T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/919 Esas
KARAR NO : 2024/764
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 23/12/2022
KARAR TARİHİ : 12/12/2024
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;
Müvekkili şirketin, her türlü kuruluşlara, her türlü tüzel ve gerçek kişilere bünyesindeki uzmanlar yardımıyla güvenlik hizmeti verdiğini, özel güvenlik sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin, davalı ... Gemicilik firmasına da, geçmişten günümüze güvenlik hizmeti verdiğini, taraflar arasında akdedilen Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi gereği ticari ilişkinin mevcut olduğunu,
Müvekkilinin ... ile davalı şirketin arasında imzalanan 01.01.2011 yürürlük tarihli Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi ve eki niteliğindeki 14.04.2011 yürürlük tarihli Özel Güvenlik Sözleşmesi kapsamında müvekkili şirketin davalıya güvenlik hizmeti vermeyi taahhüt ettiğini, müvekkili şirketin anılan sözleşmeden doğan yükümlülüklerini eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, ayrıca müvekkil şirket ile ... A.Ş. Arasında 01.10.2014 yürürlük tarihli Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi akdedildiğini, 22/12/2016 tarihinde ... A.Ş.'nin davalı ... A.Ş. ile birleştiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin sürekliliği nedeniyle, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, ancak davalının, 2018, 2019 ve 2020 yıllarında verilen hizmetlerin karşılığı faturalardan doğan açık hesap borcunu müvekkili şirkete ödemekten imtina ettiğini, işbu nedenle davalının müvekkili şirkete açık hesap borcunun bulunduğunu, işbu hususun faturalar ile tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi ile açıkça tespit edilebileceğini,
Davalı firmanın müvekkili şirkete açık hesap borcunu ödemekten imtina etmesi nedeniyle müvekkili şirketin davalıya, ... Noterliği'nin 25/11/2020 tarihli ... Yevmiye Nolu ihtarnamesini keşide ettiğini ve 2018, 2019 ve 2020 yıllarında verilen hizmetlerin karşılığı faturalardan doğan açık hesap borcunun ödenmesi gerektiği hususunda davalı firmayı ihtar ettiğini, ancak davalı firmanın açık hesap borcunu ödemediğini beyanla;
fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere müvekkili şirketin alacağının tespiti ile şimdilik 50.000 TL alacağının, ihtarname tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari reeskont faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 27/09/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile:
Bilirkişi raporundaki hesaplamaya göre tespiti yapılan ve başlangıçta 50.000,00 TL olarak talep edilmiş olan alacaklarını 5.931.365,68 TL artırarak 5.981.365,68 TL olacak şekilde ıslah ettiklerini, 5.981.365,68 TL'lik alacak taleplerine ihtarname tarihi olan 25.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari reeskont faiz oranı üzerinden hesaplanacak faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP /Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle;
Davanın belirsiz alacak davası olarak görülmesi mümkün olmadığından davanın kısmi dava şeklinde açıldığı sabit olduğundan davanın kısmi dava olarak görülmesinin gerektiğini, Davalı şirketin 2018-2019-2020 yıllarında davacı şirketten güvenlik hizmeti almamasına rağmen, davacı kötü niyetli olarak hizmete ilişkin fatura düzenleyerek ücret talebinde bulunduğunu, ilgili vergi dairelerinden celp edilen BA-BS formları incelendiğinde davacı şirket tarafından müvekkili şirkete 2018-2019 yıllarında kesilen herhangi bir hizmet faturası bulunmadığı açıkça görüleceği gibi davacı şirketin müvekkili şirkete 28.10.2020 tarihinde kestiği 30 adet hizmet faturasına da 6102 sayılı TTK da öngörülen kanuni süresi içerisinde itiraz edilerek 31.10.2020 tarihinde iade edildiğini,
Hiç bir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirketin davacıdan 2018 yılından 2020 yılına kadar hizmet almış olması halinde dahi, davacının 2020 yılında düzenlemiş olduğu faturalar kanun gereğince hiç düzenlenmemiş sayılacağını, mail içeriğindeki faturalar incelendiğinde tamamının "iş gücü temin hizmeti" başlığı altında, aynı gün 19.10.2020 tarihinde düzenlendiğini ve farklı tutarlar içerdiğinin görüldüğünü, Davacı şirketin temel borç ilişkisini ve güvenlik hizmetinin müvekkili şirkete verildiğini, hukuka uygun yazılı deliller ile ispat etmeden aynı günde ve farklı tarihlerde fatura düzenleyerek alacak doğurma gayretinden ibaret eylemlerinin ve hukuka uygun olmayan bu iddialarının kabul edilebilir olmadığını beyanla; hukuki dayanaktan yoksun ve ispattan uzak alacak iddiaları ile ikame edilmiş davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; ".. davalıya güvenlik hizmeti verildiği ve bedelinin ödenmediği iddialarına dayalı alacak istemi " olarak tespit edilmiştir.
Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmıştır. Mahkememizce davacı tarafın talepleri konusunda bilirkişiler smm ..., sektör bilirkişisi ... ve sgk uzmanı ... tarafından hazırlanan 08/06/2024 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır.
Davacı vekili 25/09/2024 harç tarihli dilekçesi ile davasını ıslah etmiş; başlangıçta 50.000,00 TL olarak talep edilmiş olan alacağı fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere şimdilik 5.931.365,68 TL artırarak 5.981.365,68 TL olacak şekilde ıslah etmiş, ihtarname tarihi olan 25.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari reeskont faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini istemiştir.
Tüm dosya kapsamına göre;
Davacı ... Ltd Şti ile ... AŞ arasında 01.10.2014 yürürlük tarihli Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi akdedildiği, 22/12/2016 tarihinde ... A.Ş.'nin davalı ... AŞ ile birleştiği, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu, davanın tarafları arasında tartışmasızdır.
Daha önce aynı grubun şirketi olan davacı ile davalının kendi aralarında yaptıklarını belirttikleri hizmetler karşılığında aralarındaki sözleşmeye göre her ay faturalaşmaları gerektiği, ancak bunun yapılmadığı, vergi inceleme, denetimlerinde vergi müfettişleri tarafından bu durumun yapılan incelemelerde tespit edildiği, vergi denetimi sırasında tespit edilen faturaların davacı tarafından 28.10.2020 tarihinde tek bir günde kesildiği, davalı şirketinde bu faturaları kabul ederek, muhasebeleştirdiği, ticari defter kayıtlarına işlediği sabittir.
Davalı taraf 31/10/2020 tarihinde faturaları kabul etmeyerek davacı şirkete iade etmiştir. Davalı taraf fatura içeriği hizmetin alınmadığını iddia etmiştir. Ancak faturaları kabul edip muhasebeleştirdikten sonra, fatura içeriği hizmetin alınmadığına dair savunmanın ispat yükü davalı üzerindedir. Davalı taraf hizmetin alınmadığını dosya kapsamı delilleri ile ispat edememiştir.
Mahkememizce taraflar arasındaki ticari ilişki ve faturalaşma neticesinde; davacı tarafça düzenlenen faturalar bedeli 5.981.365,68 TL alacağın oluştuğu, dosyaya tarafların vergi dairelerinden gelen BA, BS kayıtları , diğer bilgi ve belgeler, davalı tarafça dosyaya sunulan cd.içeriği belgeler ile ispatlanmıştır.
Kısmi dava olarak açılan davada; Davacı taraf ... Noterliği'nin 25/11/2020 tarihli ... Yevmiye Nolu ihtarnamesi ile 4.244.000-TL alacağın ödenmesini ihtar etmiş olup, bu miktar üzerinden davalı taraf ihtar tebliği ile temerrüde düşmüştür. Bakiye 1.737.365,68 TL yönünden davalının temerrüdü ıslah tarihi olan 25/09/2024 de başlamıştır.Mahkememizce davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1-4.244.000-TL alacağın davalının temerrüt tarihi 01/12/2020 den itibaren ticari reeskont faizi ile, bakiye 1.737.365,68 TL nin ıslah tarihi olan 25/09/2024 tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 408.587,09-TL nispi karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 102.128,88-TL harcın mahsubu ile bakiye 306.458,21-TL harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 575.068,28-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 102.209,58-TL ilk gider, 12.000-TL bilirkişi, 146,25-TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 114.355,83-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-HMK. 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talebi halinde davacıya iadesine,
Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... BAM da istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/12/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır