAR TARİHİ: 24/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; müvekkil tarafında davalıya taşıma hizmeti sağlanmış olup, taşıma hizmeti dosya kapsamında sunulan evraklar ile de sabit olduğunu, Müvekkil Şirket ... ... Ticaret Ltd. Şti. (Eski Ticaret Unvanı: ... Ltd. Şti.). ...ve...kargo taşımacılığı alanında hizmet veren, ait olduğu sektörün lider kuruluşlarından olduğunu, Müvekkil şirketin davalı/borçlu ... SAN. VE TİC. LTD.ŞTİ. 'nin talepleri üzerine taşıma hizmeti sağlandığını, Davalının talepleri üzerine verilen kargo hizmeti neticesinde müvekkil şirketin, davalı borçludan 23.993,99-TL tutarında alacağı bulunduğunu, Müvekkil şirket vermiş olduğu taşıma hizmetlerin karşılığı olarak düzenlemiş olduğu faturaların sunulduğunu, Söz konusu faturalara karşı davalı tarafın herhangi bir itirazı olmadığı gibi, fatura bedelleri de bugüne değin davalı tarafından ödenmediğini, Alacağın tahsili için davalı tarafa yazılı ve sözlü olarak defalarca kez müracaat edilmiş ise de, herhangi bir olumlu netice elde edilemediğini ve bunun üzerine davalı tarafa karşı .... İcra Müdürlüğü 2018/... E Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılması zorunluluğu hasıl olduğunu, Ancak davalı/borçlunun haksız ve hukuka aykırı itirazı üzerine söz konusu takip durduğunu, davalı/borçlunun haksız ve kötü niyetli borca, masrafa, faize ve tüm ferilerine itirazlarının iptaline, davalı/borçlu aleyhine %20 'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmcdilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle, davanın tarafları arasında davaya konu fatura yönünden kurulan bir taşımacılık sözleşmesi söz konusu olmadığını, Nitekim müvekkil şirkete kestikleri dava konusu faturaya dair öncesinde bir tekliflerinin olmadığı bu hususta bir mail yahut yazışmanın olmadığını, Müvekkil şirket bizzat davacı yanın elemanı tarafından yanıltıldığını, açıklanan nedenlerle davanın REDDİNE, takip başlatmakta kötü niyetli ve ağır kusurlu olan davacının alacağın %20 si oranında kötü niyet tazminatını müvekkile ödemesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı yana yüklen ilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
DELİLLER
Delil olarak; icra dosyası, hesap kayıtları, ticari defter kayıtları ve bilirkişi incelemesine dayanılmış olup, gösterilen deliller toplanarak dosya arasına konulmuştur.
Davacı - Takip alacaklısı 27.12.2018 tarihinde 23.993,99 asıl alacağının icra gideri, vekâlet ücreti ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık % 19,50 avans faizi ile birlikte tahsilini .... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... E. sayılı dosyası ile talep etmekle takip alacaklısı takip talebine dayanak olarak 2 adet faturasını göstermiş ve takip borçlusunun 22.02.2019 tarihli itiraz dilekçesinde alacaklıya hiçbir borcunun bulunmadığını ileri sürerek yapılan takibe, borca, faiz ve tüm fer' ilerine itiraz etmiş, Yapılan itiraz üzerine takip durmuş, Ödeme emri borçluya 19.02.2019 tarihinde tebliğ edilmekle yapılan itirazın süresinde olduğu görülmüştür.
Alınan 30/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle, Davacının ticari defterlerine göre, 27.12.2018 takip tarihi itibariyle kaydi olarak 23.993,99TL (takipteki asıl alacak miktarı kadar) davalıdan alacaklı göründüğü, Davacının takibe dayanak faturalarının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda davacı ve davalı arasında ilgili faturalara ait taşıma fiilinin gerçekleşmemiş olduğu sorunun davacı firma acente personelinin kötü niyetli fiil ve ihmallerinden kaynaklandığı, Bu itibarla takip konusu alacağının dayanağı faturaların davalı aleyhine borç doğurduğu hususunun ispata muhtaç olduğu dolayısı ile davacının alacak iddiasının da ispata muhtaç olduğu tespit edilmiştir.
GEREKÇE
Dava, İİK. 67 ve devamı maddeleri uyarınca açılan itirazın iptali istemidir.
Dava konusu uyuşmazlık, davacının davalı ile kurduğunu iddia ettiği taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsiline ilişkindir.
Davacı vekili yargılamanın devamı sırasında yemin deliline dayanmış olup buna göre sunmuş olduğu yemin metni davalı şirket yetkililerine ihtaratlı bir şekilde tebliğ edilmiş ve duruşmada çağrılmakla hazır olduğu görülmüştür.
Bilindiği üzere Yemin, taraflardan birinin davanın çözümünü ilgilendiren bir olayın doğru olup olmadığı konusunu, kanunda belirtilen usule uyarak, mahkeme önünde, kutsal sayılan değerlerle teyit eden ve kesin delil vasfı yüklenmiş sözlü açıklamalardır (03.03.2017 tarihli ve 2015/2 E., 2017/1 K. sayılı YİBK).
Bir ispat vasıtası olan yeminin konusu 6100 sayılı HMK’nın 225. maddesine göre, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır. Görüleceği üzere yemin, tarafın kendisinden kaynaklanan (ondan sadır olan) vakıalar hakkında verilebilir.
6100 sayılı HMK’nın “yemin teklifi” başlıklı 227. maddesi;“Uyuşmazlık konusu vakıanın ispatı için yeminden başka delili olduğunu beyan etmiş olan taraf dahi yemin teklif edebilir.
(2) Yemin teklif olunan kimse, yemini edaya hazır olduğunu bildirdikten sonra, diğer taraf teklifinden vazgeçerek başka bir delile dayanamaz ve yeni bir delil de gösteremez”. Hükmünü içermektedir.
Buna göre, yemin teklifini, ispat yükü kendisine düşen taraf yapar.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Yemine davet” başlıklı 228. maddesi;“Yemin teklif edilen kimse, duruşmada bizzat hazır bulunmadığı takdirde, kendisine yemin için bir davetiye çıkarılır.
Yemin davetiyesine, yemine konu hususlar hakkında sorulacak sorular ile geçerli bir özrü olmaksızın yemin için tayin olunan gün ve saatte mahkemeye bizzat gelmediği veya gelip de yemini iade etmediği yahut yemini eda etmekten kaçındığı takdirde, yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağı yazılır.”Yemin etmemenin sonuçları başlıklı 229 . Maddesi;" (1) Yemin için davet edilen kimse, tayin edilen gün ve saatte mahkemede geçerli bir özrü olmaksızın bizzat hazır bulunmaz yahut hazır bulunup da yemini iade etmez yada yemini eda etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılır.
(2) Kendisine yemin iade olunan kimse, yemin etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıa ispat edilememiş sayılır.” Şeklinde düzenlenmiştir.
Görüldüğü üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Yemin etmemenin sonuçları başlıklı 229 . Maddesinde;Yemin için davet edilen kimsenin, tayin edilen gün ve saatte mahkemede geçerli bir özrü olmaksızın bizzat hazır bulunmaması yahut hazır bulunup da yemini iade etmekten yada yemini eda etmekten kaçınması halinde yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağı açıkça düzenlenmiş olunup buna göre Davalı Şirket Yetkilisi ... gönderilen davetiyeye istinaden duruşmaya bizzat katılarak "Davacı tarafla, yetkilisi bulunduğum şirket arasında işbu davaya konu taşıma hizmeti ilişkisinin gerçekleştirilmediğine, bu ilişkiye binaen davacı tarafın taşıma hizmeti sağlamadığına, bu taşıma ilişkisi sebebiyle tarafımızca ödememiz gereken 23.993,99 TL hizmet bedeli borcu doğmadığına, işbu hususta fatura düzenlenmediğine , bu tutarda bir faturanın tarafımıza ulaşmadığına, davacıya yetkilisi bulunduğum şirketin hiçbir borcu bulunmadığına dair namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum" şeklinde, Davalı Şirket Yetkilisi ... beyanında "Davacı tarafla, yetkilisi bulunduğum şirket arasında işbu davaya konu taşıma hizmeti ilişkisinin gerçekleştirilmediğine, bu ilişkiye binaen davacı tarafın taşıma hizmeti sağlamadığına, bu taşıma ilişkisi sebebiyle tarafımızca ödememiz gereken 23.993,99 TL hizmet bedeli borcu doğmadığına, işbu hususta fatura düzenlenmediğine , bu tutarda bir faturanın tarafımıza ulaşmadığına, davacıya yetkilisi bulunduğum şirketin hiçbir borcu bulunmadığına dair namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum" şeklinde yemin etmesi sonucu yemini eda etmesinden kaynaklı olarak ve yemin delilinin kesin delil olmasından hareketle davacının davasının eda edilen yemin nedeniyle (ve dava konusu istemin ispatlanamaması nedeniyle) reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince peşin alınan 289,79-TL. nin 427,60-TL. nispi karar harcından mahsubu ile kalan 137,81-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 1.320,00-TL'sı arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-HMK. 333. md. uyarınca davacı ve davalı tarafından yatırılan gider avanslarından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası taraflara iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle ... BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair karar verildi. 24/09/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza
*Bu evrak 5070 Sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*