T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/400 Esas
KARAR NO :2025/213
DAVA:Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:29/08/2022
KARAR TARİHİ:18/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Davalının, müvekkili şirket bünyesinde 07.12.2020 tarihinden 13.04.2022 tarihine kadar "Kanal Yöneticisi" sıfatıyla çalıştığını, ancak 12.04.2022 tarihinde, müvekkili şirket tarafından yapılan ücret ve prim ödemelerine ilişkin olarak müvekkil şirket ile akdetmiş olunan 07.12.2020 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesine ve 4857 sayılı İş Kanununa aykırı olarak ücret, prim ve müvekkil şirkete ait ticari sır niteliğindeki bilgileri müvekkil şirketin rakibi konumunda bulunan 3.kişi ve kurumlar ile paylaştığını, bu durumun müvekkili şirket tarafından tespit edildiğini, yapılan tespite istinaden 12.04.2022 tarihinde müvekkili şirketin davalıdan savunma talep ettiğini, davalı yazılı savunması içerisinde müvekkil şirket tarafından tespit edilen hususların gerçekleştiğini ve ücret ile prim gibi gizliliğe tabi olan bilgileri 3.kişi ve kurumlar ile paylaştığını ikrar ettiğini, iş bu doğrultuda müvekkili şirket tarafından davalının iş akdinin 13.04.2022 tarihinde 4857 sayılı iş kanunun 25/1 I/e maddesi gereği haklı nedenle ve derhal feshedildiğini, müvekkil şirketin gerek belirsiz süreli is sözleşmesinin 11.1 ve 12.1 maddeleri tahtında gerekse 4857 sayılı İş Kanunu ve ilgili sair mevzuat tahtında zararı ve tazminat alacağı mevcut olduğunu, iş bu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar olduğunu, davaya bakmaya görevli ve yetkili mahkemenin Sayın Mahkeme olduğunu beyanla fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile; Ceza-i Şart Alacağı, 15.000.00 TL, Maddi Tazminat Alacağı 10.000.00 TL, Manevi Tazminat Alacağı 5.000,00 TL nin hüküm altına alınmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle; Müvekkilinin ücret ve primler hakkında bilgi verdiği iddia edilen kişinin ... olduğunu, ...'in davacı şirketin eski çalışanı ve müvekkilinin de iş yerinden arkadaşı olduğunu, davalı şirket ile hiçbir husumet yaşamadan 2021 yılı Aralık ayında davacı şirketteki işinden ayrıldığını, davacı şirketin rakip firma olarak adlandırdığı ... şirketinde işe başladığını, müvekkil ile ortak bir geçmişleri ve iş arkadaşlıkları olduğu için ara ara konuştuklarını,olayın olduğunun iddia edildiği 11.04.2022 tarihinde, davacı şirket tarafından çalışanlara prim ödemesi yapıldığını, müvekkilinin ... ve birkaç arkadaşı ile buluşma planı yapmış lakin müvekkilinin parası olmadığı için ertelendiğini, prim ödemelerinin yapılmasıyla birlikte müvekkilinin, arkadaşını arayarak "prim ödemeleri yattı, bugün çıkabiliriz''' dediğini,müvekkilinin savunmasında açıkça "11 Nisan 2022 tarihinde arkadaşımla yaptığım telefon görüşmesinde primden bahsettim." dediğini, primden bahsettiği, primi aldığı, primin miktarı konusunda bir şey söylemediğini,bir insanın prim aldığını söylemesinin şirket sırrını ifşa etmek Olmadığı gibi prim aldığını söylediği kişinin de 4 ay öncesine kadar şirkette çalışan olduğunu, şirketin eski elemanı lakin davacı şirket iş bu durumu kullanarak ... ile iletişim kuran kişilere göz dağı vermek için müvekkilini kullandığını ve müvekkiline iftira attığını, davalının talep ettiği cezai şart alacağı belirlenebilir olup, belirsiz alacak olarak açılmasının hukuka aykırı olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Tanık ... ...; "kendisinin operasyon yöneticisi olarak çalıştığını, davalının prim bilgilerini rakip firmada çalışan ile paylaştığını, bunu davalının kendisinin kabul ettiğini, prim bilgilerini paylaştığı kişinin eski çalışan olduğunu, davalı dışında rakip firmalara geçen çalışanların 10-15 kişi olduğunu, prim bilgisinin önemli olduğunu, rekabete ters durum olduğunu, teklif yapılarak personel alındığını, davalının tanık olarak gelen ...'e prim miktarını paylaştığını söylediğini, arkadaşça bir paylaşım yaptığını, ancak kötü sonuçları olduğunu, davalının kendisine söylediğine göre prim miktarını açıkça söylediğini," şeklinde,
Ortak tanık ... ...; "kendisinin dava dışı ... ... ... şirketinde çalıştığını, öncesinde davacı şirkette çalıştığını, Ocak 2021 de işten ayrıldığını, bu süreçte davalı ile görüştüklerini, ... şirketi ile pek görüşmelerinin istenmediğini, rakip firma olarak görüldüğünü, davalının davacı şirkette çalışırken görüşmek istediklerini, davalının parası olmadığını söylediğini, sonraki görüşmesinde parasının yattığını ancak miktarını söylemediğini, kendisinin de davacı şirketten bir defa prim aldığını, prim ve maaş mantığını bildiğini, ancak miktar olarak bir şey konuşmadıklarını, ... şirketine davacı şirketten gelen 10-15 kadar kişi olduğunu, davalının miktar olarak bir şey paylaşmadığını, kendisine prim yattığını dönemde liste geldiğini, prim miktarı olmadığını, ancak oranların göründüğünü, kendisinin ocak 2021 de davalının dakendisinden 3 ay sonra işten ayrıldığını, prim listesini çalışırken başkalarının prim oranlarını görünür şekilde gördüğünü, maillerine gönderildiğini, o dönem şirkette çalışanlara mail olarak gönderildiğini" beyan etmişlerdir.
Davalı savunması istendiğinde davalının kendi el yazısı ile; "11 Nisan 2022 tarihinde, arkadaşımla yaptığım telefon görüşmesinde aldığım primden bahsettim. Bu durumun suç unsuru teşkil ettiğini bilmiyordum, bunun için çok üzgünüm. Asla şirketi kötü duruma sokmak gibi bir niyetim yoktu." şeklinde davalı imzalı olduğu görülmüştür.
Taraflar arasında yapılan iş sözleşmesinin sunulduğu, davalının ofis elemanı olarak çalışacağı, (3.1. mad.) ücret kısmının boş olduğu, (4.1. mad.) ücret haricinde prim, ikramiye v.b. ek ödeme yapılmayacağı, ancak çalışan sadakat ve performansı gibi nedenlerle işverenin mutlak takdirinde olan prim v.b benzeri ödeme yapılabileceği (4.4. madde) işin gereği olarak veya olmayarak yahut iş yerinde bulunması nedeni ile işverenin şahsı veya işletmesi ile ilgili olarak her türlü sırrı, ticari ve pazarlama, üretim yada dağıtım tekniklerini 3.şahıslara ifşa edemeyeceği aksi halde çalışanın işverene 100.000,00$ cezai şartı ödemek zorunda olduğu (11.1. mad), ücretlerin gizli olduğu, ücretleri iş yeri dışında kişi ve kurumlar ile paylaşmayacağının (12.1. mad.) kararlaştırıldığı görülmüştür.
GEREKÇE
Dava, işçinin rekabet yasağını ihlal etmiş olması nedeniyle, sözleşmede yer alan ceza koşulu alacağının tahsili ve maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Olaya uygulanması gereken TBK'nın 445/1. maddesi uyarınca, "Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğine hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde, yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz". Aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise "Hakim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve iş verenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir".
İşçinin iş/hizmet sözleşmesinin devamı süresince işverenle rekabet etmemesi sadakat borcu içinde yer alan bir yükümlülüktür. Dürüstlük kuralı gereğince bu yükümlülük bazı durumlarda sözleşmenin sona ermesinden sonra da belli bir süre devam etmelidir. Zira işçinin çalışması esnasında elde ettiği bazı bilgileri iş akdinin sona ermesinden sonra kullanması işverenin haklı menfaatlerine zarar verebilir. Buna karşılık, Anayasa’nın 48 inci maddesinde güvence altına alınan işçinin dilediği alanda “çalışma ve sözleşme özgürlüğü”, onun hayatını kazanması yanında yine Anayasa’da öngörülmüş olan maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkıyla (md. 5, 17) doğrudan ilgilidir. Dolayısıyla iş/hizmet sözleşmelerinde sözleşme sonrası rekabet yasağı kapsamında işverenin rekabet nedeniyle ortaya çıkabilecek haklı menfaati ile işçinin çalışma ve sözleşme özgürlüğünün dengelenmesi gerekmektedir.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, davacı taraf davalının rakip firma olduğu belirtilen turkuvaz medya firmasında çalışan eski bir çalışan ile davacı şirketin prim bilgilerini paylaşması nedeniyle rekabet yükümlülüğünün ihlal ettiği iddiasına dayalı iş bu davayı açmış olmakla yapılan incelemede davalı işten çıkartılırken alınan savunma yazısında arkadaşı ile prim bilgilerini paylaştığını beyan etmiş olup buna ilişkin olarak beyanı alınan ortak tanık ... (yapılan görüşmenin tarafı olan) in ifadesinde ise davalının kendisi ile bir prim miktarını paylaşmadığını, miktar üzerinden konuşma yapılmadığını, maillere gönderilen listede prim oranlarını kendi gördüğünü, bu listenin diğer çalışanlara da mail olarak atıldığını beyan etmekle buna göre davacı tarafın davalı tarafından prim miktarlarının rakip firma ile paylaşıldığı iddiasını dosya kapsamında alınan tanık beyanı (özellikle ortak tanık beyanı) ile ispat edemediği anlaşılmakla dosya kapsamına göre davalının somut ve net olarak rekabet yükümlülüğünü ihlal ettiği iddiası ispatlanamadığından (davalı tarafın alınan savunma yazısı bakımından ise prim alındığını bahsettiğini söylemekle buna dair prim miktarının paylaşıldığına dair açık beyanı olmayıp yargılama esnasında da bu durumun inkar edilmesi nedeniyle esas hakkında yapılan inceleme sonucu davalının iddia edilen bu hususu gerçekleştiriği ispat edilemediğinden ve aynı zamanda bundan dolayı davacının doğan bir zararının olduğu da ispatlanamadığından) davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince peşin alınan 512,33-TL''nin 615,40-TL. nispi karar harcından mahsubu ile fazla miktar 103,07-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 800-TL'sı arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Maddi tazminat talebi ve cezai şart talebi yönünden davalı vekili lehine karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden hesap olunan 25.000-TL. nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Manevi tazminat talebi yönünden davalı vekili lehine karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden hesap olunan 5.000,00-TL. vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-HMK. 333. md. uyarınca davacı ve davalı tarafından yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası taraflara iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair karar verildi. 18/03/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır